Zemheri Kuyusu

Kısaca: roman. ...devamı ☟

roman.

Romanın konusu

1999 Körfez depreminin sonrasıdır. Depresyon geçirdiğini düşünen gazeteci Fuat, amcasının oğlu Tolga’nın yönlendirmesiyle psikiyatrist Dr. Hayrünnisa hanıma gider. Psikiyatrist onun geçmişini eşelemeye çalışırken beklenmedik olaylar gelişir; ikisinin geçmişiyle ilgili bazı şeyler bilinmeye başlar. Derken, Fuat kendisini Dr. Hayrünnisa’nın dedesi Hisarlı Ahmet bey’in konağında bulur; bir zaman yarılması olmuş, Fuat yüz yıl önceki büyük İstanbul depremi zamanına düşmüştür. Çarpıcı bir roman örgüsü başlar; mistik olaylar hurafelerle karışır. Zemheri kuyusu romana girer; iyilikle kötülüğün ezeli kavgası. Bir meczup dünya üstündeki iyiliğin sorumluluğunu kendi üstünde hisseder. Fuat bütün bu olaylar içinde, yazmayı düşündüğü, ama bir türlü başlayamadığı romanını yaşadığını hisseder. Hayrünnisa hanıma olan ilgisi giderek derinleşmeye başlar. Hayrünnisa’nın kardeşi Aydın’la tanışır , Takunyalı Evliya ve Zemheri Kuyusu’nun sırrını birlikte çözmeye karar verirler. İşaret edilmesi gereken ilk nokta, romanın yüzde yüz yerli olduğudur. Bakış açısından, roman kahramanlarına, olaylardan, işlenen temalara, kullanılan imajlardan, kahramanların tutum ve davranışlarına, her türlü roman malzemesine kadar her şey milli ve o kadar sıcak... Öyle ki, İtalya’daki pansiyon sahibi madam bile, İzmir’i özleyen ve türküler söyleyen bir Anadolu kadını gibi... Fuat’ın şuuraltından iki de bir açığa çıkan Bilge Kağan’ın bin üç yüz yıl önceki “ Türk milleti öldün!....Türk milleti öleceksin!...” haykırışı, ne kadar Türk olunduğunun çarpıcı göstergesi. Başarısı "Türkiye Yazarlar Birliği"nin 2005 yılı "roman" dalındaki ödülü "Zemheri Kuyusu" adlı eseriyle Metin Savaş'a verilmiştir. Dış bağlantılar Ötüken Neşriyat'ta Zemheri Kuyusu

Kaynaklar

Vikipedi

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.