Spor

Spor, belirli ölçüde fiziksel güç ve beceri gerektiren yarışmalı ve eğlenceli etkinlikler. Önceleri spor kavramı, boş zamanlan değerlendirmeye yönelik balıkçılık, avcılık ve atıcılık gibi açık hava etkinliklerini, belirlenmiş kurallara göre bireyler ya da takımlar arasında yapılan düzenli atletik yarışmalardan ayırmak için kullanılırdı.

Spor, belirli ölçüde fiziksel güç ve beceri gerektiren yarışmalı ve eğlenceli etkinlikler. Önceleri spor kavramı, boş zamanlan değerlendirmeye yönelik balıkçılık, avcılık ve
AVCILIK Alm. Jagerei, Fr. Chasse, İng. Hunting, stalking, shooting. Spor yapmak gayesiyle avlanan, avlanmayı seven veya bunu kendine iş edinen kimselerin yaptığı iş.

Avcılar, insanlar tarafından evcil olarak beslenmeyen, vahşi veya yabani hayvan ve kuşları beslemek, deri ve etlerinden istifade etmek, zararlarından kurtulmak veya hayvanat bahçelerinde beslemek üzere avlar, yahud da tuzak kurarak yakalarlar. Bu işi, iz takib ederek, avın sesini dinleyer
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
atıcılık gibi açık hava etkinliklerini, belirlenmiş kurallara göre bireyler ya da takımlar arasında yapılan düzenli atletik yarışmalardan ayırmak için kullanılırdı.

Sporun ne zaman başladığını belirlemek olanaksızdır. Çocukların kendiliğinden yarışmadıkları ya da güreşmedikleri bir oyun bulmak zordur. Ama yetişkinler arasında, fiziksel yarışmaya dayanan ve kendi başına bir amaç taşıyan karşılaşmaların ortaya çıkışı sporun başlangıcı olarak kabul edilebilir.

Tarihöncesinde avcıların avlanmaya, bir spor olarak bakıp bakmadıkları bilinmemektedir. Ancak antik toplumlarda avcılık becerisinin bir soyluluk ölçüsü sayıldığı kesindir.

ATICILIK Alm. Schiesskunst (m), Fr. Tir, İng. Shooting. Bir mermiyi veya oku bir silah aracılığıyla mümkün olduğu ölçüde hedefe ulaştırmayı gaye edinen bir hüner yarışması. Çok çeşitli silahlarla (karabina, tabanca, yay) yapılır. Hedefler sabit veya hareketli olabilir. İyi bir atıcı olmak için gözlerin keskin ve kendine hakim olunması gerekir.

Bazı bölgelerde, atıcılık yarışmaları gelenek halinde muhafaza edilmiştir. Mesela, İsviçre’nin bazı kantonları
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Arkeolojik bulgular eskiden
Arkeoloji (Yunanca arkhaio "eski" ve logos "bilim"), insanın geçmişini, geride bıraktığı maddi kültür belgelerine dayanarak inceleyen bilim dalı. Maddi kültür belgesi, uygarlık tarihinin başlangıcından, yani insanoğlunun ilk aleti yarattığı andan bu güne değin, gene insanın yaptığı ya da doğada bulduğu biçimi ile kendi gereksin¬meleri için kullandığı nesnelerin tümüdür.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Çin', de top oyununun yaygın olduğunu ortaya koymaktadır. Ama bunlar da bir spor karşılaşmasından çok bir eğlence ve beden eğitimi niteliğindedir.

Spor
Çin Halk Cumhuriyeti, yüzölçümü itibariyle dünyanın üçüncü, nüfus itibariyle en büyük ülke. Güney Doğu Asya'da yer alır. Yüzölçüm 'dir. Başkenti Pekin olan ülkenin resmi dili Çince, para birimi Yuan'dır. Doğusunda Güney Kore, kuzeydoğusunda ve kuzeybatısında Rusya, kuzeyde Moğolistan, güneybatıda Afganistan ve Pakistan, güneyde Hindistan, Nepal, Butan, Birmanya Laos ve Kuzey Vietnam, doğusunda ise Büyük Okyanus ile çevrilidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Eski Mısır'da oldukça yaygındı.

Mısırın ilk devirleri(4 binyıl-M.Ö.16. yy)

Mısır, eski dünyanın ilk siyasi birliğidir. Bu erken doğuşta raslantı dan çok olağanüstü şartların oluşturduğu bir yazgı vardır. Bu ülkenin siyasi, etnik manevi dayanıklılığı, sürekliliği bu oluşumu belgeler. Mısır imparatorlğuu, Asyanın büyük imparatorluklarından da, Roma İmparatorluğu’ndan da uzun ömürlü olmuştur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Firavunlar avda yeteneklerini göstermeye çalışır, güçlerini sınadıkları ok atma gösterileri yaparlardı. Ayrıca
Eski Mısır'da esas olarak çok tanrılı bir din vardı ve bu din binlerce yıl hüküm sürmüştü. Halk hükümdarları geçerken "Ey biz canlıların tanrısı, yaşa, varol!" diye tezahürat yapardı. Yani hükümdarlarına (Firavun) ilahlık atfetmek gibi çok yanlış bir inanca sahiplerdi. Firavun, Tanrı'nın oğlu veya doğrudan doğruya yeryüzünde yaşayan bir nevi tanrı gibi kabul ediliyordu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
, güreş, top oyunları ve sopa dövüşleri de ilgi gören sporlardı.

Güreş Alm. Ringen (n, Ringkampf (m), Fr. Lutte (f), İng. Wrestling, wrestling match, fight. İki kişinin özel bir alanda, belirli kurallara uyarak teknik, kâbiliyet ve zekâlarını kullanarak birbirlerini yenme mücâdelesi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Girit'te genç kız ve erkekler akrobatik yeteneklerini boğalara karşı sınarlardı. Bunun bir spor mu, yoksa dinsel bir tören mi olduğu açıklık kazanmamıştır. Sporun modern toplumdan önce en belirgin olarak ortaya çıktığı yer ise
Girit, Yunanistan'ın en büyük, Akdeniz 'in beşinci büyük adasıdır. Ege denizi'nin güneyinde yer alır. Yunanca ismi 'Κρήτηdir (Kriti).
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Yunanistan'dır.
Yunanistan Cumhuriyeti Balkan Yarımadasının güneyinde, kuzeyden Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan, Doğudan Türkiye, güneydoğudan Ege Denizi, güneyden Akdeniz ve batıdan Adriyatik Denizi ile çevrili ülke. Başkenti Atina olan ülkenin nüfusu 10.665.989 kişidir. Resmi dili Yunanca, dini Hıristiyanlık (İslamiyet, Batı Trakya) ve para birimi Euro'dur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Homeros'un
Milattan önce sekizinci yüzyılda İzmir'de ya da Sakız Adası'nda yaşadığı sanılan Homeros, Yunan duygu ve düşüncesinin ilk ürünleri olan İlyada ve Odysseia adlı destanların derleyicisidir. Troya (Truva) Savaşı'na ilişkin efsaneleri toplayan İlyada adlı eserinde, eski Yunanlıların gelenek ve görenekleri, dini ve felsefi inançlarıyla Çanakkale'nin tarihi coğrafyası hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
İlyada'sının 23. kitabında Patroklos' un ölümü üzerine cenaze oyunları biçiminde yapılan sporlardan söz edilir.
Eski Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan büyük bir destandır. Bir başka Homeros destanı olan Odeysseia ile birlikte, batı edebiyatının en eski örneği ve tüm zamanların en güzel şiirlerinden sayılır.Hem İlyada hem de Oysseisa, Truva Savaşı ve bu savaşta yer alan insanlarla ilgili söylenceleri dile getiren, koşukla yazılmış destanlardır. Tarihçiler Yunanistan’tandaki Akhalar ile Batı Anadolu’da yaşamış olan Truvalılar arasındaki bu savaşın yak
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Odysseia'da anlatılan oyunlar ise sportif amaçlar taşıyan dindışı karşılaşmalardır.
Odysseia, Truva’nın düşmesinden 10 yıl sonra Ithaca’ya evine dönene kadarki maceralarını anlatır. Odysseus, kuzeybatı Yunanistan’ın kıyılarının karşısında bulunan Ithaca adasında doğdu. Babası Learthes, annesi Antikleia idi. Bir gün Odysseus, dedesi Autolykos’a konuk olarak gitti. Orada bir yaban domuz avına katıldı ve bacağından yaralandı. İşte yıllar sonra Ithaca’ya döndüğünde bu yara izi dadısı Eurykleia tarafından tanınacaktır.

On yıl süren Truva savaş
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Eski Yunan kültürü hem dinsel, hem de dindışı sporları içerir.

Sporla dinsel törenlerin birleştiği en ünlü düzenleme, İÖ 776'da yapıldığı saptanan, ama çok daha önce başladığı sanılan
Eski Yunan terimi, Yunanca "Helias"tan dolayı "Helenler" de denen, Yunanistan Yarımadasında yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıkları anlatmak için kullanılır.

Çiftçi bir halk olan Helenler ya da Eski Yunanlılar, tarihlerinin başlangıcında çok sade bir yaşam sürerler, sırtlarına kendilerinin dokuduğu yünden bir gömlek, ayaklarına sığır derisinden çarık giyerlerdi. Köylüler tek bir odadan ibaret olan kulübelerde oturur, evcil hayvanlarla birarada yatarlardı
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Olimpiyat Oyunlarıdır.
Olimpiyatlar her dört yılda bir kere yapılan, dünyanın en önemli spor karşılaşmaları. Pekçok ülkeden amatör atletler, her defasında farklı bir devlette yapılan yaz ve kış olimpiyatlarında birbirleriyle yarışırlar. Olimpiyatlar, 2700 yıldan daha önce Eski Yunan’da bin yıl boyunca devamlı olarak düzenlenmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Zeus onuruna
Yunan mitolojisi baştanrı. Tanrıların en büyüğü ve en güçlüsü. Babası Kronos'u tahttan indirerek yerine kendisi geçti.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Olympia'da düzenlenen bu oyunlardan başka

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Apollon adına
Apollon, mitolojide müziğin, sanatların ve şiirin tanrısıdır. Zeus ve Leto'nun oğlu, Artemis'in ikiz kardeşidir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Delphoi'de ve ayrıca
Gelecek olaylardan haber verme yeri, kehanet tapınağı.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Korinthos ile
Zeus'un oğlu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
'da da oyunlar düzenleniyordu. Bu dört düzenlemeye periodos denirdi. Bu yarışmalarda başarılı olan atletler şiirlere konu olur, heykelleri dikilir ve maddi olarak ödüllendirilirdi. Her kentin, gymnos adı verilen çıplak atletlerin çalıştığı bir gymnasion'u vardı. Militarist Sparta dışında Yunanlı kadınlar Olimpiyat Oyunlaeı'na katılamaz, Demeter'in rahibeleri dışında izleyici olarak da bulunamazlardı. İS
Yunanistan'da M.Ö.II.Bin yılın sonunda yaşanılan Dor istilasının hemen akabinde bugün Mora Yarımadası olarak adlandırılan Peleponnes Yarımadasında Dorlar tarafından kurulan şehir ve de şehir devleti.En güçlü rakibi Peleponnes ile Orta Yunanistan arasında bulunan Attika bölgesinde kurulmuş olan Atina kent devletiydi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
2. yüzyıl gezgini Pausanias'ın yazdığı,
yüzyıllar 1. yüzyıl | 2. yüzyıl | 3.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Hera adına düzenlenen kadın yarışlarının pek bir önemi yoktu.

Yunan mitolojisinde Zeus'un eşi ve kardeşi olan tanrıçadır. Babası Titanlardan Kronus, annesi Rheiadır. Olympos tanrıları arasında kraliçe vasfına sahiptir ve Göklerin Kraliçesi olarak anılır. Fırtınalara, bulut ve şimşekleri kullanabilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
nın en tutulan spor olduğu Eski Roma ve
Roma, Tiber Irmağı kıyısında “Yedi Tepe” olarak bilinen bir yörede kurulmuştur. Tepelerin adları sırasıyla şunlardır:PalatiumCapitoliumAventinusCaeliusEsquilinusViminalisQuirinalisKent Akdeniz’den 24 km kadar uzaklıktaydı. Tiber’in hızlı akıntısı gemilerin yanaşmasını engelliyordu.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Bizans dönemlerinde spor daha çok savaşa hazırlıklı olma bağlamında ele alınıyordu.
Bizans kelimesi Byzas'tan gelir. İstanbul şehrinin kurucusu Byzas'dan dolayı şehre uzun süre Byazs denmiştir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Koşu ve
Koşu, koşmak eylemi esas alınarak yapılan bir tür spordur. Koşu, yarış amaçlı yapılabileceği gibi, vücudun dinamizminin sağlanması için tek başına da yapılabilir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
disk atmadan çok

