Abbasiler
Abbasi Devleti (750-1258) Hz. Muhammed'in amcası Abbas'ın soyundan gelen Ebul Abbas'ın kurduğu devlet. 750 yılında Abbasiler Emevi yönetimine karşı ayaklanarak halifeliği ve iktidarı ele geçirdiler. Bu tarihten başlayarak Abbasiler 1258'e kadar İslam dünyasının büyük bölümüne egemen oldular.
?? Hz. Muhammed'in amcası Abbas'ın soyundan gelenHz. Muhammed, Mekke’nin soylu Haşimoğulları ailesinden gelir. 571 yılında Mekke’de doğmuştur. Annesinin adı Amine, babasının adı Abdullah’ tır. Hz. Muhammed daha doğmadan babası öldü. Yetiştirilmesini dedesi Abdülmuttalip üzerine aldı ve torununa o zamana kadar kimseye verilmemiş olan Muhammed adını verdi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ebu'l Abbas Abdullah 'ın kurduğu halife hanedanı (750-1258).
750 yılında Abbasiler Emevi yönetimine karşı ayaklanarak halifeliği ve iktidarı ele geçirdiler. Bu tarihten başlayarak Abbasiler 1258'e kadar İslam dünyasının büyük bölümüne egemen oldular....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Emeviler halifeliği, Hz. Muhammed'in amcaoğlu ve damadı, dördüncü halife
Emeviler, Dört Halife Dönemi’nden (632-661) sonra Müslüman Arap devletine egemen olan hanedandır. Hz. Ali’nin 661’de öldürülmesinden sonra başa geçen Emeviler, 750’de Abbasiler tarafından yıkılıncaya değin hüküm sürdüler.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hz. Ali'den zor ve hile kullanarak almışlar, bununla da yetinmeyerek peygamber ailesine karşı kanlı bir siyaset gütmüşlerdi. Bu yüzden Emevilere karşı düşmanlık artmış, özellikle ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ali bin Ebu Talib (Arapça:علي بن أبي طالب, Farsça: علی پسر ابوطالب, Türkçe'de Hz. Ali olarak da anılır) (599 – 661) Şii inancına göre ilk halife ve oniki imamın ilkidir. Sünni inanışına göre ise dördüncü halife (Hulefa-i Raşidin'den) ve cennetle müjdelenen on sahabeden (Aşere-i Mübeşşere) biridir. Hz. Muhammed'in (sav) hem damadı hem
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hicaz, Irak ve İran'da büyük hoşnutsuzluklar baş göstermişti. Abbasoğulları bu düşmanlıktan yararlanarak, halifeliğin peygamber ailesinden en lâyık olana geri verilmesi gerektiği yolunda propagandaya giriştiler....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Emevilerin, özellikle çoğunluğu Türk olan bölgelerde (
Arap yarımadasının kuzeybatı bölümünü ve Kızıldeniz kıyılarını kaplayan Suudî Arabistan krallığının bir bölümü. Yüzölçümü 400.000 ...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Horasan, Toharistan, Sogd) uyguladıkları vergi soygunculuğu ve Arap olmayanları aşağı görme siyaseti bu propagandayı daha da güçlendirdi. Horasanlı ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Horasan İran'ın doğusunda ve kuzeydoğusunda yer alan bölgeye verilen isim. Farsça bir kelime olan Horasan "Güneşin yükseldiği yer" anlamına gelir. Sasaniler zamanında ülkenin kuzeydoğuna bu isim verildi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Ebu Müslim adında bir Türk, Emevilere karşı ilk ayaklanmayı başlattı. Önceden Türklerin Müslüman olanları ile olmayanlarını barıştırmış ve bunları İranlı Şiilerle birleştirerek güçlü bir birlik hazırlamış olan Ebu Müslim, Arap ordularını yenerek Emevi saltanatına son verdi....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Peygamber sülâlesinden Ebul Abbas Seffah halifeliğe getirildi (750). İlk Abbasi halifesi olan Ebul Abbas, Emevileri acımadan yok ettiği için kendisine kan dökücü anlamına gelen el-Seffah adı verildi.
Bermekoğulları
Abbasiler ilk dokuz halife zamanında (özellikle Harun Reşit 786-809 veHarun Reşid (Arapça: هارون الرشيد Harun Raşid ve Harun Reşit olarak da söylenir. Doğum: 763 – 24 Mart, 809) beşinci ve en bilinen Abbasi halifesidir. 786 ve 809 yılları arasında Abbasi Devletini yönetmiştir. Harun Reşid dördüncü Üçüncü Abbasi halifesi Mehdi'nin oğludur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Memun 813-833) bütün İslâm dünyasını kapsayan (Endülüs hariç) bir egemenlik kurdular. Ancak ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Akdeniz Bölgesi'ne hiç bir zaman egemen olamadılar....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Türkler ve İranlılar tarafından iktidara getirilen Abbasiler, Araplara güvenemediklerinden yönetim işlerinde Türklerden ve İranlılardan yararlandılar. Yeni devletin maliye ve yönetim işleri, özellikle Toharistanlı Bermekoğullarınca düzenlendi. Bağdat bu dönemde kuruldu ve başkent oldu (762); kısa sürede saraylar, resmi kurumlar ve askeri kışlalarla donatıldı.
Daha sonra gelen halifeler döneminde Abbasi egemenliği zayıfladı,
Akdeniz Bölgesi Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu’nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır; genişliği 120-180 km arasında değişir. Batı ve k.batısında Ege Böl., kuzeyinde İç Anadolu Böl. , doğusunda G.Doğu Anadolu Böl. Güneyinde ise Akdeniz bulunur. G.doğudan Suriye ile komşudur. Yüzölçümü 110000 km2 dolayındadır; Türkiye toplam alanının yaklaşık %14’nü kaplar. Kıyı uzunluğu doğuda Suriye sınırından batıda Dalaman Çayına kadar 1542 Km’dir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İslam İmparatorluğu'nda bağımsız hükümetlerin sayısı çoğaldı (...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bkz. Samanîler
Karahanlılar,
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Karahanlılar, 840 - 1212 yılları arasında Orta Asya ve günümüz Doğu Türkistan toprakları üzerinde hüküm sürmüş Türk devletidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Büveyhoğulları, ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Güney İran ve Irak'ta 932 - 1055 yılları arasında hüküm sürmüş olan bir soy. Büveyhoğulları, önceleri İran'ın kuzeyindeki dağlık...
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Fatımiler v.d.). Kuruluştan 150 yıl sonra, Bağdat'ın egemenliği sadece Irak ve İran bölgelerinde geçerliydi. Zamanla Abbasi halifelerinin yalnız manevi değeri kaldı. Büveyhoğulları 945'te Bağdat'ı ele geçirdiler, siyasi çıkarlarını düşünerek, Abbasi hanedanını yıkmadılar, ama onların elinde halife unvanından başka bir yetki de bırakmadılar....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1055'te
Fatımiler Mısır’da kurulan Şii hanedanı. Hazret-i Ali ve hazret-i Fatıma soyundan geldiklerini iddia ederlerse de, İslam tarihlerinde Meymun el-Keddah adlı İran asıllı Mecusi veya Yahudi bir göz doktorunun torunları olduğu; hanedanlığın adına da kurucusu Ubeydullah el-Mehdi’ye nisbeten “Ubeydiyyun” denildiği yazılıdır.
