Rush şu anlamlara gelebilmektedir:

Rush

Rush şu anlamlara gelebilmektedir:

  • Rush , Kanadalı progresif rock grubu
*``Rush `` aynı adlı grubun albümü
  • Rush , Amerikan futbolu kuralı


}

Rush Rush Rush ラッシュ Rush Rush

Rush

1. anlamı saldırmak; Amerikan futbolunda topu koltuğuna alıp koşmak; koşmak, acele etmek, hızla yürümek; üyeliğini göz önünde bulundurrush a bill th; acele ettirmek, koşturmak; püskürtmek, geriye atmak; düşüncesizce hamle yapmak; hızla akmak.
2. anlamı acele etmek. koşmak. seğirtmek. acele ettirmek. koşturmak. aceleyle/baştansavma yapmak. aceleye getirmek. sıkboğaz etmek. sıkıştırmak. saldırmak. üstüne çullanmak. acele. telaş. itip. kakma. saldırı. hamle. üşüşme. rağbet. talep. istek. hasırotu. saz.

Rush

f. acele etmek, koşmak, şiddetli esmek, hızlı akmak, atılmak, düşünmeden girişmek, aceleye getirmek, acele ettirmek, sıkboğaz etmek, sıkıştırmak, koşturmak, acele ile göndermek, yetiştirmek, çabucak halletmek, hücum etmek, saldırmak, üstüne atılmak, kur
i. acele, telaş, kızarıklık, kızartı, koşma, koşuşturma, sıçrama, atılma, saldırma, hücum, akın, üşüşme, toplanma, rağbet, kur, saz, hasırotu, önemsiz şey, fasa fiso

Rush

Rush İngilizce anlamı ve tanımı

Rush anlamları

  1. (noun) The merest trifle; a straw.
  2. (noun) A rusher; as, the center rush, whose place is in the center of the rush line; the end rush.
  3. (v. t.) To push or urge forward with impetuosity or violence; to hurry forward.
  4. (noun) Great activity with pressure; as, a rush of business.
  5. (noun) A name given to many aquatic or marsh-growing endogenous plants with soft, slender stems, as the species of Juncus and Scirpus.
  6. (v. i.) To move forward with impetuosity, violence, and tumultuous rapidity or haste; as, armies rush to battle; waters rush down a precipice.
  7. (noun) A perfect recitation.
  8. (noun) The act of running with the ball.
  9. (noun) A moving forward with rapidity and force or eagerness; a violent motion or course; as, a rush of troops; a rush of winds; a rush of water.
  10. (v. t.) To recite (a lesson) or pass (an examination) without an error.
  11. (v. i.) To enter into something with undue haste and eagerness, or without due deliberation and preparation; as, to rush business or speculation.

Rush tanım:

Kelime: rush
Söyleniş: 'r&sh
İşlev: noun
Kökeni: Middle English, from Old English rysc; akin to Middle High German rusch rush, Lithuanian regzti to knit
: any of various monocotyledonous often tufted marsh plants (as of the genera Juncus and Scirpus of the family Juncaceae, the rush family) with cylindrical often hollow stems which are used in bottoming chairs and plaiting mats
- rushy /'r&-shE/ adjective

Rush ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Bang, Boot, Charge, Festinate, Flush, Haste, Hasten, Hie, Hotfoot, Hurry, Induce, Kick, Race, Rushed, Rushing, Spate, Speed, Stimulate, Surge, Thrill,

Rush ile zıt (antonym) anlamlı kelimeler

Dawdle, Delay, Detain, Linger,

Rush

Fransızca Rush kelimesinin İngilizce karşılığı.
(m) n. (Sports) rush, final effort

Rush

n. speed, haste; sudden increase in activity or speed; any species of marsh grass from the genus Juncus
v. hurry, make haste; act or move quickly; cause to hurry
n. (Sports) rush, final effort

Rush

İngilizce Rush kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. prisa, actividad rápida, ajetreo, apremio, apuro, precipitación, premura; junco, junquera; acometida; ráfaga; arrebato; corriente fuerte, sobrevoltaje
v. apresurar, apurar, dinamizar; apurarse, ajetrearse, ir de prisa, precipitarse; despachar prontamente; ser precipitado

Rush

İngilizce Rush kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. précipitation; hâte; bousculade; panique, ruée; jonc
v. hâter; se hâter; se précipiter; faire à la va-vite

Rush

İngilizce Rush kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Schnelligkeit; Andrang; Sturm; Hetze; Hast
v. schnell; eilig

Rush

İngilizce Rush kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. corsa precipitosa; attività febbrile; corsa all'oro; folla, calca, ressa; trambusto; fretta, premura; forte richiesta, grande ricerca; afflusso, ondata; impeto; flusso rapido, corrente impetuosa
v. precipitarsi, lanciarsi, slanciarsi, gettarsi; affrettarsi, accorrere; scorrere veloce; soffiare con impeto


İlgili konuları ara

Yanıtlar