Emily Watson

Yönetmenliğini Lars Von Trier'in üstlendiği " Breaking the Waves " adlı dram filminde bir kaza sonucu bütün vücudu felç olan kocasıyla yaşamaya çalışan ve dinsel baskılar nedeniyle şiddetli iç çatışmalar geçiren Bess McNeill karakteriyle dünya çapında üne kavuşan Emily Watson, filmdeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Küre Ödülü'nün yanı sıra Akademi Ödülü'ne de aday gösterilmişti.

Emily Watson

Yönetmenliğini Lars Von Trier'in üstlendiği " Breaking the Waves " adlı dram filminde bir kaza sonucu bütün vücudu felç olan kocasıyla yaşamaya çalışan ve dinsel baskılar nedeniyle şiddetli iç çatışmalar geçiren Bess McNeill karakteriyle dünya çapında üne kavuşan Emily Watson, filmdeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Küre Ödülü'nün yanı sıra Akademi Ödülü'ne de aday gösterilmişti.

Mimar baba ve öğretmen annenin sevimli çocuğu olan Watson, 8 yaşındayken ailesiyle birlikte gittiği Shakespeare Kraliyet Topluluğu yapımı olan " Much Ado About Nothing " adlı oyunla birlikte oyunculuğa olan ilgisinin uyandığını belirtiyor. Her ne kadar oyunu çok beğense de kendini aşırı bir kahkahaya kaptırdığı için oyunu yarım bırakmak zorunda kaldığını vurgulayan İngiliz oyuncu, tiyatro ile başladığı oyunculuğu, son anda rolü almaktan vazgeçen Helena Bonham Carter'ın yerine oynadığı " Breaking the Waves " ile sinemada sürdürdü. Filmdeki olağanüstü performansıyla bir anda bütün dikkatleri üzerine toplayan genç yıldız, 1998 yılında Jacqueline Du Pre'yi canlandırdığı " Hilary and Jackie " ile ikinci kez En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi.

Oyunculuk hayatı boyunca daima ünlü aktris Judi Dench'i örnek aldığını belirten Watson, " Hilary and Jackie "deki rolü ile aday gösterildiği yıl Dench'in de " Shakespeare in Love "daki Quenn Elizabeth rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar Ödülü'nün sahibi olmasından dolayı çok duygulandığını söylüyor.

Kendisi gibi aktör olan Jack Waters ile evlenen Watson, Bristol Üniversitesi ile Londra Drama Stüdyosu'nda eğitim görmüş. Üniversite'de İngilizce üzerine eğitim gördükten sonra birkaç sene drama üzerine kafa yorarak çeşitli rollerde sahneye çıkmış. Sinemaya geçmesine rağmen asla tiyatroda vazgeçemeyeceğini özellikle vurgulayan aktris, teklif edilen senaryolar gereği hep acılı kadınları canlandırmaktan biraz sıkıldığını da söyleyerek kendisiyle çalışmak isteyen yönetmenlere de mesaj gönderiyor.

Oyunculuğuna hayran olduğu bir diğer oyuncu Daniel Day Lewis ile ünlü yönetmen Jim Sheridan'ın " The Boxer " adlı filminde birlikte oynama fırsatı yakalayan Watson, bu filmin ardından George Eliot'un The Mill on the Floss adlı romanına dayanan bir BBC yapımında 19. yüzyıl kahramanlarından Maggie Tulliver'ı canlandırdı. Ardından Christian Bale ile " Metroland "te kocası orta yaş krizi geçiren bir eş ve güçlü karakteri ve kendine olan güveni ile bütün zorlukları göğüsleyen bir anne olan Marion'u canlandırdı.

Orson Welles'in " The Cradle Will Rock " adlı sosyal içerikli müzikalini temel alan ve yönetmenliğini Tim Robbins'in yaptığı " Cradle Will Rock "ta Olive Stanton karakterini canlandıran Watson, bu filmin yanı sıra Alan Parker'ın " Angela's Ashes " adlı filminde Robert Carlyle'nın yanında üç çocuğunu da yoksulluğa kurban veren bir anneyi oynadı.

Başrollerinde Dermot Mulroney ve Nick Nolte'nin başrolünü paylaştığı komedi filmi " Trixie "de rol alan Watson bu filmin yanı sıra Vladimir Nabokov'un " The Luzhin Defense " adlı romanından aynı adla uyarlanan ve başrolde John Turturro'nun da yer aldığı filmde zihinsel açıdan dengesiz olan bir dahiye gönlünü kaptıran Rus mültecisini oynuyor.

Filmografi 1999 Angela's Ashes 1999 Cradle Will Rock 1998 Trixie 1998 Hillary and Jackie s 1997 The Boxer 1997 The Mill on the Floss 1996 Breaking the Waves

Yanıtlar