Roma artık Akdeniz çevresindeki ülkelerin hepsinden üstün bir konumdaydı. Başarısını büyük ölçüde ordusuna borçluydu. Kuruluşundan MS III. yüzyıla kadar Roma ordusunun belkemiğini lejyonlar (alaylar) oluşturdu. Bir lejyon 4000-6000 askerden oluşuyordu. Lejyonun onda birine kohort (tabur) deniyordu. Eyalet ya davali yardımcılarına eşdeğerde olan komutanlara legatus denirdi. Komutanın emrindeki subaylara tribunus, astsubaydan aşağı rütbedekilere ise centurion denirdi. Lejyon, Roma yurttaşı olan se

Roma İmparatorluğu - Roma Ordusu

Roma artık Akdeniz çevresindeki ülkelerin hepsinden üstün bir konumdaydı. Başarısını büyük ölçüde ordusuna borçluydu. Kuruluşundan MS III. yüzyıla kadar Roma ordusunun belkemiğini lejyonlar (alaylar) oluşturdu. Bir lejyon 4000-6000 askerden oluşuyordu. Lejyonun onda birine kohort (tabur) deniyordu. Eyalet ya davali yardımcılarına eşdeğerde olan komutanlara legatus denirdi. Komutanın emrindeki subaylara tribunus, astsubaydan aşağı rütbedekilere ise centurion denirdi. Lejyon, Roma yurttaşı olan seçkin askerlerden oluşuyordu. Yedeklerden, yani orduda hizmet gören yabancılardan her zaman daha fazla ücret alınırdı. Lejyon askerleri zırhlı piyadelerdi. Disiplinli ve iyi eğitilmiş olan Roma piyadeleri tüm ülkelerin korkulu rüyasıydı. Her birinin iki ciriti (pila) ve bir kısa kılıcı (gladius) vardı. Piyadeler yedeklerle desteklenir, genellikle 500’er kişilik birimler halinde örgütlenirlerdi.

Seferberlik durumunda, orduya bazı uzmanlar da katılırdı. Bunlardan biri kamp komutanıydı. Ordu konakladığı zaman konaklanan yerin çevresine hendek kazmadan ve gerekli güvenlik önlemlerini almadan geceyi geçirmezlerdi. Askerlerin her birinin, kamp kurarken ve bir sonraki gün kampı toplarken yükümlüoldukları görevler vardı.

Quaestor ordunun para işlerinden sorumluydu. Mühendisler, usta ve zanaatkarlar da orduya eşliik ederlerdi. Kuşatma eyleminden ve oldukça ilkel olan topların kullanılışından ve bakımından onlar sorumluydu. Mancınık ve arbaletlerden oluşan “toplar” , genellikle saldırılarda ağır taş gülleleri ya da kayaları fırlatmak için kullanılırdı. Mühendisker kuşatmalarda kolayca kurulabilen , hareketli kulelerin yapımını denetlerdi. Askerler bunlarla düşman kalesinin içini görme olanağı sağlarlardı. Taş ve ok yağdırmakta böylece zorluk çekilmezdi.

Roma askerlerinin başarısında yiğitliklerinin yanı sıra dirençlerinin de büyük payı vardır. Çok güçlü ve sağlıklı olan askerler, silahlarından başka, iki hafta yetecek kadar yiyeceği ve kamp kurmak için gerekli araç gereci yanlarında taşımak zorundaydı.

Askerler, savaş hattına girdikleri zaman ayrı, kol halinde yürüdükleri zaman ayrı adlar alırdı. Savaş sırasında ağır bir saldırı altında kalırlarsa, bir araya gelerek bir blok oluştururlardı. Lejyonun simgesi tunç ya da gümüşten yapılan “kartal” idi. Kanatları iki yana açık olurdu. Romalılar için kartalın düşmanın eline geçmesi onur kırıcı bir olaydı.

Roma’nın yükseliş döneminde ordu yenilmezliği ile ün salmıştı. Bunun üç temel nedeni vardı:  Disiplin  Sıkı ve yetkin bir eğitim  Askerlik konusundaki yeniliklerin çabuk benimsenmesi

Yanıtlar