Yer kabuğu kütlesinden kopan veya koparılan, çeşitli işlerde kullanılan katı ve sert madde. Jeoloji ilmine göre yer kabuğu temel iki ana maddeden meydana gelmektedir. Bunlar kütle (taş) ve topraktır. Kütleler değişik yapıya sâhip minerallerden kopan değişik büyüklükteki parçalara da “taş” ismi verilmektedir.

Taş

Yer kabuğu kütlesinden kopan veya koparılan, çeşitli işlerde kullanılan katı ve sert madde. Jeoloji ilmine göre yer kabuğu temel iki ana maddeden meydana gelmektedir. Bunlar kütle (taş) ve topraktır. Kütleler değişik yapıya sahip minerallerden kopan değişik büyüklükteki parçalara da “taş” ismi verilmektedir.

İnsanlar; taşlardan bina, set, köprü, saray, sur, kale, yol yaparak ondan istifade etmişlerdir. Yaşayışlarına ve kurdukları medeniyetlere göre bunlar değişik şekillerde olmuştur. Yapılan kazılardan ortaya çıkarılan eserler bunları göstermektedir.

İlk insan ve ilk peygamber hazret-i Âdem yaratıldığı zaman, dünyada toprağın yanında taş da vardı (Bkz. Âdem aleyhisselam). İlk önce taşı bina yapımında kullanan hazret-i Âdem’dir. Çamur ve taştan ev yapmıştır.

Selçuklu ve Osmanlı zamanında yapılan cami ve medreseler, köprüler, saraylar, kütüphaneler vs. hepsi taşların işlenerek ve yontularak kullanılmasıyla yapıldı. Bu şekilde Türk sanat ve zevkini dünyaya tanıtmışlardır. Edirne’de Selimiye, İstanbul’da Süleymaniye Camileri, Doğubeyazıt’ta İshak Paşa Sarayı gibi eserler bunlardan birkaç tanesidir.

Yeryüzünde taşların kapladığı kütleler (kayalar), tortul, püskürük, metamorfik diye üç kısma ayrılmaktadır:

1. Tortul kütleler: Suların sürüklediği çeşitli maddelerin tortullaşması neticesinde ortaya çıkmıştır. Tebeşir, çakmaktaşı, kumtaşı gibi.

2. Metamorfik kütleler: Aşırı ısı, basınç ve su buharı sebebiyle fiziki özelliğini kaybeden kütlelerdir. Mermerlerle gnays cinsi taşların üretildiği kütleler bu şekilde meydana gelmiştir.

3. Püskürük kütleler: Püskürme sonucu yeryüzüne çıkan lavların aniden soğuması veya lavların yeryüzüne çıkmadan derinlerde kalması ve katılaşmasından meydana gelir. Bunların içinde fosil yoktur. Temizdirler. Aynı zamanda asitler de tesir etmez. Bu şekilde meydana gelen taşlar çok kıymetlidir. Granit, prafil, trakit, bazalt gibi dünyaca ünlü taş ve mermer cinsleri bu şekilde meydana gelmektedir. Bunlardan başka taşın, zümrüt, yahut, pırlanta, elmas, zebercet, firuze vs. cinsleri olduğu gibi seylan, yeşim, akit, jat, gibi işlendikten sonra kıymeti artanları da vardır.

Taş ocağı: Çeşitli yerlerde kullanılmak üzere toprağın üstünden veya altından taş çıkarılan yerlere “taş ocağı” ismi verilmektedir. İlk zamanlar taş ocaklarında insan gücü çok önemliydi. Bugün elektrik gücünden ve bazı patlayıcı maddelerden faydalanılarak taş ocaklarında çalışma kolaylaşmış ve verim artmıştır.

taş

1 . Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde:
"Kireç taşı. Oltu taşı."-
2 . sıfatBu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş.
3 . Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme:
"Ertesi günü kaldırıp Karacaahmet'e gömdüler, bir taş diken olmadı."- M. Ş. Esendal.
4 . Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme:
"Tophane yukarılarında taştan bir binada oturuyordu."- S. F. Abasıyanık.
5 . Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher:
"Bu küpenin taşları o kadar temiz değil."-
6 . Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri.
7 . Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde.
8 . jeolojiBazı kütlelerden kopan veya koparılan parça.
9 . mecazÜstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz, tariz.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
taşa çekmek , taş atmak , taş attın da kolun mu yoruldu? (veya taş atıp kolu yorulmak) , taşa tutmak , taş çatlasa , (birine) taş çıkartmak (veya çıkarmak) , taş düşürmek , taş gibi , taşı gediğine koymak , taşı ölçeyim , taşı sıksa suyunu çıkarır , taş kesilmek , taş kırdırmak , taş koymak , taş sürmek , taş taş üstünde bırakmamak , taş yağar kıyamet koparken , taş yerinde ağırdır

taş

kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden tuz ve oksitlerinden alan sert ve katı madde; mücevherlerde kullanılan yüksek değerli taş. kimi yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış gereç; dama, domino gibi oyunlarda kullanılan metal, kemik ya da tahta parçalardan her biri. yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme; kimi organların içinde, özellikle sidikkesesi vb.'de oluşan, türlü biçim ve oylumdaki katı madde.

taş

Türkçe taş kelimesinin İngilizce karşılığı.
[TAS] n. bowl, vessel adj. stone, lapidary n. stone, rock, flint, concretion, gem; gravel, small stones and pebbles; jeer, jibe, gibe; allusion, innuendo

taş

Türkçe taş kelimesinin Fransızca karşılığı.
pierre [la]; (dama) pion [le]

taş

Türkçe taş kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Figur, Hieb, Stein

Yanıtlar