Türkiye'de yazılı ve görsel basın arasındaki rekabet sürmektedir. Yazılı basının niteliği gereği taşıdığı önem, televizyon ve radyo gibi yayın araçlarına göre bir dönem sarsıntı geçirmiş, ancak kısa sürede yeniden toparlanma sürecine girmiştir. Ulusal basının önemli bir bölümü, dünyanın en ileri teknolojilerini kullanmaktadır.

Türkiye'de Basın

Türkiye'de yazılı ve görsel basın arasındaki rekabet sürmektedir. Yazılı basının niteliği gereği taşıdığı önem, televizyon ve radyo gibi yayın araçlarına göre bir dönem sarsıntı geçirmiş, ancak kısa sürede yeniden toparlanma sürecine girmiştir. Ulusal basının önemli bir bölümü, dünyanın en ileri teknolojilerini kullanmaktadır. Yapılan araştırmalar, nüfus içerisinde gazete okuyanların %66, düzenli gazete satın alanların ise %22 düzeyinde olduğunu göstermektedir. Genç nüfusta ise günlük gazeteleri internet’ten izleme eğiliminin giderek yoğunlaşmakta olduğu anlaşılmaktadır.

Türkiye genelinde yarısı haftalık olmak üzere 3.450 süreli yayın (gazete, dergi, v.b.) çıkarılmaktadır. Yerel gazetelerin ortalama günlük tirajları da 1.000 ile 15.000 arasında değişmektedir. Yerel basın son yıllarda teknolojik açıdan da kendini yenileme çabasındadır. Değişik konularda yayın yapan dergi sayısında da son yıllarda hızlı bir artış söz konusudur. Nitekim 1990 yılında 20 olan toplam dergi sayısı, 1999 yılında 110'a ulaşmıştır.

Genellikle haftalık ve aylık periyotlarla yayınlanan dergilerin toplam tirajları 2.3 milyon civarındadır. Gündemdeki konulara ilişkin ayrıntılı bilgiler ve ilginç haberler veren haber dergileri, içerik ve biçim açısından da son yıllarda önemli değişimler geçirmişlerdir. Birçoğu baskı ve sunum bakımından çağdaş görünümlü ve ilgi çekici hale gelmiştir. Haber dergilerinin yanında ekonomi dergileri; radyo ve televizyon programları dergileri; otomobil, sanat, edebiyat, kadın, erkek, gençlik ve müzik dergileri de geniş halk kitleleri tarafından sevilerek okunmaktadır. Ayrıca magazin, seyahat, mutfak, dekorasyon, sağlık, bilgisayar ve mizah dergileri de okurların ilgisini çeken dergiler arasındadır. Türkiye özellikle, oldukça eski bir geçmişe sahip mizah dergiciliği alanında, dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır.

Basında Yoğunlaşma ve Finansman. Türkiye’de reklam gelirleri ve satışa dayanan gelir kaynakları konusunda yapılan araştırmalar göstermiştir ki, ülkede yazılı basının ortalama cirosu yılda yalnızca satıştan 250-300 milyon ABD Dolarıdır.. Reklam gelirleri de 230 ile 250 milyon ABD Doları civarındadır. Buna göre yazılı basının toplam cirosu 600 milyon ABD Doları'na yaklaşmaktadır. Basın sektörü yıllık cirolar açısından önemli bir sektördür. Ayrıca, kamuoyu oluşturma yönündeki etkinliğinden ötürü, girişimcilerin ilgisini çeken bir alandır. Dolayısıyla, Türkiye'de yazılı basın önemli bir yoğunlaşma sorunu yaşamaktadır.

Türkiye'de üç önemli basın grubu bulunmaktadır. Bunlardan biri Doğan Medya Grubu'dur. 3 Mayıs 1950'de Ali Naci Karacan tarafından kurulan Milliyet Gazetesi, 1990'lara varıldığında Hürriyet Gazetesi ile birlikte büyük bir yayın grubuna dönüşmüştür. Bilgin Medya Grubu da, bünyesinde barındırdığı gazeteler, dergiler ve diğer ortaklıklarıyla Türk basın dünyasında önemli bir yere sahiptir. İhlas Grubu; gazetesi, ajansı ve televizyonu ile gerek basın gerek diğer etkinlik alanları ile bilinen bir diğer yayın grubudur. Bu yayın gruplarının dışında basında okunma, izlenme ve dinlenme oranı yüksek Uzan Grubu, Akşam Grubu, Doğuş Grubu ve Feza Gazetecilik gibi basın kuruluşları faaliyet göstermektedir.

Radyo ve Televizyon


Türkiye Radyo Televizyon yayıncılığı için, 1 Mayıs 1964 tarihi, bir dönüm noktasıdır. Bu tarihte kurulan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT), çok eskilere dayanan radyo yayıncılığına ve televizyona kamusal ve kurumsal bir kimlik kazandırmıştır. Yayıncılığın devlet tarafından yetkili ve sorumlu bir birime aktarılması bu alandaki gelişmelerin yakından izlenmesi sonucunu doğurmuştur. 1990’lı yıllara gelindiğinde Türkiye’deki gerek nesnel, gerek öznel anlamda özel radyo-televizyon yayıncılığının koşulları ortaya çıkmıştır. Bu dönemde fiili olarak TRT dışında birçok özel radyo ve televizyon istasyonu yayına başlamıştır. 10 Temmuz 1993’te Anayasa’nın 133. maddesinde yapılan değişiklikle özel girişimin önü açılmıştır. Anayasa değişikliğinden sonra yapılan yasal düzenleme ile ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde birçok televizyon ve radyo istasyonu yayın için yasayla kurulan Radyo Televizyon Üst Kurulu’na başvurmuştur. Türkiye, 1990-1998 yılları arasında bu alanda gösterdiği atılımla eşine az rastlanır bir çeşitliliğe ve varsıllığa kavuşmuştur.

