Vezirköprü

Tarihi:

Vezirköprü'nün tarihi Hititlere (M.Ö. 2000 - M.Ö. 700) kadar uzanmaktadır. İlk şehir Hititler tarafından şimdiki ilçe merkezinin 2,5 km. kadar uzağına kurulmuştur. Bu Vezirköprünün ilk kuruluşudur.

M.Ö. 1200 yıllarında bu yöre Frigya hakimiyeti ve Paflagonya idaresine girmiştir. Daha sonra burası Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir.

Frigyalıların akınları ile yıkılan şehri ikinci kez Bizanslılar kurmuştur. O zamanda ki adı Fezimon yahut Teakliodiopolisdir. İlçede Bizans

Vezirköprü

Tarihi:


Vezirköprü'nün tarihi Hititlere (M.Ö. 2000 - M.Ö. 700) kadar uzanmaktadır. İlk şehir Hititler tarafından şimdiki ilçe merkezinin 2,5 km. kadar uzağına kurulmuştur. Bu Vezirköprünün ilk kuruluşudur.

M.Ö. 1200 yıllarında bu yöre Frigya hakimiyeti ve Paflagonya idaresine girmiştir. Daha sonra burası Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir.

Frigyalıların akınları ile yıkılan şehri ikinci kez Bizanslılar kurmuştur. O zamanda ki adı Fezimon yahut Teakliodiopolisdir. İlçede Bizanslılar döneminden kalma sütün ve sutün başlıkları bulunmuştur. O dönemde çevredeki en zengin kent olduğu bu gün görülen büyük bina harabelerinden anlaşılmaktadır.

Selçukluların Bizanslılara yaptığı savaşlarda Vezirköprü tekrar harabeye dönmüştür. Daha sonra Danişmentlilerin eline geçen ilçe Haçlı seferleri nedeniyle inşa edilememiştir. Ancak Sultan Mesut 1160 yılında kasabaya Gadegara adıyla üçüncü kez yeniden kurmuştur.

Vezirköprü 1695 yıllarındaki Celali is - yanları sırasında sık sık baskına uğramış ve kasaba yağmalanıp yıkılmıştır. Bu nedenle insanlar kalelere sığınma ihtiyacı duymuş Taşkale ve Toprakkale olmak üzere iki kale yapılmıştır. Şimdi bu kale yıkıntıları üzerinde kurulan mahalleler aynı adlarla anılmaktadır. Celali isyanlarından sonra Köprülü Mehmet Paşa ilçedeki yıkılmış yapıları tamir ettiriyor ve ayrıca yeni eserler de yaptırıyor. İskelet olarak bu günkü durumu o zamandan kalmadır. İdari bakımdan Sivas Beyler Beyliğine bağlı Amasya mutassarrıflığı içinde olan Vezirköprü; 1925 yılına kadar Amasya'ya bağlı bir ilçe iken 1925 yılında Samsun iline bağlanmıştır. Mehmet Paşa Sedareti zamanında da ilçe VEZİRKÖPRÜSÜ adını almıştır. Bu gün daha kısaltılmış olarak VEZİRKÖPRÜ adı kullanılmaktadır.

Coğrafi Konum:

Vezirköprü Orta Karadeniz bölgesinde, Samsun'un güneybatısında yer alıyor. Doğusunda Havza, batısında Boyabat ve Osmancık, güneyinde Gümüşhacıköy ve Merzifon, kuzeyinde Alaçam ve Bafra ilçeleri ile çevrilidir. İlçe merkezinin denizden yüksekliği 339 m. olup 370 - 400 m. yükseklikteki tepelerle çevrili bir çanak içerisindedir. Batısında en yüksek yeri olan Kunduz Dağları (1783 m), Güneyindeki Kale Tepe (1450 m), güney - batıda Tavşan dağları ile Keltepe Kızılırmak vadisine bakan yamaçlara Ormanlarla kaplıdır.

İlçenin batısında Kunduz yaylası, kuzeyinde Kabalı yaylası, güneybatısında Tavşan Dağı yaylası yeralıyor. En önemli akarsuyu merkezden 15 km. uzaktan geçen Kızılırmaktır.

Sosyo - Ekonomik Yapısı:

İlçenin ekonomisi genelde tarıma dayalı bir ekonomidir. Bunun yanında hayvancılık ve orman ürünleri de önemli yer tutar. Her çeşit tahıl üretimi ile sebze ve meyvecilik gelişmiş durumdadır. Ayrıca; şeker pancarı, tütün, kendir, kenevir, ay çiçeği, susam ve zeyrek tarımı da yapılır.

Vezirköprüde sanayinin fazla geliştiği söylenemez. ORÜS (Orman Ürünleri Sanayi) Entegre Kereste Fabrikası ilçe ekonomisine canlılık kazandırmıştır. Ayrıca un fabrikaları ile zirai aletler imal eden kuruluşlar da vardır. Ayrıca heybecilik, semaver yapımı, ip ve urgan yapımı da ekonomik faaliyetler içinde sayılabilir.

Ulaşım:

İlçenin çevre ile ulaşım karayolu ile sağlanmaktadır. Hergün Vezirköprüden Samsun, Ankara, İstanbul, Bursa'ya otobüs seferleri vardır. Havza ve Durağan'a hergün minibüslerle ulaşmak mümkündür. Samsuna uzaklığı 116 km olan ilçeye Samsun'dan her gün araç bulunur.

Tarihi ve Kültürel Değerleri:

İlçe 1906, 1939 ve 1943 yıllarında önemli depremler geçirmiş olmasına rağmen Selçuklular'dan ve Osmanlılar'dan kalan tarihi eserler ile mimari özelliklerini hala korumaktadır. Bu eserlerden başlıcaları; - Bedesten ve Arasta; İlçe merkezindedir. Köprülü Mehmet Paşanın eşi Ayşe Hatun'un babası Yusuf Ağa tarafından 1660 yılında yaptırılmıştır. - Çifte Hamam; 1660 yılında Köprülü Mehmet Paşanın eşi Ayşe Hatun tarafından yaptırılmıştır. Bedestene bitişiktir. - Kale Hamamı; Yine Ayşe Hatun tarafından 1659 yılında kale camisine bitişik olarak yaptırılmıştır. Mehmet Paşa mahallesindedir. Hala kullanılmaktadır. - Kale Camii (Taşkale Camii); Bu camide kale hamamıyla birlikte yaptırılmıştır. - Şifa Hamamı; Köprülü Mehmet Paşa'nın ailesi için özel olarak yaptırıldığı söylenmektedir. Soyunmalık, soğukluk ve sıcaklık olmak üzere klasik tarzda üç bölümlüdür. Halen çalışmaktadır. - Fazlı Ahmet Paşa Medresesi (Taş Medrese); İlçe merkezindedir. 1661 yılında Fazıl Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çatısı kurşunla kaplı iken Rus seferi sırasında kurşunları alınıp, kiremit kaplanmıştır. 1943 depreminde etkilendiyse de restore edilmiştir.

1964 yılına kadar çeşitli amaçlarla kullanılan medrese bu tarihten sonra halk kütüphanesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yörenin basılı materyal bakımından en zengin kütüphanesidir. Kütüphane 378 Arapça, Farsça el yazması, 509 eski harfli arapça, farsça, türkçe karışımı basma kitap, 13649 yeni harfli Türkçe kitap bulunmaktadır. - Tacettin Paşa (Kurşunlu) Camii; 1494'te yapılmış olan cami, 1943 depreminde tamamen yıkılmış olup, beş kubbeli son cemaat yeri ile iki kubbeli ana mekandan oluşan özgün yapı sonradan düz çatı ile örtülmüştür. - Saat Kulesi; 1906 yılında Sivas valisi Reşat Akif Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1943 depreminde büyük hasar görmüştür, fakat aslına uygun olarak tekrar restore edilmiştir. Dört taraflı saatleri çalışır durumdadır. - Ganioğlu Çeşmesi; Geç Osmanlı döneminde yapıldığı bilinmektedir. - Kurşunlu Cami Çeşmesi; Kurşunlu Camisi avlusundadır. Bu çeşmede geç Osmanlı döneminde yaptırılmıştır. - Namazgah Çeşmesi; Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1906 depreminde sadece mimber ve mihrap kısmı ayakta kalan caminin yerine 1915 yılında yeni bir cami yaptırılmıştır. - Taş Han; Geç Osmanlı döneminde iki katlı olarak, dolgu taştan yapılmıştır. - Yukarı Nalbant Camii; 1162'de yapılmıştır. Minaresi aliminyum kaplıdır. - Şehit Müftü Türbesi; Üzerindeki kitabede 1214 yılında yapıldığı yazılmaktadır. - Kibar Ali Evi'de sivil mimari örneği olarak belirlenmiştir. Bu ev bağdadi tarzda iki katlıdır.

