Romanlar

Romanlar veya halk arasındaki tabirle Çingeneler Hindistan`ın Pencap-Sind nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan`ın da içinde

Romanlar

Romanlar veya halk arasındaki tabirle Çingeneler Hindistan`ın Pencap-Sind nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan`ın da içinde bulunduğu bölgelerden 1050 civarında İran ve Anadolu üzerinden dünyaya yayılmış Hint-Avrupa kökenli halkın adıdır.

Tarihçe

Roman halkının vatanlarını neden terketmek zorunda kaldıkları bugün bile yanıtsız kalmaktaysa da tarihçiler üç teori ortaya sürmektedir:
  • Mahmut Gazi`nin Sindh ve Penjap`ı işgali sırasında 500.000 Hintliyi esir aldığı bilinmekte olup, Hindistan`ı fetheden Müslümanların, Romanları köle olarak alıp ülkelerine götürülmesi en yaygın teoridir.
  • En düşük kast olduğu sanılan Romanların, Müslüman fatihlere karşı paralı asker olarak olarak kullanılmış olabilirler ki, yenilginin ardından göç etmek zorunda kalmış olabilirler. Öztürk, a.g.e. s. 281
  • Firdevsi`nin Şehnamesi`ne göre MS 420 yılında vatanlarını terkedip dünyaya yayılan 12.000 kişilik Luri halkı eğer Romanlarsa dünyaya yayılmalarının Hinditan`ın işgali ile ilişkisi olamaz. Öztürk, a.g.e. s. 281


İlk kez 1505`te İrlanda`da, 1514`te de İngiltere`de nüfus kayıtlarına geçirildiler. Aynı tarihlerde, Avrupa`nın birçok ülkesinde gezgin çalgıcı ve falcılardan oluşan bazı göçebe toplulukların kayıtlarına rastlanır. Günümüzde Romanlar dünyanın dört bir yanına dağılmış olarak yaşarlar. Büyük bölümü Avrupa`nın güney kesiminde toplanmıştır. 19. yy.ın sonlarına doğru Kuzey Amerika`ya da göç etmişlerdir. Romanlar yaşadıkları her ülkede değişik adlarla anılırlar.

Romanlar, dünyanın en renkli göçebe topluluklarından biridir. Büyük bölümü yerleşik hayata geçmiştir. Türkiye`de yoğun olarak yaşadıkları yerlerin başında Trakya`da, Çanakkale, Edirne, Tekirdağ ve İstanbul gelir.

Romanlar`ın büyük bölümü gelenek, göreneklerini ve topluluklarının yönetim biçimlerini korumuştur. İlk olarak 19. yy.da Avrupa`da, sayıları 10-100 aile arasında değişen Çingene toplulukları şefler seçmeye başladı.

Roman sözcüğü yerleşik düzeni olmayan göçebe insanları çağrıştırır. Oysa Romanlar`ın çok azı günümüzde göçebedir. Bazıları kendi istekleriyle göçebeliği bırakmış, yaşadıkları ülkenin yaşam biçimini benimsemişlerdir. Roman olmayanlarla evlenen Romanlar da vardır.Bazı ülkelerde de yerleşik yaşama zorlanmışlardır.Soykırıma uğramışlardır.

Yarı göçebe, yarı yerleşik bir topluluğun sayımının yapılması güç olduğu için Romanlar`ın kesin nüfusu bilinmemektedir. Bununla birlikte bugün dünyada 3-4 milyon dolayında Roman olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye`de ise 500.000 dolayında Roman olduğu tahmin edilmektedir.

Nisan 1971`de, Romanlar`ın sorunlarını tartışmak üzere Londra yakınlarında ilk Uluslararası Roman Kongresi toplanmış olup bu kongreye atfen, 1990`dan itibaren 8 nisan Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmaktadır

Coğrafya

Romanlar, dünyanın en renkli göçebe topluluklarından biridir. Büyük bölümü yerleşik hayata geçmiştir.

Romanlar'ın büyük bölümü gelenek, göreneklerini ve topluluklarının yönetim biçimlerini korumuştur. İlk olarak 19. yy.da Avrupa'da, sayıları 10-100 aile arasında değişen Çingene toplulukları şefler seçmeye başladı.

Türkiye'de

Türkiye'de ise 750.000 dolayında Roman olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye'de yoğun olarak yaşadıkları yerlerin başında başta Edirne olmak üzere,Tekirdağ,Çanakkale,İzmir, İstanbul,Bursa,Adapazarı,İzmit gelir.Özellikle İstanbul'un Sulukule romanları meşhurdur. İzmir'de ise Konak ve Torbalı yakınlarında bulunan Ayrancılar'da ve Karşıyaka yakınlarında bulunan Örnekköy'de romanların nüfusu fazladır.

