Dram

Dram yada Drama. Hayatı, acıklı ve bazan güldürücü yönleriyle bir arada işleyen; insana toplum içindeki vazifelerini hatırlatan; ahlaki değerleri ön planda tutan; nesir ve nazım şeklinde sahnede oynanan bir tiyatro türü.

DRAM (inglizce) türkçe anlamı

1. i. dirhem
2. dört gram
3. yudum
4. bir yudumluk içki

DRAM (türkçe) anlamı

5. Sahnede oynanmak için yazılmış oyun. Acıklı
6. üzüntülü olayları
7. bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu türü. Tiyatro edebiyatı. Acıklı olay:İhtiyarın ve umumiyetle insanın dramı nedir
8. bilir misiniz?- B. Felek.
9. 2. anlamı yudum/dirhem.
10. 3. anlamı dirhem.
11. 4. (i). tiyatro eseri
12. oyun
13. piyes
14. tiyatro edebiyatı
15. tiyatro sanatı
16. canlı
17. duygusal
18. çarpıcı veya birbiriyle çatışan olaylar dizisi.
19. oyun/drama

DRAM (türkçe) anlamı

20. sahnede oynanmak için yazılmış oyun
21. acıklı olay.
22. acıklı
23. üzüntülü olayları
24. kimi kez güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu türü.
25. tiyatro yazını.
1. n. small measure of weight
2. sip
3. small amount
4. currency of Armenia
5. v. bother
6. be a persistent source of pain or nuisance
7. n. drama,

Dram İngilizce anlamı ve tanımı

Dram anlamları
    (noun) A weight
8. in Apothecaries' weight
9. one eighth part of an ounce
10. or sixty grains
11. in Avoirdupois weight
12. one sixteenth part of an ounce
13. or 27.34375 grains.(noun) A minute quantity
14. a mite.(v. i. & t.) To drink drams
15. to ply with drams.(noun) As much spirituous liquor as is usually drunk at once
16. as
17. a dram of brandy
18. hence
19. a potation or potion
20. as
21. a dram of poison.(noun) A Persian daric.
Dram tanım:
Kelime: dram
22. Söyleniş: 'dram
23. İşlev: noun
24. Kökeni: Middle English dragme
25. from Middle French & Late Latin
26. Middle French
27. dram
28. drachma
29. from Late Latin dragma
30. from Latin drachma
31. from Greek drachmE
32. literally
33. handful
34. from drassesthai to grasp
35. 1 a -- see WEIGHT table b : FLUID DRAM
36. 2 a : a small portion of something to drink b : a small amount
37.
Dram ile eşanlamlı (synonym) kelimeler
Drachm
38. Drachma
,

DRAM (türkçe) ingilizcesi

39. n. small measure of weight
40. sip
41. small amount
42. currency of Armenia
43. v. bother
44. be a persistent source of pain or nuisance
45. n. drama,

Dram (ingilizce) fransızcası

1. n. drachme (poids)
2. petite gorgée
3. petit verre

Dram (ingilizce) almancası

1. n. (Gewichtseinheit:) Drachme
2. Schlückchen

Dram (ingilizce) italyancası

1. s. dramma (unità di peso greca)
2. sorso
3. goccio
4. (fig) briciolo
5. granello
6. oncia
7. unità monetaria armena

Dram (ingilizce) ispanyolcası

1. s. dracma
2. adarme
3. copita
4. traguito
5. cantidad muy pequeña

Dram (ingilizce) portekizcesi

1. s. (peso) dracma (a oitava parte de uma onça)
2. um gole
3. um trago

Dram (ingilizce) flemenkcesi

1. zn. beetje
2. borreltje
Dram yada Drama. Hayatı, acıklı ve bazan güldürücü yönleriyle bir arada işleyen; insana toplum içindeki vazifelerini hatırlatan; ahlaki değerleri ön planda tutan; nesir ve nazım şeklinde sahnede oynanan bir tiyatro türü.
Kelimenin aslı Yunanca “drama” tabirinden gelmekte olup, sözlükte “rol yapmak, işlemek, hareket, etkilemek, temsil etmek” gibi manalara gelmektedir. Günümüzde, her çeşit tiyatro eserine ve bunların sahnede oynanmasına “dram” denir. Bu kısa tariften anlaşılacağı üzere, dramlar nazım veya nesir halinde olabilir. Dramlar, belli hayat dilimlerini ve belli karakter ve düşünüşleri aksiyonlar adı verilen, sıra sıra ve birbirine bağlı hadiselerden ve bu hadiselerin belirli bir sonuca yönelen diyaloglarından faydalanılarak yazılır. Bu yazılı eserler tiyatro sanatçıları tarafından sahnede oynanır. Edebiyat tarihçilerine göre, diğer edebi nevideki eserler henüz teşekkül etmeden, dram mahiyetindeki eserler eski çağlardan beri mevcuttu. Eski çağlarda yaşayan bazı kavimler, bir hikayeyi, yahut acıklı, sevindirici hadiseleri, güzellikleri, kahramanlıkları nazım veya nesir halinde dile getirmek için en tesirli vasıta olarak dramı seçmişlerdir.
Tiyatro tarihi araştırmacılarına göre, ilk dramlar rahiplerle savaşçıların bir sahnede söyledikleri şarkılar şeklinde ortaya çıkarak din ve ahlak esaslarını işlemiştir. Daha sonraki devirlerde ise bir sanat dalı haline gelerek günümüzde tiyatro oyunu dediğimiz şekle bürünmüştür.
Eski Mısır ve Yunanlılarda görülen ilk dramlar, önceleri büyük bir meydanda, genellikle uzun bir perdede oynanırdı. Hadiseler ise bir koro tarafından yorumlanırdı. Sözden ziyade hareketler ağır basıyordu. Sözler vaaz şeklinde, yahut nasihat verircesine söylenirdi. Korolar halkın büyük tanıdığı kimselere karşı olan duygularını dile getirirdi. Asırlar geçtikçe dramın bu yapısı değişti. Korolar önemini kaybetti. On yedinci yüzyılda tiyatro eserlerinin yalnız prolog (ön söz) ve epilog (son söz) kısımlarında bırakılmıştı. Modern dramlarda ise hemen hemen büsbütün ortadan kalkmıştır.
Eskiçağ dramlarında uzun uzadıya giden sözler modern dramlarda kısalmıştır. Shakespeare’den itibaren tartışmalı konuşmalar diyalog haline gelmiştir. Rönesans dönemi dram yazarları eski Yunan dramlarını yanlış anlayarak bir aksiyonun 4-5 perdeye bölünmesini benimsemişler ise de, on sekizinci yüzyılda bu sayı 4’e, daha sonra 3’e indirilmiş, nihayet modern tiyatroda iki veya bir perde içinde sahnelere bölmek gibi bir metod benimsenmiştir. Dramlar, ilk devirlerde trajediydi. Trajedilerin konuları ciddi olur, sonuçları mesut yahut acıklı olabilirdi. Eskiçağın putperest insanlarının, tapındıkları tanrılarla veya ileri gelen kahramanlarıyla olan münasebetlerini dile getiriyordu.
