Turgut Zaim

Turgut Zaim hakkında ansiklopedik bilgi

frame|right|Yörükler Köyü, Ankara Resim Heykel Müzesi TURGUT ZAİM (1906 - 1974) Çağdaş Türk sanatını konu alan bir çok kaynakta, ulusal ve yöresel Türk resminin kurucusu ve öncüsü olarak nitelendirilen Turgut Zaim, 1906 yılında İstanbul'da doğmuştur(1). Ortaöğrenimini Kadıköy Saint Joseph Lisesi'nde tamamladıktan sonra öğrenimine Yüksek Öğretmen Okulu'nda ve Sanayi-i Nefise Mektebi'nde devam eden Zaim, sonralarında ise çalışmalarını İbrahim Çallı'nın atölyesinde sürdürmüştür. 1932 yılından başlayarak Anadolu'nun çeşitli köşelerini gezerek, Yörüklerin ve Avşarlar'ın yaşantılarıyla yakından ilgilenen Zaim'in üslubu da bu yıllarda biçimlenmiştir (2). Turgut Zaim, kişiliğinin ve yapıtlarının Türk Resim Sanatı içerisindeki net ayrımı ile yeni bir eğilimin habercisi ardından da kurucusu olmuştur (3). Yapıtlarında milli, yerel, bölgesel, halka dönük gibi değerlere yer veren ve belirli bir sanat eğilimi nitelendirmek isteyen terimlerin kaynağını Zaim'in eserlerinde bulmak olasıdır. Dolayısıyla Zaim'i ne müstakillerin ne de D Grubu'nun estetik çerçevesinde görebiliyoruz (3). Zaim, çalışmalarına 1924-28 yılları arasında Paris'te devam etmiştir. 1928 yılında Fransa'dan döndüğünde arkadaşlarına Paris'te öğreneceği bir şeyin olmadığını söylemesi çerçevesinde batı ile ilişki kurmaya isteksiz, ilgisiz gibi etkiler uyandırmıştı. Oysa Zaim'in bu tutumunun nedeni batı etkilerinden bir kaçış değildi. O, kendisini diğer sanatçıların aksine batı sanatına yabancı hissediyor adeta onunla kaynaşamıyordu (3). Zaim, eserlerinde çoğunlukla Anadolu'yu ele alan düzenlemelere yer vermiştir. Zaim'in bu yönelişi, batıdan uzaklaşmasına bir neden sayılarak batı estetiğinden uzak, yerli konuları seçen ve halk resimlerini hatırlatan, minyatürvari çalışmaları ile gerçekçi sayılabilecek, yaşamı boyunca yürüteceği kendi üslubunu oluşturmasına katkı sağlamıştır (3). Turgut Zaim, kendi kaleminden yazdığı özgeçmişini anlatırken Anadolu ve Anadolu İnsanı'na neden yöneldiğini şöyle anlatmıştır: “Fırsat buldukça yurdun yurdun çeşitli yerlerini dolaşdım. Yörükleri, Avşarları ziyaret ettim. Bundan böyle bozkır benim hocam olmuştu. Bu toprağın ressamı olmak istiyordum. Yurt özelliği de olan bir üslup sahibi olmaya çabalıyordum. Öncelikle konularında üzerinde ısrarla durdum. Bozkırın dilini sezmeye uğraştım. Köylü figürlerini tablolarımın en seçkin yerlerine oturttum. Melankolik, mütevekkil bakışları, tavırları beni çok duygulandırdı” (4) Zaim'in bu sözlerinden de anlıyoruz ki yurt gezileri O'nun sanatında belirleyici bir unsur olmuştur (4). Cumhuriyet dönemi ile birlikte gelişen Türk resim sanatının yeni ve özgün atılımları ile birlikte, köy temalarına yönelik figür üslubuyla Zaim'in yarattığı bu ulusal ve yerel atmosfer, hala aşılamamış bir değerler sistemi gibidir (7). Turgut Zaim'in Bilge-Esin Özgener Koleksiyonu'nda yer alan “Üç Güzeller” adlı tablosunu incelediğimizde, Zaim'in üslubu için anlattıklarımızın aksine bu eserin, Türk resmi içerisinde gerek konusu gerekse yapısal özellikleri itibariyle çok farklı bir örnek teşkil ettiğini görüyoruz (5). Zaim'in bu yapıtında alışageldiğimiz Yörük köylülerine, göçebe aşiretlerine, güçlü ve yakışıklı olarak tasvir ettiği köylü erkeklerine, kırmızı yanaklı sevimli çocuklara bir bakıma toplumsal romantizmle yoğrulmuş Anadolu insanına rastlamamız mümkün değil. Zaim'in bu eseriyle izleyicilerini ne denli şaşırttığını da düşünmemek elde değil doğrusu (2). Resimde güzellikleri ile ünlü üç tanrıçanın tasvir edildiğini görüyoruz. Bu tanrıçalardan birisinin, üç güzellerden en genci olan, ortada arkası dönük olarak resmedilmiş Maden ve Ateş Tanrısı Hepsaistos'un eşi Aglaie olduğunu görüyoruz. Sağda yer alan ve haşin bakışları ile insanın içini adeta kasıp kavuran Euphrosine, üç güzellerin ikincisini oluşturuyor. Apollo'nun sevgilisi olarak da bilenen, aynı zamanda Yunan efsanesinin dokuz perisinden birisi olan adını “Kır Tanrıçası”, “Ziyafetlerin Tanrıçası”, “Roma devrinde Çobanların Perisi” olarak da duyuran Thalie, resmin sol yanında yer alıyor (5). Zaim'in bu eserinde, “Üç Güzeller” tüm güzelliklerini ve çıplaklıklarını gözler önüne seriyor. Figürlerin kendinden emin, sağlam duruşlarının yanı sıra plastik yapısı ve kitlesel ağırlıkları da bir heykel görselliği taşıyor. Bu heykelsi figürlerin fondaki resimsel figürlerle birlikte sunulması bir ikilem yaratarak resmin farklı bir özelliğini de ortaya koyuyor (5). Fondaki çıplak kadınları incelediğimizde, bu kadınların çeşitli ırklara mensup kadınlar olduklarını görüyoruz. 'nde, M.S.Ü. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde sergilenmektedir.

Yapıtları

  • Yörükler Köyü
  • Orta Oyunu
  • Yaylada Yörükler
  • Ürgüplü Yörükler
  • Halı Dokuyan Kadınlar ve başkalar adlı eseri bunların başındadaır
  • Yemişçi
  • Beşik
  • Türbeli Kompozisyon
  • Hamur Açan Kadın
  • Erciyes'e Tırmanış

    Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki Turgut Zaim maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.



    Yorumlar - Lütfen konu (Turgut Zaim) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

    Misafir: güzel eserlere imza atmıştır zaim olarak gurur duyuyorum.... (turgay zaim) - 3 yıl, 10 ay önce yazıldı.
    Cem Bahtiyar : Gerçekten şahane eserlere sahip olan Turgut Zaim'e ödevlerimde bana yapıtlarının yardımcı olduğu için teşekkür ederim.Saygılarımla Cem Bahtiyar Yıldıran Bursa/Gemlik 7. sınıf öğrencisi - 3 yıl, 2 ay önce yazıldı.