Roman sözcüğü yerleşik düzeni olmayan göçebe insanları çağrıştırmaktaysa da günümüzde Romanlar'ın çok azı göçebedir. Bazıları kendi istekleriyle göçebeliği bırakmış, yaşadıkları ülkenin yaşam biçimini benimsemişlerdir. Roman olmayanlarla evlenen Romanlara da artık rastlanmakta olup pek çok ülkede yerleşik yaşamaya zorlanmışlardır. Yarı göçebe, yarı yerleşik bir topluluğun sayımının yapılması güç olduğu için Romanlar'ın kesin nüfusu bilinmemektedir. Bununla birlikte tüm dünyada 3-4 milyon dolayında Roman olduğu tahmin edilmektedir.

Gruplar

Yayıldıkları coğrafyaya göre Roman halkını üç ana bölümde inceleyebiliriz;
  • 1. Kalderaşlar
    • a. Lovariler
    • b. Boyhalar
    • c. Luriler
    • d. Çurariler
    • e. Türko-Amerikanlar
  • 2. Gitanolar
  • 3. Manuşlar
    • a. Valsikanlar
    • b. Pimontesiler
    • c. Gaygikanlar


Dilleri

Romani Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-İran kolundan olup Sanskritçeyle benzerlikler göstermektedir. Romanlar kendilerine Rom derler. Rom, Çingenece`de (Romani dili) ``erkek`` ya da ``koca`` anlamına gelir. Bu dilin, eski ve artık ölü bir Hint dili olan Sanskritçeden (diğer Hint dilleri gibi) türediğinden sanılmaktadır. Bununla birlikte sözcük dağarcığında Yunanca, Türkçe ve Farsça sözcükler de vardır. Anayurtlarının Hindistan olduğu sanılmakla birlikte, Romanlarin kökeni hala tartışma konusudur. Tarihleri ile ilgili kayıt yoktur. Çoğu, yaşadıkları ülkenin dilini konuşur. Romanca ile yaşadıkları yörede konuşulan dilin karışımı bir lehçe konuşanlar da vardır. Örneğin, Fransa`dakilerin bir bölümü ve Almanya`daki Romanlar Romani ve Almanca karışımı bir dil konuşurlar. İngiltere ve Fransa`dakilerin başka bir bölümünün ise İspanyolca ile karışık bir lehçesi vardır. Bundan dolayı Roman Dili konuşulduğu yerlere göre farklılıklar gösterir. yerleşik bölgelerde dili o yöreye göre meğil vermiştir

Hayat tarzları

II. Dünya Savaşı sırasında Nazi`lerin esir edip Belzec ölüm kampında çalışmaya zorladığı Romanların, ne kadarının porajmos adını verdikleri soykırımdan kurtulamadığı kesin olarak bilinmemektedir]]

Barışçı, sanatsever, yaşam filozofu insanlardır. Kendilerine özgü yasaları vardır ama genellikle yaşadıkları toplumun dinsel inançlarını benimserler. Öte yandan, kutsama, düğün ve ölü gömme törenlerinde kendi gelenek ve törelerini sürdürürler.

Doğudan getirdikleri metal işleme ve yeni sayılabilecek demir, kalay teknikleri sayesinde Avrupa`da endüstri devriminin hazırlayıcısı olmuşlardır. Yaşam felsefelerinde maddeye önem vermedikleri için, genellikle gelir düzeyleri düşüktür.

Eskiden göçebe yaşamlarına uygun işler yaparlardı. Kadınlar falcılık yapar, dilenir ya da dans ederdi. Erkekler ise çalgı çalar, kap kacak lehimciliği, kalaycılık, hayvan ticareti, hayvan eğiticiliği gibi işlerle uğraşırlardı. Geçmişte atlarla çekilen arabalarla yapılan göçlerde artık kamyon ya da karavanlar kullanılmaktadır. Eski uğraşlarının yerini ise, meyve toplama, asfalt dökme, kullanılmış araba ticareti, sirklerde hayvan bakıcılığı ya da eğiticiliği, hurda maden ve antika eşya alım satımı gibi işler almıştır. Birçok Roman müzik ve dans sanatını zenginleştirecek katkılarda bulunmuştur. Bazı ünlü İspanyol gitaristler ve flamenko dansçıları Roman ya da yarı Roman`dır. Romancanın yazılı bir dil olmayışı yüzünden edebiyat yapıtları yoktur.

