Uçhisar, Nevşehir

Kısaca: Uçhisar, Nevşehir ilinin merkez ilçesine bağlı bir belde. ...devamı ☟

Uçhisar, Nevşehir ilinin merkez ilçesi bağlı bir belde. Tarihçe[1] Uçhisar Nevşehir in 6 Km. doğusunda peri bacalarının başlangıcında 40m. yüksekliğinde devasa büyük kaya kütlesi etrafında, ne zaman yerleşime başlanıldığı bilinmeyen, tarihin, kar, yağmur ve rüzgarın birlikte özenerek nakışladığı dünyada eşi ve benzeri olmayan turistik bir kasabadır. Göreme yöresi ve Kızılırmak vadisinin en yüksek yerinde olması itibariyle de bölgenin seyirlik terasıdır. Güneşin doğuşu, görülmeye değer günbatımı en iyi Uçhisar kalesinden izlenir. Yıldızlar buraya elle tutacak kadar yakındır. Mehtaplı yaz gecelerinde puhu ve ıssık kuşlarının sesiyle yankı yapan peri bacalarının sülietleriyle bir tabiat harikasıdır. Tıgraz,Çavuş ve Ağanın Kale üçlüsünden UÇHİSAR, beylikler döneminde, Karamanoğulları ve Selçukluların doğu sınırı, Kadıburhanettin beyliğinin batı sınırı oluşundan UÇHİSAR ismini almıştır. En eski yerleşim merkezi olmasına rağmen bu ad hiç değişmemiştir. Yöre ağzı ile UCASAR olarak söylenir. 1190-1253 yılları arasında yaşamış olan Hacı Bektaş-ı Velinin hayatını anlatan Vilayatname isimli eserde, Hünkarın Horasan dan gelip Sulucakarahöyük (Hacıbektaş)a giderken Sinasos (Mustafapaşa)a uğradığı,UCASAR da kaldığı ve oradan Açıksaray (Gülşehir)a gittiği yazmaktadır. Putperes Roma İmparatorluğunun baskısından kaçan Hıristiyanlar savunmaya ve gizlenmeye elverişli olan Kapadokya bölgesinde kimilerinin yer altı şehirlerinde yaşadığı gibi yüzlerce insanda UÇHİSAR Kalesini çok katlı bir apartman gibi barınak ve sığınak olarak kullanmışlardır. Hatta Kale, çevresindeki yer altı şehirlerine gözetleme kulesi olmuştur. Kalede mezarlar, su sarnıçları, (Çevresi 160 cm) küre şeklinde granit taşlar vardır. Bu taşlar savaşlar sırasında kaleye çıkmak isteyenlere karşı kullanılmış, uzun süren kuşatmalarda su ve benzeri ihtiyaçlar için kale karankemer deresine bir tünelle bağlanmıştır. Bu tünelin bazı kısımları göçme ve erozyon sonucu kaybolmuştur. Kaleden Göremeye baktığımızda sıra sıra dere ve vadiler göze çarpar. Bu dereler çeşitli renkte küf kayaların erozyonla oyulması sonucu meydana gelmiştir. Vasil deresi sarı renktedir. Söğütlü deresi yeşil ve sarı arası her renk hakimdir. Derebağ ve pancarlık tarafı krem renginde kayalardır. Uçhisar kalesinin odalar, geçitler ve ambarlar gibi oyulması ve delik deşik edilmesinden zamanla kopmalar ve kaya düşmeleri neticesinde orada yaşayan insanlar kale eteklerine inmişlerdir. Yukarı Mahalle, aşağı mahalle, Mektep önü, Sarı Uşağı Han Mahallesi, Tekeli Mahallesi, Yazı mahallesi, Kesekbaşı adlarında mahalleler oluşturmuşlardır. Yerleşim yerlerinin külünk ile kolayca oyulan ve hava ile temasında sertleşen Tüf kayadan olması işi kolaylaştırmıştır. Zemine oyulan kış evi, ahır, ahır odası, yaz evi gibi meskenler yaz-kış (+ 1)olup, bunların içerisi yazın serin, kışın ılıktır. Buralarda yazın terlemek kışın üşümek diye bir şey yoktur. Kaya oluşundan yıkılma tehlikesiyle ahşap kullanılmadığından yangın korkusu yoktur. Rutubetsiz oluşundan hava kurudur. Yaşayanlar hasta olmaz. Kış evinin ortasında bir tandır bulunur. Tandırda gazel ve gılamada (çubuk) yakılır. Tandırda çömlekle pişirilen yöresel yemeklerin lezzetine doyum olmaz. Cumhuriyet döneminde Kale yakınında evlerin mağara ev olması sebebiyle afet bölgesi olarak boşaltılmıştır. Büyük Mezarlık (18.000 m2), Küçük Mezarlık (10.500 m2) Şehir yolu mezarlığı (28.400 m2) olmak üzere Toplam (56.900 m2) dir. Bir zamanlar etrafı halkın yaptığı duvarla çevrili sarıklı külahlı veya sade taşlardan yapılı mezarlıklara hayvan giremezdi. Mezar yakınında gelişi güzel oturulmaz, mezarlığa giderken temiz olunur, abdest alınır ve kurandan ayetler okunurdu. Ölüye çok saygı gösterilir, bayram ve özel günlerde ziyaret edilir, asla ayak ve baş tarafına konulan iki taş arasına basılmazdı. Dinimiz gereği süslü gösterişli halk arasında mali durum ayrılığını, sınıf farkını gösterecek nitelikte mezar yapma geleneği yoktu. Şimdi burada tek katlı bahçeli evler yapıldı. Uçhisar Kapadokya Krallığında olduğu gibi Selçuklular zamanında da uç beyliği idi. Beylik yıllarında yerleşim merkezine beş adet mahalle çeşmesi, iki adet çamaşır yıkama yeri (asbap pınarı) yapılmıştır. Buraların suyu 3 km. uzaktaki gemil dağına savak eşilerek ve içine (künk boru) döşenerek getirilmiştir. Savak içerisin künklerle gelen suyun Kot tazyikini önlemek ve olası kum taneciklerinin çökertilmesi için aralıklarla küçük havuzlar yapılmıştır. Suyun dinlendirilmesiyle temizliği sağlanmıştır. Uçhisarda halen suları bu yolla gelen ve Selçuklulardan kalma üç adet mahalle çeşmesi kalmıştır. Yıldırım Bayazıtın 1398 de Uçhisara gelmesiyle yöre Osmanlı toprağına katılmıştır. Osmanlı imparatorluğunda 1530 yılında yapılan ilk nüfus sayımında 2663 nüfus vardı. 1584 yılında Niğde Livası Aksaray Sancağının Nahiye merkezi olan Uçhisara şu anda İl,İlçe ve Kasaba olan bazılarının da yok olduğu 34 köy 19 mezra bağlı idi. Damat İbrahim Paşanın doğduğu Muşkara köyünün İmar edip Nevşehir adıyla Kaza merkezi yapmasıyla Uçhisarın merkezi ve idari etkinliği azalıp Nevşehire bağlandı. 1930 yılında belediyelik oldu KRONOLOJİ M.Ö. 1650-1460 Hititler M.Ö. 680-610 Asur Egemenliği M.Ö. 550-332 Persler M.Ö. 332- M.S.17 Kapadokya Krallığı M.S. 17- M.S. 395 Bizans Egemenliği 1365 Karamanoğlu Alaaddin’in Nevşehir’i alması 1398 Yıldırım Bayezid 1402 Timur’un Nevşehir ve yöresini Karamanoğullarına geri vermesi 1466 Osmanlılara Katılma 1867 Nevşehir livasının kaza yapılarak Niğde’ye bağlanması Coğrafya http://www.uchisar.bel.tr/ Uçhisar volkanik bir tüf platosu üzerinde yer alan tepe ve vadilerden oluşmaktadır. Nevşehir il sınırları içinde yer alan dağlardan Oylu Dağı (1642 m.), Akdere Dağı (1543 m.), Kermil (Gemil) Dağı (1486 m.), Kepez Dağı Uçhisar’dan