Yeşilhisar, Boğazlıyan

Düzenle|Temmuz 2007 Bilgikutusu Türkiye köy |isim = Yeşilhisar |harita2 = Yozgat_Turkey_Provinces_locator.jpg |harita2 boyut = 250px |harita2 açıklama = Yozgat |harita1 = |harita1 boyut = |harita1 açıklama =
|harita = 
|harita boyut = 
|harita açıklama = |lat_deg = |lat_min = |lat_sec = |lat_hem = K |lon_deg = |lon_min = |lon_sec = |lon_hem = D |rakım = |yüzölçümü = |nüfus = 382 |nüfus yoğunluğu = |nüfus_ref = [1] |nüfus_itibariyle = 2000 |alan kodu =0354 |posta kodu = 66400 |bölge = İç Anadolu |il = Yozgat |ilçe = Boğazlıyan
|Köy Muhtarı =
|websitesi = [2]


Yeşilhisar, Yozgat ilinin Boğazlıyan ilçesine bağlı bir köydür.



Dulkadiroğulları Beyliği 14. asırdan 16. asrın ilk yarılarına kadar Anadolu tarihinde mühim rol oynayan, Oğuzlar`ın Bozok koluna bağlı, bir Türkmen hanedanı. Anadolu`ya, Hasan Dulkadir adlı bir beyin idaresinde gelen ve Dulkadirli Beyliğinin çekirdeğini meydana getiren bu ilk grubun, Maraş ve Elbistan arasındaki yaylalık bölgeye yerleştikleri ve daha sonra geniş bir alana yayıldıkları anlaşılmaktadır. Beyliğin kurucusu Zeyneddin Karaca Bey, Eretna Bey`in elinden Elbistan`ı aldıktan sonra Memluk Sultanı Melik Nasır Muhammed`den naiplik menşurunu almaya muvaffak oldu. Karaca Bey, zaman zaman Memluk sultanlarına itaat etti ise de, bazen onlara cephe alarak Halep şehrini tehdit etti. Bu arada Çukurova`daki Sis Ermenilerine, ağır darbeler indirdi. 1346`da Gabon Kalesini ele geçirdi. Bu başarılarına güvenen Karaca Bey, Melik üz-Zahir unvanıyla, 1348 yılında, hükümdarlığını ilan etti. Ancak, Memluk Devleti`ne isyan eden Halep Valisi Bayboğa`yı, Sultan`a teslim etmemesi üzerine, yakalanarak, 1353`te Kahire`de, 83 yaşlarındayken öldürüldü. Orhan Gazi ile çağdaştır.

Karaca Bey`den sonra oğlu Halil Bey, Memluklar tarafından Elbistan valiliğine tayin edildi. Halil Bey, derhal hudutlarını genişletmeye girişti ve Maraş, Malatya, Harput ve Amik taraflarını ele geçirdi. Memluk Sultanı Berkuk, devamlı üzerine akın yapan Halil Beyi ortadan kaldırabilmek için faaliyete geçti. Nihayet, 1386 yılında Halil Bey, bir suikast sonucu öldürüldü. Halil Bey, fevkalade cesur ve kahraman bir beydi. Son derece cömert olması sebebiyle, halk tarafından çok sevilir ve sayılırdı. Onun ölümü ile, yerine küçük kardeşi Süli Bey geçti.

Süli Bey, Memluklara karşı, başarılı akınlarda bulundu. Sultan Berkuk, onun emirliğini tasdik etmek zorunda kaldı. Fakat 1394`te, Güney Doğu Anadolu`ya gelen Timur Han`ı, Suriye`nin fethine teşvik etti. Bunun üzerine Sultan Berkuk, onu yok etmeye karar verdi. Bu sebeple Memluk kuvvetleri, 1396 Martında, Süli`yi ağır bir bozguna uğrattılar. Bununla da yetinmeyen Berkuk, bir suikast ile onu da öldürttü. Süli Beyin ölümü ile, Halil Beyin oğlu Nasıreddin Mehmed Bey, beyliğin başına geçti.

Mehmed Bey, Memluk Devletiyle dost geçindi. Bu sırada Timur Han, Elbistan ve Malatya`yı almıştı. Timur`a tazimlerini arz eden Mehmed Bey, daha sonra Osmanlı tahtına geçen Sultan Çelebi Mehmed`le de dost geçindi. Buna mukabil Ramazanoğulları ile Karamanoğulları`na karşı devamlı savaştı. Memluklar, bu hizmetine karşılık, ona, Kayseri şehrini bıraktılar. Mehmed Bey, 1443`te, 77 yaşında ölünceye kadar, 45 yıl saltanat sürdü.

Mehmed Beyden sonra başa geçen oğlu Süleyman Bey, Osmanlılar ve Memluklara kız vermek suretiyle akrabalık kurdu ve bu devletlerle olan dostluğunu sürdürerek, beyliğinin varlığını korudu. 1454`te öldürüldü. Daha sonra beyliğin başına geçen Melik Arslan, kendisine karşı olan kardeşi Şah Budak`ın gönderdiği bir fedai tarafından öldürüldü. Memluk Sultanı Kayıtbay`ın, Şah Budak`ı Dulkadirli Beyi tayin etmesi, Osmanlılarla aralarının bozulmasına sebeb oldu. Çünkü Fatih Sultan Mehmed Han, Süleyman Beyin oğlu Şahsuvar`ı bu mevkie getirmişti. Şah Budak, Mısır`a kaçtı. Osmanlıların himayesindeki Şahsuvar Bey ise, Memluklara ve Ramazanoğullarına karşı birçok başarılar kazandı ise de, Zamantı Kalesindeyken, Memluk kuvvetleri tarafından esir alınarak Kahire`ye götürüldü ve orada öldürüldü (1472).

Memluk Sultanı, Dulkadirli Beyliğine yeniden Şah Budak`ı gönderdi. Ancak, bu defa da Osmanlıların desteğini sağlayan Alaüddevle Bozkurt Bey tarafından, beylikten uzaklaştırıldı. Şah Budak, 1492 yılında öldü. Alaüddevle, Osmanlılarla dost geçindi. Akkoyunlular`ın elinden Diyarbakır`ı aldı. Şah İsmail ile mücadeleye girişti ise de, 1507 yılında ağır bir yenilgiye uğradı. Daha sonra, Osmanlılara karşı da cephe aldı. Dulkadirliler üzerine gönderilen Hadım Sinan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Turna Dağı Savaşında onu yenerek ele geçirdi ve dört oğluyla beraber öldürüldü. Alaüddevle`nin yerine Şahsüvaroğlu Ali Bey tayin edildi. Ali Bey, Yavuz Sultan Selim`in yanında Mısır Harbine katıldı ve gösterdiği üstün gayretler üzerine, padişah tarafından taltif edildi. Kanuni döneminde, Şam Valisi Canberdi Gazali İsyanında, Osmanlılara önemli hizmetlerde bulundu. Onun ölümü ile, Dulkadirli toprakları tamamen Osmanlı Devletine katılarak bir beylerbeylik haline getirildi.

Dulkadiroğullarının siyasi durumları gözden geçirildiğinde, Osmanlı ve Memluk devletleri arasında bir tampon devlet durumunda oldukları göze çarpar. Bu itibarla kah bu, kah da öteki tarafa tabi olmuşlardır. 1399 yılına kadar, 62 yıl Memluklara tabi iken, bu tarihten itibaren Osmanlılara tabi olmuşlardır. Arada bir Mısır nüfuzuna geçmekle birlikte, Osmanlı tabiiyetinden çıkmamışlardır. Hatta Osmanoğulları ile içli-dışlı akraba olmuşlar ve padişahların ana tarafından hanedanlarını teşkil etmişlerdir. Son yedi yıl ise, Osmanlı valisi durumunda geçmiştir. Dulkadiroğullarının en geniş zamanlarında şimdiki Maraş, Kayseri, Elazığ, Antep, Malatya ve Adıyaman vilayetlerine yayıldıkları görülmektedir.

Dulkadiroğullarından Alaüddevle Bozkurt Bey, Maraş`ta Bektutiye Camii ve medresesiyle Kadirli, Bahçe, Antakya, Antep, Bozok, Andırın, Kırşehir ve Elbistan`da cami, medrese, imaret, türbe ve zaviye gibi eserler yaptırmıştır. Bundan başka Dulkadiroğullarından Nasıreddin Mehmed Beye ait Kayseri`de Hatuniye Medresesi, Şahsuvaroğlu Ali Beyin Hacı Bektaş nahiyesinde Balım Sultan Türbesi, Ali Beyin oğlu Şahruh`un Sivas-Kayseri yolu üzerindeki türbesi bilinen eserlerdendir.

ARABAŞI: MALZEME:

Un 2 1/2 su bardağı Su 10 su bardağı Tavuk 1 ortaboy Kırmızı pul biber 1 tatlı kaşığı Domates salçası 2 çorba kaşığı Tuz Yeterince Karabiber 1 tatlı kaşığı

YAPILIŞI: Hamurun hazırlanması: 2 su bardağı un 5 su bardağı su ile iyice karıştıldıktan sonra muhallebi kıvamına gelene kadar kaynatılır. Kaynama işlemi bittikten sonra geniş bir tepsiye dökülerek sogumaya birakilir. Kalan su ile tavuk haslanır, etleri didiklenerek kemiklerinden ayrılır.Kavrulmuş 1/2 su bardağı un, salça, kırmızı pul biber, karabiber, tuz ve didiklenmiş tavuk etleri tavuk suyunun içerisine konarak pişirilir. Servis şekli: Tepsideki hamurun ortası çorba kasesi büyüklüğünde boşaltılır, çorba kasesi sininin ortasına yerleştirilir. Servise hazır olan arabaşının hamuru ve çorbası kaşıkla yenir. MADIMAK

İlkbaharın çok sevilen yemeğidir. Madımaklar kök kısımları ayıklandıktan sonra güzelce suda yıkanır. Süzgeçten geçirildikten sonra biraz suyunun süzülmesi için bekletilirler. Temizlenen madımaklar satırla ince ince kıyılırlar. Tencerede tereyağı eritilir. Eritilen yağın içine kıyılmış soğan ile bir miktar doğranmış pastırma konulur. Pastırma yoksa kurutulmuş çemenle birlikte bir miktar kıyma konulur . Tencereye 4 su bardağı su ile bir miktar tuz konularak kaynatılır. Kaynayan suya kıyılmış madımak bu tencereye konularak pişirilir. Madımak bir miktar piştikten sonra 3 yemek kaşığı çekilmiş bulgur konulur ve pişirilmeye devam edilir. Piştikten sonra tabaklara veya aş leğenine konularak üzerine sarımsaklı yoğurt ekilir. Yemesi yufka ekmeği sunağı ile çok lezzetli olur. Malzemesi: 2-3 porsiyon için, 500 gram ayıklanmış madımak. 100 gram kıyılmış pastırma, 50 gram tereyağı, tuz, yoğurt, bir baş sarımsak. TAHİNLİ ÇÖREK:

Malzemeler 250 gr Margarin 1 Su Bardağı Yoğurt 1 Paket Kabartama Tozu 3 Adet Yumurta Alabildiği Kadar Un İçi İçin: 1 Su Bardağı Dövülmüş Ceviz 1 Su Bardağı Şeker 1 Su Bardağı Tahin Üzerine 1 Yumurta Sarısı Bir Miktar Susam Yemeğin Tarifi: 250 gr küp küp doğranmış margarin, 1 su bardağı yoğurt, 1 paket kabartma tozu, 3 adet yumurta ve unu bir kabın içine koyup, unu azar azar ilave ederek, kulak memesi yumuşaklığına ulaşana kadar yoğurun. Hamuru ikiye bölün. Elinizle yuvarlayarak iki adet büyükçe beze haline getirin. Hafifçe unlanmış bir zeminde merdane yardımıyle açın. Başka bir kabın içinde 1 su bardağı dövülmüş ceviz, 1 su bardağı şeker ve 1 su bardağı tahini karıştırıp hamurun her tarafına (boş yer kalmayacak biçimde) yayın. Hamuru rulo şeklinde katlayıp, üzerine 1 yumurtanın sarısını sürün. İkinci bezeye de aynı işlemi uygulayın. Dilediğiniz miktarda susam serptikten sonra 200 derecelik fırında 25 dakika pişirip servis yapın. GÖZLEME(YÖRESEL "İÇLİ" PEYNİRLİ,PATETESLİ,DOMETESLİ,ŞEKERLİ,ISPANAKLI...) Malzemeler 3 su bardağı un yarım tatlı kaşığı tuz yeterince ılıksu 1 tatlı kaşığı silme kuru maya yarım çay bardağı sıvı yağ İçi için: 250 gr peynir.(Dilerseniz patates yada ıspanaklı da yapabilirsinizYapılışı