Romanlar`ın göçebe yaşamları yerleşik toplumlarınkinden çok farklıdır. Bu yüzden çoğu zaman, yerel halk tarafından hırsızlık, büyücülük, çocuk kaçırma gibi eylemlerle suçlanmışlardır. 1554`te İngiltere`de Roman olduğu söylenen herhangi bir kişinin asılması işten bile değildi. Hemen hiçbir yerde istenmeyen Romanlar, birçok ülkeden sürülmelerine karşın, bir süre sonra bu ülkelere geri dönmeyi başarırlardı. II. Dünya Savaşı`nda Yahudiler gibi Romanlar da Almanlar tarafından büyük bir kıyıma uğratıldılar. 200.000 -800.000 arasında Roman çoluk çocuk aşağı ırktan oldukları gerekçesiyle Macaristan, Polonya ve Çekoslovakya`daki Nazi kamplarında yok edilmiş bu katliam Roman halkı tarafından porajmos "parçalanmak" olarak adlandırılmıştı. Günümüzde de Romanlar yaşadıkları bütün ülkelerde ayrımcılığa tabi tutulmaktadır.

Osmanlı`da Çingeneler

Osmanlı İmparatorluğu`nda da Rumeli topraklarında yaşayan Romanlar ayrı yönetim sayılmışlardı. Çingene Sancağı olarak adlandırılan bu yönetim biriminde, Romanlar`ın yönetsel, mali ve askeri işleri düzenlenirdi. (Marushiakova, E., Popov, V. Osmanlı Imperatorluğu`nda Çingeneler. Istanbul: Homer, 2006)

Terminoloji

Anadolu Türkçesi ve yayıldıkları bölgelerde Roman halkına çeşitli isim ve sıfatlar takılmıştır. Sıfatlar daha çok yapılan meslekle ilgili olup özellikle Balkan yarımadasında gümüşçü, demirci, kalaycı, nalbant, müzisyen, kaşık yapımcısı, madenci terimlerinin yerel dillerde karşılıklarıdır.

Türkçe terminoloji

  • romen [1]
  • çingene (bergama]
  • cingan (Ilgın, Konya)
  • bala (Ilgın, Konya)
  • elekci (Ilgın, Konya)
  • cingen (Konya)
  • cingan (Espiye, Eynesil)
  • Ä‹ingan (Sürmene)
  • çingan (Maçka)
  • çincane (İkizdere)
  • çingan (Akçaabat)
  • çingit “göçebe, çingene” (Amasya, Samsun)
  • cingane “yaramaz, haşarı”
  • cıngan (Şalpazarı, Ordu)
  • cingen, cingit (Samsun-Bafra)
  • Poşa, Boşa (Artvin)
  • abdal (K. Maraş)
  • cingan (Şereflikoçhisar-Ankara)
  • esmer vatandaş, kara kuvvetleri (Edirne)
  • dom (Van,Hakkari)
  • roman (çingeneler)
  • RUMLI "cıngeneler"


Dünya dillerinde



Etimoloji

Roman kelimesi, Roman dilinde rom "koca" kelimesiyle ilişkilendirilmekte olup Sanskrit rama (रम) ramaṇa (रमण) aynı anlama gelmektedir. Türkçe'de Roman halkını tanımlamak için kullanılan Çingene kelimesi ise Yunanca tsinganos (τσιγγάνος) kelimesinden ödünçlenmiştir. Kelimenin kökeni Eski Yunanca Αιγύπτοι (Modern Yunanca γύφτο) "Mısırlı" anlamındadır. Eski Yunanlılar Roman halkının Mısır kökenli olduğuna inandığından bu tanımı kullanmaktaydı. Batı dillerinde kullanılan gypsy terimi bu kelimeden gelişmiştir. İlginç bir benzerlik olarak Osmanlı ve Anadolu Türkçesi'nde Roman halkını tanımlamak için kullanılan diğer bir terim olan Kıpti'nin Mısır halklarından birisinin adı olmasıdır.

İlgili



Linkler



Kaynaklar

Vikipedi

Romanlar (Ankaralı Turgut) sözleri

Ankaralı Turgut tarafından albümünde söylenen Romanlar adlı şarkının sözleri.

Saçına gül taktım doya doya baktım
Birde omuz attım tadına doyamadım

Alacan baba isteyecen baba
Parmağıma yüzük takacan baba
İstemem ana konuşma boşuna
Ondan başkasını sevemem valla

Mahalleye gideceğim onunla gezeceğim
Onunla evlendiğimi herkese göstereceğim

Alacan baba isteyecen baba
Parmağıma yüzük takacan baba
İstemem ana konuşma boşuna
Ondan başkasını sevemem valla

Gel sarıl kollarıma ölürüm yollarına
Çıtır çıtır yerim seni alacam kız seni

Alacan baba isteyecen baba
Parmağıma yüzük takacan baba
İstemem ana konuşma boşuna
Ondan başkasını sevemem valla...

İlgili konuları ara

Yanıtlar