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu. 1990’lı yıllarda özel radyo televizyon kuruluşlarının yayın dünyasına girmesiyle, 1964’te kurulan TRT ve sonradan yayına başlayan özel televizyonlarla Türkiye’de ikili bir yapı ortaya çıkmıştır. TRT bu alanda gerek yayın anlayışı, gerekse hukuksal yapısı gereği ayrı bir konumda kalmıştır. 2954 Sayılı TRT Yasası, TRT’nin farklı konumunu belirginleştiren bir belgedir. TRT, anayasal özerkliğe sahip, kamu hizmeti yapan bir yayın kuruluşudur.

Kamu hizmeti anlayışıyla hareket eden TRT’nin, TRT-1, TRT-2, TRT-3, TRT-4, TRT-GAP, TRT-INT, TRT-TÜRK olmak üzere 7 televizyon kanalı bulunmaktadır. Aile Kanalı olma özelliğini taşıyan TRT-1, çeşitli yaş, meslek gruplarına, farklı eğitim ve kültür seviyesindeki izleyicilere haber vermeyi, bilgi aktarmayı, ve onları eğlendirmeyi hedeflemektedir. 24 saat kesintisiz yayın yapan TRT-2 ise haber-bilgi kanalıdır. TRT-3,TRT-GAP’la zaman paylaşımlı olarak yayın yapmakta ve spor yayınları ile sporseverlere de ulaşmaktadır. TRT-GAP, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yaşayan vatandaşlara yönelik yayın yapmaktadır. TRT-4, ulusal eğitim politikasını destekleyen yayın içeriğine sahip bir eğitim kanalıdır. TRT-INT, yurtdışında yaşayan vatandaşlarla Türkiye aralarında köprü görevi yapmaktadır. TRT-TÜRK, Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkaslardaki sesidir. Ayrıca TRT-3, TBMM Genel Kurulu’nun çalışma günlerinde TBMM-TV olarak hizmet vermektedir.

TRT, radyo alanında da, Radyo-1, Radyo-2 (TRT-FM), Radyo-3, Radyo-4 olmak üzere 4 ulusal; FM bandından stereo yayın yapan tek yerel radyo Hatay İl Radyosu (TRT Hatay FM) ve Karadeniz’de Trabzon Radyosu, Doğu Anadolu’da Erzurum Radyosu, Güneydoğu’da GAP-Diyarbakır Radyosu, Mersin’de Çukurova Radyosu ve Akdeniz’de Antalya Radyosu olmak üzere 8 bölgesel ve 1 yerel radyo kanalından yayın yapmaktadır.

Radyo-1, yaşamın her alanında, her konuyu mikrofonlarına taşıyan, dinleyicisiyle bütünleşmiş, 24 saat kesintisiz yayın yapan ulusal radyodur. Radyo-2 (TRT-FM), popüler müzik yayınları, Ankara, İstanbul ve İzmir stüdyolarından dönüşümlü olarak gerçekleştirilen programlarıyla Türkiye’nin en çok dinlenen radyosudur. Radyo-3, klasik batı müziği, hafif müzik, opera, bale müziği ve caz yayınları ile müzik severlere hitap etmektedir. Radyo-4, Türk Sanat Müziği ile Türk Halk Müziği yayını yapmaktadır. Ayrıca dünya çapında 26 dilde yayın yapan Türkiye’nin Sesi Radyosu ve Turizm Radyosu da TRT bünyesinde yayın yapan radyolardır.

Özel Radyo ve Televizyonlar. Ulusal düzeyde yayın yapan 16 özel televizyon kanalı bulunmaktadır. ATV, Kanal D, Show TV, Star TV, NTV, CNN-Türk ve TGRT söz konusu özel kanallar içerisinde izlenme oranları ile öne çıkmaktadırlar. 1990 yılında yurtdışından yayına başlayan ve Türkiye'nin ilk özel televizyon kanalı olan Star1, sonra yönetim değişikliği ile İnterstar, daha sonra da Star adını alarak yayınlarını sürdürmeye başlamıştır. Show TV, 1992 yılında yayına başladığı ilk dö-

nemlerde kısa süreli haber sunumuyla dikkatleri üzerinde toplamıştır. Sabah gazetesi grubunun televizyonu olan ATV, 1993'te yayın hayatına başlamış, Doğan Grubu Kanal D ve İhlas Grubu TGRT ile yine aynı yıl izleyicilerinin karşısına çıkmıştır.

Bunların dışında, müzik kanalları olan "Kral TV", "Number One TV" ve "Best TV", ekonomi kanalı "CNBC-e" ile haber kanalı "NTV", "CNN-Türk" ve “TV-8” özel televizyonlar arasında tematik yayıncılıklarıyla ön plana çıkmaktadırlar. Yazılı basında olduğu gibi görsel medyada da belirgin bir yoğunlaşma gözlenmek-tedir.

Ülkede ayrıca 16’sı ulusal, 15'i bölgesel ve 227’si yerel olmak üzere, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na lisans başvurusu yapan toplam 258 televizyon kuruluşu bulunmaktadır. Ülkede 36 ulusal, 103 bölgesel ve 951 yerel ölçekte yayın yapan toplam 1.090 radyo istasyonu faaliyet göstermektedir.

Yanıtlar