Şair, eleştirmen ve akademisyen Bâki Ayhan T. tarafından 2003 yılında Budala dergisinde yayımlanan Manifestoda Ayhan T., şiir de 1+2+3+4+3+2+1`lik bir şekli savunmuş, manifestoyla beraber bu şekli şiirlerine uygulamıştır. Bu biçimden etkilenen bir kısım şair de şiirlerini bu ölçüye göre yazmıştır. Daha sonra manifestoya ``Fırtınaya Hazırlık`` kitabında bir kez daha yer veren Ayhan T., ayrıca madde madde genç şairlere izlemesi gereken yol konusunda bir takım önermeler de getirmiştir

Soylu Yenilikçi Şiir Manifestosu

Şair, eleştirmen ve akademisyen Baki Ayhan T. tarafından 2003 yılında Budala dergisinde yayımlanan Manifestoda Ayhan T., şiir de 1+2+3+4+3+2+1`lik bir şekli savunmuş, manifestoyla beraber bu şekli şiirlerine uygulamıştır. Bu biçimden etkilenen bir kısım şair de şiirlerini bu ölçüye göre yazmıştır. Daha sonra manifestoya ``Fırtınaya Hazırlık`` kitabında bir kez daha yer veren Ayhan T., ayrıca madde madde genç şairlere izlemesi gereken yol konusunda bir takım önermeler de getirmiştir. Ancak şair, birkaç sene sonra şiirde biçimi bırakmış, serbest vezinli şiirler vermiştir. Baki Ayhan T.`nin gerçek adı Baki Asiltürk olup, Doktor ünvanıyla Marmara Üniversitesi`nde ders vermektedir.

Manifestodan bir bölüm



"Sözcüklerdeki seçkinciliğine karşın Soylu Yenilikçi Şiir, dili (language) bütün katmanlarıyla kavrayan, sözcüklere veya öteki dil birimlerine eğilirken semantikle grameri, fonetikle morfolojiyi birbirinden ayırmayan bir şiirdir. Dilin biçim, anlam, ses, çağrışım... boyutları bu şiirde birlikte özümsenecektir. Dilin "söz" olma özelliği öne çıkarıldığında semantik üzerinde yoğunlaşılmakta, yalnızca biçime girildiğinde etimoloji ve morfoloji öne çıkarılmaktadır. Bir belirleme olarak söyleyelim: 1980`lerde ve 1990`larda dilin etimolojik ve morfolojik özellikleri fazlaca öne çıkarılmıştır; bu ise sözün, sözcüğün öteki boyutlarından uzaklaşmayı getirmiştir. Şiirin doğası, dilin katmanlarını ayrı ayrı düşünmeye ve kabullenmeye uygun değildir. Sözcük oyunlarını ve ağırlıklı olarak sözcüklerin morfolojik değerlerini temel alan anlam çoğaltmaları derinlikli bir şiirde kendine yer bulamaz. Türkçenin -iyi ayarlandığında- şiiri zenginleştirici inceliklerinden biri olabilen bu tip oyunların dozu kaçırıldığında şiir bir bulmacaya, eğlenceli fakat sonuçsuz bir oyuna dönüşmektedir. Dil tek başına hiçtir, "dil"e dayanan abartılı sözcük oyunları da şiire düzeyli kazanımlar sağlamaz. Dil ancak yetkinlikle işlendiğinde ve bu işleniş şiirde yenilikçi bir yaklaşımla sunulduğunda dilin değeri yükselmekte, katmanları zenginleşmektedir. Buna bağlı olarak Soylu Yenilikçi Şiir dilin katmanlarını şiirde temsil ederken bu katmanları ayrışma değil, bütünleşme biçiminde ele alır.

Bugün şiirin dilinde, tekniğinde, biçim ve biçeminde dönüşüme duyulan gereksinimin karşılanması poetikada hem eskinin sınırlarının çizilmesini hem de yeninin kapılarının açılmasını sağlayacaktır. Modern Türk şiirinin dönüşüm noktasındaki şairlerden biri olan Yahya Kemal`in ifadesine dayanarak söyleyecek olursak, "yeni bir çığırı sezmekle ona vücut vermek arasındaki aşılmaz mesafe"yi kat etme çabasına girmek, 2000`li yılların başlarında Türk şiirinin gereksinim duyduğu dönüşümü, yenileşmeyi gerçekleştirmek Soylu Yenilikçi Şiir`in temel yönelimidir.

Dönüştürücülük ancak cesur deneylerle mümkündür."



Linkler



Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar