Flamingo

Flamingo

Flamingo FLAMANKUŞU (Phoenicopterus ruber); Alm. Flamingo (m), Fr. Flamant (m), İng. Flamingo. Familyası: Flamangiller (Phoenicopteridae). Yaşadığı yerler: Tropik bölgelerin acı ve tuzlu su kenarlarında sürüler halinde. Türkiye’de de vardır. Özellikleri: Uzun pembe bacaklı, perde ayaklı, gövdeleri mekik biçimli, beyaz pembemsi tüylü, ince uzun boyunlu, gagası içe doğru kıvrık ve ucu siyahtır. Çeşitleri: Avrupa, Afrika, Şili, Amerika flamanı gibi türleri

FLAMINGO (almanca) türkçe anlamı

1. i. flamingo (m)

FLAMINGO (inglizce) türkçe anlamı

2. i. flamingo

FLAMINGO (türkçe) anlamı

3. (i). (çoğ. -gos
4. goes) (zool). flamingo.,flamingo.
5. 2. anlamı flamingo.

FLAMINGO (türkçe) anlamı

6. leyleksilerden
7. tüyleri beyaz ve pembe
8. kanatlarının ucu kara
9. eti yenir bir kuş (plhıoenicopterus ruber).

Flamingo (almanca) ingilizcesi

1. n. any of a number of aquatic birds,n. any of a number of aquatic birds
2. n. flamingo
3. any of a number of aquatic birds
4. n. flamingo
5. any of a number of aquatic birds,

Flamingo İngilizce anlamı ve tanımı

Flamingo anlamları
    (noun) Any bird of the genus Phoenicopterus. The flamingoes have webbed feet
6. very long legs
7. and a beak bent down as if broken. Their color is usually red or pink. The American flamingo is P. ruber
8. the European is P. antiquorum.
Flamingo tanım:
Kelime: fla·min·go
9. Söyleniş: fl&
10. -'mi[ng]-()gO
11. İşlev: noun
12. Türleri: plural -gos also -goes
13. Kökeni: obsolete Spanish flamengo (now flamenco)
14. literally
15. Fleming
16. German (conventionally thought of as ruddy-complexioned)
17. : any of several large aquatic birds (family Phoenicopteridae) with long legs and neck
18. webbed feet
19. a broad lamellate bill resembling that of a duck but abruptly bent downward
20. and usually rosy-white plumage with scarlet wing coverts and black wing quills
21. [flamingo illustration]
,

FLAMINGO (türkçe) ingilizcesi

22. n. any of a number of aquatic birds
23. n. flamingo
24. any of a number of aquatic birds
25. n. flamingo
26. any of a number of aquatic birds,

Flamingo (almanca) fransızcası

1. n. flamant (m)

Flamingo (ingilizce) almancası

1. n. Flamingo (Ornithologie)

Flamingo (ingilizce) italyancası

1. s. fenicottero

Flamingo (ingilizce) ispanyolcası

1. s. flamenco

Flamingo (ingilizce) portekizcesi

1. s. flamingo (tipo de ave)

