Serdarî, 1834 yalında fakir bir ailenin çocuğu olarak Şarkışla'da doğmuştur. Asıl adı Hacı, mahlası "Serdarî"dir. Küçük yaşta eşekten düşmüş

Serdari

Serdari, 1834 yalında fakir bir ailenin çocuğu olarak Şarkışla'da doğmuştur. Asıl adı Hacı, mahlası "Serdari"dir. Küçük yaşta eşekten düşmüş ve kolu kırılmış, kolunun kırığı tutmayınca kangren tehlikesinden kolu kesilmiştir. Bundan dolayı şairi "çolak" diye çağırmışlardır. Kadını, avı ve ekin biçmeyi çok seven Serdarı, Şarkışla kadısının kızına aşık olduğu halde onunla evlenemeyince kaçırmak zorunda kalmış, ama kısa bir süre sonra yakalanarak hapse atılmıştır.

Başından daha birçok sevdalar geçmiştir. Serdari'nin şiirleri hayal mahsulü değildir. En başarılı yönü çevresindeki ve devrindeki olayları büyük bir ustalıkla dile getirmesidir. Bu değerli şair, uzun ve çileli bir hayattan sonra 1922 yılında ölmüştür. Okuma yazma bilmediği için şiirlerini kitaplaştıramamıştır. İrticalen söylediğinden bir çok şiiri kendisiyle birlikte unutup gitmiştir. Yıllar sonra çok zor şartlarda Kadri Özyalçın ve Kemal Gürpınar, Serdari'nin şiirleriniderleyerek "Şarkışlalı Serdarı" adlı bir kitapta toplamışlardır.

Yanıtlar