Gezi ve Mesire Yerleri:

İlçedeki zengin orman örtüsü, çeşitli orman içi dinlenme yerlerinin düzenlenmesine olanak sağlamıştır.

İlçe merkezindeki Osmanlı İşletmesine ait çamlık, halkın rağbet ettiği alanlardandır. Vezirköprü'ye 52 km. mesafedeki Kunduz Ormanları; ilçenin güneydoğu ve kuzey batı yönlerinde bulunan Bağ aralığı; Kaylar bağları ve Altınkaya Baraj gölü ile göletleri çevresi mesire yerleri olarak ideal alanlardır.

Yemekleri:

İlçenin kendine has yemeklerinden en ünlüsü, genellikle düğünlerde pişirilen keşkektir. Keşkek üzerine etli ve nohutlu yahni dökülerek yenir. İlçede katık (süzme yoğurt) la yapılan yemeklerde meşhurdur. Bunlar; katık böreği, mecik, katıklı ekmek, katık sündürme vb. dir. Ayrıca; tandır kebabı, orman kebabı, kuzu çevirmesi ve çeşitli hamur işleri de en belirgin yemeklerdendir.

İlgili başlıklar

Samsun'un ilçeleri
vezirköprünün semaveri meşhurdur elbeyi köyü dogmluyum eskişehirde oturuyorum köyümü seviyorum harun gözüdok vezirköprünün her yeri gezmeye değer
vezirköprü gerçekten gezmeye deger selamlaaaaar
Nüfusun Vezirköprü ilçe merkezindeki gelişimine baktığımızda en yüksek artış hızının 1980-1985 yılları arasında (% 36.2) olduğu görülür. Bu artışın Altınkaya Barajı’nın inşaatı nedeniyle su altında kalan köylerden gelen göç ile ilgisi büyüktür. 1940-1945 yılları arasındaki düşüşün nedeni olarak da II. Dünya Harbi gösterilebilir. Bu dönemde önlem olarak erkeklerin silah altına alınması, askerlik süresinin uzun tutulması askerlik harcamalarının yüksek olması gibi nedenlerle fakirliğin ve dolayısıyla salgın hastalıkların artması, bütün Türkiye’de olduğu gibi Vezirköprü ilçe merkezinde de nüfusun artış hızını olumsuz bir şekilde etkilemiştir. Ayrıca 1942 (Tokat/Erbaa) ve 1943 (Samsun/Lâdik) yıllarında vuku bulan depremler nedeniyle de önemli can kayıpları olmuştur.
1955-1960 yıllarında gerçekleşen nüfus artışı kırdan kente sürekli olarak bir göç olduğunu göstermektedir. Artış hızındaki bu istikrarsızlığın diğer bir nedeni olarak dönemin nüfus politikaları ile yurt dışına olan göç gösterilebilir. 1970 yıllarında Almanya’nın ve diğer Avrupa ülkelerinin sanayi atağına geçmesi gelişmemiş ülkelerden sürekli işçi talebinde bulunmalarına neden olmuştur. Kırdan kente yapılan göçlerin ise kuraklık ve sulama sorunlarıyla yakından ilgisi vardır. 1990’lı yıllara baktığımızda ise nüfusun daha istikrarlı bir artış gösterdiğini görmekteyiz. 2000 ve 2008 yılları arasında kadın nüfusun erkek nüfusundan fazla olmasının temel nedeni, kentin diğer şehirlere inşaat ve tarım işçisi yolluyor olmasıdır. İlçenin 2008 yılına göre toplam nüfusu 107.868’dir.
Şehirde, 2000 yılı verilerine göre mahallelerdeki nüfusun dağılışı ele alındığında; dağılışın çok düzensiz olduğu görülmektedir. Çünkü nüfusun büyük bir bölümü dokuz mahallede toplanmıştır. Bunlar sırasıyla Taşkale (4415), Cumhuriyet (3334), Atatürk (2738), Yeni M. (2738), Çayırbaşı (1234), Bahçelievler (1202), Tabakhane (1118), Esentepe (1089) ve Çanaklı (1001) mahalleleridir.
