Don

Don Alm. Frost (m), Fr. Gelée (f) des eaux, temps au il gele, gel (m), İng. Frost, freezing. Isının sıfırın altına düşmesi üzerine suların buz haline gelmesi. Su donduğu zaman hacmi genişler. Bu esnada mekanik etki yaparak içinde bulunduğu kapta mühim tesirleri görülür. Testi içindeki su soğuk kış günlerinde donduğu zaman hacmi genişlediğinden testiyi parçalar. Bunun gibi kayaların çatlakları ve yarıkları içinde biriken su donduğu zaman, genişlemesi ile

Don

Don Alm. Frost (m), Fr. Gelée (f) des eaux, temps au il gele, gel (m), İng. Frost, freezing. Isının sıfırın altına düşmesi üzerine suların buz haline gelmesi. Su donduğu zaman hacmi genişler. Bu esnada mekanik etki yaparak içinde bulunduğu kapta mühim tesirleri görülür. Testi içindeki su soğuk kış günlerinde donduğu zaman hacmi genişlediğinden testiyi parçalar. Bunun gibi kayaların çatlakları ve yarıkları içinde biriken su donduğu zaman, genişlemesi ile bu çatlak ve yarıkları genişletmeye ve parçalamaya çalışır. Yarıklarda birikenlerde bu parçalama daha bariz görünür. Bu sebepten toprak hareketlerinde donun rolü büyüktür. Kayalar ufalana ufalana sonunda kil ve mile kadar en küçük parçalara ayrılabilirler. Don ise parçalanma, aşınma ve tamamen ufalanmanın ana sebebidir. Bu hareketlere rüzgarlar da yardımcı olur. Sert rüzgarların estiği yerlerde, onun açtığı oyuklarda biriken su donunca, toprak hareketi başlamış olur.

Mağaraların bazılarının oluş sebepleri toprak yapısı farklı olan alt kısımlarının parçalanmaya daha müsait yapılardan meydana gelmesindendir. Alt kısımlar üste nazaran toprak neminin don olayına tesir etmesinden dolayı daha fazla oyulmakta, üstler daha az bozulmaktadır. Binlerce sene süren bu olayların sonunda ise büyük mağaralar teşekkül edebilmektedir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Don

f. giymek, giydirmek
i. don nehri
i. bey, İspanyol efendisi; uzman; öğretim görevlisi

Don

giysi; hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle suların buz tutması.
vücudun belden aşağısına giyilen uzun ya da kısa iç giysisi, külot.
at tüyünün rengi.

Don

Fransızca Don kelimesinin Türkçe karşılığı.
[le] armağan; bağış; yetenek, kabiliyet

Don

Almanca Don kelimesinin Türkçe karşılığı.
i. bay (m), efendi (m)

Don

1. anlamı Giysi. Vücudun belden aşağısına giyilen uzun veya kısa iç giysisi, külot. Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle suların buz tutması. At kılının rengi.
2. anlamı (f). (ned, ning) giymek, giyinmek.
3. anlamı (ingiltere`de) üniversitede öğretim görevlisi. öğretmen. (ispanya`da) bay. beyefendi. bey.

Don

Fransızca Don kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. gift, bounty, offering, bestowal; donation, charity, handout; talent

Don

Almanca Don kelimesinin İngilizce karşılığı.
v. put on clothing, wear, cover oneself

Don

İtalyanca Don kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. don, title of courtesy used when addressing a man (Spanish)

Don

İspanyolca Don kelimesinin İngilizce karşılığı.
abbr. esq.
n. esquire, gift, don, offering, boon, quality


Yanıtlar