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
boks,
BOKS Alm. Boxen (n.), Fr. boxe (f.), İng. boxing. Erkekler arasında düzenlenen yumrukla saldırı ve savunmaya dayanan amatör ve profesyonel olarak sıkı kurallara bağlanan bir spor. Boksta esas olan rakibe belden yukarı net vuruşlar yapmak ve rakipten gelen vuruşlara mani olmaktır. Boks, vuruşlarda yaralanmaya mani olmak için, yumuşak bir maddeyle beslenmiş eldivenlerle yapılır. Boks; güç, dayanma, cesaret, kondisyon istiyen bir spor dalıdır. Müsabakala
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
güreş,
Güreş Alm. Ringen (n, Ringkampf (m), Fr. Lutte (f), İng. Wrestling, wrestling match, fight. İki kişinin özel bir alanda, belirli kurallara uyarak teknik, kâbiliyet ve zekâlarını kullanarak birbirlerini yenme mücâdelesi.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
sporlanna önem veriliyordu. Eski Yunan oyunlarına ilgi daha çok Hadrianus döneminde (İS

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
117-
117 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
138) başladı.

Roma'da Circus Maximus'ta yapılan araba yarışlan 250 bin kadar izleyici çekiyordu. Yunan stadyumlarından çeliştirilen circus 1992'de İspanya'nın Barselona kentinde yapılan Yaz Olimpiyatları'nın açılış töreni ya da hipodromlarda yapılan araba yarışlarında, ekipler "maviler", "yeşiller" gibi takımlar oluşturur ve kazandıkları yarışların kayıtları bugünkü rekorlar gibi tutulurdu.

Gladyatör dövüşleri ise İÖ 264'te Etrüsk cenaze oyunlarından geliştirilmişti. Araba yarışlarının dörtte biri kadar izleyici çeken' bu karşılaşmalar, insanın insanla dövüştüğü munera ve insanın hayvanla dövüştüğü venatioies olarak ikiye ayrılırdı. Özgür insanların da katıldığı dövüşlerde, Neron yönetimi sırasında İS 63'te kadınlar da yer almaya başladı. Gladyatör dövüşleri Hıristiyanların tepkisi üzerine İS 5. yüzyıl başlarında ortadan kalktı.

Ortaçağda spor daha az düzenli yapılıyordu. Panayırlar ve mevsimlik şenliklerde erkekler kayaları ya da tahıl çuvallarını kaldırma yarışmaları yapar, kadınlar ise koşardı. Köylülerin en gözde sporu bekâr erkeklerin evli erkeklerle ya da bir köyün başka bir köyle karşılaştığı ve her türlü hareketin serbest olduğu bir tür top oyunuydu.

Ortaçağın ve Rönesans'ın kentlileri ise ok atma yarışlarıyla eğlenirlerdi. Bu yarışları izleyen daha alt kesimden insanlar arasında koşu, sıçrama ve güreş karşılaşmalarına da rastlanırdı.

Soyluların gözde sporları, avcılığın yanı sıra şövalyelerin katıldığı turnuvalardı. Şövalyelerin at üzerinde kargılanyla rakiplerini devirmeye çalıştıktan bu turnuvalar aynı zamanda savaşma yeteneklerini gösterdikleri bir alandı. Kazananlar ödülün yanı sıra yeniklerden fidye alırdı. 12. ve 16. yüzyıllar arasında öteki dövüş biçimlerinin de uygulanmasıyla, bu turnuvalar oldukça kanlı bir biçim aldı.

Rönesans'la birlikte spor bütünüyle dindışı bir etkinlik oldu. Hümanistlerin sporu bir beden eğitimi aracı olarak görmeleri, yarışma yanını gölgeledi. 15. ve 16. yüzyıllarda, sporda uyumlu hareketler ve estetik öne çıktı. Atların yetiştirilmesinde hız ve dayanıklılıktan çok zarif hareketlere önem verilmeye başladı. Eskrim bile bir sanat biçimi olarak ele alındı. Floransa'da oynanan ve bugünkü futbola benzeyen calcio (tekme) oyuncuların zarif hareketleri açısından değerlendirildi.

Bugünkü biçimiyle spor ilk kez 17. yüzyılda, İngiltere'de görüldü. Restorasyon döneminde ve 18. yüzyılda kriket örgütlü biçimde yayıldı. Değişik güçteki sporcuların aynı yarışta yer almalarını engellemek için yaşa ve ağırlığa göre kategoriler oluşturuldu. Yaygınlaşan bir başka spor da 1867'de kuralları yeniden düzenlenen bokstu.

18. yüzyıl ve 19. yüzyıllarda çok farklı spor dalları gelişti; kuralları standartlaştırmak amacıyla birçok ulusal örgüt kuruldu. Gelişen kentler ve kent mahalleleri arasında rasgele yapılan karşılaşmaları düzene koymak için ligler oluşturuldu. İngiltere'de Futbol Birliği (FA) 1863'te kuruldu, bunu 1880'de Amatör Atletizm Birliği'nin (AAA) kuruluşu izledi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ise 1894'te kuruldu ve iki yıl sonra ilk modern Olimpiyat Oyunları yapıldı. Modern sporlar özellikle İngiltere ve ABD'den dünyaya yayıldı. Emperyalizm çağında ise Avrupa ülkeleri ve ABD, Afrika'nın ve Asya ülkelerinin bir bölümünün geleneksel sporlarını bastırarak buralara modern sporları soktular. Modern sporlara geçişin ardında kusursuzluğu arayan Sanayi Devrimi yatıyordu. En üst dereceye ulaşma tutkusu "rekor" kavramını ortaya çıkardı. Spor, 20. yüzyıl toplumunun temel değerleri olan laikliği, usçuluğu, uzmanlaşmayı, bürokrasiyi, ölçme ve derecelendirmeyi yansıtır oldu. Birçok düşünür ve toplumbilimci modern sporu sanayi kapitalizminin bir ürünü olarak kabul etti. Kapitalizm televizyon ve öteki iletişim araçlarını da kullanarak sporu pazarlanabilen bir mal haline getirdi. Boş zamanların artması da spor izleyicilerinin ve tüketicilerinin sayısının görülmemiş ölçüde çoğalmasına yol açtı.

Modern sporlar İngiltere'de ortaya çıkarken, modern beden eğitimi 18. yüzyıl sonuyla 19. yüzyıl başında Almanya'da ve İskandinav ülkelerinde gelişti. Ama jimnastik, bir yarışma biçimini alana değin uluslararası ilgi görmedi. Sporun ticarileşmesi karşısında amatörlük kavramı ortaya atıldı ve Olimpiyat Oyunları'na spordan gelir elde etmeyen amatör oyuncuların katılması kararlaştırıldı. Ama en iyi dereceye ulaşma çabası geniş bir yatırım ve yoğun bir çalışma gerektirdiğinden, başka bir işle uğraşmayıp büyük paralar kazanan "amatör" atletler ortaya çıktı. ve arasındaki ayrım 20. yüzyıl sonunda spor dünyasındaki en önemli tartışma konusuydu.

