Halkçılık manasına gelir. Bir sanat felsefesi olarak natüralizmin basitleştirilmiş şeklidir. Bu sanat akımı XX. yüzyılın başlarında, Fransız yazarı A. Therive ile L. Lemonnier tarafından başlatılmıştır.

Popülizm

POPÜLİZM (fr. populisme'den). Ed. Fransa'da, halkın duyuş ve davranış tarzını dile getirmeyi amaç edinmiş yazarlarca (halkçı'lar), 1929-1930 yıllarında kurulan edebi okul.

— Popülizm'in kurucuları Leon Lemonnier ile André Thérive'dir. 29 Ağustos 1929 tarihli l'(Euvre dergisinde yayımlanan bildiriye göre, ilkin yalnız roman içİn düşünülen popülizm, burjuva ve salon psikolojisine, işsiz bir topluma mensup aydınların özentili tutumuna karşı çıkmak ve bilinçli bir şekilde, halktan insanlar safında yer almak iddiasındaydı.

Akım, hor görülen işlerle meşgul sosyal sınıfları bütün özellikleriyle yansıtmağa çalışırken, natüralizmin dile getirmekten hoşlandığı kabalık ve bayağılıklardan sakınmağa da itina ettGerçeği değiştirecek bir yüceleştirme gayretine kapılmadıysa da, halkta en iyi ne varsa onu bulup ortaya çıkarmak için gayret harcadı. Ahlaki, sosyal, siyasi alanlarda herhangi bir angajmana girmekten ayrıca sakındı. Tabii ve sade bir dil ve üslubu benimseyen popülizm'in, Antonine Coullet-Tessier tarafından kurulan roman ve şiir ödülleri, buna eklenen resim ("Salon Annuel") ve sinema ödülleri vardı. Bu ödülleri kazananlar arasında Eugene Dabit, Jean-Paul Sartre, Armand Lanoux, Roger Michael sayılabilir. Popülizm okulunun karşısında, halkla daha yakın ilgi kurmak iddiasında olan Henri Poulaille'ın "proleter" okulu yer alır.

Popülistler hiçbir akımın katı kalıpları içine girmeden, halk arasından seçilmiş karakterleri anlatmayı gaye edinmişler, halkta iyi ve güzel ne varsa onu bulup ortaya çıkarmaya gayret göstermişlerdir.

Popülizm, günümüzde ayrı bir manaya daha gelmektedir. Bu yeni manası, halkı ve çoğunluktaki oy sahiplerini dikkate almak, halka hoş görünmektir.

Popülizm'in tanınmış temsilcileri: A. Therive, L. Lemonnier.

1- 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış ve burjuva psikolojisine, işsiz bir top­lum oluşturan aydınların özenli tavrına karşı, küçümsenen işlerle uğraşan sınıfları tüm özellikleriyle yansıtmayı amaçlayan, halkta iyi ve olumlu ne varsa gözler önüne sermeyi amaçlayan edebi okul. 2- Siyaset alanında, planları toplumun alt ve orta tabakalarını te­mele alarak yapma, bu sınıflara hizmeti amaçlama, halkı zaman zaman halk dalkavuklu­ğu yapacak şekilde ön plana çıkarma tavrı.

Sosyal bilimcilerin bir hareket mi, yoksa bir ideoloji mi olduğu konusunda çokça tar­tıştıkları popülizm, erdemle siyasi meşruiyeti halkta bulan ve seçkinlere ve seçkinci­liğe şiddetle karşı çıkarken, siyasi hedeflere eri iyi bir biçimde, politik kurumların aracı­lığı olmaksızın, yönetimlerle halk arasında kurulacak doğrudan bir ilişki yoluyla ulaşı­labileceğini savunan siyasi retorik ya da söylemi ifade eder.

Bu çerçeve içinde, yakın zamanlarda üç ayrı popülizm arasında bir ayırım yapılmış­tır. Bunlardan 1- Birincisi olan küçük Adam populizmi, esnaf, zanaatkar ve çiftçi gibi küçük üreticiler arasındaki işbirliği ve özel mülkiyeti desteklerken, büyük işletme ve yönetimlere karşı çıkar ve ister kentleşme, ister endüstrileşme ya da tekelci kapitalizm şeklinde ortaya çıksın, ahlaki çöküntüye yol açtığını düşündüğü ilerlemeye cephe alarak, geçmiş zamanın erdemlerine dönüşü savu­nur.

2- Otoriter popülizm ise, halka gider ve halkın tepkileriyle duygularına dayanırken, kurumları ve siyasi seçkinleri atlayıp, kariz­matik liderlere güvenir. Buna karşın, 3 dev­rimci popülizm, halkla onun kollektif gelene­ğinin, seçkinciliği ve ilerleme düşüncesini reddeden entellektüeller tarafından idealize edilmesinden meydana gelir.

İlgili konuları ara

Yanıtlar