Yaylı çalgılar

Yaylı Çalgılar elin bir değnek Yay ile tel üstünde kaydırarak titreştirilmesi ile Stick-Slip-Effect Sopa-Kayma-Etki sine yol açarak ses üreten çalgılar olmasına karşın, Santur gibi, yine çubuklarla vurmalı şekilde icra edilen enstrümanlar da bulunur. Yaylı Çalgılar çoğunlukla Telli Çalgılardır.

Y aylı Çalgılar elin bir değnek Yay ile tel üstünde kaydırarak titreştirilmesi ile Stick-Slip-Effect Sopa-Kayma-Etki sine yol açarak ses üreten çalgılar olmasına karşın,
Yay Ok atmak için kullanılan bir alet. Kavs veya kabza da denir. Ateşli silahlar bulunmazdan önce savaşların önemli silahı olan ok, yayların sağlam, kullanışlı olmasına göre isabetli olurdu. Yayın yapımı uzun bir emek mahsulü olduğu kadar ince bir sanatın da ifadesiydi. İyi bir yayın yapımı çok sabır ister ve yıllarca sürerdi. Türk yayları 110-140 cm uzunluğunda, 300-360 gr ağırlığında olurdu. Ağaç, kemik, sinir ve tutkal yay yapımında kullanılan esas maddelerdir. Yapımda kullanılan ağaçl
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Santur gibi, yine çubuklarla vurmalı şekilde icra edilen enstrümanlar da bulunur. Yaylı Çalgılar çoğunlukla
Organolojinin “vurmalı kitharalar” arasında incelediği çalgılardandır. Latince bir kelime olan “kithara”, her biri skalanın belli bir sesini veren ve çok sayıda teli, ses tablasına (göğüs) paralel bir düzlem oluşturan telli çalgıların (kordofonların), ortak adıdır. “Kithara”ların ses kutusu genellikle, göğsü ve sırtı paralel olan bir kasa biçimindedir. “Kithara”lar, ses kutusunun biçimine göre olduğu gibi, çalınış biçimine göre de sınıflanırlar. Ör
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Telli Çalgılardır.

Yaylı Çalgıları çalanlara "Yaylılar" da denilir. Orkestrada 1. ve 2.
Bunlara örnek olarak; Ud, Tambur, Çeng, Tar, Kanun (müzik), Santur, Kopuz, Bağlama ailesi (meydan sazı, divan sazı, bozuk, tambura, cura, üçtelli, onikitelli, çarta, ırızva) ve benzerleri verilebilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kemanlar,
Keman'ın ilk kez nerede yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, ortaçağda İngiltere'de Fiddle, Almanya'da Fiedel İtalya'da Lira da Braci, Fransa'da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar Keman'ın atası sayılır. Lavignac, Keman'ın Türklerin Kemençe'i guz (Oğuz Kemençesinden)alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab'ından geliştirildiği öne sürülmüştür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Viyolalar,
Ortaçağın Frenk kemençesi ve viyel'inden çıkan, daha sonraları viyol ve lira da braccio haline giren Keman, bugünkü biçimini yavaş yavaş gelişerek buldu. Keman, 35 ile 36 cm., arasında değişebilen bir ötüm gövdesinden, bu gövde ise asıl titreşimi sağlayan çam ağacından bir üst kapak, akağaçtan bir dip kapak ve her iki kapağı çemberleyen, gene akağaçtan yapılma kasnaklardan oluşur. Yayın gidiş - gelişine yol vermek için kapakların orta bölümleri daraltılmıştır; köprünün her iki yanında ff biçimin
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Çellolar ve

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kontrabaslar "Yaylılar" olarak adlandırılır.

Yaylı çalgılar

Keman

</p><p>Keman

Keman

Ses renginin etkileyici güzelliğiyle

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
keman, en yaygın ve en sevilen çalgılardandır. Değişen ruh durumlarını ya da doğa güzelliklerini ayrıntılı bir biçimde canlandırabilir. Duygusal anlatım zenginliği onu ‘solo çalgı’ yapmıştır. Tınısındaki sıcaklık ve yorum olanaklarının çeşitliliğiyle keman, usta bir anlatıcıdır. Çalgının Oda müziğindeki ve orkestradaki rolü büyük değer taşır.

Keman yalın bir çalgıdır. Genel görünümüyle içi boş bir rezonans kutusu üzerinde gerilmiş dört telden ve uzunca bir saptan oluşur. Gövde uzunluğu 38 cm dir. Yapımında ince oranlarla ve akustik hesaplamalarla belirlenmiş 70 parça kullanılır.

Notaları sol anahtarıyla yazılan kemanın telleri sırasıyla ‘Sol, Re, La, Mi’ olarak akort edilir. Teller ‘tam beşli’ arlıklarla tınlar. Her telin kendine özgü bir ses rengi vardır. En ince sesleri veren ‘Mi’ teli, parlak bir ses rengine sahiptir. La ve Re tellerinin sesi yumuşak ve tatlıdır. Duygusal anlatımlar, bu iki tel üzerinde derin etki yaratır. Sol telinin tınısı ise insan sesindeki ‘alto’ ya benzer. Bu tel üzerinde yumuşak ve kuvvetli sesler, koyu ve dolgun tınılar, elde edilir...

Keman çalma tekniği son derece zengindir. Arpejler, geçitler, diziler, flajöleler ve pizzicatolar çalgıya sınırsız teknik olanak sağlar.

Keman'ın ilk kez nerede yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, ortaçağda İngiltere'de Fiddle, Almanya'da Fiedel İtalya'da Lira da Braci, Fransa'da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar Keman'ın atası sayılır. Lavignac, Keman'ın Türklerin Kemençe'i guz (Oğuz Kemençesinden)alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab'ından geliştirildiği öne sürülmüştür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Orkestra içinde kemanlar, ‘birinci ve ikinci keman’ olarak iki guruba ayrılırlar. Birinci kemanlar, genelde yaylı çalgıların en üst partisini seslendirirler.

Eserde ana temalar, daha çok birinci kemanlara verilir. İkinci kemanlar ise birinci kemanlara eşlik görevi yaparlar, bazen de ana temayı duyurma görevini üstlenirler. Onların da işlevi önemlidir.

Viyola

</p><p>Viyola

Viyola

Keman ailesinin ikinci ailesi
Değişik tipte sazlardan meydana gelen müzik aletleri topluluğu. Bir orkestrada nefesli sazlar, yaylı sazlar,...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
viyola (Fr. viole ya da alto, İt. viola, İng. viola, Alm. Bratsche), görünüşte kemandan biraz daha büyüktür. Gövde uzunluğu 41 – 45 cm’dir. Notaları üçüngü çizgi ‘do’ anahtarıyla yazılır. İnce seslerde ‘sol’ anahtarı kullanılır. Yapı olarak kemandan pek farkı bulunmayan viyolanın da dört teli vardır ve tam beşli aralıklarla DO, SOL, RE, LA olarak akort edilir.

Viyola teknik açıdan kemana çok benzer. Parmak ve yay tekniği, pozisyonlar ve değişik ses renklerini elde etme yöntemleri kemandan farksızdır. Ancak viyolanın genelde koyu, derin ve gizemli bir ses rengi vardır. Tellerin herbiri kendine özgü bir kişilik taşır. La telinden elde edilen sesler, tatlı ve ılımlı duyulur. Re telinin gösterişsiz ama yumuşiak bir rengi vardır. Sol teli çok zengin tınılar üretir, en alttaki Do teli, özgün ses rengiyle, ciddi ve egemen bir yol göstericidir. Hoşgörüyü ve güven veren duyarlılığı anımsatır....

Derinden gelen alto sesiyle viyola acıyı, hüznü ve sevdayı anlatmakta etkilidir. Kimi zaman sertliğe varabilen ince seslerle, ürkütücü çığlıkları duyururken, kimi zaman tatlı bir öğütçülüğe yönelir.... Bu özellikleri içeren viyolaya, orkestrada armoni eşliğinin orta partilerini seslendirme görevi verilir. Çünkü viyolanın ses alanı, orkestranın ses alanının tam ortasındadır. Kimi zaman özelliklerinden faydalanmak için bu çalgıya karakteristik ezgileri seslendirme görevi de verilir.

Viyolonsel

</p><p>Viyolonsel

Viyolonsel

Hem solo çalgı olarak hem de eşlikte olağanüstü başarı gösteren
Ortaçağın Frenk kemençesi ve viyel'inden çıkan, daha sonraları viyol ve lira da braccio haline giren Keman, bugünkü biçimini yavaş yavaş gelişerek buldu. Keman, 35 ile 36 cm., arasında değişebilen bir ötüm gövdesinden, bu gövde ise asıl titreşimi sağlayan çam ağacından bir üst kapak, akağaçtan bir dip kapak ve her iki kapağı çemberleyen, gene akağaçtan yapılma kasnaklardan oluşur. Yayın gidiş - gelişine yol vermek için kapakların orta bölümleri daraltılmıştır; köprünün her iki yanında ff biçimin
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
viyolonselin notaları dördüncü çizgi ‘fa’ anahtarıyla yazılır. İnce sesler için dördüncü çizgi ‘do’ anahtarı, daha ince sesler için sol anahtarı kullanılır. Bu çalgının telleri viyoladan bir oktav daha kalın ses verir. Pizzicato çalındığında keman ve viyoladan daha dolgun tınlar.

Kemandan oldukça büyük olan viyolonselin yay tekniği keman ve viyoladan değişiktir. Kemanla aynı aileden geldiği için yine dört telli bir çalgıdır. En ince tel olan La teli, yoğun renk özelliklerine sahiptir.Tutkulu, coşkulu ve dokunaklı melodiler, bu tel için yazılır. Re teli; daha yumuşak, kırgın ve içe dönük tınılar üretir. Sol ve Do tellerinin ise birbirine yakın görkemli ve olgun tınıları vardır.

Orkestrada viyolonsel gurubunun öncelikli işlevi, genelde kontrabasla birlikte bas partisini seslendirmektir. Bu olağanüstü tını zenginliğindeki çalgıyı yalnızca bir bas çalgısı olarak algılamak yanlıştır. Temalar, eşlik figürleri ve orkestraya canlılık katan hızlı ve teknik güçlükte her çeşit pasaj, viyolonselin görev alanındadır. Etkili tınısına duyulan güvenç dolayısıyla viyolonsel gurubuna ana temayı duyurma görevi de verilir. Viyolonsel grup şefi tarafından yorumlanan solo partilere de sıkça verilir.

Bir eserin ana temasını dile getirmekte hiçbir çalgı, viyolonsel kadar insan sesine yakın olamaz.

Çalgıların hiçbiri, yürekten gelen sesleri onun gibi içtenlikle anlatamaz. Viyolonsel, insan sesinin üç türünü de ses alanında toplamıştır. Tenorla gençliği, baritonla olgunluğu, basla ciddiyeti ve egemenliği yansıtır. İnce sesleri veren la telinin, yükselen duyguları belirten soluklu bir anlatımı vardır. Ortadaki iki tel, içtenlikli sesiyle ılımlı duyguları anlatır. Do teli ise gizemli ezgiler taşıyan tınısıyla son derece etkileyicidir.

Kontrabas

</p><p>Kontrabas

Kontrabas

Viyolonsel (ya da çello) (violoncello ya da cello), 16. yüzyıl'da ilk örnekleri Fransa'da ortaya çıkan, esasen şekli kadın vücudunu andıran yaylı bir çalgıdır. 'Viola de gamba' adı verilen türü hariç perdesizdir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kontrbas, keman ailesinin en kalın sesli çalgısıdır. Çalgısal dokuya büyük derinlik ve zenginlik kattığı için orkestradaki yeri yaşamsaldır. Zaman zaman orkestrada, bağımsız partileri de seslendirir. Solo kontrbas için çeşitli formlarda birçok eser yazılmıştır.

Bu kalın sesli çalgının donuk bir tınısı olmasına karşın, donukluk ona ayrı bir tat verir. Caz müziğinde pizzicato tekniğiyle (teli parmakla çekerek) kontrbastan değerli tınılar elde edilir. Bu şekilde, bir yandan ritmik hareket pekişirken bir yandan da müziğin akışı sağlanmış olur.

Günümüzde dört telli ve beş telli olmak üzere iki çeşit kontrbas vardır. Keman ailesinin öteki üyelerinde teller tam beşli aralıklarla akortlanırken kontrbasta tam dörtlü aralıklarla akort edilir. (Mi, La, Re, Sol)

Kontrbasın dış görünüşü biraz farklıdır; omuzları düşüktür, akort kulakları ise mekaniktir. Kontrbas notası, viyolonselde olduğu gibi fa anahtarıyla yazılır. Ancak aktarımlı bir çalgı olduğu için notalar bir oktav aşağıdan duyulur. İnce sesler için sol anahtarı kullanılır.

Yaylı çalgılardaki her çeşit renk ve etkiyi kontrbas da sağlayabilir. Yayla yapılan tremoloya sıkça başvurulur. Çalgının telleri uzun olduğu için pizzicato tekniği sıkça uygulanır. Kontrbastan elde edilen doğal doğuşkanlar dolgun, hoş bir etki yaratır.

Kontrbasın orkestra içindeki genel görevi, armonideki bas sesleri vermektir.

Yay

Yay (Fr. arche, Alm. Bogen, İng. bow), üzerinde duralım. Yay, yaylı çalgıların ayrılmaz parçasıdır. Sert ağaçtan yapılmış hafif eğik bir çubuğun iki ucu arasına gerilmiş atkuyruğu demetinden oluşur. Yay; alt baştan sağ elle tutularak çalınır. Bu alt başa ‘topuk’, üst başa ise ‘uç’ ya da ‘tepe’ denir. Yayların uzunlukları 70 ile 75 cm arasında değişir. Yay iki şekilde tutulur, birincisi avuç içi aşağıya gelecek şekilde üstten – ki buna Fransız stili yay denir. İkinci ise avuç içi yukarıya gelecek şekilde alttan – buna da Alman stili diyoruz. Yalnızca kontrbas yayı Alman stiliyle çalınır. Diğer çalgılarda yay Fransız stilinde tutulur.