Dramların diğer bir çeşidi de komedidir. Daha ziyade insanı güldürecek veya düşündürecek biçimde hazırlanmış tiyatro eserleridir. Bugün bazı parçaları hala oynanmakta olan eski Yunan dramları Herodot’a göre eski Mısır dramlarından kaynaklanmaktadır. Yunan dramlarının bilinen en eskileri M.Ö. 6. yüzyılda yaşayan Thespis’in eserleridir. Daha sonra Aiskhylos, Sophokles, Euripides gelmektedir. Bu dramlar eski Yunan’ın bozuk devlet, din ve toplum yapısını olanca çıplaklığıyla ortaya koyar. Daha sonra gelen Aristophanes, önde gelen hicivciler arasında yer alır. Roma tiyatrosu, eski Yunan tiyatrosundan kaynaklanmaktadır. Seviyesi Yunan tiyatrosundan daha düşük ve kalitesizdir. En iyi komedi yazarları Plautus’tur (M.Ö. 254-184). Ondan sonra gelen Trentius’un komedileri daha edebidir. Romalıların önde gelen trajedi yazarı ise Seneca’dır (M.Ö. 65-4).
Ortaçağ boyunca dramlar durgunluk gösterir. Daha ziyade Hıristiyanlıkla ilgili konuları halka empoze etmekte bir vasıta olarak kullanılıyordu. Bu nevi dramlar özellikle Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya ve İspanya’da gelişti. Rönesansın büyük ölçüde tesiri altında kalan İngiliz tiyatrosunda ortaya çıkan ilk komedi Ralp Roisten Doisten adlı bir okul komedisiydi. Daha sonra, klasik tiyatronun üç birlik (konu, zaman, mekan) kuralını hiçe sayan Ünlü Shakespeare’le parlayan İngiliz tiyatrosu bütün dünyada ün yaptı. Mesela, Hamlet, Kral Lear ve daha başka eserleri günümüzde de oynanmakta ve bu oyunları sahnelemek büyük başarı sayılmaktadır. Marlove, Flechten, Massingen, Ford ve Webster İngiliz tiyatrosunun önde gelen temsilcileridir. İspanyol Lope de Vega da ün yapmıştır. Shakespeare’in çağdaşıdır. 1500 eserinden 300’ü günümüze ulaşmıştır.
Yine bir İspanyol olan Calderon de la Baron ile adı geçen Lope de Vega tam iki asır boyunca İspanyol tiyatrosuna hakim oldular. Bu dönemde Fransa’da klasik Yunan dramı geleneklerinden etkilenen neoklasiklerden Corneille, Racine ve Moliere dram sanatının bütün nevilerinde kalıcı eserler bıraktılar. Dünya çapında tanınıp takdir gördüler. Almanya’da ise Sacks ve Lessing gibi ünlü tiyatro yazarları dram sanatını temellendirdiler.
On sekizinci yüzyılda klasik manadaki dramlara karşı ilk tepki Almanya’da ortaya çıkarak, romantik dramlar yazıldı. Bunların başında Geothe (1749-1832) dünyaca tanındı. Faust, Egmont gibi eserleri çok takdir gördü. Geothe’nin çağdaşı olan Schiller’in romantik piyesleri Almanya dışında Geothe’ninkinden daha fazla tutuldu. Fransa’ya da sıçrayan romantizm akımı Victor Hugo ile bu ülkedeki tesirlerini sürdürdü. Böylece Fransız tiyatrosu klasik gelenekten koptu.

Romantik dramın başlıca özellikleri:

1. Üç birlik (konu, zaman, mekan) kuralına uymaz.
2. Olaylar tarihten ve günlük hayattan alınabilir.
3. Acıklı ve güldürücü olaylar, hayatta görüldüğü gibi bir arada yaşanır.
4. Kişiler her sınıf insandan seçilebilir.
5. Her türlü çirkin olay (cinayet, zehirleme vb.) sahnede gösterilebilir.
6.Yerli yaşayış tarzına önem verilir.
7. Nazım ve nesir şeklinde yazılabilir.
8. Perde sayısı sınırlı değildir.
Romantizm akımı yanında realizm de yine bu devirde klasik tiyatronun karşısına dikilerek modern tiyatroya zemin hazırladı. Bu akımın temsilcisi Henrik Ibsen’dir (1828-1926). Rusya’da Gogol ile Çehov, Fransa’da Becque ile Porte-Riche, Almanya’da Haugtman, İngiltere’de Robertson, Goges ve Bernard Shaw, Amerika’da Howard, Herve ve Balasco hep bu akımdan etkilendiler. Modern anlamda tiyatro geleneğini kurdular.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar