Dede Korkut

Dede Korkut

Oğuz Türklerinin destansı öykülerinin ilk anlatıcısı ve bu öykülerin kahramanı olan efsanevi ozan. Dede Korkut'un yaşamı hakkındaki bilgiler söylentilere dayanır. Dede Korkut Kitabı'nda, Oğuzname metinlerinde ve bazı tarih kaynaklarında Dede Korkut, "Oğuzların kendisinden akıl danıştıkları, gelecekten haber verdiğine inandıkları, kopuz çalarak bilgece sözler söyleyen, kendisi de bilge bir kişidir. Oğuz Han'a vezirlik yaptığı, Hz. Muhammet'e elçi olarak gönderildiği ve Oğuzlar arasında İslâ

Oğuz Türklerinin destansı öykülerinin ilk anlatıcısı ve bu öykülerin kahramanı olan efsanevi ozan.

Dede Korkut'un yaşamı hakkındaki bilgiler söylentilere dayanır. Dede Korkut Kitabı'nda, Oğuzname metinlerinde ve bazı tarih kaynaklarında Dede Korkut, "Oğuzların kendisinden akıl danıştıkları, gelecekten haber verdiğine inandıkları, kopuz çalarak bilgece sözler söyleyen, kendisi de bilge bir kişidir.

Oğuz Han'a vezirlik yaptığı, Hz. Muhammet'e elçi olarak gönderildiği ve Oğuzlar arasında İslâm dinini yaydığı da bu söylentiler arasında yer alır. Korkut Ata adıyla da anılan Dede Korkut, efsaneye göre 295 yıl yaşamıştır. Birçok yerde Dede Korkut'a ait olduğu söylenen mezarlar vardır.

DEDE KORKUT KİTABI

Dede Korkut'un anlattığı ve Oğuz Türklerinin yaşantılarıyla ilgili 12 destansı öykünün toplandığı kitaptır. Asıl adı, Kitab-ı Dede Korkut âlâ Lisan-ı Taife-i Oğuzân'dır (Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı). Kitaba bu adın verilmesi bütün hikâyelerde Dede Korkut'un ortaya çıkmasındandır. Oğuz Türklerinin Rum, Ermeni ve Gürcü beylikleriyle yaptığı savaşları ve Oğuz boyları arasındaki anlaşmazlıkları masal biçiminde anlatan bu öyküler aynı zamanda, Oğuzların günlük yaşantıları, dini inançları, töreleri, sosyal ve siyasi durumları hakkında bilgi verir.

Olayların İslâm öncesi ve sonrasına göre değişik biçimde değerlendirildiği bu öykülere yer yer manzum parçalar eklenmiştir. Oğuz Türkleri arasında söylenen ve ağızdan ağıza dolaşarak geniş bir alana yayılan öykülerin, XIV. yüzyıl sonu ile XVI. yüzyıl arasında yazıya geçirildiği sanılmaktadır. Dede Korkut Kitabı'nın Arapça olarak yazılmış 12 hikâyeden oluşan asıl nüshası Dresden Kütüphanesi'ndedir. Vatikan Kütüphanesi'nde 6 hikâyelik ikinci bir nüsha bulunmaktadır. 1916'da Kilisli Rifat tarafından yayımlanan Dede Korkut Kitabı sonraki yıllarda değişik kişiler tarafından yayımlanmıştır.

DELİ DUMRUL ÖYKÜSÜ

Deli Dumrul, Dede Korkut Kitabı'ndaki ünlü öykülerden biridir. Öykünün kahramanı Deli Dumrul, her şeye meydan okuyan gözüpek bir kişidir.

Bir köprü yaptırır ve üzerinden geçen, geçmeyen herkesten para almağa başlar. Bir gün köprünün yanıbaşında yerleşmiş oba halkının ağlaştığını görür, merak eder. Oba halkından bir yiğidin Azrail tarafından canının alındığını duyunca öfkelenir, Azrail'e ders vermeğe kalkar. Bu davranışına kızan Tanrı onu ölümle cezalandırır.

Deli Dumrul canını geri vermesi için Tanrı'ya yalvarır; kendi yerine başka bir can bulması şartıyla bağışlanır. Deli Dumrul önce anne ve babasına başvurur, ikisi de Deli Dumrul'un yerine ölmek istemezler. O da çaresiz kalarak vasiyetini bildirmek için karısı ile görüşmek üzere Azrail'den izin alır. Karısı onun için canını feda etmeğe hazır olduğunu söyler. Bunun üzerine Deli Dumrul yeniden Tanrı'ya yakarır, karısı ve çocukları için bağışlanmasını diler. Kadının bu sevgisi ve fedakârlığı karşısında onlara acıyan Tanrı, Azrail'e yaşlı ana-babanın canlarını almasını buyurarak, onların ömürlerini de genç karı-kocaya bağışlar.
Önceki Paylaşımlar