Ego

Ego

Ego, kişilik yapısının doğrudan doğruya dış ve iç ortamlarla ilgili bölümüdür. Id'den (bkz.) gelen içgüdüleri, toplumsal ve emosyonel bakımdan uygun eylemlere doğru kanalize eder. Bu işlemde çeşitli mekanizmalar sözkonusudur: algılama, motor hareket, gerçekliğin kabulü,güvenlik ve öz-korumayı sağlama arzusu.

EGO (almanca) türkçe anlamı

1. i. ben (n)

EGO (fransızca) türkçe anlamı

2. moi [le]

EGO (inglizce) türkçe anlamı

3. i. ego
4. ben
5. benlik
6. düşünen ve iradesini kullanan insan
7. kendine güven

EGO (türkçe) anlamı

8. Ben (III):Örnek devlet adamı bence egosunun aleyhine özveride bulunabilen adamdır.- H. Taner.
9. 2. anlamı (i). ruh ve bedenden ibaret insan
10. (fels). hisseden
11. düşünen ve iradesini kullanan kimse
12. (psik). ben
13. ego
14. (k).dili kendini beğenmişlik.,ego.
15. 3. anlamı ben. benlik. ego.

EGO (türkçe) anlamı

16. bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öğe
17. ben
18. bireyi öbür varlıklardan ayıran bilinç.

Ego (almanca) ingilizcesi

n. ego,

Ego (fransızca) ingilizcesi

1. (m) n. ego
2. part of a person which distinguishes itself from others
3. the I part of the psyche,n. part of a person which distinguishes itself from others
4. the I part of the psyche
5. n. ego
6. part of a person which distinguishes itself from others
7. the I part of the psyche
8. n. ego
9. part of a person which distinguishes itself from others
10. the I part of the psyche,

Ego İngilizce anlamı ve tanımı

Ego anlamları
    (noun) The conscious and permanent subject of all psychical experiences
11. whether held to be directly known or the product of reflective thought
12. -- opposed to non-ego.
Ego tanım:
Kelime: ego
13. Söyleniş: 'E-()gO also 'e-
14. İşlev: noun
15. Türleri: plural egos
16. Kökeni: New Latin
17. from Latin
18. I -- more at I
19. 1 : the self especially as contrasted with another self or the world
20. 2 a : EGOTISM 2 b : SELF-ESTEEM 1
21. 3 : the one of the three divisions of the psyche in psychoanalytic theory that serves as the organized conscious mediator between the person and reality especially by functioning both in the perception of and adaptation to reality -- compare ID
22. SUPEREGO
23. - ego·less adjective
24.
Ego ile eşanlamlı (synonym) kelimeler
Egotism
25. Self
26. Self-importance
27.

Ego (almanca) fransızcası

1. n. ego (m)

Ego (fransızca) almancası

1. n. ich
2. ego

Ego (fransızca) italyancası

1. (psychologie) ego (m)
2. io (m)

Ego (fransızca) ispanyolcası

1. (psychologie) ego (m)
2. yo (m)

Ego (fransızca) portekizcesi

1. (psychologie) ego (m)

Ego (fransızca) flemenkcesi

1. (psychologie) ego (n)
2. ik (n)
Ego ile ilgili detaylı bilgilerin yer aldığı sayfa: Ego, kişilik yapısının doğrudan doğruya dış ve iç ortamlarla ilgili bölümüdür. Id'den () gelen içgüdüleri, toplumsal ve emosyonel bakımdan uygun eylemlere doğru kanalize eder. Bu işlemde çeşitli mekanizmalar sözkonusudur: algılama, motor hareket, gerçekliğin kabulü,güvenlik ve öz-korumayı sağlama arzusu. Ayrıca hafıza, duygu, düşünce ve genel sentez fonksiyonu da rol oynar. Ego'nun gelişimi, fizik ve serebral olgunlaşmaya göre ve dış dünyadan gelen uyarıların kişilik üzerinde ilk etkileri bırakmaya başladığı, doğumdan itibaren süregelen yaşantı faktörlerine göre değişir. Ego'yu kontrol ve modifiye eden ise Süperego () veya vicdandır. Süperego ve ego arasındaki çatışma suçluluk duygularına ya da çok kere acı emosyonlarına yol açabilir. Ego, çeşitli psikolojik savunma mekanizmalarıyla, "id"in (içgüdüsel) uyarılarının hâkimiyetine ve kendisine çok güçlü gelen gerçekliğe karşı korunur. Bu mekanizmalar arasında, represyon, yadsıma, projeksiyon, regresyon, yer değiştirme, reaksiyon formasyonu, rasyonalizasyon, entellektüelleştirme, süblimasyon (yüceltme), vs. vardır.
Önceki Paylaşımlar