Flamingo (ingilizce) flemenkcesi

1. zn. flamingo (soort vogel)
Flamingo
Flamingo
Flamingo FLAMANKUŞU (Phoenicopterus ruber); Alm. Flamingo (m), Fr. Flamant (m), İng. Flamingo. Familyası: Flamangiller (Phoenicopteridae). Yaşadığı yerler: Tropik bölgelerin acı ve tuzlu su kenarlarında sürüler halinde. Türkiye’de de vardır. Özellikleri: Uzun pembe bacaklı, perde ayaklı, gövdeleri mekik biçimli, beyaz pembemsi tüylü, ince uzun boyunlu, gagası içe doğru kıvrık ve ucu siyahtır. Çeşitleri: Avrupa, Afrika, Şili, Amerika flamanı gibi türleri vardır.
Tropik bölgelerin, acı ve tuzlu göl, bataklık ve sığ okyanus kıyılarında sürüler halinde yaşayan bir su kuşu. “Flamingo” da denir. Uzun boyunlarının “S” gibi kıvrık oluşu tipiktir. Çamurdan yapılmış 15-45 cm yükseklikte kesik koni şeklindeki yuvaları ilgi çekicidir. Koloni halinde kuluçkaya yatar, beslenir ve göç ederler. Beyaz pembemsi tüylü, kanat uçları siyah, bacakları ince uzun, pembe ve parmakları perdelidir. Pembe gagalarının ucu içe kıvrık ve siyahtır. Kenarları sık tüylü olup, çamur ve suyu süzerek besinleri ayıklar, gaga içine alıkoyar.
Flamanlar, ördekler gibi suyun çamurlu diplerindeki organik besin, yumuşakça, kabuklu ve küçük balıklarla beslenir. Tüy, bacak ve gagalarının tatlı pembe rengi, yedikleri kırmızı karideslerden meydana gelir. Gaga içinin üst ve alt yüzeylerinde, küçük canlıları ayıklamaya yarayan kemiksi plakalardan meydana gelen bir filitre sistemi vardır. Gaga ucu içe kıvrık olduğundan suya soktuğunda üst ucu alta, altı üste gelir. İleri-geri hareketli pistonlu dilleriyle suyu emer ve kısa bir süre sonra dışarı püskürtür. Kemiksi plaklarda kalan planktonlar yutulur. Suyu emip dışarı atmaları yarım saniye içinde gerçekleşir. Bunu düzenli filitre sistemleriyle gerçekleştirirler. Filitre sistemi flaman türlerinde farklılıklar gösterir. Daha teferruatlı filitre sistemli olanlar yalnızca su yüzeyine yakın yosunlar, kurtçuklar ve benzerleriyle besinlerini temin ederler. Her birey filitre sistemine uygun belirli bir derinlikteki organizmalarla beslenir. Küçük flaman kuşları, su yüzeyindeki canlılarla, büyükler ise çamur içindekilerle beslenirler.
Geniş, perdeli ayakları sayesinde, dengesini bozmadan saatlerce tek ayak üstünde dikilerek dinlenir. Bu hareketiyle vücut ısı kaybını da azaltmış olur. Uçarken boyunlarını ileri, bacaklarını geri uzattıklarından havada süzülen bir oku andırırlar. Dünyada 5 milyon civarında olup, bunun 3,5 milyonu Afrika’da yaşar. Geri kalanı Güney Avrupa, Asya, Amerika’da bulunur. Pembe flaman (P. ruber) Akdeniz bölgesinde ve Orta Asya’da boldur. Fransa’nın Camargue bölgesi ile Güney İspanya’da kuluçkaya yatan koloni merkezleri vardır. Türkiye’de de Sultansazlığında (İznik), Van ve Tuz gölleri ile Büyük Menderes, Seyhan, Ceyhan ve Göksu nehir deltalarında flamingo sürülerine rastlanır. Avrupa ve Türkiye’de yaşayanlar kışın Afrika’ya göç ederler.
Yırtıcı kuşlara av olmamak için geceleri uçarlar. Savunmasız olduklarından ıssız bölgelerde ürerler. Her dişi, konik yuvasına birer yumurta yumurtlar. Eşler sıra ile kuluçkaya yatar. 30-32 günde yavru çıkar. Ördek iriliğinde olan yavrular, gri renklidir. İki aylık olana kadar anne ve babaları tarafından beslenir. 100 günlük olunca uçarak ayrı topluluklar kurarlar. Düzenli üremeleri yoktur. Her yıl veya 3-4 yılda bir kere yumurtlayanları da vardır. Eski Romalı zenginler, flamankuşlarını çoğaltarak deniz kıyısındaki villalarında beslerlerdi. Günümüzde flaman sürüleri avcılar tarafından rastgele avlandığından günden güne tükenmektedir.
Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar