Yaratmak

düzenle|Mayıs 2007

yaratmak terimi dogmatik anlamda yaratıcının yaratma sıfatını ifade eder. kelime köken olarak yabancı dilden geldiği için,

yaratmak tanımı ile bir fikirden şeyler oluşturma tanımı arasındaki fark

bir kısmın kendini elit, üst tabaka gören kesimler nedeniyle zaman içerisinde anlam dejenarasyonuna uğratılmıştır.

edebiyat anlamıyla bazı noktalarda kişinin, kişisel yorumlarına ve tartışmalara açık kalmıştır.!

  • Tanrısal anlamda ; yaratanın fiili sıfatı yani yoktan var etme ve ona canlılık veren özü, yani ruhu versi olarak düşünülür .


"Yaratmak sadece O`na mahsustur. İnsanlar için kullanılmaz."

yaratmak kelimesini benimseyerek kullanmak, kibiri artırırki bu kibir ise bir noktada eşkoşmak olabilir. eşkoşmak dinen büyük günahlardandır.

  • Sanatsal anlamda ; Soyut düşüncenin maddi materyaller kullanarak oluşturulmaksı ve şekle sokması.


Türk Dil Kurumunun tanımı :

yaratma
isim

 Yaratmak işi:
   "Bir sihirli kelimesi içinde şimşekler yaratmaya kadirdi."- H. C. Yalçın. 


yaratmak
(-i), din b. (***)

1 . Allah, olmayan bir şeyi var etmek:
   "Allah, mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı!"- Ö. Seyfettin.
2 . (nsz), mecaz Zeka, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak:
   "Bir cazibe yaratmak için ne yapmalı diye düşünüyorduk."- F. R. Atay.
3 . (nsz), mecaz Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak:
   "Bu haber sinirli bir hava yarattı. Yangın büyük tehlike yarattı."- .


Kaynaklar

Vikipedi

Diğer anlamları

yaratmak


1 .
Allah, olmayan bir şeyi var etmek:
"Allah, mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı!"- Ö. Seyfettin.
2 .
(nsz), mecaz Zeka, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak:
"Bir cazibe yaratmak için ne yapmalı diye düşünüyorduk."- F. R. Atay.
3 .
(nsz), mecaz Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak:
"Bu haber sinirli bir hava yarattı. Yangın büyük tehlike yarattı."- .

yaratmak

Türkçe yaratmak kelimesinin İngilizce karşılığı.
v. beget, call into being, compose, conceive, create, father, incur, originate, procreate

yaratmak

(tanrı) olmayan bir şeyi var etmek.
anlak ve düş gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak.
olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, neden olmak.

yaratmak

Türkçe yaratmak kelimesinin Fransızca karşılığı.
créer, concevoir, enfanter, former, produire

yaratmak

Türkçe yaratmak kelimesinin Almanca karşılığı.
v. erschaffen, erzeugen, kreieren, schaffen, weben

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Yaratmak ilgili konular

  • Komedyen

    Komedyen, Fransızca comí©dien sözcüğünden gelen isim, meslek.Türk Dil Kurumu`na göre komedyen;``1. Güldürü oyuncusu.
  • Ali Canip Yöntem

    Ali Canip Yöntem, (d. 1887 İstanbul) - (ö. 26 Ekim 1967), Türk şair, yazar ve edebiyat tarihi araştırmacısı.
  • Bilge Karasu

    Öykücü, romancı ve denemeci Bilge Karasu 1930'da İstanbul'da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde ö
  • Macit Gökberk

    Macit Gökberk, felsefe dilinin yalınlaşması, terim karmaşasının giderilmesi ve kavramların sınırlanması alanlarında önemli çalışmalard
  • Nusret Hızır

    Türkiye’nin önde gelen felsefecilerinden Nusret Hızır 8 Mart’ta İstanbul’da öldü. Nusret Hızır 1899’da İstanbul’da doğdu. Almaya
  • Halil Nimetullah Öztürk

    Halil Nimetullah Öztürk (d. 1880 - ö. 1957, İstanbul), Türk yazar.
  • Osman Horata

    Osman Horata (d. 1961, Denizli) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi Başkanıdır. Hacettepe Üniversitesi, Edeb
  • Türk Dili (dergi)

    Türk Dili dergisi, Türk Dil Kurumu'nun 1951 yılının Ekim ayından beri çıkardığı aylık dil ve edebiyat dergisi. İlk sayısında yayın yö