Grup aynı yerde bulunan kimse veya nesneler bütünü, küme, öbek.
Grup (kimya), periyodik tablodaki tüm dikey sütunlara verilen ad.

Grup

}

grup

1 . Küme:
"Bir kadın grubu gözleri komutanın penceresine dikili duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü:
"Lehçeler grubu."-
3 . mecaziGörüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip.
4 . askerlikÇeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu:
"Savaş grubu. Yürüyüş grubu. Savunma grubu."-

grup

aynı yerde bulunan kimse ve nesneler bütünü, küme, öbek; benzerliklerin ya da ortak amaçların bir araya getirdiği kimselerden oluşan topluluk.
görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü; müzik topluluğu.
ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü; çeşitli sınıf ya da birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek kumandanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu.

grup

Türkçe grup kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. group, ensemble, party, gang, band, batch, body, bunch, category, clan, class, clump, clutch, push, series, set

grup

Türkçe grup kelimesinin Fransızca karşılığı.
groupe [le]; formation [la]

grup

Türkçe grup kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Gruppe, Kollektiv, Trupp, Zunft

İlgili konuları ara

Yanıtlar