Vakıflar Yasası ya da Azınlık Vakıfları Yasası, 1936 yılında Türkiye`de azınlık vakıflarının mülk edinmelerine engelleme getirmesi ile bilinen yasadır.

Vakıflar yasası

Vakıflar Yasası ya da Azınlık Vakıfları Yasası, 1936 yılında Türkiye`de azınlık vakıflarının mülk edinmelerine engelleme getirmesi ile bilinen yasadır.

Yasa, vakıfların yönetimi, faaliyetleri ve denetimine, yurt içi ve yurt dışındaki vakıf taşınır ve taşınmaz eski eserlerin tescili, muhafazası, onarımı ve yaşatılmasına, vakıf varlıklarının ekonomik şekilde işletilmesi ve değerlendirilmesinin sağlanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi; Vakıflar Genel Müdürlüğünün kuruluşu ile Genel Müdürlüğün teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarının düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün onayladığı 5737 sayılı "Vakıflar Kanunu", 27 Şubat 2008 tarihinde Resmi Gazete`de yayımlanarak son hali ile yürürlüğe girdi. Yeni durumda, yabancılar Türkiye`de mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilecekler ve Vakıflar Genel Müdürlüğü`ne beyanda bulunmak şartıyla şube ve temsilcilik açabilecekler.

Vakıflara sağlanan haklar

  • İzin almadan mal edinebilme, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilme.
  • Mülhak, cemaat, esnaf ve yeni vakıflara başlangıçta özgülenen mal ve hakları, vakıf yönetiminin başvurusu üzerine, haklı kılan sebepler varsa denetim makamının görüşü alınarak mahkeme kararıyla, sonradan edindikleri mal ve hakları ise bağımsız ekspertiz kuruluşlarınca düzenlenecek rapora dayalı olarak vakıf yetkili organları kanalıyla daha yararlı olanlarıyla değiştirebilme ve paraya çevrilebilme.
  • Cemaat vakıflarına ait, kısmen veya tamamen hayrat olarak kullanılmayan taşınmazları, vakıf yönetiminin talebi durumunda Meclis kararıyla aynı cemaate ait başka bir vakfa tahsis edilebilme veya vakıf akarına dönüştürülebilme.


Yasa üzerine tartışmalar

Olumlu görüşler

  • Azınlıkların Türkiye`den büyük talepleri olmayacağı, çünkü 1936 yılında devletin, ülkede yaşayan azınlıklar (Rum, Ermeni, Yahudi vs...) tarafından kurulmuş vakıflara bir çağrıda bulunarak, sahip oldukları tüm taşınmazları beyan etmelerini istendiği halde -vakıfların istedikleri taşınmazı edinme hakları olduğu halde- 1974 yılına kadar hiç talep gelmediği görüşü.<sup> kaynak</sup>


Olumsuz görüşler

  • Azınlıkların eski malları üzerinde hak iddia edecekler.
  • Vakıflar konusunun Lozan ile belirlenmiş bir madde olduğu ve Lozan`ın da anayasanın temelini oluşturduğu görüşünü savunanlar. <sup> kaynak</sup>
  • Mütekabiliyet esasında Türkiye`nin ekonomik gücü nedeniyle, diğer ülkelerde yabancılar kadar taşınmaz edineme gibi nedenlerle zararlı çıkacaktır.
  • Azınlıklara ait dini vakıfların Lozan ile el konulan bütün mal varlıkları kendilerine iade edilecektir.
  • Azınlık vakıfları, içerde ve dışarıda şube açabilecek, üye kaydedecek, dışardan fon aktarabilecek ve sınırsız mal edinebileceklerdir.
  • Beyanda bulunma koşuluyla ülkenin her yerinde şube açabilecek ve bağış toplayabilecek.
  • Yasada siyasete engel bir madde olmadığı için, yurt genelinde açılacak şubelerde siyaset yapılabileceklerdir.
  • Vakıflar, dernek statüsünde olmadığı için hiç bir zaman üye kaydedemezler. Vakıf senedi ile kurulur ve idare edilir. Bunun başka modeli yoktur. Ama yasa ile dernek ve benzeri vakıflar üye kaydedebileceklerdir.
  • Fener patrikhanesi, bugüne kadar çok tartışılan “Ekümen” olma haklarını elde edecek yani bir bakıma kendi başına bir devlet olacaktır. kaynak


İlgili bağlantılar



hukuk-taslak

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar