keltler

Tarihöncesi ve ilkçağ döneminde yaşayan Avrupa kavimlerinin bir bölümüdür. Dört bin yıl kadar önce Keltler, anavatanları olan Orta Avrupa'dan göç ederek özellikle Britanya Adaları'na, İspanya'ya ve Galya'ya yerleştiler. Savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir. Sayısız göçleri sırasında Yunanlıların, Etrüsklerin, İtalyotların tekniklerini benimsediler; kazancılığ

Keltler

Keltler tarih öncesi ve ilkçağ dönemlerinde yaşamış Avrupa kavimlerinin bir bölümüne verilen isimdir. Dört bin yıl kadar önce Keltler, anavatanları olan Orta Avrupa'dan göç ederek özellikle Britanya Adaları'na, İspanya'ya ve Galya'ya yerleştiler. Savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir. Sayısız göçleri sırasında Yunanlıların, Etrüsklerin, İtalyotların tekniklerini benimsediler; kazancılığı ve çömlekçiliği geliştirdiler. Onların yaptığı yollara sonradan Romalılar taş döşeyecekti.

Çoğu zaman birbirine rakip kabileler ve klanlar halinde toplanmış olan Keltler, gerek yaşama biçimi, gerek kültür yönünden özgün bir halktı. Ürünlerin koruyucusu sayılan kır tanrılarına taparlar, geleneklerin koruyucusu olan hem kahin, hem yargıç niteliğindeki din adamlarının (drüitler) yönetiminde yaşarlardı.

M.S. I. yy.da Romalılar tarafından kısmen yıkılan Kelt uygarlığı, gene de, Ortaçağ'a kadar yaşayageldi. Bugün bile, bazı Breton ve İrlanda törelerinde bu uygarlığın varlığını sürdürdüğü görülür.

Keltler ve İlginçlikler

Keltlerin Hint - Kafkasya halkları gibi bu bölgelerde ortaya çıktıkları varsayılır. Zamanın kavimler göçü incelendiğinde bu şekilde bir tesbit yapılmış.

Keltlerin genelde Kırım ve çivarında ortaya çıktıkları ve buradan geldikleri görüşü hakimdir.

Keltler buralardan dağılarak bazıları Balkan ülkelerinin olduğu bölgelere, bazılarıda alpler bölgesine geçtiler. Romada çok büyük miktarda toplanmaları neticesinde Roma devleti tarafından buradan sürüldüler.

Romadan kovulanlar Orta Anadoluya göç ederek burada Galatya isimli ülkeyi kurdular. Romadan kovulanların önemli bir kısmıda Danimarka ve Almanyaya ulaştılar. Ancak bu bölgelerde yeni hakimiyet kurmaya başlayan Cermen kavimleri büyük kıyımlarla bu bölgelerden geri çekilmeleri sağladılar.

Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg topraklarına girenler ise bu bölgelerin kismen boş olması nedeni ile daha rahat yerleştiler. Galya bölgesi yoğun biçimde Keltlerin akınına uğradı. Burada kendi yerleşik topluluklarını oluşturmaya başladılar.

Geri kalanlar ise İspanya, Portekiz, Fransa, Hollanda, Belçika, ve Lüksemburgdan Büyük Britanya ve İrlandaya geçtiler. Bu bölgelerde kendileri kadar güçlü olmayan kavimler olduğu için tamamen bölgelere hakim oldular.

Kelt dilleri Britanya ve Fransada günümüze kadar geldi. İrlanda Kelt dili ve İrlanda Gal dili, İskoçyada İskoç kelt dili, Man adasında konuşulan Manx dili, Galler bölgesinin Gal dili ve Cornwallde Cornwall dili bunlardan günümüze ulaşa bilenlerdir.

Kelt kültürü istilacıların ( İstilacıların Kelt kültürünü nasıl ve neden yok ettiklerine ileride değineceğim.) daha az ulaşabildikleri İrlanda ve Gallerde daha az yıpranmış ve etkilenmiştir. Buralarda Kelt kültürü halen bazı özelliklerini koruyabilmiştir. ( Küçük bir ip ucu Karadeniz bölgemizde çalınan Tulum ile bu bölgelerde çalınan Gaydanın benzerlikleri Kelt topluluğunun nereden nereye gittiğini gösterebilir.)

Keltler İS 1. ve 2. yüzyıllarda en üst seviyede bir sosyal düzene sahiptiler. C. S. Coon bunu en en araştırmalarında ortaya koymuştur. İrlandanın başkralının altında beş adet daha kral bulunurdu. Onların altında da eyalet kralları, onun altında Bayır ve tepelerin kralları, onların altında soylular oluşan 4 takım, onların altında Çiftlik sahipleri, onların altında işçi ve esnaf sınıfı, en sondada toprak işleyen köylüler yer alırdı.

Bizim inceleyeceğimiz en ilginç sınıf ise Druidler'dir. Druidler eğitimliler sınıfında yer alan bir sınıftı. Mısırın Rahipleri gibi bir sınıftılar. Kendi aralarında geniş bir hiyerşileri vardı. Yüce Kralın, diğer kralların, soyluların ve çiftlik sahiplerinin birbiri ile sorunları arasında ara buluculuk yapar, sorunlara çözüm bulurlardı.

Druidler Rahiplik, Hakimlik, Doktorluk, Öğretmenlik, Şairlik, Astrologluk ve Büyücülük yaparlardı. Genelde kendi geliştirdikleri bir alfabe olmasına rağmen Yunan alfabesini kullanmışlardır.

Kendi geliştirdikleri ve oldukça eski bir alfabe olan Dikey ve Yatay kalem vuruşlarından oluşan harflerin meydana getirdiği Ogham Alfabesi günümüzde çözülmesine rağmen bu alfabe ile yazılmış metinlerin ne demek istedikleri anlaşılmamıştır. Gizli bir şifrrelem tekniği gibi kullanılan metinler üzerinde geniş araştırmalar devam etmektedir.

Druidlerin bilgilerini genelde yazarak değil ezberleyerek birbirlerine öğrettikleri tesbit edilmiştir. Kadim tüm uygarlıklarda bu tip öğretim tekniği kullanıldığı için Dridlerinde bu şekilde davranmaları doğal karşılanabilir. Ancak Kelt Folk şarkılarında bile anlaşılamayan bazı ezber kavramlar olması bir takım gizli bilgilerin Druidler dışında kimse tarafından öğrenilememesi istenmiş olabileceğini gösteriyor.

Druidler bu tip bir eğitimi temel aldıkları için iyi eğitimli bir Druid yaklaşık 20 -25 yılda yetişebilmektedir. Kadınların da kabul edildiği toplulukta kadın duridlerede Druidess denmekte. Druidlerin rahip sınıflarında olduğu kendi aralarında da sınıfları vardı. Bu sınıflardan bazıları Ozanlar ve Kahin-şairlerdir. ( Bards ve Ovates )

Druidler dinsel uygulamalarını şiirler üzerinde ve şairler ile yapmışlardır. Şairlerin medyumluk yaptığı ve büyü ile ilgilendikleri bilinen bir gerçektir.

Tüm bunların toplamına Druidizm dendi. Hristiyanlık öncesi Britanya ve Galyada tamamen egemen bir kültür geliştirdiler. Druidler Eğitimleri için Galyadan Britanyaya gitmekte idiler. Druidlerin ana merkezi Angleseyde Büyük bir Druid okulu olduğu bazı kaynaklarda geçmektedir.

Julius Caesar İÖ 55 te İngiltereyi istila edmiştir. Bu istila ile Druidler Romaya bağlanmış ve kontrol edilebilmeleri sağlanmıştır. Resmi din Hristiyanlık oldukdan sonrada tüm Druidler Rahip ve Rahibeleri oluşturmuştur. Çok ilginç değilmi bir dini kabul ettikten sonra hazır olan bir sınıf tamamen bu dinin en üst rütbelerine egemen olabiliyor. Bu tüm kadim uygarlıklarda aynen devam ediyor. Din değiştiren tüm topluluklarda eski rahip sınıfları yeni dinin rahip sınıfına geçebiliyor.

