Roger Bacon
Fransiskenlerin yetiştirdiği en önemli bilim adamı Roger Bacon'dur (1220-1292). Geniş bilgisi nedeniyle Batı Dünyası'nda Doctor Mirabilis (Olağanüstü Bilgin) lâkabıyla tanınan ve Robert Grosseteste'in öğrencisi olan Bacon'a göre, güvenilir bilgiye ancak akıl ve deney yollarıyla ulaşılabilir; akıl kanıtlayıcı, deney ise veri toplayıcıdır ve doğru bilgi için her ikisinden de yararlanmak gerekir; akılsal kanıtlama tek başına yeterli değildir; doğruluğunun deneyle denetlenmesi gerekir.
??
F ransiskenlerin yetiştirdiği en önemli bilim adamı
Roger Bacon'dur (
1220-
1220 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
1292). Geniş bilgisi nedeniyle Batı Dünyası'nda Doctor Mirabilis (Olağanüstü Bilgin) lâkabıyla tanınan ve
1292 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Robert Grosseteste'in öğrencisi olan Bacon'a göre, güvenilir bilgiye ancak akıl ve deney yollarıyla ulaşılabilir; akıl kanıtlayıcı, deney ise veri toplayıcıdır ve doğru bilgi için her ikisinden de yararlanmak gerekir; akılsal kanıtlama tek başına yeterli değildir; doğruluğunun deneyle denetlenmesi gerekir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Deney, dışsal ve içsel deney olmak üzere ikiye ayrılır; dışsal deney, duyularla gerçekleştirilir ve doğadaki varlıkları tanıtır; içsel deney ise sezgiyle yürütülür ve doğaüstündeki varlıkları bildirir; bu iki
Alm. Versuch (m)- Experiment (n), Fr. Experience epreuve (f), essai (m), İng. Experiment. 1) Herhangi bir maddenin özellikle ticâret malının birleşiminin anlaşılması, saflık derecesinin tesbit edilmesi, bozulma veya hile durumlarının meydana çıkarılması için yapılan analiz. Meselâ yemek yağının serbest asit muhteviyâtının ne mertebede olduğunun bulunması için yapılan iyot indisi deneyi gibi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
bilgi bir arada insanı mutluluğa götürür.
Deney bilgisi, aynı zamanda yararlı bir bilgidir; çünkü insanlara geleceği önceden kestirme ve kavrayış yetisini geliştirme olanaklarını verir; böylece birçok kötülük gerçekleşmeden önce belirlenebilir ve giderilmesi için gereken tedbirler alınabilir; insanlık bu sâyede doğaya egemen olabilir ve asırlardan beri özlemini duyduğu kurtuluşa ulaşabilir.
Bacon, daha çok optikle ilgilenmiş ve
Bilgi Osmanlıca: Malumat, İlim, İrfan, Marifet, Vukuf; Fransızca:Connaissance; Almanca; Erkenntnis Kenntnis; İngilizce: Cognition, Knowledge; İtalyanca Cognizione, Conoscimento, Conoscenza) İnsanın, toplumsal emeğiyle meydana çıkardığı nesnel dünyanın yasalı ilişkilerinin, düşüncesinde yeniden üretimi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
mercekler ve aynalar üzerinde düzenli araştırmalar yapmıştır. Işığın niteliği ve gökkuşağı üzerindeki incelemeleri özellikle ilginçtir; deneylerini özenli bir biçimde tasarlamış ama çoğunu hiç gerçekleştirmemiş ve sadece anlatmakla yetinmiştir.
Ortak bir eksene sâhip iki kırıcı yüzey vâsıtasiyle sınırlanmış, cam ve kuvartz gibi saydam maddelerden yapılan optik âlet. Merceklerin en güzel örneği, gözümüzün yapısında bulunan göz billurudur. Göz billuru ince kenarlı bir mercektir. Gözlük camlarının tamamı da birer mercek teşkil eder. Mercekler tek başlarına kullanıldıkları gibi birkaç mercek birarada bir optik âleti de meydana getirebilir. Büyüteç, göz billuru ve gözlük camları tek başlarına kullanılan merceklere misaldir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yansıma ve
Işık ışınlarının önlerine çıkan parlak yüzeylere çarparak geri dönmeleri. Fizik ilminin optik bölümünde incelenen bir hâdisedir. Işık ışınları klasik fiziğe göre saydam ortam içinde doğru yol boyunca hareket ederler. Önlerine şeffaf olmayan bir cisim çıkınca yollarına devam edemeyip kısmen veya tamâmen geri dönerler. Bu cisim ne kadar pürüzsüz ve parlaksa geri dönen ışınların nispeti o kadar yüksektir. Kara cisimler ışığın tamâmına yakınını yutar hiç yansıtmaz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
kırılma ile küresel sapıncın ilkelerini bulmuş, Güneş tutulmasını gözlemleyebilmek için camera obscura'dan (karanlık oda) yararlanmıştır; camera obscura, göze benzeyen bir araçtır; ışık ışınları, üstündeki küçük bir delikten sızarak bu deliğin karşısında bulunan duvarda küçük bir görüntü oluşturur.
Optiği doğa felsefesinin odak noktası olarak gören Bacon'ın çalışmaları, Eski Yunan ve İslâm optik geleneklerinin belirgin izlerini taşımaktadır. Yaşadığı dönem İbnü'l-Heysem etkisinin ortaya çıkmaya ve güçlenmeye başladığı bir dönemdir ve Bacon'ın temel optik görüşleri de İbnü'l-Heysem'e dayanmaktadır.
Bacon'a göre bir nesnedeki her bir noktadan bütün yönlere doğru ışınlar yayılır ve gözdeki her bir noktaya ulaşır. Bu ışınlar tepesi gözde ve tabanı ise nesnede bulunan bir piramit oluştururlar.
Bütünüyle
Kırılma İki farklı ortamın ortak sınırından geçen ışık veya dalga enerjisinde meydana gelen yön değişikliği. Kırılma, yaygın olarak bir suyun, camın ve diğer şeffaf cisimlerin yüzeyinde gözlenir. Mesela bir açı ile bırakılarak suya sokulan çubuğun su yüzeyinde keskin olarak kırıldığı müşahade edilir. Bir su kabı içinde, kabın kenarından dolayı görülemeyen bir para, kabın içine su konulduğunda görülür duruma gelebilir. Atmosferde bulunan değişik tabakalardaki kırılma da şaşırtıcı görüntül
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İbnü'l-Heysem'den alınmış olan bu açıklamada, İbnü'l-Heysem'de de olduğu gibi, temel bir problem ortaya çıkmaktadır: nesneden çıkan ışınlar göze ulaştığına göre, nesnedeki noktalarla gözdeki noktalar arasında bire bir uygunluk nasıl sağlanacaktır? İbnü'l-Heysem, bu probleme kırılmaya dayanan bir çözüm bulmuştur. Buna göre göze gelen ışınların tümü görmeden sorumlu değildir; görmeyi oluşturan ışınlar, göze dik olarak ve dike yakın olarak gelen ve dolayısıyla kırılmaya uğramayan ve çok az uğrayan ışınlardır. Bu probleme Bacon'ın yaklaşımı ise şöyledir:
Nesneden çıkan ışınlar doğrusal çizgiler boyunca göze ulaşırlar ve bu ışınlardan sadece birisi, kırılmadan girer diğerleri ise, kırılma kanunları gereği, gözün tabakalarında kırılmaya uğrarlar; bundan dolayı, kırılmayan ışının taşıdığı suret kuvvetli, kırılan ışınların taşıdığı suretler ise kuvvetsiz olur ve kuvvetli ışığın kuvvetsiz ışığı gizlemesi gibi, kırılmayan ışınların suretleri, kırılanların suretlerini gizlerler. Böylece tabanı görsel nesnede, tepesi de göz merkezinde yer alan görsel bir piramit oluşur ve görme ortaya çıkar.
Görüldüğü gibi, bu soruna ilişkin açıklamalarında Bacon, İbnü'l-Heysem'in açtığı yoldan gider ve konuya katkısı olmasa da kendisinden sonra çalışan Pecham ve Witelo üzerinde etkili olur.
Bacon,
Arapça eserlerden etkilenerek tasarladığı
Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan. Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
simya deneyleri için bir laboratuar kurmuştur; barut yapımını betimlemiş, kapalı bir kapta ateşlenen baruttan büyük bir güç elde edilebileceğini ve bu gücün silah olarak savaşlarda kullanılabileceğini kavramıştır; uçan makineler, motorlu gemiler ve arabalar tasarlamıştır; bu yönüyle Rönesans Dönemi dâhilerinden Leonardo da Vinci'yi anımsatmaktadır.
Simya (Alşimi), 12. yüzyıldan itibaren Ortaçağ Avrupa'sında yayılmış olan bir düşünce ve bilgi akımına verilen bir addır. Aslında bu tür, bir bilgi olarak ve o zaman bilimlerle inançlar arasındaki yöntem ve disiplin ayrımı olmadığından daha çok zanaatsal özellikler de taşıyarak, MS 2.-3. yüzyıllarda İskenderiye ekolünde, MÖ 4.-5. yüzyılın düşünce akımlarının, örneğin Pithagoras'ın ve Pithagorculuğun etkisiyle doğmuştur. Sözcüğün kökeni tartışmalıdır. Ancak her iki
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yorumlar - Lütfen konu (Roger Bacon) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.