Sivrisinek

Sivrisinek, (Culicidae) familyasından dişileri kan emerek yavrularını besleyen böcek türlerine verilen ad.



Aedes aegypti türü sivrisinek
Aedes aegypti türü sivrisinek
Sivrisinek, Culicidae familyasından dişileri kan emerek yavrularını besleyen böcek türlerine verilen ad. Bir sivrisinek basitçe, baş, gögüs, ve karın kısmından oluşur. Başının iki yanında antenleri vardır. Erkek sivrisinekler, dişileri kanat çırpma seslerinden tanıyabilirler. Göğüs kısmında kanatları ve 3 çift ayakları bulunur. Karınları ise onlara kendi ağırlıklarından fazla kan emme şansı tanıyacak biçimde esnek bir deriye sahiptir. Böylece şişerler ama patlamazlar. Kan emerek beslenen "sivrisinek" çok mükemmel bir pompalama mekanizması kullanır: Başının içi, tümüyle kaslarla kaplı boşluklar şeklinde dizayn edilmiştir. Buradaki kaslar kasılıp gevşediklerinde sineğin borusunun iki ucu arasında 1-2 atmosferlik basınç farkı oluşur ve kan saniyede 5 metrelik bir hızla yükselmeye başlar.

Bu yüksek akış hızına rağmen sivrisineğin ne borusunda ne de başka herhangi bir dokusunda tahribat ve çatlama olmaz. Çünkü kanın geçiş yaptığı tüm dokular kanın bu hızı ve basıncına dayanabilecek yapıdadır. "sivrisinekler" vücutlarının altı katı kan emerler; bu 15 dakikada 300 mikrolitre kan demektir. Bu bir insanın aynı süre içinde 200 kilo su içmesine denktir. Tüm kan emiciler gibi, ne zaman kan emmeyi durduracaklarını söyleyen, sinir sistemine bağlı gerginlik algılayıcılarına sahiptirler.



Sivrisineğin kısımları
Sivrisineğin kısımları


Sivrisineklerin yaşamak için şekere, protein'e ihtiyaçları vardır. Bunu da bitki ve meyve sularından elde ederler. Kana ise yalnız dişi sivrisinekler muhtaçdırlar, çünkü dişiler yumurta üretirler ve bunun için kana ihtiyaç duyarlar.

Sivrisinek cilde en yakın olan damarı tespit ettikten sonra alt ve üst çene yardımıyla altı bıçaktan oluşan kesme sistemiyle deriyi derinlemesine keserler. Bu bıçaklardan birinden akıtılan sıvı dokuları uyuştururken aynı zamanda kanın pıhtılaşmasını engelleyerek kanın dişi sivrisineğin karnına doluşunu devam ettirir.

Sivrisinekler kan taşıdıkları için hastalık bulaştırma riskleri vardır. Örneğin sarı humma, fil hastalığı ya da sıtma gibi parazit hastalıklarını taşıyabilirler. AIDS'e sebep olan HIV virüsü ise bu canlılarda gelişme ortamı bulamaz. Virüsler sivrisinekler tarafından taşınmaz.

Sivrisinekler yaşamlarını dört evrede tamamlarlar. Yumurta, larva, pupa ve ergin dönem. Bunlardan ilk 3 dönem suda tamamlanır. Sivrisinekler doğru bilinenin aksine kışın da hangi evrede olursa olsun yaşayabilir.

Yumurtadan çıkan sivrisinek yavrularının (pulpa), büyüme evrelerini tamamlayabilmeleri için küçük bir su birikintisine ihtiyaç duyar. Bu, çamurlu bir yağmur suyu, bataklık, çeltik, havuz suyu ya da teneke kapta birikmiş bir su olabilir. Ancak durgun sular sivrisineklerin tercih sebebidir. Çünkü bu sular, içerdikleri fotosentez yapabilen bitki öbekleri sayesinde, oksijence zengindirler.

Sivrisinek yumurtaları su bulunan her ortamda gelişebilirler, ancak bazı şartların sağlanması gerekir: Yumurtadan çıkacak olan larva, yetişkin bir sinek oluncaya kadar farklı evreler geçirecektir. Her evrede de yavru sineğin farklı ihtiyaçları olacaktır. Kuraklık ve aşırı sıcak da yumurtaların gelişimini engelleyebilir. Bu yüzden anne sivrisinek doğacak yavruların tüm gelişme evrelerini rahatça tamamlayabilecekleri bir ortam bulmak zorundadır. Dişi sivrisinek, karnının altında bulunan alıcı bir anten sayesinde, toprağın nem ve sıcaklık bakımından yumurtalarını bırakmaya uygun olup olmadığını tespit edebilir.

Sivrisineklerin çiftleşmesi havada uçarken gerçekleşir. Erkeğin dişisini havada tutmak için kullandığı kıskaçları vardır. Fakat erkekler erişkin bir sivrisinek olana kadar, yani kısa yaşamlarının ilk 24 saati boyunca çiftleşemezler. Çünkü bu süre içinde antenleri henüz kurumadığından sağırdırlar. Bu yüzden dişilerin kanat seslerini -yani çiftleşme çağrılarını- duyamazlar.

Sivrisineklerde işitme yeteneği çok gelişmiştir. Erkeğin kafasından çıkan 2 tane küçük ve tüylü antende bulunan çok sayıda duyu hücresinden meydana gelmiş "Johnston organı", ses dalgalarının titreşimlerini alır ve ayırt eder. Bu tüylü duyargalar yalnızca dik durumdayken ses titreşimlerine karşı duyarlıdırlar.

Dişi sivrisineğin kanatlarından çıkan ses erkek sivrisineği etkileyen en önemli faktördür. Dişinin kanat sesleri, erkeğin antenindeki reseptör hücreleri titreştirir ve sivrisineğin beynine elektrik sinyallerini gönderir. Dişiler kanatlarını erkeklerden daha hızlı çırparlar ve dişinin kanatlarından çıkan titreşimler erkeklerde çiftleşme isteğini artırır.

Sivrisinek sürüsünün içine düşen bir dişi, erkeklerden biri tarafından farkedildiğinde, erkek sivrisineğin cinsel organının yanında bulunan özel kıskaçlarla tutulur ve çiftleşme genellikle havada bazen de yerde gerçekleşir. Çiftleşmeden sonra erkek, sürüsüne geri döner ve bir süre sonra da ölür.

Çiftleşme gerçekleştikten sonra dişi sivrisinek, erkeğin spermlerini özel bir kesede muhafaza ederek, haftalar boyu döllenmiş yumurta yumurtlayabilir. Bir dişi bir defada 200-400 arası yumurta yumurtlar. Dişi sivrisinek çiftleşme anından itibaren kan emmeye başlar, çünkü yumurtalarının gelişebilmesi için kana ihtiyacı vardır.

Larva döneminde bir kurtçuk şeklindeki canlı,pupa döneminde koza şeklini alır. Ilık, durgun ve 60 cm'den sığ sularda gelişebilir. Ergin hale geldikten sonra 2-3 km.uçarak ortalama 2 ay kadar hayatta kalabilir. İçinde su olan lastik, kova,boru,inşaatlar, havuzlar ve lağımlar gelişmek için uygun ortamlardır.

Akşam üstü görülern sivrisinek sürüleri erkeklerden oluşmaktadır. Sivrisinekler genelde alacakaranlık zamanlarında uçarlar.

Pek çok doğal düşmanları vardır. Kurbağalar, balıklar, kertenkeleler, bukalemunlar, kuşlar, yarasalar ve böcek larvaları sivrisinek ve larvalarıyla beslenirler.

Günümüzde sivrisineklerle mücadele için kimyasal ve fiziksel pek çok metod kullanılmaktadır. Ancak çok basit ve hızlı üremeleri nedeniyle etkin bir mücadele ile lokal temizliği mümkündür.

Kaynaklar

Vikipedi

Sivrisinekler ile ilgili ilginç bilgiler

Dünyanın en büyük sivrisinek heykeli Komarno, Manitoba'da gezginlerin ilgisini çekmek üzere yol kenarına yerleştirilen heykeldir. Kanada'nın Sivrisinek Merkezi olarak bilinen Komarno, adını Ukrayna dilinde 'sivrisinek' anlamına gelen sözcükten almıştır. 1864 yılında yapılan heykel çelikten oluşuyor ve kanat açıklığı 4,5 metreye ulaşıyor. Heykel, aynı zamanda, bir rüzgar fırıldağı işlevini de görüyor.

Kuzey kutup bölgesindeki tundralardan tropikal yağmur ormanlarına, dünya üzerinde 2500'ü aşkın sivrisinek türü bulunuyor (kimi böcekbilimciler 3000 kadar tür olduğunu öne sürüyorlar). Bu sivrisineklerin büyük bir bölümü etkinliklerini şafak vakti ve alacakaranlıkta sürdürürlerken, kimileri gün ortasında beslenmekten hoşlanıyorlar. Sivrisineklerin en önemli besin kaynağını proteinler oluşturuyor.

1998 yılında araştırmacılar Londra metrosunda yeni bir sivrisinek türünü ortaya çıkarttılar. Söz konusu tür 100 yıl önce tüneller kazıldığı sırada içeriye sızan bir türün soyundan geliyor. Bir zamanlar kuşlardan beslenen bu sivrisineklerin başlıca besin kaynağını artık fareler, sıçanlar ve insanlar oluşturuyor.

Bu sivrisineklerin yer üstündeki türdeşleri ile çiftleştiklerine çok ender tanık olunuyor. Gerçekte bunların DNA'ları bir metro hattından ötekine farklılıklar gösteriyor.

Sivrisinekler ısırmazlar, emerler.

Ortalama bir insanın kanının tümden tükenmesi için, her birinin o kişiyi bir kez emeceği yaklaşık 1,200,000 sivrisineğe gerek vardır.

