Yargı

adalet, hüküm. Yürütmeyi denetleyen ve vatandaşların yasal haklarını kanun önünde koruması için çalışan erk.

Adalet, hüküm. Yürütmeyi denetleyen ve vatandaşların yasal haklarını kanun önünde koruması için çalışan erk.

Diğer anlamları

yargı

Türkçe yargı kelimesinin İngilizce karşılığı.
adj. juridical
n. bar, deliverance, judgement [Brit.], judgment, jurisdiction, justice, provision, ruling, sentence, verdict

yargı

kavrama, karşılaştırma, değerlendirme gibi yollara başvurularak, kişi, durum ya da nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm.
yasalara göre mahkemece .bir olay ya da olgunun doğuşuna etken olan nedenlerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza.

yargı

Türkçe yargı kelimesinin Fransızca karşılığı.
jugement [le], arrêt [le], précepte [le], sentence [la], verdict [le]

yargı

Türkçe yargı kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Entscheid, Entscheidung, Erkenntnis, Gericht, Gerichtsbarkeit, Rechtspflege, Spruch, Verdikt

yargı

. Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm.

yargı

. Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm. 2 . hukuk Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza: "Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."- Anayasa. 3 . hukuk Mahkeme.

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Yargı ilgili konular

  • Seçim

    Kendilerine memuriyet, temsil yetkisi veya bir vekalet verilecek, kanuni şartlara uygun kişilerin, bir kısım veya bütün vatandaşlar tarafından
  • Eskişehir

    Eskişehir, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde bulunan aynı adlı ilin merkezidir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi
  • Devlet

    Devlet, çağdaş anlamıyla, belirli bir ülkede yaşayan insan topluluğunun, egemenlik ve bağımsızlık temelinde oluşturduğu siyasal örgütle
  • Hukuk

    Hukuk, belirli bir toplumda kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve devletin yaptırım gücüyle uyulması zorunlu kılınan davranış kural
  • Divan Edebiyatı

    Türklerin İslâmiyet’i kabul etmeleriyle on birinci asırda Karahanlılar devrinde Mâverâünnehr’de ve on üçüncü asırda bilhassa Anadolu
  • Saygı

    Saygı, ilişki içinde olan birey veya kurumların(örneğin dinlerin veya ulusların), birbirlerinin ilgi ve tutumlarının farkında oldukları, ya
  • Erkek

    * Erkek (biyoloji) canlıların birey olarak veya ürettikleri dişi gametleri dölleyen gametlerinin cinsi.
  • Teokrasi

    Tanrı anlamına gelen Yunanca theos sözcüğüyle, güç, iktidar anlamına gelen kratos sözcüklerinin bir birleşiminden meydana gelen ve Tanrı'
  • Kadı

    Kadı, İslam hukukunda yargıca verilen ad. Şer-i esaslara göre davaları ve uyuşmazlıkları çözmekle görevli olan kişi. Kadılar veliy-ü
  • Anayasa

    ANAYASA Alm. Grundgesetz (n), Konstitution (f), Fr. Constitution, İng. Constitution. Devletin esas kuruluşunu, devletin kişilerle ve kişilerin bir