Yokluğa karşıt olarak var olan şey. Oluşa karşıt bir şey olarak, değişmeden aynı kalan gerçeklik. Boşluğa karşıt bir şey olarak, mekanda bir yer işgal eden kalıcı gerçeklik.

Varlık

Yokluğa karşıt olarak var olan şey. Oluşa karşıt bir şey olarak, değişmeden aynı kalan gerçeklik. Boşluğa karşıt bir şey olarak, mekanda bir yer işgal eden kalıcı gerçeklik.

varlık

(Türkçe) - Yaşam, hayat. Var olan herşey. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

varlık

1 . Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşışu:
"Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır."- O. V. Kanık.
2 . Var olan her şey:
"Canlı varlıklar."-
3 . Para, mal, mülk, zenginlik:
"Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar."- Anayasa.
4 . Önemli, yararlı, değerli şey.
5 . İyi yaşayacak kadar geliri yolunda olma durumu, variyet.
6 . Ömür, hayat:
"Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben."- A. K. Tecer.
7 . felsefeKalıcı olan, gelip geçici olmayan şey.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
varlığa darlık olmaz , varlık göstermek , varlık içinde yaşamak , varlıkta darlık çekmek

varlık

var olma durumu, var oluş, mevcudiyet; önemli, yararlı, değerli şey. var olan her şey; yaşam, hayat. para, mal, mülk, zenginlik; oluş ve yok oluşun karşıtı olarak, kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey.

varlık

Türkçe varlık kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Varlık] n. asset, circumstances, being, havings, circumstance, possessions, creature, critter, entity, estate, existence, means, possession, presence, property, stock, subsistence, wealth

varlık

Türkçe varlık kelimesinin Fransızca karşılığı.
être [le], avoir [le], entité [la], existence [la], fortune [la], richesse [la]

varlık

Türkçe varlık kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Beisein, Bestand, Dasein, Existenz, Ich, Wesen

Yanıtlar