Subliminal reklamcılık bazı ses, imge ve sloganlarla tüketicinin bilinçaltına mesaj gönderilmesi, subliminal reklamcılık olarak tanımlanıyor ve 1950’li yıllardan beri dünyada tartışma yaratıyor. Tüketicinin özgür algısı dışında, pazarlama alanında gizli bir beyin yıkama taktiği olarak görülen subliminal reklamcılık henüz bilimsel olarak kanıtlanmış değil.

Subliminal reklamcılık

Subliminal reklamcılık bazı ses, imge ve sloganlarla tüketicinin bilinçaltına mesaj gönderilmesi, subliminal reklamcılık olarak tanımlanıyor ve 1950’li yıllardan beri dünyada tartışma yaratıyor. Tüketicinin özgür algısı dışında, pazarlama alanında gizli bir beyin yıkama taktiği olarak görülen subliminal reklamcılık henüz bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Bu nedenle de örneğin İngiltere’de resmen yasaklanmadı.

ABD’de de Federal İletişim Komisyonu 1974 yılında subliminal reklamcılığın kamu yararına olmadığı görüşüyle bu yöntemi kullanan yayıncıların cezaya çarptırılması kararı aldı. Ancak reklamcılık sektörüne yasak getirilmedi. ABD’de yıllardır bu yöntemin ne kadar etkili olduğu tartışılıyor. Uzmanların çoğu subliminal mesajların zorlayıcı olmadığı görüşünde. Bu nedenle de ABD’de reklamlar özel olarak subliminal mesaj gözetimine tabi tutulmuyor.

Subliminal mesajlar bir film seansında saliselik görüntüler halinde verilebildiği gibi afişlere de gizlenebiliyor. Ayrıca müzik de etkili bir araç. Hızlı müziğin insanları alışverişe yönlendirdiği söyleniyor. Hatta psikologların yaptığı bir deneyde çalan müziğin milliyetinin şarap alışverişinde ülke tercihini değiştirebildiği tespit edilmiş. Asda marketlerinden birinde yapılan deneyde Alman müziği çaldığı zaman Alman şaraplarının satışı artmış, Paris’ten akerdeon nağmeleri duyulduğunda ise Fransız şarapları daha çok satmaya başlamış.

Rusya’da yaşanan bir olayda ise Klinskoye marka biranın reklamıyla bağlantılı olarak Pepsi satışlarının arttığı tespit edilmiş. Bu iddiaya karşın bira reklamına nasıl bir Pepsi mesajı gizlendiği henüz bilinmiyor.

Saliselik görüntüyle mısır satışı patlamış

SUBLIMINAL reklamcılık ilk kez 1950’li yıllarda Amerika’da ortaya çıktı. James Vicary adlı reklamcılık uzmanı sinema salonlarında yaptığı bir deney sonucu patlamış mısır ve kolalı içecek satışlarının arttığını iddia etti. Bu deneyde film perdede oynarken saliselik görüntüler halinde ‘patlamış mısır ye’ ve ‘Cola iç’ sloganları çıkıyordu. Seyirci bu sloganları bilinciyle algılayamadığı halde, bilinçaltına hitap eden bu sloganlar sayesinde Cola satışlarının yüzde 18.1, patlamış mısır satışlarının ise yüzde 57.7 arttığı iddia edildi.

Yanıtlar