Tambur

Osmanlı müziğinin en gözde telli ve mızraplı çalgılarından biri, belki de en önemlisidir. Çok eski bir tarihi olan “Tambur” için “Kopuz”un geliştirilmiş biçimi olduğu yönünde görüşler olduğu gibi ilk biçiminin antik dönemlere kadar uzandığı yönünde görüşler de vardır. Yine bir başka görüş, “Tambur”un, bağlama ailesinin ilk halinin gelişimi ve değişimi ile oluştuğu yönündedir. Kökeni Arapça "tunbur" olan sözcüğün, Sümer dilinde gene yarı küremsi gövdeli ve u...

TAMBUR (almanca) türkçe anlamı
1. i. elişi kasnağı (m)
TAMBUR (türkçe) anlamı
2. Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan
3. yay veya mızrapla çalınan
4. uzun saplı
5. telli çalgı:
6. ... eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu.- A. İlhan.
TAMBUR (türkçe) anlamı
7. klasik türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan
8. yay ya da mızrapla çalınan
9. uzun saplı
10. telli tahta çalgı.
TAMBUR (türkçe) almancası
1. Trommel

Tambur hakkında detaylı bilgi

Osmanlı müziğinin en gözde telli ve mızraplı çalgılarından biri, belki de en önemlisidir. Çok eski bir tarihi olan “Tambur” için “Kopuz”un geliştirilmiş biçimi olduğu yönünde görüşler olduğu gibi ilk biçiminin antik dönemlere kadar uzandığı yönünde görüşler de vardır. Yine bir başka görüş, “Tambur”un, bağlama ailesinin ilk halinin gelişimi ve değişimi ile oluştuğu yönündedir.

Kökeni Arapça "tunbur" olan sözcüğün, Sümer dilinde gene yarı küremsi gövdeli ve uzun saplı bir telli çalgının adı olan "pantur" dan geldiği öngörüsü vardır. Ayrıca çok eski çağlardan beri çeşitli uluslar tarafından derili vurmalı çalgılar için kullanılan (tabla, tabl, tabıl, tabul v.b.) sözcükten türediği görüşü de vardır. Oysa Hitit uygarlığında “TIBULA” isimli bir çalgıdan söz edilmektedir. Bu çalgının büyük olasılıkla uzun saplı telli bir çalgıya ait olduğu görüşü yaygındır. Bu çağdan kalan metinlerde, bu çalgının eşliğinde şarkı söylenmekte ve dans edilmekte olduğu vurgulanmıştır. Tüm bu bilgiler bizlere, “Tambur” kelimesinin kökeninin Hitit ve Sümerlerin yaşadığı çağlara kadar gittiğini göstermektedir. “Tambur” sözcüğü, sonraları İran'da ve Orta Asya'da, daha çok bağlamaya benzeyen armudi gövdeli, uzun saplı çalgıların da ortak adı olarak kullanılmıştır. Asya Türklerinin bugün de kullandıkları benzer çalgılar, “tambura”, “dombra” gibi adlar ile anılırlar. Özellikle Avrupalı gezginlerin (örn. Charles Fonton ve Toderini), sapındaki perde bağları nedeniyle Türk müziği ses sistemini gözle görülür biçimde yansıttığını yazdıkları “tambur”, günümüzde yalnızca Türkiye'de kullanılan belki de tek çalgıdır. Bu çalgının göç yolları ile Avrupa’ya geçtiği ve XII. ve XIII. yüzyıllarda kullanıldığı ve daha sonra da terk edildiği bilinmektedir.

Bu çalgı, Osmanlı müziğinin tarihsel süreci içinde gelişmiş ve özellikle XVII. yüzyılda en gelişmiş biçimini alarak, bu müziğin en vazgeçilmez çalgılardan biri olmuştur.

“Tambur”un gövdesi, ahşap dilimlerin yan yana yapıştırılmasıyla elde edilen bir yarım küre biçiminde olup çapı 35 cm kadardır. Yaklaşık 104 cm olan sap, bir takoza gömülerek gövdeyle birleşir. Burguluk sapın uzantısıdır. Gövdenin kenarındaki delikli tel takozundan çıkan tellerin her biri, köprüyü aştıktan ve sap boyunca uzandıktan sonra, genellikle kemikten yapılan ve sapa kakılan çentikli baş eşiği ve bitişiğindeki yine kemikten yapılıp sapa kakılan delikli eşiği geçip burgusuna bağlanır. Genellikle ardıç ağacından yapılan köprü, oldukça ince bir çam (genellikle köknar) levha olan göğse basar. Tellerin basıncı, köprünün altına rastlayan bölümünde göğsün çukurlaşmasına yol açar. Sapın altı yuvarlak, üstü düzdür. Perde bağları eskiden bağırsak kirişten yapılırken günümüzde, büyük oranda naylon telle bağlanmaktadır. “Tambur”un perde sayısı 45-55 arasında değişmektedir. Tambur çalan bazı ustalar, 64 ve hatta 65 perde bağlayarak, bazı makamların birçok perde üzerine taşınmasını (transpoze edilmesini) kolaylaştırmak istemişlerdir. Bilinen en eski halinde iki tel olan “tanbur”a günümüzde genellikle yedi tel takılmaktadır. Ancak XVIII. ve XIX. yüzyıl “tanbur”larında sekiz tel bulunmaktaydı.

“Tambur” mızrabı çoğunlukla bağadan (kaplumbağa kabuğu) yapılır. Yaklaşık 12 cm uzunluğunda, 9-10 mm eninde ve 1-1, 5 mm kalınlığında esnemez bir çubuk olan mızrabın iki ucu da kullanılır. Ancak iki uç, farklı tınılar elde edebilmek amacıyla birbirinden biraz farklı yapılır. Sağ elin baş, işaret ve orta parmakları ile tutulan mızrap, tellere geniş yüzüyle değil, diklemesine dar yüzüyle vurulur. Bu vuruş, çalgının tok ses vermesini sağlar. XVI. yüzyılın sonlarına değin Osmanlı saray müziğinde ayrıcalıklı bir yer tutan kopuz dışında, günümüzde mızrabı böyle tutulan başka çalgı yoktur.

Bir mızraplı çalgı olmasına karşın Tamburi Cemil Bey tarafından ilk kez uygulanan mızrap yerine “yay” kullanılması, hemen benimsenmiştir. Bu çalgının eski seslendirme tekniklerinde, “çelik” ve “bakır” tellere bir kez vurulur ve tellerin titreşimi kaybolmadan olabildiğince fazla perde kullanılarak ezgi seslendirilmeye çalışılırdı. Böylece insan hançeresine benzetilme uğraşı verilirdi.

Şarkı Sözleri

Yilmaz Morgul tarafından söylenen Tambur adlı şarkının sözleri.



duygular çoşuyor çaldığın zaman
sevgiler koşuyor geldiğin zaman
saatler duruyor sevdiğin zaman

sen vur da tamburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar

sımsıcak namaler çağrıdır aşka
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka

sen vur da tamburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar

beste: necip gülses
güfte: nuriye eracar
makam: kürdilihicazkar
usül: düyek
form: şarkı
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Tamburî

Tambur, Türk müziğinde yaygın olarak kullanılan ve yalnız Türklerde görülen telli bir sazdır. Tamburun kökeni, hangi tarihte ortaya çıktığı bilinmemektedir.

Ram

Bilgisayarda rastgele erişimli hafıza (random access memory) nin kısaltması.

Skimmer

Skimmer ya da Sıyırıcı, deniz ve kara içi su kaynaklarında meydana gelen petrol dökülmelerinin temizlenmesini ve endüstriyel tesislerde üretim esnasında oluşan yağlı suların içindeki yağın geri kazanılmasını sağlayan makine. Tambur, fırça, disk, weir, mop adı verilen ...

Tar

Tezeneli bir Türk Halk çalgısıdır. Ülkemizde Kars yöresinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Azerbeycan, İran, Özbekistan ve Gürcistan'da da yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir. Teknesi, büyükleri birbirinden farklı iki çanaktan oluşmaktadır ve genellikle dut ...

Bilgisayar

Bilgisayar çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin. Kullanıcıdan aldığı verilerle mantıksal ve aritmetiksel işlemleri yapan; yaptığı işlemlerin sonucunu ...

Cümbüş

Cümbüş, Zeynel Abidin Cümbüş tarafından 20. yüzyıl başlarında geliştirilmiş olan ut benzeri bir müzik aletidir. Yapısı Amerikan banjoya ve uta benzer.

çeng

Organolojinin “açık arplar” arasında incelendiği çalgılardandır. Açık arplar, “yay-arp” ve “köşeli arp” olmak üzere iki türe ayrılır. Çeng ikinci türdendir. Açık arplarda, teller burgulukla ses kutusu arasına gerilir. En uzun (ve en pest) telin önünde hiçbir şey ...

Nakkare

Kudüm ya da nakkare, yarım küre biçiminde bir çift küçük davuldan oluşan vurmalı bir çalgı.

Perde

Tiyatro eserinin bölümlerinin her birine perde denilir. Bu bölümler sahnedeki perdenin açılmasıyla başlayıp kapanmasıyla biter.

Kopuz

Kopuz eskiden beri Türklerin kullandıkları, bugün Altay Türklerinde rastlanan bir çeşit musiki aleti. Bakşı ve ozanların sagu ve destan okurken çaldıkları bu saz, Türk memleketlerinde daima rastlanan bir çalgı aletidir. Kaynakların haber verdiğine göre Uygur ülkelerinde ve ...

Fotokopi

Yazı ve çizimlerin kopyasını anında çıkarabilen makina. Bunun için kullanılan aletlere fotokopi makinası denir. Kopyası çıkarılacak sayfanın ışıkla taranarak yansıyan ışıkların, üzerinde ışığa duyarlı tabaka olan başka bir kağıt üzerini tesir altına almak suretiyle ...