görülmektedir. Bu dağların tepelerinde bulunan oyuklarda eski dönemlerde yaşam sürüldüğünü gösteren izler bulunmaktadır. Nevşehir ili, İç Anadolu’da Erciyes, Melendiz ve Hasan Dağları gibi eski volkanların kül ve lavlarının birikmesiyle oluşmuş çok geniş bir plato üzerinde yer almaktadır. Uçhisar’da bu coğrafi şekillenme vadilerle ve peribacalarıyla zenginleşmektedir. Beldede Kermil (Gemil), Güvercinlik, Karankemer ve Bağlıdere olmak üzere dört adet vadi bulunmaktadır. Uçhisar’ın jeolojik oluşumunu Kapadokya’nın jeolojik oluşumundan ayırmak mümkün değildir. Günümüzden 25 milyon yıl önce Neojen dönemde, magmanın basıncına dayanamayan yerkabuğunun yer yer çatlamasıyla, Anadolu’nun orta yerinde Erciyes (3917 m.), Hasan Dağı (3268 m.), Melendiz (2963 m.) gibi volkan bacaları oluştu. Erciyes ve komşularının etkinlikleri dünyanın ilginç görünümlerinden biri olan Kapadokya’yı yarattı. Günümüzde bölgede görülen yeryüzü biçimlerinin hepsi bu volkanların eseridir. Yörenin coğrafi yapısının mimarları bu volkanlardır. Volkanların püskürttüğü katı ve akıcı maddeler, farklı renklerde, farklı sertlikte bir örtüyle o günkü topoğrafyanın elverişli yerlerinde ve özellikle sığ göllerinde, yatay tabakalar halinde tüm yöreyi kapladı. Çok geçmeden bu yapı rüzgar ve yağmurun da etkisiyle aşınmaya başladı. Peribacaları böyle oluştu. Uçhisar’da bulunan ve Kapadokya’nın zirvesi olan Uçhisar Kalesi de bu oluşuma en güzel örneklerden biridir. Konumu ve yüksekliği bakımından yamaçların ve peribacalarının başlama noktası, dayanak noktası ve zirve noktasıdır İKLİM İç Anadolu iklim kuşağında olan Kapadokya ve Uçhisar’da kara iklimi egemendir. Kışların soğuk ve sert, yazların sıcak ve kurak geçtiği Uçhisar’da ilkbahar ve sonbahar yağışlı geçer. Havzada kuzeyli rüzgarlar hakimdir. Kuzey-batıdan esen karayel ve kuzey-doğudan esen poyraz en yüksek esme sayısına sahiptir. Güneyli rüzgarlar ise (kıble ve lodos) en büyük esme şiddetini gösterirler. ULAŞIM Uçhisar Nevşehir şehir merkezine 7 km. uzaklıktadır. İl merkezinin doğusunda, Ürgüp’ün 12 km. batısında ve Avanos’un 10 km. güneyindedir. Uçhisar karayoluyla batıdaki Aksaray’a, doğudaki Kayseri’ye ve güneydeki Niğde’ye 80 km. mesafede olup, büyük Kapadokya üçgeninin tam merkezindedir. Uçhisar’ın büyük merkezlere mesafesi şöyledir; Ankara’ya 280 km., Konya’ya 220 km., Mersin’e 260 km., İstanbul’a 670 km., İzmir’e 750 km. dir. Kayseri Erciyes Hava Alanı’ndan Kayseri’den İstanbul’a her gün tarifeli uçuş seferleri vardır. Haftanın belli günlerinde Kayseri-İzmir karşılıklı uçak seferleri de vardır. Nevşehir Kapadokya Havaalanı da hizmete açıktır ve tarifeli seferler bulunmaktadır Nüfus Ekonomi Bölgede başlıca geçim kaynağı tarımdır. Son 25 yıldır turizm de birçok kişi için geçim kaynağı olmuştur. Dış bağlantılar * UCHİSARLILAR DERNEĞİ * YerelNET * Uçhisar Belediyesi * Panoramik görüntü

Kaynaklar

Vikipedi

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.