Wreck

Wreck

1. anlamı haraplık, geminin kazaya uğraması, harabiyet; gemiyi karaya oturtmak veya kazaya uğratmak; dalgaların kıyıya attığı enkaz ve mallar; harap etmek; enkaz haline getirmek; harap olmuş kimse; gemi enkazı, kazazede gemi; kazaya; i, virane, harabe.
2. anlamı gemi enkazı. enkaz. mahvolmuş şey. mahvolmuş kimse. mahvolma. yok olma. suya düşme. hurda. harabe. virane. mahvolmasına neden olmak. enkaz haline getirmek. mahvetmek. yok etmek. suya düşürmek.

Wreck

Wreck İngilizce anlamı ve tanımı

Wreck anlamları

  1. (v. t. & n.) See 2d & 3d Wreak.
  2. (v. t.) To involve in a wreck; hence, to cause to suffer ruin; to balk of success, and bring disaster on.
  3. (v. i.) To work upon a wreck, as in saving property or lives, or in plundering.
  4. (v. t.) To bring wreck or ruin upon by any kind of violence; to destroy, as a railroad train.
  5. (v. t.) Goods, etc., which, after a shipwreck, are cast upon the land by the sea.
  6. (v. t.) Destruction or injury of anything, especially by violence; ruin; as, the wreck of a railroad train.
  7. (v. t.) To destroy, disable, or seriously damage, as a vessel, by driving it against the shore or on rocks, by causing it to become unseaworthy, to founder, or the like; to shipwreck.
  8. (v. t.) The destruction or injury of a vessel by being cast on shore, or on rocks, or by being disabled or sunk by the force of winds or waves; shipwreck.
  9. (v. t.) The remain of anything ruined or fatally injured.
  10. (v. i.) To suffer wreck or ruin.
  11. (v. t.) The ruins of a ship stranded; a ship dashed against rocks or land, and broken, or otherwise rendered useless, by violence and fracture; as, they burned the wreck.

Wreck tanım:

Kelime: wreck
Söyleniş: 'rek
İşlev: noun
Kökeni: Middle English wrek, from Anglo-French, of Scandinavian origin; akin to Old Norse rek wreck; akin to Old English wrecan to drive
1 : something cast up on the land by the sea especially after a shipwreck
2 a : SHIPWRECK b : the action of wrecking or fact or state of being wrecked : DESTRUCTION
3 a : a hulk or the ruins of a wrecked ship b : the broken remains of something wrecked or otherwise ruined c : something disabled or in a state of ruin or dilapidation; also : a person or animal of broken constitution, health, or spirits

Wreck ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Crash, Shipwreck, Wrack,

Wreck

İngilizce Wreck kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. ruina, caída desastrosa, destrucción; barco naufragado; colisión, choque, estrellón; naufragio, hundimiento
v. naufragar; destrozar, arruinar, derruir, destruir, hacer explotar

Wreck

İngilizce Wreck kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. épaves; navire naufragé, épave; destruction, démolition; ruine; naufrage; personne nerveuse
v. détruire; démolir; ruiner, briser (les espérances); saboter; faire naufrage

Wreck

İngilizce Wreck kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Zerstörung, Zertrümmerung; Zerstörung, Zertrümmerung; Schrott, Scherben; Schiffbruch; Wrack
v. zerstören, zertrümmern; zerstören (Hoffnung); zerrütten; Schiffbruch erleiden

Wreck

İngilizce Wreck kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. (Mar) naufragio; nave naufragata, relitto, carcassa; relitti, rottami; rovina, rudere, macerie; rottame; distruzione
v. (Mar) far naufragare, provocare il naufragio di; distruggere, scassare, rompere; smantellare, demolire, abbattere; far fallire, mandare a vuoto, mandare in fumo

Wreck

İngilizce Wreck kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. ruínas; destruição, devastação; navio afundado; restos de uma embarcação afundada, que foram expelidos pelo mar à praia
v. arruinar, devastar, destruir; romper; naufragar

Wreck

f. kaza yaptırmak, mahvetmek, rezil etmek, bozmak, haşat etmek, kaza yapmak, karaya oturtmak, hasara uğratmak, baltalamak, suya düşürmek
i. enkaz, harabe, yıkıntı, gemi enkazı, kaza, harap olma, mahvolma, yıkılma, suya düşme

Wreck

İngilizce Wreck kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. ruïne; vernieling; afbraak, verval; oud roest; wrak; gezonken schip; overblijfsels van een gezonken schip
ww. vernielen; ruïneren; versplinteren (van hoop); vernietigd worden; gezonken worden (schip)

Wreck

n. destruction; ruins, debris, remains; junk; nervous person; sunken ship; debris washed ashore
v. ruin, destroy; devastate; shatter (e.g. one's hopes); be destroyed; be sunken (e.g. of a ship)

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

World Class Wreckin' Cru
4 yıl önce

World Class Wreckin' Cru, 1980'lerde Compton, Kaliforniya'da kurulmuş electro-hop grubudur. Eve After Dark adlı gece kulübünün sahibi DJ Alonzo Williams...

Berlengas
1 yıl önce

yoktur. ^ "Wreck Report for SS Corsica 1881" (PDF). 24 Eylül 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Nisan 2012.  ^ "Wreck Report for...

Anti-Flag
1 yıl önce

edildi. Bu süreçte Fat Wreck Chords 'un sahibi, NOFX'un da vokali olan Fat Mike ile tanıştı. Bu tanışmadan sonra Anti-Flag Fat Wreck Chords'tan iki albüm...

Pentagram (albüm)
4 yıl önce

süre sonra gruptan ayrılmıştır.) Tarkan Gözübüyük - bas gitar Cenk Ünnü - davul Güven Araz - klavye (Sadece "Intro (Wreck)" adlı parçada çalmıştır.)...

Pentagram (albüm), İngilizce, 1990, Thrash Metal, Hakan Utangaç, Cenk Ünnü, Tarkan Gözübüyük, Pentagram (grup), Trail Blazer (albüm), MC, Nezih Kılıçkını
The Flatliners
4 yıl önce

Kanada'nın Ontario eyaletinde kurulmuş bir punk rock grubu. Plak şirketleri 'Fat Wreck Chords'. Chris Cresswell (Gitar,Vokal) Scott Brigham (Gitar) John Darbey...

Nerf Herder
1 yıl önce

Hate Me (Because I'm Beautiful)" Short Music For Short People (1999) Fat Wreck Chords – "Doin' Laundry" Metal Rules: Tribute to Bad Hair Days (1999) Priority...

Gordon Lightfoot
1 yıl önce

Read My Mind", "Sundown", "Carefree Highway", "Rainy Day People" ve "The Wreck of the Edmund Fitzgerald" şarkılarıyla tanınmıştır. 2003'te Kanada Nişanı'na...

WWF The Music, Vol. 4
4 yıl önce

(The Corporation) "Sexual Chocolate" (Mark Henry) "This Is a Test" (Test) "Wreck" (Mankind) "Oh Hell Yeah" (Stone Cold Steve Austin) (söyleyen H-Blockx)...