Saksonyanın fethi öncesinde burada bulunan halkın barbar olduğu ve bir düzenleri olmadığı ispat edilmeye çalışılmış olmasına rağmen yukarıda anlattıklarım ile bunun hiçte böyle olmadığı anlaşılabilmektedir. Tunç çağını hızlı bir biçimde geçerek Demir çağını yakalamışlar muhteşem zırhlar ve aletler yapabilmişlerdir. Kelt kültürünü barbar kültürü olarak göstermeye çalışan İngilizler ise her yerde bu kültürü yok etmeye çalışmaktalar

Keltler kendi aralarında sınıflarını gösteren işaretler ve renkler taşırlardı. Druidlerin Altını kullandıkları ve ziynet eşyaları yapabildikleri bulunan arkeolojik buluntularda tesbit edilmiştir.

Druidizm arkeloglar tarafından tam olarak çözülebilmiş değil. Bu iş için yarım yüzyıldır çalışılmakta ancak halen birçok nokta aytılatılmış değişdir. İngilizlerin birçok eski bilgiyi yok etmeleri nedeni ile aralarında kesin bağları kurmak oldukça güç olmaktadır.

Druidlerin Stonehenge ve Kiklopik anıtları inşa ettikleri ve bunları gökyüzünü gözlemek için kullandıkları tesbit edilmiştir. Britanya ve Galyada çok geniş alanlarda bu yapılar yer almıştır. Yapıların hangi hesapla ve düzenle yapıldıkları varsayımlarla anlaşılmaya çalışılsa da tam bir çözümü bulunmamıştır.

En son bulgular ile Druidizm bir ağaç kültüydü bunun nedenleri şöyle sıralanabilir; Avrupanın geniş bir alanın Meşe ağaçları kaplı olması nedeni ile insanların bu Meşe ağaçlarından etkilenerek bir Meşe kültürü oluşturdukları. Meşe ağacının meyvesi döneminde avrupada birçok ailenin temel besin malzemesi idi. Eski roma ve yunan uygarlıklarında yer alan Tanrıların kralı Zeus meşe tanrısı idi. Tüm bunların ortak noktasında geniş bir kült oluşturan Druidler bu ağaç kültüne Druidizm ismini verdiler.

Tüm bunlar bilim çevrelerince kabul edilen görüşler, ancak aslında Kelt kültüründe birşey gizlenmiştir. En basitinden Stonehenge ve Kiklopiklerin neden yapıldığı sorusu gün gibi ortadadır, bunun bir ağaç kültürü olduğu varsıyımı bana göre yanlıştır.

Kaynak

http://www.teoriler.com/?q=node/231



İç anadoluda yaşadıkları biliniyor. ODTÜ kampüsünde, yalıncak köyü kazılarında çıkarılan kelt kalıntıları, alet eşya vs odtü müzesinde sergilenmektedir. savaşçı yapılarından söz ediliyor. paralı askerlik yaptıkları da biliniyor. Kışları yoğun yerleştikleri yerlerden biride yozgat ve civarıdır. bölgeye sonradan gelen türklerle karışarak yok olmalarına ramen yöre yerli halkının genlerinde yaşamaya devam ediyorlar. bir kısmının trabzon tarafına sürülerek yerleştiği, onlarında zamanla yerlilerle karışarak kaynaşıp kayboldukları iddialarıda var. fiziksel olarak sarışın kızılsaçlı ve kızıl sakallıydılar.
Kelt kelimesi (Latin celtae, galli,ve Antik Yunanca keltoi, galatai � (onurlu, cesur olanlar anlamından) kaynaklanıyor. Tarihöncesi ve ilkçağ döneminde yaşayan Avrupa kavimlerinin bir bölümüdür. Dört bin yıl kadar önce Keltler, anavatanları olan Orta Avrupa'dan göç ederek özellikle Britanya Adaları'na, İspanya'ya ve Galya'ya yerleştiler. Savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir. Sayısız göçleri sırasında Yunanlıların, Etrüsklerin, İtalyotların tekniklerini benimsediler; kazancılığı ve çömlekçiliği geliştirdiler. Onların yaptığı yollara sonradan Romalılar taş döşeyecekti. Çoğu zaman birbirine rakip kabileler ve klanlar halinde toplanmış olan Keltler, gerek yaşama biçimi, gerek kültür yönünden özgün bir halktı. Ürünlerin koruyucusu sayılan kır tanrılarına taparlar, geleneklerin koruyucusu olan hem kâhin, hem yargıç niteliğindeki din adamlarının (drüitler) yönetiminde yaşarlardı.

İlgili konuları ara

Yanıtlar