Halk müziğimizde yaylı çalgılar

Kemençe

</p><p>Kemençe

Kemençe

Kemençe, Güneydoğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan ve rebap,keman türü yaylı çalgılarla akraba olduğu sanılan, bir yay yardımıyla çalınan üç telli geleneksel halk çalgısının adı olup, klasik kemençe ile karıştırılmasını önlemek amacıyla Karadeniz kemençesi ya da Laz kemençesi olarak da adlandırılmaktadır. Bilinen en eski yaylı çalgı olan rebap (Arapça rababah) Avrupa’ya, 9. yüzyılda Bizans üzerinden (lyra adıyla) ve MS 11. yüzyılda Müslüman Arapların kontrolü altında olduğu dönemde İspanya üzerinden Rebec adıyla iki koldan yayılmış, Ortaçağ ve Erken Rönesans dönemi boyunca yoğun olarak kullanılmıştır.Çok sayıda farklı teoriye karşın Karadeniz kemençesinin Rumlar tarafından Kapadokya kemanesi olarak da adlandırılan Kabak kemaneden form olarak ne zaman farklılaştığı kesin olarak bilinmemektedir. Karadeniz kemençesi temel müzik aleti olduğu Giresun,Ordu ile Trabzon'un yanı sıra Kuzey Gümüşhane ve Batı Rize'de, kısmen Samsun sahilinde, Cumhuriyet döneminde Karadenizlilerin topluca göç ettiği Adapazarı, İzmit köylerinde ve büyük şehirlerde, 1923 mübadelesiyle Yunanistan'a giden Rumlar tarafından başta Selanik olmak üzere Kuzey Yunanistan'da yer alan göçmen köylerinde kullanılmaktadır.

Kemençenin gövdesi dut,karadut,akça ağaç,ardıç,ladin veya erik ağacından tamamen elde oyularak tip ve özelliklerine göre 3-15 gün içerisinde yapılmaktadır. Özellikle Görele, Vona(Perşembe), Ordu, Fatsa, Ünye Eynesil, Mesudiye, Akyazı, Vakfıkebir, Akçaabat, Tonya, Maçka, Sürmene’de süreklilik arz eden kemençe yapımcılığı genellikle babadan oğula geçmekte ve yapımcılar hiçbir resmi eğitim kurumunun formasyonundan geçmemektedirler.

19. yüzyıla dek bağırsak olan teller yerini metal olanlara bırakmıştır. Teller inceden kalına doğru zil, sağır ve bom olarak adlandırılmaktadır.

Kabak Kemane

</p><p>Kabak Kemane

Kabak Kemane

Kabak kemane, Türk Halk Müziği'nin telli, yaylı ve deri kapaklı sazlarımızın tek örneğidir. Menşei Orta Asya'ya dayanmaktadır. Kabak kemane, Türkiye’de özellikle Batı Anadolu’da (Ege Bölgesi’nde) yaygın olarak kullanılan bir sazdır. Kabak, kabak kemane, rebap (Güneydoğu Anadolu’da rubaba, Hatay yöresinde hegit) ve ıklığ gibi adlar ile bilinmektedir. Orta Asya Türkmenlerinin Gijek adını verdiği ve Azerbaycan halk müziğinde Kemança adıyla kullanılan çalgı da aynı köktendir. Gövdesi kabak veya hindistan cevizi, göğsü deri, iki veya üç telli olan bir halk çalgısıdır.

Yörelere ve biçimlerine göre farklılık gösterir; Yay için at kılı kullanılması tercih edilir. Su kabağı sap kısmından 1/3 oranında kesilir. Bu bölüme tekne adı verilir ve üzeri eskiden tavşan, günümüzde ise yürek zarı ile kaplanır. Tekne çapı yaklaşık 10-15 cm arasındadır. tekneden sonra sap ve burgular gelir. Gövdenin en alt kısmında, çalgıcının kabak kemaneyi dizine dayayıp çalması için demir çubuk vardır. Bu çubuk aynı zamanda kabak ile sapın birbirini tutmasını da sağlar. Kemane perdesiz bir çalgı olduğu için her türlü kromatik ve komalı ses elde edilebilir. Ses genişliği, 2,5 oktavdır. Kabak kemane geçmişten günümüze kadar otantik görünüşünü korumuş bir halk çalgısıdır.

Kaynak

http://www.yasarkemalalim.com.tr

http://tr.wikipedia.org/wiki/Yayl%C4%B1_%C3%A7alg%C4%B1lar Vikipedi
Kontr(a)bas
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.



Yorumlar - Lütfen konu (Yaylı çalgılar) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.