Bu da pek akla yatkın bir durum olmasa gerek. Yine de, kuzey kutup bölgesinde kol, bacak ve gövdeleri çıplak olarak beklemeye koyulan Kanadalı araştırmacılar başlarına üşüşen yumurtadan yeni çıkmış sivrisineklerin dakikada 9000 ısırık attıklarına tanık oldular. Bu hızla bir kişinin iki saat içinde kanını tümden yitirmesi işten değildir.

Bir sivrisineğin karnı doyar doymaz, kimyasal bir sinyalle besin alımını durdurur. Laboratuvar ortamında söz konusu sinyal işlemez duruma getirildiğinde, sivrisineğin patlayıncaya dek emdikleri görüldü.

Bristol Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, erkek sivrisineklerin 'kulakları' insan kulağındakine denk sayıda duyu hücrelerini barındırıyor. Bu hücreler sayesinde tutkulu erkek sivrisinekler gözlerine kestirdikleri dişilerin peşine düşüp, onları ağlarına düşürmeye çalışıyorlar.

Bir sivrisinek karşı cinsten bir sivrisineğin vızıltısını duyduğunda, kendisi de olası eşin çıkarttığı seslere uyumlu sesler çıkartmaya çalışır. Azgın erkekler dişilerin çıkarttıkları ses titreşimlerine bir iki saniye içinde 'yanıt verirler.' Dişilerin bu uyumu sağlamaları erkeklere kıyasla üç dört kat daha fazla zaman alır. Aynı durum bir barda oturan insanlar için de geçerlidir.

Sivrisinekler havada çiftleşebilirler; dişiye yakınlaşmasından hoşçakal aşamasına dek geçen süre, topu topu 15 saniye kadardır.

Erkek sivrisinekler gerçekte son derece duyarlı otoburlardır; yalnızca bitki özü ve bitki suları ile beslenirler. Yalnızca dişi sivrisinekler yumurtlamaları için gerekli proteini sağlamak amacıyla kan içerler.

Milyonlarca yıl önce sivrisineklerin boyutu günümüzde olduğundan üç kat daha büyüktü.

Bir sivrisineğin başının büyük bir bölümünü gözler kaplar. Ancak bu gözler bakmaya doyamayacağınız türden gözler değildir. Sivrisineklerin bileşik mercekli gözleri, tıpkı 'Predator=Av' filmindeki uzaylı yaratık gibi, bedeninden yayılan ısı dizgelerinden oluşan kızılötesi imgeler yansıtılar.

Sivrisinekler, özellikle de uykudayken, dışarıya soluduğunuz havadan izinizi sürebilir. Neyse ki, bunu ancak 1.5 mph hızla yaparlar- öyle ki, saklanamasanız bile en azından kaçabilirsiniz.

Orta Amerika'da Mosquito (Sivrisinek) Kıyısı adıyla bilinen, Honduras ile Nikaragua arasında yer alan ve Karaip kıyısında uzanan ince kara parçası adını sivrisinekten değil, o yörede yaşayan Miskito yerlilerinden alıyor.

Dünyanın en büyük sivrisinek ağının yuvası Nijerya'da Abuja adlı bölgedir. Bölgenin bu özelliği 2000 yılında sıtma ve sivrisinek kaynaklı öteki hastalıklara karşı başlatılan ulusal bir kampanya kapsamında gün yüzüne çıkarıldı. Söz konusu ağın altına 200 çocuk sığabiliyor.

Günümüzde yaşayan milyonlarca kişi sivrisinekten bulaşan bir hastalıktan ölecek. Afrika'da her yıl yalnızca sıtmaya bağlı olarak 1,000,000 kişi yaşamını yitiriyor. En çok ölümlere yol açan öteki hastalıklar arasında dengue hastalığı, sarı humma ve Batı Nil virüsü yer alıyor.

Ancak bu insanlar AIDS hastalığından ölmeyecekler. HIV virüsü bulaşmış insanların kanlarında gerçekte çok az sayıda virüs parçacıkları bulunur. Bu parçacıklardan birini sivrisinek emecek olursa, sivrisineğin sindirim sistemi tarafından yok edilir.

Ana Kaynak: Discover Çeviri Kaynağı : Cumhuriyet Bilim Teknik - Rita Urgan

Diğer anlamları

sivrisinek

Türkçe sivrisinek kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. gnat, mosquito

sivrisinek

çiftkanatlılardan, insan ve memeli hayvanların kanıyla beslenen, birçok türü bulunan ve bir türü sıtma mikrobu aşılayan, sulak, bataklık yerlerde çok üreyen ve bulaşıcı hastalıkları yayan uçucu böcek (culex pipiens).

sivrisinek

Türkçe sivrisinek kelimesinin Fransızca karşılığı.
moustique [le], cousin [le]

sivrisinek

Türkçe sivrisinek kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Moskito, Mücke

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Sivrisinek
sivrisinek