İslam devletlerinin kara ve deniz sınırlarındaki, önemli noktalarda bulunan sınır karakolu niteliğinde müstahkem yapılar. Arapça olan ribat; “bağlamak, sağlamlaştırmak, sağlam yürekli olmak, sabretmek, işe azimle devâm etmek, kuvvet vermek” mânâlarına gelir. Ribatlar, daha doğuşta Müslümanlıktaki cihâd, yâni İslâmiyeti yayma, Müslümanları düşman şerrinden himâye müessesesi oldu. Mevkilerinin ehemmiyetine göre çeşitli büyüklükte yapıldılar. Ribatlar, bir müdâfaa duvarı ile çevrilmiş, odalar, amba...

RIBAT (türkçe) anlamı
1. (C.: Ribâtât) Han gibi konaklanacak yer. Tekke.
2. Bağ
3. ip
4. Sağlam yapı.

Ribat hakkında bilgiler

İslam devletlerinin kara ve deniz sınırlarındaki, önemli noktalarda bulunan sınır karakolu niteliğinde müstahkem yapılar. Arapça olan ribat; “bağlamak, sağlamlaştırmak, sağlam yürekli olmak, sabretmek, işe azimle devam etmek, kuvvet vermek” manalarına gelir. Ribatlar, daha doğuşta Müslümanlıktaki cihad, yani İslamiyeti yayma, Müslümanları düşman şerrinden himaye müessesesi oldu. Mevkilerinin ehemmiyetine göre çeşitli büyüklükte yapıldılar. Ribatlar, bir müdafaa duvarı ile çevrilmiş, odalar, ambarlar, ahırlar, gözetleme ve işaret kuleleri, mescit, hamam ve diğer lüzumlu teşkilatlardan meydana gelen müstahkem binalardı.

İlk ribat, hazret-i Ömer’in halifeliği zamanında Ukbe bin Nafi tarafından kuruldu. Zamanla Semerkant’tan Kurtuba’ya, Yemen’den Kırım’a uzandı. Buralardaki Ribatlarda oturan evliya zatlar, mücahit gazilere ilim ve edep öğretip, cihad ruhunu ayakta tuttular. Ribatlarda günlük hayat; askeri talimler, ilim, ibadet, sohbet, Kur’an-ı kerim okumak ve cihadla geçerdi.

Ribatlar, devletin ve malını cihad uğruna tahsis ve feda edenMüslüman zenginlerin büyük vakıflarıyla beslendi. Zamanla İslam devletlerinin sınırları genişleyince, ribatların askeri mahiyetleri de değişti. Vakıfları ve eski teşkilatlarıyla yolculara mahsus bir hangah ve kervansaray halini aldılar ve ribatlarda oturan murabıtların (gönüllü mücahit gazilerin) yerini; gazi, derviş, sufi ve veliler aldılar. Buralar, kendi talebeleriyle birlikte yaşayan bir velinin oturduğu yerler, yani zaviye ve tekke oldu. Türkiye Selçuklularında da görülen ribatlar, Osmanlı Devletinde yerlerini geçitlerde derbendlere, şehirlerde ve yol güzergahlarında hanlar ve kervansaraylara bıraktı.
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Ribat Seng

Ribat Seng (Farsça: رباطسنگ‎), İran'ın Razavi Horasan Eyaleti'nde şehir.

Bekri

BEKRİ Müslüman coğrafya alimi. İsmi, Abdullah bin Abdülaziz bin Muhammed el-Bekri el-Endülüsi olup, künyesi Ebu Ubeyd’dir. Doğum tarihi bilinmemektedir. İşbiliye’nin batısında Seltiş adlı yerde doğdu. Bekri Kabilesinden olduğu için Bekri nisbesiyle meşhurdur. 1094 (H.487) ...

Batı Karahanlılar Devleti

Karahanlı Devleti ikiye bölününce, Batı Karahanlı Hanlığı, Mâverâünehir ve Hocend'e kadar batı Fergana'yı içine almaktaydı. Büyük Kağanın merkezi, önceleri Özkent, sonraları Semerkand oldu. Bu devletin ilk hükümdarı I.

Kirman Selçukluları

Kirman Selçuklu Devleti (Kirman Selçukluları) ( 1092-1187) Çağrı Bey'in oğlu Kavurd , Selçukluların Kirman kolunun başı idi. İran'ın güney kısmında yer alan Kirman'dan başka Fars, Hürmüz ve Umman'ı da zapt etmişti. Birkaç kez isyan eden Kavurd Sultan Melikşah tarafından ...

Kervansaray (turizm)

Eskiden ana ticaret yolları üzerinde,kervanların konaklamalı için yapılan büyük hanlar.İslam ülkelerine özgü bir yapı biçimi olan kervansaraylar genellikle kervanların güvenliğini sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiş korunaklı binalardı. İçlerinde yolcuların ...

Kahramanmaraş Tarihi Eserler

Kahramanmaraş tabiî güzellikleri ve târihî eserleri çok olan bir ilimizdir. Fakat târihî eserlerden çok az bir kısmı kullanılır vaziyettedir.Ulu Câmi: Dulkadiroğullarından Alâüddevle bin Süleymân tarafından 1496’da yaptırılmıştır.