1. Kaba önce unu boşaltın. 2. Tuzu ve mayayı içine katın. 3. Yağını koyun. 4. hamur tam toplanıncaya kadar suyunu azar azar ilave edin. Hamurun biraz sert olması gerekiyor. 5. 15 dakika kadar dinlendirdikten sonra hamuru üçe bölün. 6. Yufkayı altını üstünü unlayarak ister oklavayla ister merdaneyle açın. Ben merdaneyle açtım. Hamur yağlı olduğu için kolay açılıyor. 7. İçine peynir koyun. 8. Kare şeklinde (kenarlarını ortaya doğru) katlayın. 9. Hafif yağlı tavada altını üstünü hafif ateşte yavaş yavaş kızartın 10. Aynı işlemleri diğer hamurlara da yapın. DÜĞÜN PİLAVI Malzemeler 2 su bardağı pirinç 1 çay bardağı nohut 1 çay bardağı çekirdeksiz kuru üzüm 2 baş kuru soğan 1/2 kg kuşbaşı kuzu eti 3 su bardağı et suyu 3 yemek kaşığı tereyağ 5 adet tane karabiber Tuz, karabiber, yenibahar Yapilis Tarifi Soğanları ince ince doğrayın. Yeteri kadar tuz ve yenibahar ilave ederek, iyice ovduktan sonra bir kaşık tereyağında kavurun. Pirinci kaynar tuzlu suda 45 dakika bekletin. Islatılmış nohutun kabuklarını çıkararak az su ile haşlayın. Kuşbaşı etleri haşlayın. Suyunu süzüp, bir kenara ayırın. Tencerede kavrulmuş soğanların üzerine etleri dizin. Nohut ve kuru üzümü ilave edin. Tane karabiberleri ekleyin. En üste yıkanmış pirinci yayın. Kaynar et suyunu tencerenin kenarından ekleyerek, önce hızlı sonra kısık ateşte pişirin. Üzerine kızdırılmış tereyağı dökün. Çukur servis tabağına ters çevirip servis yapın. Afiyet olsun...

Coğrafya

Yozgat iline 110 km, Boğazlıyan ilçesine 9 km uzaklıktadır.

İklim

Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus

|- 
Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 382 1997 366
Yeşilhisar Köyü Boğazlıyan`a 10 km uzaklıkta olup, ilçenin batısında bulunmaktadır. Doğusunda Bahariye Köyü, batısında Bektaşlı Kasabası, güneyinde Esentepe Köyü, doğu¬sunda Dereçepni Köyü vardır. Deniz seviyesinden yüksekliği 1000 metredir. Köy bir dere içe¬risinde kurulmuştur. Kuzeydoğusunda Sırçalı Dağı vardır. Uzunlu, Güveçli, Çalapverdi ve Bo-ğazlıyan`dan geçerek Cavlak Kaplıcası suyuyla karışması ile batıya doğru akan Kozan Özü köyün içinden geçer.

Köyün eski ismi Kıvrıl`dır. Bu isim eski dönemlerden kalma kıvrım şehrinden gelmektedir. Köyün çok eski bir yerleşim merkezi olduğu çevredeki harabelerden anlaşılmaktadır. Yeni ismi Yeşilhisar olan köy, çevresi surları andırdığı ve köy girişinin yeşillik olduğu için bu isim veril¬miştir. Köye ilk gelip yerleşen Feyzullah Bey diye birisidir. O dönemde köyde barınacak ev olmadığından köyün çevresindeki doğal mağaralarda hayvanları ile beraber yaşayıp çoğal¬mışlardır. Köyün bulunduğu yer kışlak olarak kullanılmaktaymış. Köy halkının bir kısmının gü¬neyden, bir kısmınında doğudan geldiği söylenmektedir.

Köy çevresinde Kıvrım Şehri harabeleri ve Kapodakya`ya ait bazı ören yerleri vardır. 1990 Nüfus sayımına göre köy 100 hane ve 554 nüfusa sahiptir.

Köyde 1956 yılında devlet-millet işbirliği ile tek dershaneli ve lojmanlı bir ilkokul yapılmış 1964 yılında ise ek dershane yapılmıştır.

Son yılarda köyün nüfusu göçler nedeni ile azalmaktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Yetiştirilen ürünler şekerpancarı, buğ¬day, arpa, fasulye ve nohuttur. Tarım alanlarının 3`de 2`si sulanmaktadır. Küçük ve büyükbaş hayvancılık diğer bir geçim kaynağıdır. VERİMLİ VE KALİTESİ YÜKSEK ŞEKER PANCARI ÜRETİMİ Şeker pancarı endüstrisi bitkileri içinde birim alandan yüksek oranda gelir getirebilen bitkilerden biridir. Ancak, birim alandan yüksek gelir elde edilmesi, üretimde kullanılan tarım tekniklerinin yerinde ve zamanında uygulanmasıyla mümkün olacaktır. Pancar üretiminde tarım teknikleri denilince tarla ve tohum yatağı hazırlığı, ekim tekniği, bitki sıklığı, bakım işleri, gübreleme, sulama, hasat ve silolama gibi üreticinin bilgisine ve tecrübesine dayanan ve verimli birlikte kaliteyi de ön planda tutan zirai uygulamalar akla gelir. Bu uygulamaların yerli yerinde ve doğru olarak uygulanması, masrafı az fakat verimi ve kalitesi yüksek ürün elde edilmesinde yardımcı olacaktır. Avrupa ülkelerinde dekara pancar verimi 5-6 ton, şeker verimi 1 ton civarında iken, ülkemizde bölgeden bölgeye değişmekle birlikte, ortalama pancar verimi 3,5 ton, şeker verimi ise 500 kg kadardır. Bu sebeple de 1 kg şekerin maliyeti, Türkiye`de verim ve kalitenin düşük olmasından dolayı Avrupa`dan daha yüksek olmaktadır. Ancak, uygulamada tecrübe ve bilime dayanan çok az bir değişiklikle, verim ve kaliteyi bu rakamlara çıkarmak işten değildir. Şeker pancarının bu zamana kadarki üretiminde, alışkanlıklarımızdan kaynaklanan birtakım yanlış uygulamalar mevcuttur. Halen, tarla hazırlığı, azotlu gübreleme ve tohuma kalkma vs. gibi pancarda verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen konularla ilgili bir kısım problemler henüz çözülmüş değildir. Bu yanlış uygulamaların önemlilerinden biride azotlu gübrelerin verimi (%33 nitrat, %26 nitrat, %46 üre, %21 A.Sülfot) artırdığı inancıdır. Halbuki, azotlu gübrenin fazla verilmesi masrafı artırdığı, verim ve kalitede düşme yaptığı gibi, önemli bir çevre kirlenmesine de sebep olmaktadır. Burada aktarılacak bilgiler, şeker pancarı üretiminde, her zaman ve her bölge için geçerli olan genel bilgilerdir. Bilim ve tecrübenin eseri olan bu bilgiler, kısacası üreticinin her an aklında olması gerekmektedir. Zira, burada aktarılacak konular uzun yıllarda meydana getirilen araştırma ve tecrübenin eseridir. Hazırlanan bu kitapcık ise üretici el rehberi özelliğindedir. Burada, tarla ve tohum yatağı hazırlığı, ekim, bakım, gübreleme, sulama, hasat ve silolama konuları kısa bölümler halinde ele alınacaktır. Esas hedefin ise verimlilik kadar kalitenin de olduğu ön planda tutulacaktır. ŞEKER PANCARI NEDİR? Şeker pancarı iki yılda gelişmesini tamamlayan bir bitkidir. Birinci yılda kök gövdesinden şeker üretilir, ikinci yıla bırakıldığında veya belli bir süre soğuğa maruz kaldığında, sapa kalkarak tohum verir. İklim ve toprak şartlarına bağlı olarak kökünde %15-20 oranında şeker vardır. Buna şeker varlığı, digestion veya plar şeker denir. Bu polar şeker varlığının bazı faktörlere bağlı olarak (yaralanma, kırılma, baş büyüklüğü, Amino azot ve kül varlığı gibi) ancak %80-85`i fabrikada çuvala giren beyaz şeker olarak elde edilir. Buna randıman, safiyet ya da arıtılmış şeker varlığı denir. ancak çiftçiye ödemeler polar şeker üzerinden yapılır. Alınamayan şekeri, özellikle azotlu gübrelemenin fazla olmasından dolayı pancarda yükselen Amino-azot varlığı etkiler. Şeker pancarında esas olan, daha karlı üretim için kök veriminin, polar şekerin ve safiyetin (randıman) yüksek olmasıdır. Ancak bu taktirde gerek üreticinin, gerekse fabrikanın karlılığı artacak, buna bağlı olarak da şekerin maliyeti düşecektir. Şeker pancarı kökünün şekli de önemlidir. İyi bir şeker pancarı küçük başlı, düzgün, konik şekilli, çatalsız ve normal büyüklükte (1 kg kadar) olmalıdır. Pancar kökü irileştikçe, şeker oranında o derecede düşme görülür. Pancar kökü yukarıda tarif edilenin aksine bir şekle sahipse, tarlada birtakım sıkıntılar veya üretim tekniklerinde yanlış uygulamalar vardır demektir. ŞEKER PANCARI ÜRETİM TEKNİÄžİ a. Tarla Seçimi: Şeker pancarı topraktan bol miktarda besin maddesi kaldırdığından pancar üretilecek tarla seçimine dikkat edilmelidir. Tarla sulanabilir besin maddelerince zengin, organik maddece yüksek, hafif (kumsal) yapıda olmalı, fazlaca ağır (killi) olmamalıdır. b. Münavebe Şeker Pancarı belirli bir münavebe sistemi içinde üretilir. Münavebe sistemi içinde, yer alan bitkileri genelde şeker pancarı belirler. Bu, t oprakta bitki besin maddelerinin dengeli kullanılması, hastalık ve zararlılarının çoğaılmaması açısından elzemdir. Ancak, münavebe sisteminde pancardan önce ekilen bitkinin yüksek oranda azotla gübrelenen ve pancar ailesinden (şalgam, turp, ıspanak, paz

Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
2007 -Ömer DOĞRU
2004 -
1999 -
1994 -
1989 -


Altyapı bilgileri

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu çayır denilen mevkiden su motorları aracılığıyla köy içi şebekeye gönderilmektedir.Kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık personeli isdihtam edilmemiştir. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

KURUM ADI Yeşilhisar İlköğretim Okulu ADRESİ Yeşilhisar Köyü Boğazlıyan YOZGAT İL VE İLÇE MERKEZLERİNE UZAKLIĞI Boğazlıyan 9 km Yozgat 105 km Kayseriye 98 km ULAŞIM YOLLARI Boğazlıyan Yenifakılı yolu üzerinde 1 km içerde TELEFON VE FAKS NUMARALARI - E-POSTA ADRESİ - YÖNETİCİLERİ Ali ihsan KABLAN Müdür Yetkili ÖĞRETMENLER VE BRANŞLARI DİĞER PERSONELLER ŞUBE SAYILARI 2şube ÖĞRENCİ SAYILARI 32 öğrenci ELDE EDİLEN BAŞARILAR OKUL BİNASININ FİZİKİ DURUMU İhtiyaçları karşılar nitekliktedir. LOJMAN Var ancak kullanılmamaktadır. YERLEŞİM YERİNDEKİ KİRALIK KONUTLAR İlçe merkezinde kiralık konut bulunabilmektedir. KURUM VİZYONU-MİSYONU Vizyonu Öğrencilere bilgiye nasıl ulaşabilecekleri öğretilmeli, Okul içi ve dışındaki hal ve hareketleri Türk gencine yakışır şekilde olmalı,Karşılaşacakları her türlü soruna çözüm bulabilecek tarzda eğitim öğretim verilmeli Misyonu : Yapıcı,üretken,düşünmeye yatkın, araştırma yapabilen bilgiyi her türlü ortamda kullanabilen, çalışkan,dürüst.Vatanına,milletine,bayrağına bağlı ve sadık bireyler kazandırmak.

Linkler



köy-taslak Boğazlıyan belde ve köyleri

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara

Yanıtlar