Darwin’in biyoloji ya da evrim teorisini insan toplumlarının ta­rihsel gelişimine uygulayan ve bu çerçeve içinde ‘varoluş mücadelesi’ ya da ‘yaşama savaşı’ ve ‘doğal ayıklanma’ ya da ‘en güç­lünün ya da koşullara en iyi bir biçimde uyum sağlayanın ayakta kalışı’ fikirlerine özel bir önem atfeden görüş.

Sosyal Darwinizm

Darwin’in biyoloji ya da evrim teorisini insan toplumlarının ta­rihsel gelişimine uygulayan ve bu çerçeve içinde ‘varoluş mücadelesi’ ya da ‘yaşama savaşı’ ve ‘doğal ayıklanma’ ya da ‘en güç­lünün ya da koşullara en iyi bir biçimde uyum sağlayanın ayakta kalışı’ fikirlerine özel bir önem atfeden görüş.

Sosyal Darwinizm toplumun, en güçlü olanların ayakta kaldığı bir varoluş mücade­lesine sahne olduğunu, toplumda, tıpkı doğa­da hüküm süren doğal ayıklanma gibi, güçsü­zü toplum dışına iten ya da marjinalleştiren bir toplumsal ayıklanma sürecinin söz konu­su olduğunu, bu yaşama savaşının bir bütün olarak toplumun gelişmesine ve ilerlemesine hizmet ettiğini savunur. Bu anlayış güçlüyü, toplumsal mücadelede ayakta kalanları ben­cil, yarışmacı, tutkulu, zengin, yaratıcı ve zengin zeki ve saldırgan olarak, buna karşın yaşama savaşından yenik çıkanları da güç­süz, pısırık, özgeci, korkak budala gibi te­rimlerle tanımlar. Görüş doğal ayıklanma ve varoluş mücadelesinin günümüz toplumunda hala varolmakla birlikte, özellikle doğal ayık­lanmanın yüzyıl öncesine kadar yoğun bir bi­çimde yaşandığını savunur. Söz konusu görü­şe. varoluş mücadelesi, bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelerin sonucu olarak nisbe­ten yatışmış ve yalnızca koşullara en iyi bir bi­çimde uyum sağlayan insanların değil de, yok olmaya mahkum olan bireylerin de varoluşlarını sürdürecekleri bir durum ortaya çıkmıştır.

Yanıtlar