Ülke topraklarının ölçülerek kadastral topografik haritalarının düzenlenmesi ve iyeliklerin saptanması sonucunda

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü



Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün amblemi
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün amblemi
Ülke topraklarının ölçülerek kadastral topografik haritalarının düzenlenmesi ve iyeliklerin saptanması sonucunda devletin sorumluluğu altında düzenli tapu sicillerin tutulması gerçek ve tüzel kişilerin taşınmaz mallarla ilgili her türlü istemlerin süratle karşılanarak kalkınma planlarına uygun alt yapının kurulması amacını gütmektedir. FIG (Uluslararası Haritacılar Birliği) in tanımına göre Kadastro "Kadastro örgütü tarafından yürütülen kütüklerden ve büyük ölçekli haritalardan oluşan, idari birimlere göre bölümlenmiş, bütün taşınmaz malları (parselleri) hukukun, kamu yönetiminin, ekonominin, istatistiğin ve bilimin gerek duyduğu biçimde gösteren ve tanımlayan bir kamu hizmetidir. Batı Almanya'da (Frankfurt) bir meslek kuruluşu olan "İnstitut für Angewandte Geodaesie" kadastronun ödevlerini şu şekilde tanımlamaktadır; "Taşınmazmallar kadastrosu parsellerin, parseller üzerindeki hakların tanımlanması ve taşınmazmal değerlendirilmesi için gerekli olan verilerin kolleksiyonudur. O öncelikle arazi vergisinin takdiri için bir altlık olduğu gibi tapu kütüklerinde taşınmazmal eşiti hakların (ayni hakların) ve arazi kullanış biçimlerinin tanımlanması için gerekli veriler ve resmi arazi sınırlandırma sonuçlarının kadastroya aktarılması, kadastro belgelerinde gösterilmesi gerekir. Genellikle bunlar dışında, arazi örtüsü toprakaltı yapıları, yapıların kat sayıları, yararlanma biçimleri ve yükseklik verilerini kapsayan, planlama amaçları için ve toprak kullanma önlemleri için gerekli olan verilerin kadastroca saptanması amaçlanır".

Fransa Napolyon Kadastrosu denilen işlemleri 1808-1850 de ve Almanya 1826-1833 de yapmış, İsviçre ise bu çalışmalara 1800 de başlamıştır. Osmanlı devletinde ilk kadastro çalışmalarının Orhan Gazi'nin kardeşi Alaattin'in vezirliği sırasında yapıldığı sanılmaktadır. Bursa kadısı olan Çandarlı Kara Halil Hayrettin ile görüşülüp anlaştıktan sonra yasalar çıkarılmış, halk ve devlet işleri idare ve askerlik işleri düzenlenmeye başlanmıştır. Tarım arazilerinin sayımı yapılarak buna göre vergi alınmıştır. Osmanlı devletinde yapılan arazi yazımı sonucu düzenlenen ve günümüze kadar ulaşan ilk kayıtlar 1535 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından başlatılan ve 100 yıl süren bir çalışma sonucu düzenlenen 2320 cilt defterdir.

1263 (1847) yılında Defter Eminliği adıyla temeli atılan bu kuruluş 1277(1861) de "Defteri Hakani Nezareti" ismini almış ve zamanla değişerek bu günkü duruma gelmiştir. 1847 yılında Tapu teşkilatının kurulması ile senetsiz ve kayıtsız tapu işlemlerine son vermek ve memleketin bütün taşınmaz mallarının tapuya kayıtlarının yapılması amacı ile çalışmalar başarılı olamamıştır. 1871 yıılında Defteri Hakanı nazırı olan Kani Paşanın başlattığı 1872 yoklaması ile sancaklarda defteri hakani memurları, kazalarda tapu katipleri, bölgeleri dahilinde bulunan köyleri muhtar ve bilirkişilerle birer birer gezerek arazilerin yazılımını sağlamakla görevlendirilmişlerdir. Bu uygulama ile her sancak ve kaza defteri hakani memuru yılda 3 ay gezerek deftere kaydedilmemiş ve senetsiz tasarruf edilen emlak ve arazileri saptamak, bunların mevkii, mahalle ve köy itibarı ile defterlerini düzenlemek ve defterlerin birer örneğini defterhaneye göndermekle yükümlü tutulmuşlardır. Ancak sınır anlaşmazlıkları bu yöntemle çözülememiş, plana bağlı mülkiyet ve taşınmaz malların gelir ve kıymetinin tesbitine esas bir kadastro için Defteri Hakanı nazırı Mahmut Esad(1857-1917) zamanında 1912 tarihli "Emvali gayrımenkullerin tahdit ve takriri" (Taşınmaz malların sınırlanması ve kaydı=kadastro) bir yasa çıkarılmıştır. Bu yasa ile Osmanlı Devleti sınırları içerisindeki bütün taşınmaz malların bilinen özel durumları ile plana bağlı olarak mülkiyetlerinin tesbiti gelir ve kıymetlerinin tayin edilmesi amaçlanmıştır. Konya ilinin Çumra ilçesinde bu çalışmalara başlanmış, Birinci Dünya Savaşı nedeni ile bu çalışmalara ara verilmiştir.

