1996'da yaşanan Susurluk skandalıyla giderek yaygınlaşan bir kavram olan derin devletin kökeni ve ne anlama geldiği konusunda farklı savlar vardır. İleri sürülen

Derin devlet

Derin devlet isim devletin çıkarlarını gözetip kolladığı öne sürülen, göz önünde olmayan örtülü güç.

Derin devlet, devletin çeşitli kademeleri ve istihbarat örgütleriyle belirli belirsiz bir ilişki halinde olan ve karar mekanizmalarını etkileyebilen, devlet içindeki yasadışı yapılanmanın tümüne birden verilen addır.

1996'da yaşanan Susurluk skandalıyla giderek yaygınlaşan bir kavram olan derin devletin kökeni ve ne anlama geldiği konusunda farklı savlar vardır. İleri sürülen bir teoriye göre, derin devletin başlangıç noktası Soğuk Savaş döneminde NATO'ya üye ülkelerde oluşturulan ve CIA tarafından yönetilen ve finanse edilen istihbarat ve silahlı operasyon örgütlerine dayanır. Bu örgütün Türkiye'de Kontrgerilla adı altında faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. 1974 yılında, bu iddiayı destekleyen ilk devlet adamı Eski Başbakan Bülent Ecevit olmuştur. Bir diğer teoriye göre ise derin devletin kökleri, Osmanlı Devleti'nin son yıllarında İttihat ve Terakki yönetimi tarafından kurulan gizli istihbarat ve askeri operasyon örgütü olan Teşkilat-ı Mahsusa'ya kadar uzanır. Bu iddiayı destekleyenler arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardır.

Her demokratik toplum derin devlet olgusunu reddeder; demokratik yapıdan bağımsız, üstüne gidilemeyen, işledikleri suçun hesabı sorulamayan güçlü "yetkilere" sahip örgütler, insanların bulundukları yapıya olan güvenini sarsar. Bu yüzden derin devlet insanlara çeşitli çağrışımlar yapmakla beraber tam olarak boyutu bilinememektedir.

Türkiye'de ve dünyada derin devletin kökeni Osmanlı Devleti döneminde kurulan Teşkilatı Mahsusa'ya dayanır.

Türkiye'de Derin Devlet

Türkiye'de derin devletin kökeni Teşkilatı Mahsusa'ya dayanır. Gayrinizami Harp için kullanılır. Türkiye Cumhuriyeti'ni, Kurtuluş Savaşı ile kuranlar bu yapının içinden gelen sivil ve asker kişiler olup sayıları 30.000 kadardır.

Çağımızda Türkiye'de adı geçen ve devletin yasal ve anayasal kuruluşları ile bağdaştırılmaya çalışılan derin devlet olgusu ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilişkisi yoktur.

İddialar



Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve diğer bürokrasi içinde yerleşik ve kendilerini devletin sahibi olarak gören bir veya birden fazla grup ile bunların devlet dışındaki bağlantılarına verilen genel addır. Bu kişilerin yurt dışında istihbarat ve mafya oluşumlarıyla da bağlantıları olduğu düşünülmektedir. Silah ve uyuşturucu ticareti çeteleriyle de bu oluşumların yolları kesişmektedir. Daha çok Türkçü bir söylem kullanmaktadırlar. Oluşumun önemli bir amacı da devleti seçilmişlerden korumaktır. Laiklik ve cumhuriyet korunması gereken değerler olarak sunulmaktadır. Ancak bu tür olaylarda söz konusu çetelerin kişisel zenginleşme sağladıkları, bu yapılanmalar ile ekonomik ve siyasi nüfuz elde ettikleri de anlaşılmıştır.

Türkiye'de faili meçhul bir çok olayın derin devlet tarafından gerçekleştirildiği iddia edilmiştir. Ayrıca failleri bilinmesine karşın gerçek azmettiricinin bulunamadığı Uğur Mumcu ve Danıştay Cinayetlerinde de derin devlet şüphesi vardır.

Kişilerin Derin Devlet konusunda yaptıkları açıklamalar:

  • Derin devletin varlığını dile getiren ilk devlet adamı Bülent Ecevit oldu. Ecevit, 26 Eylül 1974'te, Giresun'da yaptığı bir konuşmada şu ifadeyi kullandı:
"12 Mart sonrası dönemde adı sanı ortaya çıkan ve tedbirlerin ve hatta soruşturmaların hukukiliğine ve insaniliğine gölge düşüren Kontrgerilla adlı örgütün, bu resmi görüntülü fakat gayriresmi örgütün niteliği ve amacı üzerindeki örtü kaldırılamamıştır."

  • 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise 17 Nisan 2005 tarihinde, CNN Türk'te yayınlanan Ankara Kulisi adlı programda konuyla ilgili şunları söyledi:
"Derin devlet, devletin kendisidir. Askerdir, derin devlet. Cumhuriyet'i kuran askerler, devletin yıkılmasından daima korku duyar. Halk bazen sağlanan hakları suiistimal eder, yürüyüş hakkı verildiğinde gidip cam çerçeveyi indirerek, polisle çatışır. Derin devlete ülkenin muhtaç olması, ülkenin yönetilememesinden kaynaklanır. Derin devlet şu anda devrede değil. Derin devlet, kanaatlerine göre, devleti yıkılma sınırına getirmediğiniz sürece hareket halinde değildir. Onlar ayrı bir devlet değil, ama devlete el koydukları zaman derin devlet olurlar."

  • Demirel, NTVMSNBC'de yayınlanan Basın Odası programında: "Devletin tekliği esastır, iki devlet olmaz. Bizim ülkemizde iki devlet var. Bir derin devlet var, bir devlet var. Asıl olması gereken devlet yedek, yedek olması gereken devlet asıldır" dedi.


  • 12 Eylül 1980 askeri yönetiminin başı olan Kenan Evren: "Sayın Demirel doğru söylüyor. Derin devlet biziz. Devlet zaafa uğradığında el koyarız. 1980'de Demirel'in suçu yoktu. Daha yeni gelmişti, ne yapalım onun dönemine rastlamıştı"diyerek Demirel'in görüşlerine destek verdi.


  • Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AGOS gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından, 26 Ocak 2007 tarihinde Kanal 7'de yayınlanan İskele Sancak adlı programda şu sözleri dile getirdi:
"Derin devletin varlığına katılmıyorum diye bir şey yok, katılmıyorum olur mu, neden olmasın. O her zaman olmuş. Türkiye Cumhuriyeti döneminde başlamış bir şey de değil. Ta Osmanlı'dan. Bu gelenekten gelen bir şey zaten. Ama bunu minimize etmek, mümkünse yok etmek, bunu başarmak gerek."

  • Erdoğan, "kurumlar içi çeteleşme" olarak nitelediği derin devletle ilgili açıklamalarını şöyle sürdürdü:"Bu tür bir yapı var. Bugüne kadar bu tür bağlantıların üzerine gidilmediği için bedelini hem millet hem devlet olarak ödedik. Yürütme olarak belirli bir yere kadar gidebiliyoruz. Bu olayların üzerine yürütme, yasama, yargı birlikte gidilmeli. Meclis araştırma komisyonlarından bir sonuç çıkmıyor. Trabzon'da attığımız adım, bunun adımıdır. Vali ve emniyet müdürünün görevden alınması ve mülkiye müfettişleri göndermek bu işin altyapısını oluşturma çabasıdır. Geçmişte ne gibi yazışmalar oldu, müdahale yapıldı mı bakılacak. Bir başka ile sıçrayabilir. Şemdinli'deki netice herkesi tatmin etmemiş olabilir. Şemdinli'den sonra bir sürü olay oldu. Sauna, Atabey çetesi çıktı. Kurumların içindeki çeteleşme bağlantılarının üzerine ısrarla gidilmeli."


  • Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise devlet içinde gayrimeşru oluşumların yer aldığını, fakat kullanımı yaygınlaşmış olan "derin devlet" kavramının yanlış olduğunu savunuyor:"Derin devlet öteden beri polemiklere konu olmuştur. Bir takım güvenlik birimleri, kamu sıfatına sahip kişiler kendilerine görev ve yetki biçiyor. Ülkenin geleceğini koruma görevini kendilerinde buluyor. Vatan ve memleketle ilgili olarak kendilerini daha imtiyazlı sayıyor. Kendilerini vatansever görüp bazı eylemler yapmaya adıyor. Bunlar var mı, yok mu bilemem ama hiçbiri yasadaki yetkileri içermiyor. Anayasadan, yasalardan alınmayan bir yetkinin devlet adına kullanımı "meşru yetki" değildir. Bu kişilerin resmi sıfatları da olabilir. Yasaya dayanmıyorsa, yapılan işi devlete ait bir iş olarak görmüyorum. Ben onu ne bilinen, ne de derin devlet olarak nitelerim. Bu tip şeylere devlet bile demem."


Olaylar



Teşkilatlar



Örgütler



Kişiler



Ayrıca bakınız





Başlık yazısı

Kaynak: Vikipedi

derin devlet

derin devlet isim Devletin çıkarlarını gözetip kolladığı öne sürülen, göz önünde olmayan örtülü güç.

İlgili konuları ara

Yanıtlar