Fuss

f. gereksiz yere telâşlanmak, yaygara koparmak, ince eleyip sık dokumak, titizlenmek, özen göstermek, üzerine titremek, telaşlandırmak
i. telaş, yaygara, velvele, karışıklık, ıvır zıvır bolluğu

Fuss

Almanca Fuss kelimesinin Türkçe karşılığı.
i. ayak (m), taban (m), duraç (m), dağın eteği (m)

Fuss

1. anlamı i, f telas, yaygara, itiraz, tartlşma; aşırı övgü; f titiz davranmak ufak ayrıntılarla ilgilenmek; meraklanmak; yakınmak, sızlan mak; telâş etmek; telâşa vermek fussbudget i, kdili telâşlı veya yaygaracı kimse ,telaş,fuss telaşlan/sinirlendir.
2. anlamı gürültü patırtı. yaygara. velvele. gereksiz telaş/kızgınlık/sabırsızlık. gereksiz yere telaşlanmak. ortalığı velveleye vermek. rahatsız etmek. can sıkmak. sinirlendirmek.
3. anlamı gürültü patirti. yaygara. velvele. gereksiz telas. kizginlik. sabirsizlik. gereksiz yere telaslanmak. ortaligi velveleye vermek. rahatsiz etmek. can s*kmak. sinirlendirmek. ayak.

Fuss

Almanca Fuss kelimesinin İngilizce karşılığı.
(der) n. foot, body part located at the end of the leg; ft., unit of length equal to 30.48 centimeters; bottom of a page

Fuss

n. excitement, confusion, commotion, noise; loud argument, quarrel
v. raise a ruckus over something unimportant; worry, bother, harass
n. foot, body part located at the end of the leg; ft., unit of length equal to 30.48 centimeters; bottom of a page

Fuss

Fuss İngilizce anlamı ve tanımı

Fuss anlamları

  1. (noun) A tumult; a bustle; unnecessary or annoying ado about trifles.
  2. (v. i.) To be overbusy or unduly anxious about trifles; to make a bustle or ado.
  3. (noun) One who is unduly anxious about trifles.

Fuss tanım:

Kelime: fuss
Söyleniş: 'f&s
İşlev: noun
Kökeni: origin unknown
1 a : needless bustle or excitement : COMMOTION b : a show of flattering attention made a big fuss over his favorite niece
2 a : a state of agitation especially over a trivial matter b : OBJECTION, PROTEST c : an often petty controversy or quarrel ended up having a pretty good fuss with my wife -- Mac Hyman

Fuss ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Ado, Bicker, Bickering, Bother, Bustle, Flap, Flurry, Fret, Hustle, Mother, Niggle, Pother, Spat, Squabble, Stir, Tiff, Trouble,

Fuss

İngilizce Fuss kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. bulla, agitación, alboroto, alharaca, bochinche, disturbio, jaleo, ruido; aspaviento, berrinche, remilgos, tremolina
v. quejarse continuamente, expresar inconformidad

Fuss

İngilizce Fuss kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. bruit exagéré, chichi, embarras, confusion; agitation; peine, "bruit", "affaire"; discussion
v. faire des histoires; tracasser, agiter quelqu'un

Fuss

İngilizce Fuss kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Aufregung, Wirbel; Mühe, "Lärm", "Theater"; lauter Streit, Diskussion
v. "Lärm machen", viel Lärm um nichts machen; nerven, belästigen

Fuss

İngilizce Fuss kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. trambusto, confusione; lite, litigio; clamore, chiasso, protesta, (fam) storie; cerimonie, smancerie, complimenti
v. agitarsi, affannarsi, preoccuparsi; affaccendarsi, avere eccessive attenzioni; protestare, far storie

Fuss

İngilizce Fuss kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. afobação, confusão, barulho, ruído, discussão
v. fazer barulho, fazer ruído, criar confusão, fazer tempestade em copo d'água; enervar, irritar, perturbar

Fuss

İngilizce Fuss kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. opwinding, onrust; moeite, "lawaai", "zaak", luide diskussie, ruzie
ww. opwinding veroorzaken, onrust zaaien; storm in een glas water; op de zenuwen-, lastig vallen

Fuss

Almanca Fuss kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
voet ,poot ,voets

Fuss

Almanca Fuss kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. base (f), patte (f), jambe (f), pied (m)

Fuss

Almanca Fuss kelimesinin İtalyanca karşılığı.
n. zampa (f), base (f), falda (f), piede (m), zoccolo (m), piedistallo (m), fondo (m), pedule (m)

Fuss

Almanca Fuss kelimesinin İspanyolca karşılığı.
n. pie (m), pata (f), poto (m), zócalo (m), zancajo (m)

Yanıtlar