Yaratılış Destanı (Altay)

Yaradılış destanı, Türklerin Altay-Yakut zamanında çıkan bir destandır. Ayrıca ilk Türk destanlarından olma özelliğine de sahiptir. Asya kıtasının çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk boyları ve Altay Türkleri arasında söylenmektedir. Türk destanları arasında en eskisidir. V. Radlov tarafından saptanıp yazıya geçirilmiştir.

Yaradılış destanı, Türklerin Altay-Yakut zamanında çıkan bir destandır. Ayrıca ilk Türk destanlarından olma özelliğine de sahiptir. Asya kıtasının çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk boyları ve Altay Türkleri arasında söylenmektedir. Türk destanları arasında en eskisidir. V. Radlov tarafından saptanıp yazıya geçirilmiştir.

Kahramanlarının olağanüstü eylemlerini coşkulu, törensel bir üslupla anlatan ve genellikle birkaç bölümden oluşan manzum yapıtlardır. Bilinen en eski edebiyat türlerinden biridir.

Altay Dağları`nda söylenen yaratılış ve türeyiş destanları, değil yalnız Türklerin; bütün Orta Asya ile Sibirya`nın bile, en gelişmiş ve üzerinde ilgi ile durulan mitoloji verileridir.

Genel bilgi

Şamanizm

Yaratılış destanında Şaman dini inanışlarından, önemli çizgiler vardır. Şaman dini, başta Türkler ve Moğollar olmak üzere, genellikle eski Sibirya kavimleri arasında ortak bir dindir. Bu din a) Gökleri nur alemi; b) Yeryüzü; c) Yer altındaki karanlıklar alemi olmak üzere üç alem esasına dayanır.

Gök í‚lemi

33 kat halinde, engin bir nur alemidir. Burada iyilikler, güzellikler ve iyi ruhlar bulunur. Bu alemin yaratıcısı olan Kuday bulunur. Ülgen dünyanın yaratıcısıdır. kesinlikle mutlak değildir. olayların içinde kontrol eden değil olayları yaşayan bir kahraman görüntüsündedir.

Yeryüzü

Yeryüzünde insanlar, başka canlılar ve yir-sup melekleri vardır. Bunlar Tanrı`nın yeryüzüne yolladığı iyilik melekleridir. Yeryüzünde, ayrıca yer altı aleminden gönderilmiş kötü ruhlar ve cinler de vardır.

Yer Altı í‚lemi

Yedi veya on dört tabaka halinde bir karanlıklar alemidir. Bu alemin hakimi ``Erlig`` isimli bir şeytan veya canavardır.

Mekan

Mekan geniş mekandır. Olaylar, başta her tarafı su olan bir mekanda geçmektedir. Daha sonra Tanrı`nın dünyayı yaratmasıyla olaylar bu dünyada geçer. Ayrıca mekan olarak gökyüzü ve yer altı da seçilmiştir. Olayların bir kısmı buralarda geçer. Burada gökyüzü iyiliklerin taraf bulduğu bir mekan, yer altı da ceza çekmek için gönderilen yer olarak karşımıza çıkar.

Zaman

Eserde zaman kronolojik olarak verilmiştir. Geniş zaman dilimi kullanılmıştır. Olayların cereyan etme sırası veya dünyanın yaratılışı belirli bir sıraya göre olmuştur. tanrı ülgen dünyayı 6 günde yaratmış 7. günde ise uykuya dalmıştır.

Dünyayı Kaplayan İlk ``OKYANUS``

Altay Türklerinin bu efsanede adı geçen Tanrıları ``Bay-Ülgen`` , yaratıcı bir Tanrı idi. Kendisi yerle gök arasında, yüce Tanrının bir elçisi olarak bulunuyordu. Bu sebeple dünyayı yaratmadan önce, Büyük Tanrının kutsal bir ilhamı, `Bay-Ülgen` in bütün varlığını sarmıştı. Çünkü o, dünyayı yaratmak için, Tanrı tarafından yeryüzüne gönderilmişti. sadece su vardı. ne gök ne yer henüz yoktu ülgenin uçtugu yer ise gök değil denizin üstüdür. gökle kastedilen bugün bizim anladığımızdan çok farklıdır.

Yerin yer oldugunda, sular yeri sarardi,
Ne gök, ne ay, ne güneş, ne de bir dünya vardı.
Tanrı uçar dururdu, insan oğluysa tekti,
O`da uçar, uçardı, sanki Tanrıyla esti.
Uçar, hep uçarlardı, yer yoktu konmazlardı,
Tanrı idiler çünkü, ondan yorulmazlardi.
Yoktu Tanrının hiçbir, başında düşüncesi,
İnsan oğlunun ise, durmadı hiç hilesi.


İnsan ``balçık``tan yaratılmıştı

Altay efsanelerinde, büyük bir okyanusun ve suyun esas olmasına rağmen, onlara göre insanoğlu, sudan yaratılmamıştı: ``İnsanoğlu aslı yine topraktı`` tanrı ülgen deniz üstünde gezerken yüzen bir kara parçası görür. yaklaştığında topragın üstünde balçığı farkeder. düşünür ki bu insan olsun o düşündükçe çamur insan suretine bürünür. hikayenin devamında bu ilk insan olan erlik ülgene ihanet edecektir. bu noktada tespitime göre nur ile çamur arasındaki farka işaret vardır

İran mitolojisinde de ilk insan, ``kil`` dediğimiz yapışkan topraktan yapılmıştı. Onun için İran`lılar ilk insana ``Kil Şah`` adını veriyorlardı. Türkler ise daha çok, ``balçık`` üzerinde durmuşlardı.

Yine günlerden bir gün, Tanrı Ülgen denize,
Bakarak duruyordu, şaşırdı aniden
Bir toprak parçacığı, sularda yüzüyordu,
Toprağın üzerinde, bir kil görünüyordu
Toprak üzerinde, bir kil görünüyordu.
İnsanoğlu bu olsun, insana olsun baba".
Görünmeye başladı, insan gibi bir şekil,
Birden insan olmuştu, toprak üstündeki kil.
``İnsanoğlu bu olsun, insana olsun baba``.
Bu iki insanın ise, adı olmuştu Erlik.


Destan

Destan`ın tam metni için Vikikaynak`a bakınız.

Kaynakça



Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.