Farabi

Farabi 870-950 yılları arasında yaşamış olan İslam düşünürü. Sistemi Aristoteles mantığına dayanan akılcı bir metafizikten oluşan, Aristoteles'in sistemini Plotinos'un görüşleri yardımıyla, İslam inancı ile uzlaştırmaya çalisan Farabi, Tanrı'nın varoluşunu kanıtlarken, Aristoteles'in akılyürütme çizgisini takip etmiştir. Ona göre, bu dünyadaki nesneler hareket etmekte, değişmektedirler. Dünyadaki nesneler hareketlerini bir ilk Hareket Ettiriciden almak durumundadırlar.

Farabi ( Arapça: أبو نصر محمد الفاراب Abū Nasr Muhammad al-Fārāb,
Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Farsça: محمد فارابی Mohammad-e Fārābī; d. 870 Farab - ö. 950 Şam),
Kökü itibarıyla dünyanın en eski dilleri arasında yer alan Farsça, milattan yediyüz yıl öncesine ait açık tarihi ve bin yıllık yazılı eserleriyle İran’ın köklü ve sağlam kültürünü komşu ülkelere kadar tanıtmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fars asıllı

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İslam felsefecisi (
İslam, Allah'ın insanlara Hz. Muhammed (sav) aracılığı ile gönderdiği son ilahi dindir. Arapçada seleme (Allah'a tamamen bağlanmak) kökünden gelen İslam sözcüğünün Türkçe anlamı "Allah'a ve onun buyruklarına kayıtsız şartsız inanan" demektir. Bu kelime aynı zamanda, Hz. Muhammed aracılığıyla ilkeleri bildirilen ve Müslüman adı verilen (Arapça İslamlığı kabul eden anlamına, müslim'den) 600 milyon insanı bünyesinde toplamış büyük bir dinin de adıdır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Maveraünnehir).

Asıl adı:Muhammed bin Tahran bin Uzlug olan ve Batı kaynaklarında "
Maveraünehir, Amu Derya (Ceyhun), Sird Derya (Seyhun) nehirleri arasında kalan ünlü Türk ülkesi. Bu tarihi belde bugün, Özbekistan, Kalpakistan'ın bir bölümü ile; Tacikistan, Kırgızistan'ın güney kısmını; Kızılkum Çölü ile Kazakistan'ın bir kısmını içine almaktadır. 660.000 km2 yüzölçümü vardır. Bölgede, çoğunluğunu Türklerin teşkil ettiği 16 milyon insan yaşamaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Alpharabius" adıyla anılan Farabi,

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Farab (

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Otrar kenti)'da doğduğu için Farabi (Farablı) diye anılır. İlk öğrenimini Farab’da, medrese öğrenimini
Otrar, (Farab, Turar, Tarban veya Tutarband) Kazakistan'ın güneyinde şehir. Siriderya kıyısındaki Otrar'ın adı Moğol felaketiyle anılır. Burası, Türk ve İslam dünyasının en büyük filozofu Farabi'nin doğduğu şehirdi. Farab aslında bölgenin adıydı ve Otrar bu bölgenin merkeziydi. Oğuzeli'nin en önemli şehriydi. Cengiz Han tarafından yerle bir edilen Otrar'ın kalıntıları geniş bir alana yayılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rey ve
Rey, günümüzde İran'ın güneydoğusunda bulunan şehrin adı. 1194 yılında Harzemşahlar ile Irak Selçukluları arasında yapılan büyük savaşla ünlenmiştir. Savaştan sonra Harzemşahlar'ın idaresine geçen şehir, sırayla İran ve Osmanlı Devleti arasında el değiştirdi. İran-Irak Savaşı sırasında yerle bir edilen şehir, günümüzde İran İslam Cumhuriyeti sınırları içerisindedir. Selçuklu döneminde en önemli tıb ve bilim merkezi haline gelmiş bir şehirdi. Nizam'In emirler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bağdat’ta gördükten sonra, Harran’da felsefe araştırmaları yaptığı yıllarda tanıştığı Yuhanna bin Haylan’la birlikte
Bağdat Irak'ın başşehri. Nüfusu 4,5 milyon civarındadır. Mezopotamya çanağının ortasında, Dicle Irmağının iki yakası üzerinde ve Dicle'nin Fırat'a en çok (40 km) yaklaştığı noktada, geniş bir alüvyon ovası üzerinde yer alır. Bağdat'ta yazlar kuru ve çok sıcak, kışlar yumuşak ve serin geçer. Ortalama yağış yılda 130 mm dolayındadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Aristoteles’in yapıtlarını okuyarak gezimciler okulunun ilkelerini öğrendi. Halep’te Hemedani hükümdarı Seyfüddevle’nin konuğu oldu.