Nüfusu düşük olmasına rağmen hektar başına 164,8 kişinin düştüğü Abdulgani Mahallesi yoğunluğun yüksek olduğu bir mıntıkaya tekabül eder. Onu Mehmet Paşa (125 kişi/Ha), Tabakhane (122,3 kişi/Ha) ve Değirmenbaşı (105,8kişi/Ha) mahalleleri takip eder. İlçe merkezinin toplam nüfus yoğunluğu ise 25,4 kişi/Ha’dır (2000).
Yoğunluğun yüksek olduğu bu mahallelerde alan darlığı, yerleşimin tarihi sık dokusu gibi nedenler etkilidir. Zaten isimlerinden de anlaşılabileceği üzere söz konusu mahallelerin Vezirköprü ilçe merkezinin çekirdeğini oluşturduğu söylenebilir. Bu çekirdeğin çok önemli bir parçası olmasına rağmen nüfus yoğunluğunun diğerlerine göre düşük olduğu Orta Cami Mahallesi (63,1 kişi/ha) daha çok ticari fonksiyona sahip bir mıntıkadır ve bu yönüyle ilçe merkezinde sadece ticaret alanlarının yoğunlaştığı tek mahalledir. Ticaretin diğer mahallelerdeki dağılışına baktığımızda genel olarak -sanayi alanları hariç- konut altı mekânlarda yoğunlaştığını söyleyebiliriz.
Mahalle nüfuslarının kentin toplam nüfusuna oranları itibariyle bakıldığında ise Taşkale Mahallesi (%18) ön plana çıkmaktadır. Onu sırasıyla Cumhuriyet (%13), Atatürk (%11) ve Yeni Mahalle (%11) takip etmektedir. Söz konusu mahalleler arazi rantının yoğunlaştığı, fonksiyonel değişimlerin hızla arttığı mahallelerdir.
Çok geniş bir araziye sahip olan Esentepe Mahallesi’nde (171,88 Ha) nüfus yoğunluğunun oldukça düşük olduğunu görmekteyiz. Yine Hıdırlık ve Tikenli mahalleleri yoğunluğun hektar başına 10 kişinin altına düştüğü mahallelerdir. Söz konusu mahallelerde tarımsal fonksiyonun varlığı ve arazilerinin geniş olması gibi nedenler, nüfus yoğunluğundaki tenhalığa sebep gösterilebilir. Son yıllarda özellikle Bahçelievler ve Esentepe mahallelerinde ticari anlamda kıpırdanmalar mevcuttur. Devlet yolu üzerinde çok geniş bir sahada konumlanan mahalleler bu yönüyle nüfus yoğunluğunun artma potansiyeli olduğu bir mıntıkadadır. Aynı zamanda bu mıntıkanın verimli tarım arazilerine sahip olduğunu söylemek gerekir.
Mahallelerin yoğunluklarını belirleyen diğer özelliklere baktığımızda sitelerin, mezarlıkların, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin, sanayi alanlarının, barajdan etkilenen kırsal nüfusun, eğitim ve öğrenim fonksiyonlarının, idari alanların da etkili olduğunu söyleyebiliriz.
Anlık ve dönemlik değişimlerde ise yine ticari fonksiyonun çok etkili olduğu açıktır. Örnek vermek gerekirse kentin pazar alışverişine çıktığı pazartesi günleri kentin bazı mahallelerinde nüfus yoğunluğu artmaktadır. Yine yaz aylarında gerçekleşen Kunduz Festivalleri nedeniyle nüfusta turistik anlamda artış olmasına rağmen kentin tenhalaştığını görmekteyiz.
Bir bölgedeki nüfusun sosyal ve ekonomik özelliklerinin belirlenmesinde analiz edilmesi gereken bir değişken de yaş ve cinsiyet yapısıdır. Savaşlar, göçler gibi belli sosyal olaylar dışında bir yerleşim biriminin cinsiyet oranları, doğan kız ve erkek çocuklarının sayılarına bağlıdır.
İlçe merkezinde 2000 yılı verilerine göre kadın nüfusunun erkek nüfusundan fazla olduğunu görmekteyiz. Cinsiyetteki dağılımın böyle olmasında askerlik, işçilik ve eğitim gibi birçok etken rol oynamaktadır. Yaş gruplarına baktığımızda ise 0-14 yaş grubunun (7675 kişi) toplam nüfus içinde % 33’lük bir paya sahip olduğu görülür. 15-64 yaş arası faal nüfus ise (14183 kişi) % 61 oranında paya sahiptir. 65+ nüfus oranının da (1352 kişi) % 6’lık bir orana sahip olduğu görülmektedir.
İlçe merkezinin nüfus piramidinde taban geniş iken ilerleyen yaş dönemlerinde daralmaktadır. Buna karşılık son yıllarda 0-4 ve 5-9 arası yaş gurubunda bir daralma söz konusudur. Bu da doğum hızının düştüğünü göstermektedir. En kalabalık nüfusun 0-49 yaş arasında oluşu genç bir nüfusun varlığına işarettir. 35-34 yaş aralığında yıllar itibariyle erkek sayısının çok az arttığı buna karşılık kadın nüfusunun hızlı bir artış gösterdiği dikkat çekmektedir.
Nüfusun sosyal özellikleri göz önünde bulundurulduğunda 2000 yılı sayım sonuçlarına göre ilçe merkezindeki toplam hane sayısı 5312’dir. 4-5 kişiden oluşan aile sayısı ise 2212’dir. Ortalama aile büyüklüğü 4,5’tir. Buna göre Vezirköprü ilçe merkezinde çekirdek aile tipinin hâkim olduğunu söylemek mümkündür. Ataerkil aile tipi yılar geçtikçe çözülmektedir. Bu durum beraberinde artan konut ihtiyacını getirmektedir. Yine 2000 yılı verilerine göre 2065 ailenin 4 odalı hanelerde kaldığı, onu 1726 ailenin kaldığı 3 odalı evlerin takip ettiği görülür. 47 aile ise 8+ odalı evlerde kalmaktadır. Yine 55 ailenin tek odalı evlerde kaldığı görülmektedir.
Konutların mülkiyet durumuna baktığımızda 3565 ailenin ev sahibi olduğu ve 1439 ailenin kiracı durumunda olduğu dikkat çeker. Konutları kullanım kolaylıklarına göre değerlendirdiğimizde 14 evin su tesisatına sahip olmadığını, 16 evde ise tesisatın dışarıda olduğunu, 59 evin mutfağının olmadığını, 6 evde mutfağın dışarıda olduğunu, 4 evin tuvaletten yoksun ve 60 evde tuvaletin dışarıda olduğunu, 93 evde ise banyonun olmadığını ve 35 evde banyoların dışarıda olduğunu görmekteyiz (TÜİK. 2000).
Nüfusun sosyal özelliklerinden bir diğeri ise eğitim durumudur. Vezirköprü ilçe merkezinin arz ettiği okuma yazma oranlarına bakıldığında 1985 ve 2000 yılları arasında özellikle kadınlar açısından olumlu gelişmeler söz konusudur.
İlçe merkezinde mezun olunan okullar bakımından bir değerlendirme yaptığımızda ise gelişmenin oldukça durağan bir seyir izlediğini görmekteyiz. 1985 yılında 7020 kişi ilkokul mezunu iken bu rakam 2000 yılında ancak 7323 olabilmiştir. 2000 yılında bir okul bitirmeyen nüfus ise % 30 (5478 kişi)’luk bir orana sahiptir.
Göç durumu ise çok yönlü coğrafi bir olaydır. Göçe katılan nüfus hakkında ipuçları içeren önemli parametrelerden birisi de “doğum yeri” olarak kabul edilmektedir. Doğum yeri, kişi doğduğu sırada annesinin ikamet ettiği yerdir. Doğum yeri yabancı ülke olanların tamamı “Yurtdışı” altında toplanmıştır. Bu bakımdan Vezirköprü (Samsun) dışındaki diğer illere kayıtlı olan nüfusun miktarı 1985 yılında 2868 (1677 Erkek + 1191 Kadın) iken 2000 yılında 2357 (1238 Erkek + 1119 Kadın) kişiye düşmüştür. Bu durum ilçenin göç verdiğini göstermektedir.
Vezirköprü çok daha öncesinde Kırım ve Kafkas muhacirleri (1860) ile Balkan mübadeleleri ile gelen muhacirlere de devlet yardımları sayesinde ev sahipliği yapmıştır. Bu dönemde Vezirköprü’de yaşayan gayrimüslimlerin ise sürekli olarak dışarıya göç ettiklerini görüyoruz. Nitekim bu döneme ait sayısal veri mevcut değildir.
Göçler açısından Vezirköprü için özel bir durum olan kırsal göçün en temel sebeplerinden biri de 1980’lilerde Altınkaya Baraj Gölü’nün inşaatı olmuştur. Barajın su tutmaya başlaması ile daha önceden hazırlanan bir program çerçevesinde su altında kalan köylerin nüfusları başka yerlere nakledilmiştir. Altınkaya ve Derbent baraj inşaatı nedeniyle Bafra ve Vezirköprü ilçelerinde 8’i tamamen, 20’si kısmen sular altında kalan 28 köyden toplam 2100 aile bu durumdan etkilenmiştir.
DSİ. vasıtası ile gerçekleştirilen bu proje kapsamında halka çeşitli alternatifler sunulmuştur. Bunlar; arazi göstermek yoluyla tarımsal iskân, şehirde konut verilerek tarım dışı iskân, kamulaştırma bedeli verilerek serbest iskân şeklindeki uygulamalardır. Vatandaşlar bunlar arasından bir seçim yapmışlardır.
Tarımsal iskânı seçenlere Hatay İli, Reyhanlı İlçesi’nde (Amik Ovası üzerinde) Vazvaze Köyü Horlak mevkisinde yer gösterilmiş, 235 aile (toplam 1119 nüfus) buraya yerleştirilmiştir. Tarım dışı iskân edilmek isteyen halk ise Bursa Gemlik’e yönlendirilmiştir. Bunların dışında kalanlar ise kamulaştırma bedeli karşılığı serbest bırakılmışlardır. Serbest bırakılanların köylerini başka yerlere taşıdığını görmekteyiz. Bunların bir kısmı ise Vezirköprü ilçe merkezine Kuruçay, Yeşilada mahallelerini kurmuşlar; ya da diğer mahallelere yerleşmişlerdir. Diğer bir kısmı da Samsun, İstanbul ve Bursa illeri başta olmak üzere çeşitli merkezlere dağılmışlardır. Bu dağılımda hısımlık ve hemşerilik bağları büyük rol oynamış, kırdan ayrılan nüfus; adı geçen illere daha önce göç etmiş ve yerleşmiş, akraba gibi yakınlarının vasıtası ve etkisi ile yer seçimi yapmıştır.
Bunların en ilginç olanı hiç şüphesiz Hatay’a olan göçlerdir. Baraj nedeniyle kendilerine yer gösterilerek Amik Ovası’na yerleşen vatandaşlar, özellikle iklim şartları nedeniyle buraya uyum sağlayamamışlar; fakat hak ettikleri toprakları da bırakmak istememişlerdir. Bunlardan bir kısmı aile fertlerinden bazılarını Hatay’daki topraklarında bırakarak Ankara, Bursa ve İstanbul’a göç etmişler, hatta Vezirköprü’ye geri dönmüşlerdir. Bu göç hareketleri dönemin otobüs seferlerini de etkilemiştir.
Vezirköprü’nün en fazla göç verdiği iller sırasıyla İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Kocaeli, Antalya ve Muğla illeridir.

vezirköprünün semaferi ünlüdür sadrazamlar şehridir bedestenler han hamam ve camii leri ile sadece tarih kokmaz doga güzellikleriylede bir yayla şehridir

İlgili konuları ara

Yanıtlar