Sultansazlığı İç Anadolu bölgesinde, Erciyes Dağının güneybatısındaki Develi Ovasının en alçak bölümünde yer alan su birikintisi. Geniş manada Yay, Camız, Söbe ve Çöl göllerine ve çevrelerindeki bataklıkların hepsine, dar manada ise Develi'yi Niğde-Kayseri karayoluna bağlayan yolun güneyinde kalan, Yay Gölü dışındaki kısmına Sultansazlığı ismi verilir. Mevsimlere göre sazlığın alanı sekiz ila on üç bin hektar arasında değişir. Büyük kısmı sazlarla kaplıdır. Yer yer kamış, kafaotu ve kındı

Sultansazlığı

Toplam genişliği 17.200 hektar olan alan, Kayseri’ye 70 km. uzaklıktadır. Sultansazlığı’na 1988 yılında, Türkiye’nin en geniş sulak alanlarından biri olduğu; çok sayıda endemik sucul ortam bitkisi bulundurduğu ve çok sayıda kuş türü için de son derece uygun üreme ve barınma ortamı sağladığı gözönünde bulundurularak 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’na göre tabiatı koruma alanı statüsü kazandırılmıştır. Ancak, alan, aynı zamanda, 1993 yılında Birinci Derecede Tabii Sit Alanı yapısına kavuşturulmuş ve alanın, 1994 yılında da Ramsar Sözleşmesi kapsamında yönetilmesi kararı alınmıştır. Sultansazlığı İç Anadolu bölgesinde, Erciyes Dağının güneybatısındaki Develi Ovasının en alçak bölümünde yer alan su birikintisi. Geniş manada Yay, Camız, Söbe ve Çöl göllerine ve çevrelerindeki bataklıkların hepsine, dar manada ise Develi'yi Niğde-Kayseri karayoluna bağlayan yolun güneyinde kalan, Yay Gölü dışındaki kısmına Sultansazlığı ismi verilir. Mevsimlere göre sazlığın alanı sekiz ila on üç bin hektar arasında değişir. Büyük kısmı sazlarla kaplıdır. Yer yer kamış, kafaotu ve kındına bulunur. Açık alanlarda ise nilüfer ve süsen görülür. Bölgede çok sayıda yüzen, kuvvetli rüzgarla yer değiştiren saz adacıkları vardır.

Kapalı bir havza olan Sultansazlığı'ndaki göller Erciyes Dağından ve Orta Toroslardan kaynaklanan derelerle beslenir. Sultansazlığı'nı meydana getiren göllerden olan Çöl Gölünün suyu tuzludur. Derinliği 10-30 cm arasında değişir. Civarında bitki bulunmaz. Yazın kurur ve göl zemininde bir tuz tabakası meydana gelir.

Türkiye'nin sahip olduğu en önemli kuş cennetlerinden biri olan Sultansazlığı'nın on yedi bin hektarlık alanı 1971 senesinde korumaya alındı. Sultansazlığı'nda 251 değişik türde ve ülkemizde az bulunan kuş çeşidi yaşamaktadır. Bunların içinde angıt, flamingo ve ördek sayı bakımından ilk sıraları alır. Bunlardan başka, pelikan, karabatak, dikkuyruk, kılıçgaza, turna, kara sumnı, balıkçıl ve çok çeşitli kuşlar parkı zenginleştirir. Bunlardan 80 tür burada kuluçkaya yatar.

Zengin besin kaynakları yönünden, ülkemizin sayılı parkları arasında yer alan Sultansazlığı bu tabii özelliği bakımından yeni keşfedilmesine rağmen, dünya literatüründe yerini almıştır.

Sultansazlığı 1976 senesinde tarıma açılmak üzere kurutulmak istendi ise de, uzmanların müdahalesi neticesinde bu işten vazgeçildi. Uzmanlar, tarım için toprak kazanılmasının getireceği faydadan çok, çevrenin alışılagelmiş iklim düzeninin bozulmasının daha büyük zararlar doğuracağını ve tabii bir kuş parkının feda edilemeyecek kadar önemli olduğunu belirterek, bölgenin kendi halinde kalmasını sağladılar.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Ortalama olarak 1071 m. yükseklikte bulunan alanın kuzeyinde Kızılırmak Havzası ve Erciyes Dağı; batısında Hodul Dağı; güneyinde Aladağlar ve doğusunda da Develi Dağları ile Seyhan Havzası bulunmaktadır. Alan, Develi Ovası’na boşalan akarsular ile iki büyük göl ve bunları çevreleyen sazlıklardan meydana gelmektedir. Alanı besleyen su kaynakları; Yeşilhisar ve Dündarlı dereleri ile Yahyalı Suyu, Develi Çayı, Soysallı ve Karaboğa pınarlarıdır. Alanda su derinliği, 2,1 m. ila 11,40 m. arasında değişmektedir.

Alanın tatlı su kaynağının büyük bir kısmı kamışlarla (Phragmites australis) kaplıdır. Sazlıklarda su hemen hemen hiç çekilmemekte ve sazların boyları, zaman zaman 4 m.’ye ulaşabilmektedir. Alandaki tek doğal ağaç türü aksöğüttür (Salix alba). Alanda, 66 familyadan 271 cins, 401 tür, 2 alttür ile 1 varyete belirlenmiştir. Bu türler arasında endemik tür sayısı, 37 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, alandaki kuş türlerinin sayısına ilişkin belirlemeler, 260 ila 302 arasında değişmektedir.

Su kaynaklarının kesilmesine ve sulamadan dönen suların sisteme verilmesine yol açan büyük sulama projesi, alana yönelik en önemli tehdittir. Alan, son yirmi yılda giderek değişmiş ve kurumasa da değişen su rejimi nedeniyle ayırt edici özelliklerini büyük ölçüde yitirmiştir. Tarımdan dönen sular ve Develi İlçesi’nin atıkları, tahliye kanalları yoluyla doğrudan Sultansazlığı’na karışmaktadır. Saz kesimi, geleneksel boyutları aşarak alanın yeniden üretim gücünün üzerine çıkması eğilimini göstermektedir. Saz kesiminde makina kullanılması, bu eğilimi yaygınlaştırmaktadır.

Yanıtlar