Spor dalları

  • Amerikan güreşi

  • Artistik Buz Pateni

  • Atletizm

  • Atıcılık

  • At yarışı

  • Badminton

  • Basketbol

  • Beyzbol

  • Bilardo

  • Binicilik

  • Bisiklet

  • Boks

  • Bowling

  • Bungee jumping

  • Buz Hokeyi

  • Eskrim

  • Judo

  • Jimnastik

  • Dağcılık

  • Dalgıçlık

  • Dart

  • Fitness

  • Futbol

  • Golf

  • Güreş

  • Yağlı güreş

  • Hentbol

  • Kayak

  • Kaykay

  • Kriket

  • Kürek

  • Lakros

  • Masa Tenisi

  • Motor Sporları

  • Maraton

  • Okçuluk

  • Oryantiring

  • Paraşüt

  • Paten

  • Rafting

  • Rugby

  • Snowboarding

  • Sokak kızağı

  • Sörf

  • Su Topu

  • Tekvando

  • Tenis

  • Triatlon

  • Uçurtma kayağı

  • Voleybol

  • Yelken

  • Yüzme

    Ayrıca bakınız

  • Futbol
  • Basketbol
  • Voleybol
  • Tenis
  • Hentbol
  • Yüzme
  • Atletizm
  • Formula 1
  • At yarışları
  • Olimpiyat
  • Disk atma



    Yorumlar - Lütfen konu (Spor) ile ilgili faydalı olabilecek bilgilerinizi yazarak internette Türkçe bilginin gelişmesine katkıda bulunun. Teşekkür vb. yorumlar yayınlanmamaktadır. Hata bildirme ve diger mesajlariniz için bu linki kullaniniz.

    özgün / haberci: günümüzde spor çok büyük bir rant kaynağı olarak görülüyor. Bunun böyle olmasında en büyük pay sahibi ise spordan büyük paralar kazanmak isteyen yan sektörlerin ve spor adamlarının ortaya çıkması oldu. Ardından menajerlik sistemi oluşmadan ortaya çıkan paravan menajerler rant işini daha da körükleyerek, günümüzde çok büyük rakamlarla ifade edilir hale getirdiler. Ülkemizde ise spor branşları arasında tüm gözler futbola çevrilmiş durumdadır. Evet belki futbol maddi getirisi çok büyük, profesyonelce yapılan tek spor dalıdır. Ancak gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek de amatör branşlarda özellikle son yıllarda kazanılan paralar hiç de küçümsenemeyek boyutlara ulaştı. Hele ki yeni ödül yönetmeliğinin çıkmasından sonra rakamlar eskinin parasıyla trilyonları geçti. Hal böyleyken gerek sporcu sayısı, gerek izleyici bakımından amatör branşlarımıza ilgi giderek azalıyor. Başarıdan söz etmek sadece günü kurtarmak ve önemsiz organizasyonları gereğinden fazla büyüterek insanları aldatmaktan öteye geçmiyor. Avrupa'da ve dünyada hangi ülkeye giderseniz gidin, hangi branşta müsabaka izlerseniz izleyin mutlaka belirli bir izleyici kitlesi bulursunuz. Ülkemizde ise sporcuların yakınlarının yanı sıra, 3-5'te meraklı çıkıyor. Bunun böyle olmasının nedenlerine gelince, en başta ülkenin bir spor politikasının olmayışı yatıyor. Siyasi partilerimiz her alanda potikilar üretirken, seçim bildirgelerine her alanla ilgili yapacaklarını yazarken, sporu es geçtiler ve geçmeye de devam ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi'nde spor bakımından belkide en şanslı dönem yaşanıyor. Çünkü spora bu kadar ilgi duyan ve bilen bir başbakan gelmedi. Bundan sonra da geleceğini zannetmiyorum. Tek temennim spor federasyonlarında işi bilen, emektar başkanların göreve getirilmesidir. Spor yazarlarına gelince onlara söylenecek o kadar çok şey var ki, hepsi futbol yazarı olmuşlar. Spor denince akıllarına futboldan başka birşey gelmiyor. Gelse de zaten branşlar hakkında hiçbir bilgiye sahip değiller. Televizyonlara bakıyorsunuz spor programı adı altında GS, FB ve Bjk'ın dışında biraz da Trabzonspor'a değiniyorlar. İşte size spor. Böyle giderse, medyanın ilgisinden tamamen yoksun olan ve başarılarının gazete ve televizyonlarda küçükte olsa yer alması için büyük çabalar harcayan amatör spor branşlarımız Türkiye'de tarihe karışacak. - 2 yıl, 5 ay önce yazıldı.
    Anonim: Trabzon spor yokmu? trobzon ´un sanpiyolugu yokmu? Tarabzon türk kulubü degilmi? - 8 yıl, 5 ay önce yazıldı.