Jaw

Jaw

1. anlamı i., f. çene; çoğ. ağız; mengene gibi aletlerin karşılıklı iki parçasından biri; (argo) laf, çene çalma; f., (argo) çene çalmak, dırlanmak. jawbone i., f. çene kemiği; f., (argo) tehditle baskı yapmak. jawbreaker i. çok sert akide şekeri; konkasor.
2. anlamı çene.

Jaw

Jaw İngilizce anlamı ve tanımı

Jaw anlamları

  1. (noun) One of the bones, usually bearing teeth, which form the framework of the mouth.
  2. (noun) One of a pair of opposing parts which are movable towards or from each other, for grasping or crushing anything between them, as, the jaws of a vise, or the jaws of a stone-crushing machine.
  3. (noun) Hence, also, the bone itself with the teeth and covering.
  4. (noun) A notch or opening.
  5. (noun) A notched or forked part, adapted for holding an object in place; as, the jaw of a railway-car pedestal. See Axle guard.
  6. (v. i.) To scold; to clamor.
  7. (noun) Impudent or abusive talk.
  8. (noun) Fig.: Anything resembling the jaw of an animal in form or action; esp., pl., the mouth or way of entrance; as, the jaws of a pass; the jaws of darkness; the jaws of death.
  9. (v. t.) To assail or abuse by scolding.
  10. (noun) In the plural, the mouth.
  11. (noun) The inner end of a boom or gaff, hollowed in a half circle so as to move freely on a mast.

Jaw tanım:

Kelime: jaw
Söyleniş: 'jo
İşlev: noun
Kökeni: Middle English
1 a : either of two complex cartilaginous or bony structures in most vertebrates that border the mouth, support the soft parts enclosing it, usually bear teeth on their oral margin, and are an upper that is more or less firmly fused with the skull and a lower that is hinged, movable, and articulated with the temporal bone of either side b : the parts constituting the walls of the mouth and serving to open and close it -- usually used in plural c : any of various organs of invertebrates that perform the function of the vertebrate jaws
2 : something resembling the jaw of an animal: as a : one of the sides of a narrow pass or channel b : either of two or more opposable parts that open and close for holding or crushing something between them
3 a : a space lying between or as if between open jaws escaped from out of the jaws of the whale b : a position or situation in which one is threatened rode into the jaws of danger
4 : a friendly chat

Jaw ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Berate, Chaffer, Chat, Chatter, Chew, Chide, Chitchat, Claver, Confab, Confabulate, Gossip, Lambaste, Lecture, Manducate, Masticate, Natter, Rag, Rebuke, Remonstrate, Reprimand, Reproof, Scold, Trounce, Visit,

Jaw

İngilizce Jaw kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. mandíbula, carrillera, maxilar inferior, maxilar, quijada; réplica insolente
v. chacharear, hablar por los codos; vituperar, injuriar; regañar

Jaw

İngilizce Jaw kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. mâchoire; membre; tenaille, pince; bavardage (familier)
v. parler; bavarder; jacasser; passer un savon; jurer; proférer des insultes

Jaw

İngilizce Jaw kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Kiefer; Schlund (Maschine); Rachen; Tratsch
v. tratschen, quatschen, vollquatschen, plappern; schelten, zurechtweisen

Jaw

İngilizce Jaw kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. (Anat) mascella; mandibola; ganascia; (sl) chiacchiere, ciance; chiacchierata; parole offensive; lavata di capo, tirata dorecchi
v. (sl) rimproverare, dare una lavata di capo a; stancare con le chiacchiere

Jaw

İngilizce Jaw kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. mandíbula; maxilar; braço, pinça; insulto (gíria)
v. falar, tagarelar, fofocar; desprezar; injuriar, difamar

Jaw

f. çene çalmak, uzun konuşmak, sıkıcı konuşmak, öğüt vermek (sıkıcı), boş konuşmak
i. çene, ağız, can sıkıcı öğüt, nasihat faslı, gevezelik, dırdır, vırvır, azar

Jaw

İngilizce Jaw kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. babbel; grijparm, tang; lasterlijke praat, vloeken (slang)
ww. kwetsen, zwammen, roddelen; overhalen; de les lezen, de huid vol schelden

Jaw

n. one or both of the bones which form the framework of the mouth; section around the bones of the jaw, mouth; section of a machine which grips or holds objects; gossip, idle chatter
v. talk, chat idly, gossip; scold, insult

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Moose Jaw
6 yıl önce

Moose Jaw, Kanada'nın Saskatchewan eyâletinin orta-güney bölümünde, Moose Jaw Nehri üzerinde kurulmuş bir kenttir. Saskatchewan'ın başkenti Regina'nın...

Moose Jaw, Kanada, Regina, Saskatchewan, Turizm
Open Jaw
6 yıl önce

Open Jaw , havacılıkta kullanılan bir bilet tipidir. Gidişte vardığınız havaalanından dönmeyip başka bir havaalanından aynı yere dönebildiginiz bilet...

Open Jaw, Ankara, Havaalanı, Havacılık, Konya, Uçak, İstanbul, Bilet, Open Jaw
Jawa
3 yıl önce

Jawa Moto, Çek Cumhuriyeti merkezli bir motosiklet üreticisidir. Şirket, 1929 yılında František Janeček tarafından Çekoslovakya döneminde kurulmuştur....

Cavaca Vikipedi
6 yıl önce

Cavaca Vikipedi (Basa Jawa) Vikipedi'nin Cavaca sürümüdür. 8 Mart 2004'te başlatıldı. Şubat 2009 tarihi itibarıyla 16.000 maddeye ve 2.700 kullanıcıya...

Anadolu Isuzu
3 yıl önce

üretimine başlayan Çelik Montaj'a dayanıyor. 1965 yılında Çekoslavakyalı Jawa,CZ motorsikletleri,Škoda kamyonetleri ve Lombardini motorları montajı ve...

Anadolu Isuzu, Acura, Aleko, Alfa Romeo, Anadol, Ariel, Aro, Asia motors, Askari, Aston Martin, Audi
Ya Salam
3 yıl önce

– 4:39 Yay (Sehr Oyoono)" – 4:23 Inta W Bass – 4:56 Ya Salam – 4:37 Ahla Jaw– 5:02 Eynann Tara – 4:07 Inta – 4:14 Ashkaraballi" – 3:13 Resmi Websitesi25...

Cava dili
3 yıl önce

Cava Dili, (Cava: básá Jáwá, Endonezce: bahasa Jawa) Endonezya'nın Cava Adasının orta ve batı kısımlarında konuşulan dildir. 75 milyon kadar insanın anadilidir...

Jayne Mansfield
3 yıl önce

Spoil Rock Hunter? (1957) Kiss Them for Me (1957) The Sheriff of Fractured Jaw (1958) The Challenge (1960) Too Hot to Handle (1960) The Loves of Hercules...

Jayne Mansfield, 1957, ABD, Marilyn Monroe, Sinema, Frank Tashlin