Fatimi hareketinin doğuşuna, Şiiliğin bir kolu olan İsmaililik sebeb olmuştur.İsmaililer, 9. yüzyılda Hama ve Humus arasındaki küçük Selemiye kasabasını merkez edinip, g
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Selçuklular, Fatimi hareketinin doğuşuna, Şiiliğin bir kolu olan İsmaililik sebeb olmuştur.İsmaililer, 9. yüzyılda Hama ve Humus arasındaki küçük Selemiye kasabasını merkez edinip, g
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Selçuklular, Türk-İslam devletlerinin en büyüklerindendir. Oğuzların Üçoklar kolunun, Kınık boyuna mensupturlar. 10. yüzyılın sonu ile 11. yüzyılın başlarında İslamı kabul ettiler. Selçuklular; Çin'den, Batı Anadolu dahil bütün Ortadoğu ülkeleri, Akdeniz sahilleri, Kuzeybatı Afrika, Hicaz ve Yemen'den Rusya içlerine kadar yayılan hakimiyetin, muazzam bir kültür ve medeniyetin temsilcisidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bağdat'ı ele geçirerek Büveyhoğulları Devleti'ne son verdiler, ama yine halifeleri hoş tuttular. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bağdat Irak'ın başşehri. Nüfusu 4,5 milyon civarındadır. Mezopotamya çanağının ortasında, Dicle Irmağının iki yakası üzerinde ve Dicle'nin Fırat'a en çok (40 km) yaklaştığı noktada, geniş bir alüvyon ovası üzerinde yer alır. Bağdat'ta yazlar kuru ve çok sıcak, kışlar yumuşak ve serin geçer. Ortalama yağış yılda 130 mm dolayındadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Moğol istilası ile Abbasi hanedanı kesin olarak son buldu. Hulâgu, Bağdat'ı alarak son Abbasi halifesi Mustasım'ı öldürdü (1258). Öldürülmekten kurtulup kaçan Abbasoğullarından biri, Mısır'da ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Moğol İstilası, 1250'li yıllarda başlayan ve Moğol kavimlerinin Moğol askerleriyle beraber batıya doğru gerçekleştirdiği savaş akımı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Memlûklere sığınarak orada halife oldu....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Abbasi Devleti
Abbasiler döneminde, hem Yunan rasyonalizm ve bilim gelenekleri hem İslam öncesi Arap kabilelerince geliştirilen aristokratik savaşçı ülküsü hem de sofu Müslümanların özelliği olan kutsallık ardında ödün vermez bir çaba, bir imparatorluk bürokrasisinin ve daha çok İran örneklerine göre biçimlendirilmiş bir askerler sınıfının kanatları altında barınabildi. Bu üçünün karışımı, o zamana kadar Avrupa'da görülen herhangi bir uygarlığı aşacak ve Uzakdoğu'da Tang Çininin gelişme dönemindeki parlaklığına rakip olacak kadar zengin ve karmaşık bir uygarlığın doğmasına yol açtı.Bununla birlikte Arap uygarlığının iki zayıf noktası vardı. Önce içerde, Müslüman toplumu içindeki etnik ve belki de ekonomik bölünmelerin beslediği Şii gruplarının muhalefeti, art arda ayaklanmalara yol açtı. İ.S. 861'den sonra, güçlerinin bir bölümünü bu tür dinsel hoşnutsuzluklardan alan birçok devlet, imparatorluktan koparak onun yapısını kemirmeye başladı. İkinci olarak dışarda, Abbasi İmparatorluğu, kuzey sınırları boyunca bozkırdan gelen sürekli baskıyla uzun süre başa çıkabilecek durumda değildi. Bu nedenle bozkırdan içeri sızan Türk askerleri ve serüvencileri, hatta Bağdat'ta bile siyasal denetimi yavaş yavaş ele geçirdiler.
Siyasal iktidarın dizginlerini ele geçirmiş olmakla birlikte, Abbasi hanedanından gelenleri tahtta tutarak, İ.S. 1258'e kadar durumu gizlediler. Bununla birlikte, bu tarihten çok önce, eyaletlerdeki ayaklanmayla birlikte bir saray darbesi, İmparatorluğun can damarını oluşturan Mezopotamya-Suriye bölgesinde bile merkezin denetiminin yıkılmasına yol açtı.
Bundan sonra bozkırdan gelen Türk kabilelerinin özelliklerinin katkısıyla, İslamlığın ilk dönemlerinde yaşamalarına olanak verilmeyen dinsel aydınlanma biçimleri ardında koşan gizemcilere daha geniş bir etkinlik alanının tanınmasının kattığı renklerle, İslam dünyası oldukça farklı bir karakter kazandı.
İ.S. 1000 tarihi, kabaca bu değişikliklerin ortaya çıktığı ve aynı zamanda Müslümanlarla Hindu ve Hıristiyan komşuları arasındaki ilişkilerde görülen önemli değişmelerin belirdiği yıllara rastlar. Ama bunları incelemeden önce, yeniden geri dönüp, öteki uygar toplulukların Islamın yükselişine ve İslam fatihlerinin Eski Dünya'nın Ortadoğu kavşağında böylesine büyük bir başarıyla yarattıkları yeni uygarlık biçimine karşı gösterdikleri tepkileri incelemeliyiz.
Devlet yönetimi
Abbasilerde devlet örgütlenmesi, "Memlükler 1250-1517 yılları arasında Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren devlet. Memluk, Arapça'da “köle” demektir. Hükümdar ve emirlerin muhafız birliklerine bağlı bu köleler, meziyetleri sayesinde zamanla hizmetinde bulundukları devletlerde idari kadroyu ele geçirmişlerdir. Kendi nüfuzlarını kuvvetlendirmek maksadıyla İslam tarihinde ilk defa memluk (beyaz köle) kullananlar Abbasi halifeleri olmuştur. Abbasi ordusundaki Türk memluklerin sayısı kısa bir süre içerisinde 35 bine ulaşt
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Divan" adı verilen ve değişik alanlarda görevler üstlenen resmi kurullara dayanıyordu. Devlet maliyesinin ana gelir kaynağı ise toprak vergisiydi. Halktan toplanan zekât da önemli bir gelir kaynağıydı. Vergi gelirlerinin büyük bölümü orduya ve bayındırlık işlerine ayrılırdı....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Abbasi Sanatı
Abbasiler bilimin geliştirilmesine ve bayındırlığa büyük önem verdiler. Samarra Camisi ileDivan İslam devletlerinde idari, mali, askeri meselelerin ve her türlü davaların görüşülüp gerekli hükümlerin verildiği toplantı ve toplanılan yer. Kelimenin tarih içinde ortaya çıkışı, hazret-i Ömer zamanına kadar uzanır. Hazret-i Ömer zamanında Medine’de hükumet dairesi teşkil edilerek, maaş ve vazife defterleri tutulmuştur. İsimlerin yazıldığı deftere toplanmış olmasından dolayı divan adı verilmiştir.
Emevi Devletinde belli başlı dört divan vardı. İdari işler bu divanlar vasıtasıyla
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kudüs'teki Kubbetü's-Sahra ve Mescid-i Aksa gibi büyük yapılar, yeni yollar, han ve kervansaraylar yaptırdılar. Harun Reşid ve oğlu Memun döneminde, Emevi Devletinde belli başlı dört divan vardı. İdari işler bu divanlar vasıtasıyla
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kudüs Kudüs (Arapça:Quds-i Şerif, İbranice:Yeruşalayim, İngilizce:Jerusalem) Filistin’de bulunan, Museviler, Hıristiyanlar ve Müslümanlarca kutsal kabul edilen ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu şehir. Çeşitli kaynaklarda Yeruşalayim, Jerusalem, Uruşelim, Yerusalim, Makdis, Beyt-ül-Mukaddes, Beytül-Makdis, İlya ve Eyliya isimleriyle de zikr edilen Kudüs dünyanın eski şehirlerindendir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bağdat kenti bir bilim ve kültür merkezi durumuna geldi. Uzmanlık kütüphaneleri, medreseler ve gözlemevleri kuruldu. Matematik, astronomi, tıp ve botanik alanlarında önemli gelişmeler sağlandı....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Başta
Bağdat Irak'ın başşehri. Nüfusu 4,5 milyon civarındadır. Mezopotamya çanağının ortasında, Dicle Irmağının iki yakası üzerinde ve Dicle'nin Fırat'a en çok (40 km) yaklaştığı noktada, geniş bir alüvyon ovası üzerinde yer alır. Bağdat'ta yazlar kuru ve çok sıcak, kışlar yumuşak ve serin geçer. Ortalama yağış yılda 130 mm dolayındadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bağdat olmak üzere pek çok kentde çok sayıda yapıt, ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bağdat Irak'ın başşehri. Nüfusu 4,5 milyon civarındadır. Mezopotamya çanağının ortasında, Dicle Irmağının iki yakası üzerinde ve Dicle'nin Fırat'a en çok (40 km) yaklaştığı noktada, geniş bir alüvyon ovası üzerinde yer alır. Bağdat'ta yazlar kuru ve çok sıcak, kışlar yumuşak ve serin geçer. Ortalama yağış yılda 130 mm dolayındadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yunanca ve ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yunan dili. 3000 yıllık bir geçmişi olan Hint-Avrupa dil ailesine ait bir dildir. Antik Yunanca Klasik Yunan uygarlığının dili olarak kullanılmıştır. Modern Yunanca Antik Yunancadan oldukça farklı olmakla beraber köken olarak ona dayanır. Yunanca, Yunan alfabesi kullanılarak yazılır. Modern Yunanca dünyada, çoğu Yunanistan'da yaşayan yaklaşık 12 milyon kişinin anadilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Latince’den Süryanice'ye, ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Latin Dili ve Edebiyatı ile Yunan Dili ve Edebiyatı iç içe iki ana bilim dalıdır ve Klasik filoloji olarak bilinmektedir. Latince'nin günümüzdeki önemi bilim dalı olmasıdır; bu nedenle batı dillerinin ve yazınlarının yanı sıra Eskiçağ ve Ortaçağ Tarihi, felsefe tarihi, epigrafi, tiyatro tarihi, Roma Hukuku gibi bir çok alanda, ayrıca Osmanlı arşivlerinde bulunan Latince yazılmış belgeler üzerinde bilimsel araştırma yapmak için gereklidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Farsça'ya ve ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Kökü itibarıyla dünyanın en eski dilleri arasında yer alan Farsça, milattan yediyüz yıl öncesine ait açık tarihi ve bin yıllık yazılı eserleriyle İran’ın köklü ve sağlam kültürünü komşu ülkelere kadar tanıtmıştır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arapça'ya çevrildi. Eski Yunan metinlerinin daha sonra ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arapça’dan ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Latince’ye çevrilmesi ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Latin Dili ve Edebiyatı ile Yunan Dili ve Edebiyatı iç içe iki ana bilim dalıdır ve Klasik filoloji olarak bilinmektedir. Latince'nin günümüzdeki önemi bilim dalı olmasıdır; bu nedenle batı dillerinin ve yazınlarının yanı sıra Eskiçağ ve Ortaçağ Tarihi, felsefe tarihi, epigrafi, tiyatro tarihi, Roma Hukuku gibi bir çok alanda, ayrıca Osmanlı arşivlerinde bulunan Latince yazılmış belgeler üzerinde bilimsel araştırma yapmak için gereklidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Avrupa’da bilimin canlanmasına katkıda bulundu. Birçok Abbasi halifesinin edebiyata ve güzel sanatlara düşkün olması bu alanlarda da gelişmelere yol açtı....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bazı tarihçiler bu kültürel hareketliliği,
Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca'da Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir. Avrupa, Afrika'nın kuzeyinde, Asya'nın batısında ve Atlas Okyanusu'nun doğusundadır ve bir yarımadadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rönesans'tan yüzyıllar önce, bir Doğu Rönesansı'nın doğuşu olarak kabul eder. Ne var ki ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Rönesans "Yeniden doğuş" anlamına gelen bir süreçtir. 15. yüzyılda başlayan bir süreç, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa'ya yayıldı. Bu yenilikte, Roma ve Grek başarılarının yeniden cezalandırılması istemi vardır. Rönesans şu temel anlayışlara dayanıyordu. 1)Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir, 2)İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir, 3)İnsanın sürekli faal olması şerefli birşeydir ve 4)Gerçek güzeldir. i
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Moğol istilası, bu kültürel parlamayı söndürmüştür....Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Abbasi Halifleri
Ebu'l-Abbas 750-754Mansur 754-775
Mehdi 775-785
Hadi 785-786
Harun Reşid 786-809
Emin 809-813
Memun 813-833
Mutasım 833-842
Vâsık 842-847
Mütevekkil 847-861
Muntasır 861-862
Mustain 862-866
Mutez 866-869
Muhtedi 869-870
Mutemid 870-892
Mutezid 892-902
Muktefi 902-908
Muktedir 908-932
Kahir 932-934
Razi 934-940
Mutteki 940-944
Mustekfi 944-946
Muti 946-974
Taî 974-991
Kadir 991-1031
Kâim 1031-1075
Muktedi 1075-1094
Mustazhir 1094-1118
Musterşid 1118-1135
Reşid 1135-1136
Muktefi 1136-1160
Müstencid 1160-1170
Mustazi 1170-1180
Nâsır 1180-1225
Zâhir 1225-1226
Mustansır 1226-1242
Mustasım 1242-1258
Moğollar, günümüzde Moğolistan'ın yerli halkıdır. Doğu Asya kavimlerindendir. Asıl yurtları Moğolistan’dır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Abbasiler Resimleri
-
Samara Ulu Camii minaresi. -
Abbasiler Dönemi'nden bir Kur'an sayfası. Sayfada Hac suresinden bazı ayetler bulunmaktadır. -
9. yüzyılda Abbasi topraklarında de facto bağımsız ülkeler -
Harun Reşid'in Şarlman'ın elçilerini kabul etmesi

Yorumlar - Lütfen konu (Abbasiler) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.