Farabi, Maveraunnehir'de Farab vilayetinin Vesic köyünde yaklaşık olarak H.257 jM.870 yılında dünyaya gelmiştir. Babasının bir ordu kumandanı olduğu söylenir. Farabi'nin ilkin Merv'de okutulan felsefi ilimIerden faydalanmış olması akla uygundur. Fakat asıl felsefe tahsilini Bağdad'da yaptı. Bağdad'da kendisinden daha yaşlı olan Ebıl Bişrb. Metta b. Yılnus'tan mantık dersi aldı. Bişr, öğrencilerine Aristo mantığını okutuy~rdu. Farabi, onlar arasında temayüz etmekte gecikmedi. Daha sonra Harran'a gitti. Orada Yuhanna b. Haylan ile tanıştı. Bir hıristiyan bilgini olan Yuhanna'dan mantık ve felsefe tahsil etti. Yeniden Bağdad'a dönerek Yunan filozoflarının ve özellikle Aristo'nun kitaplarını inceledi. Bir çok dillere vukufu vardı. Halife Muktedir devrinde. (tahta geçişi H.295 jM.907) bu kitapları açıklamağa ve etrafına ışık tutmağa başladı. Bir çok eserler yazdı. Daha sonra Şam'a gitti. Bir. ara. Mısır'a da seyahat etti. Yeniden Şam'adöndü. Halep ve Şam dolaylarının sultanı Seyf ad-Devle, Farabi'ye çok hürmet gösterdi. Hatta onu sarayında himaye etti. Farabi, H.339 jM.950 yılında 80 yaşında iken Şamda hayata gözlerini yumdu. Felsefe, mantık, psikoloji, musiki, matematik ve tıpda derin bir bilgin olan Farabi'nin ölümü Seyf ad-Devle'yi çok üzdü. Bu Sultanın, Türk filozofunun cenaze namazinı bizzat kıldırdığı. söylenir.

Tıp alanında çalışmalar yapan Farabi, bu konuda çeşitli ilaçlarla ilgili eser yazdı. Farabi, gerek insan fizyolojisi ve anatomisi, gerek nöroloj ve biyoloji, gerekse psikoloji gibi konularda çeşitli çalışmalar yapmış ve eserler kaleme almıştır.

Hayatı

870-950 yılları arasında yaşamış olan İslam düşünürü. Sistemi Aristoteles mantığına dayanan akılcı bir metafizikten oluşan, Aristoteles'in sistemini Plotinos'un görüşleri yardımıyla, İslam inancı ile uzlaştırmaya çalisan Farabi, Tanrı'nın varoluşunu kanıtlarken, Aristoteles'in akılyürütme çizgisini takip etmiştir. Ona göre, bu dünyadaki nesneler hareket etmekte, değişmektedirler. Dünyadaki nesneler hareketlerini bir ilk Hareket Ettiriciden almak durumundadırlar. Bu ilk Hareket Ettirici ise, Tanrı'dır. Farabi, varlık anlayışında, mümkün ya da olumsal varlıklar adını verdiği nesneler ile Tanrı arasındaki farklılık ve ayrılığı, mümkün varlıkların Tanrı'dan, ilk varlıktan sudur ettiklerini söyleyerek açıklamaya ve temellendirmeye çalışır.

Farabi'ye göre, ilk varlık, Tanrı, varlık taşkını yoluyla evrendeki bütün varlık düzenini 'doğal bir zorunlulukla' meydana getirir. Evren Tanrı'nın değerine hiçbir şey katmaz. Yetkin bir varlık olan Tanrı'nın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Tanrı'yla evren arasındaki ilişkiyi, evrenin Tanrı'dan sudur, türüm yoluyla ve zorunlulukla çiktigini söyleyerek açıklayan Farabi'ye göre, evren aynı zamanda Tanrı'nın sonsuz cömertliğinin bir sonucudur. Tanrı, Farabi'nin sisteminde herşeydir. Tanrı seven, sevilen ve sevgidir. O bilen, bilinen ve bilgidir. Tanrı herşey olduğuna ve hiçbir şeye ihtiyaç duymadığına göre, Farabi bu noktada, mümkün varlıkların varoluşları için, Tanrı'nın yalnızca kendisini konu alan bilme faaliyetine başvurur. Buna göre, yaratıklar, Tanrı'ya en yakın 'akıllar' halinde Tanrı'dan çikip varlığa gelirler. Onun sudur, türüm anlayışına göre, Tanrı'nın kendi tözünü bilmesinden birinci akıl doğar; bu aklın Tanrı'yı bilmesinden ise, ikinci akıl türer. Böylelikle, ortaya sırasıyla 10 akıl çikar; onuncu akıl, etkin akıldır (aklı faal). Birinci aklın varlığı, Tanrı dolayısıyla zorunlu, ama kendi özünde mümkündür; ilk akıl, kendini bu niteliğiyle bildiği için, onun maddesinden birinci gök katı, formundan da (suretinden de) o gök katının ruhu sudur eder. Böylelikle on akıldan her birinin karşilığı olarak bir gök katı türer. Madde de Tanrı'dan sudur etmiştir. Belirsizlik demek olan madde, Tanrı'ya en uzak olan varlıktır.