Cumhuriyet döneminde ilk kadastral çalışmalar 1924 de 474 sayılı yasa ile başlamış, bu yasa ile Artvin, Kars illeri ile Ardahan, Kulp ilçeleri ve Hopa'nın Kemalpaşa nahiyesinde bulunan taşınmaz mal mülkiyetinin saptanması, gelir ve değerlerinin belirlenmesi ve geometrik konumunun ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmalar bir Tahrir Heyeti tarafından yürütülmüştür.

1925 yılında çıkarılan 658 sayılı yasa ile Tapu ve Kadastro Genel müdürlüğü bünyesinde bir kadastro teşkilatı kurularak genel bir kadastro yazılımı öngörülmüştür. Bu yasaya göre taşınmaz malların, mülkiyet ve sınırlarının belirlenmesi, konum ve ekonomik durumlarına göre sınıflarının tesbit edilmesi amaçlanmıştır. Bu yasa uyarınca İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Konya gibi büyük illerde kadastro çalışmaları yapılmıştır.

Türk medeni yasasının öngördüğü sicilleri tutmak amacı ile 1934 yılında 2613 sayılı kadastro ve tapu tahriri yasası ve 1935 yılında yönetmeliği çıkarılmış ve bu yasa şehirlere öncelik verilerek 16 yıl uygulanmıştır. Bu süre içinde Türk medeni yasasının öngördüğü nitelikte tapu sicilinin oluşturulamadığının görülmesi, ayrıca İkinci Dünya Savaşı sonrası ülke kalkınmasında tarıma öncelik verilmesi, köylerde hızlı bir arazi yazımı yapabilmek amaç ve düşüncesi ile 1950 yılında 5602 sayılı Tapulama Yasası yürürlüğe konulmuştur. İki ayrı yasa ile yapılan kadastronun belediye sınırları içerisinde olanlara Şehir Kadastrosu, dışındakilere ise Arazi Kadastrosu adı verilmiştir.

1955 de kadastro ölçmelerinde fotogrametrik yöntem uygulamağa başlamıştır. Kadastro çalışmalarında 2613 ve 766 sayılı iki ayrı yasa uygulanmanın sakıncaları için 1987 de 3402 sayılı kadastro yasası çıkarılmıştır. Böylece farklı uygulamalara son verilmiştir. Ancak 6831 sayılı yasa ile Orman kadastro yasası paralel bir çalışma yapmaktadır. Kadastro hizmetleri, 1950 den 1984 e kadar belediye sınırları içerisinde 2613 sayılı kanuna göre kadastro müdürlükleri, Belediye sınırları dışında ise 5602 ve 766 sayılı yasalara göre Bölge Tapu müdürlükleri tarafından yürütülmüştür 124). 1984 yılında 3045 sayılı yasa ile yeni bir düzenleme getirilerek kadastro örgütü; merkezde kadastro dairesi başkanlığı, taşra birimleri olarak ise kadastro müdürlükleri ve kadastro şeflikleri olarak birleştirilmiştir. Buna bağlı olarak 2613 sayılı Tapu Tahriri yasası ile 766 sayılı Tapulama yasası tek bir metin haline getirilerek 3402 sayılı Kadastro yasası 1987 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Haritası yapılacak alan olarak 225 000 km2, köy kadastrosu yapılacak alan 280 000 km2, şehir kadastrosu yapılacak ve yenilenecek parsel sayısı 3 100 000 adet olarak belirlenmiştir. Bu güne kadar ülkenin kadastrosu şehirlerde 1983 de % 54 ve 1993 de % 91 i ve köylerde 1983 de % 49 ve 1993 de % 61 i bitmiş olup geriye kalan kısmın ivedilikle tamamlanması amaçlanmıştır.

1962 yılında havai nirengi şubesi kurularak 1963 de hava triyangülasyon yöntemi ile Konya-Ilgın bölgesinde nokta sıklaştırma yapıldı. 1965 de TKGFM de IBM 1620-1 sistemi ile EBİM (Elektronik Bilgi İşlem Müdürlüğü) kuruldu. Bu makina ile ağ dengelemesi (max. 12 koşul) 1 saat 45 dakikada, kolon dönüşümü 4 dakikada, kolon dengelemesi 10 dakika, koordinatlardan alan hesabı 6 dakikada, karışık kestirme 1 dakikada, 1:5000 ölçekli pafta köşe değerleri 36 saatte yapılabiliyordu. Bu sisteme ait model 1622 kart okuyucu ve delicisi dakikada 500 kart okuyor veya 250 kart deliyordu. Bilgi işlem ilk defa Türkiye'de Ziraat Bankası tarafından (Ünit Record System) kullanılmış olup 1968 de tüm Türkiyede 88 elektronik bilgi işlem makinaları vardı. Son olarak TKGM de IBM 9375 merkez hesaplama ünitesi yanında 120 adet bilgisayar mevcuttur. Halen 15 bölge müdürlüğü, 992 tapu sicil müdürlüğü, 312 kadastro müdürlüğü, 166 kadastro şefliğinde çalışan toplam 18750 kadrolu personeli bulunmaktadır. 1986 da otomasyon işlemine başlanmıştır.

1990 da ülkenin tamamını kapsayan ülke temel ağı sisteminde yeteri sıklıkta 3. derece bir yüzey ağı oluşturmak projesi başlatılmıştır. Bu tarihte bu kurumda 445 Dr.Müh., Y.Müh. ve mühendis, 300 tekniker ve 3721 teknisyen olup alet olarak 202 nivo, 373 teodolit, 1356 takeometre, 27 elektronik uzunluk ölçer, 300 elektronik takeometre (total station), 11 otomatik çizim sistemi, 5 sayısallaştırıcı, 2 uçak, 4 resim çekme kamerası, 20 adet 1. sınıf analog kıymetlendirme aleti, 1 analitik değerlendirme aleti, 3 otomatik çizim masası mevcuttur.

26 Mayıs 1994 yılında 1847 yılında kurulduğu kabul edilen Kadastronun 148. kuruluş yılı kutlandı.

7 Haziran 1994 de çıkarılan yeni tapu sicil tüzüğü ile bilgisayar ortamında kayıt tutma olanağı doğmuştur.

Bu kurumda genel müdürler aşağıdaki sırada görev almışlardır

  • Ziya AKİF (1925-1926)
  • SELAHATTİN (1926-1927)
  • Mustafa Atıf BAYINDIR (1927-1931)
  • Mehmet Cemal ARUN (1931-1939)
  • Halit Ziya TÜRKKAN (1939-1945)
  • Mümtaz TARHAN (1946-1951)
  • M.İzzet BELTAN (1952-1958)
  • Fuat ADALI (1958-1959)
  • Enis KANSU (1959-1960)
  • M.İzzet BELTAN (1960-1967)
  • Galip ESMER (1967-1978)
  • Halim ÇORBALI (1978-1991)
  • Yüksel AKIN (1991- 1997)
  • Talat ERDOĞAN (1997-2002)
  • Mehmet Zeki ADLI(2002-?)

Alt Konular:

* TARBİS



Kaynak:Prof. Dr. Muzaffer ŞERBETÇİ Bağlantı: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Web Sitesi Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Web Sitesi
babamdan kalan arazileri bir başka kişiye devretmeden doğrudan gelir destekleme yardımı alabilir miyim?

Yanıtlar