Etkin Akıl insan ruhunun da nedenidir. İnsan anlayışında, Farabi insanın ruh ve bedenden meydana geldiğini söyler. Bedenin yetkinliği ruhtan, ruhun yetkinliği ise akıldan kaynaklanmaktadır. Ruhun başlıca görevleri eylem, anlama ve algılamadır. Ona göre, bitkisel, hayvani ve insani olmak üzere, üç tür ruh vardır. Bitkisel ruhun görevi, bireyin yetişme ve gelişmesi ile soyun sürdürülmesi, hayvansal ruhu görevi iyinin alınıp kötüden uzak durulması, insani ruhun görevi ise güzelin ve yararlının seçilmesidir. Farabi ahlak anlayışında, insanın akıl yoluyla iyi ve kötüyü ayırt edebileceğini savunur. İnsan için amaç mutluluk, en büyük erdem de bilgeliktir. Farabi'ye göre, en yüksek iyi olan mutluluk, etkin akıl ile birleşmek yoluyla gerçekleşir. Zira, insan kendisini anlamak için evreni anlamak, evreni anlamak için de evrenin amacını kavramak durumundadır. Evrenin esas ve en yüksek amacını anlamak, insan için gerçek mutluluktur.

İnsanın kendisini ve evrenin amacını anlamaya kalkışması ise, bilim ve felsefe yapmakla ilgili bir şeydir. İnsan aklının en yüksek düzeyde yetkinleşmesi, insan aklını Etkin Akıl'a yaklaştırır. Etkin akıl insan aklının yönelebileceği en yüksek hedeftir. Etkin akıl'a ulaşmak, bu dünyada Gerçek, Doğru, İyi ve Güzeli ortaya çikaran felsefe, bilim ve sanatla uğraşmak yoluyla olur. Böylelikle, insan ruhunu temizler, saflaştırır. İşte, bu, insan için ölümsüzlükle eşanlamlıdır. Bu yol Tanrı'ya yöneliş, Tanrı'ya varış yoludur. Bu ise, insan tadabileceği en yüksek mutluluktur. Farabi'ye göre, etkin akıl'a yönelmek durumunda olan şanslı insanlar filozoflar, bilim adamları, peygamber ya da gerçek yönetici ve sanatçılardır. Demek ki, doğrulara ulaşan filozof ve bilim adamı, iyilikler meydana getiren gerçek yönetici, güzellikler yaratan sanatçı, ona göre, birbirlerinden çok farklı olmayan insanlardır.

Filozof ve bilim adamı gerçeği ve doğruyu, bilimsel yöntemle tanır. Yani, o etkin akıl'a kendi yolundan giderek varır. Peygamber ve gerçek yönetici gerçeği ve doğruyu, vahiy yoluyla bilir. Yani, o da etkin akıl'a kendi yolundan giderek ulaşir. Farabi'nin bu düşüncesine göre, bilim, din ve felsefe, birbirlerini ortadan kaldırmak yerine, birbirlerini tamamlayan disiplinlerdir. Onlar yalnızca aynı gerçeğe ve doğruya, etkin akıl'a ulaşmanın farklı yollarıdırlar.
Aristoteles MÖ 384 - MÖ 7 Mart 322 tarihleri arasında yaşamış Yunanlı filozof ve bilim adamı. Platon ile birlikte Batı düşüncesini en çok etkileyen en önemli iki kişiden biri olarak düşünülür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Farabi) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

nihilist: devleti canlı bir organizma gibi düşünerek siyaset ile biyoloji bilimini uzlaştırmış her bir nazariyesinde canl ı varlık olma halinin farklı boyutlarını ele alan organik-siyasi bakış açısı geliştirmiştir. - 3 yıl, 10 ay önce yazıldı.
Misafir: Farab-i ismi eski Türkçe de -i takısı "oralı" yani"o" memleketten yani oralı analamına gelir Farabi ise Orta asyada bulunan "FARAB" şehrindendir hala böyle bir şehir vardır. Esas ismi Muhammed'dir. - 3 yıl, 0 ay önce yazıldı.