Nuh

Nuh

Nuh (Arapça: نوح, İbranice: נוֹחַ veya נֹחַ; Noah veya Noaχ), İbrahimi Dinler'de (Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam) kendisinden söz edilen Tufan peygamberidir. Tevrat'ta Nuh'un 950 yıl yaşadığı söylenir.

NUH (türkçe) anlamı

(Arapça) Erkek ismi - Nuh peygamber. Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden baştan 3. sırada gelen kişi. Zamanında Nuh tufanı olmuştur. Kur'an-ı Kerim'in 71. suresinin adı.

NUH (türkçe) anlamı

1. Âdem
ޞit ve İdris'ten sonra gelen dördüncü peygamber.

NUH (türkçe) anlamı

2. kutsal kitaba göre âdem peygamberden sonra gelen
3. tufan'ın başkişisi
4. dördüncü peygamber.

NUH (türkçe) ingilizcesi

1. [Islamic view of Noah]n. Noah,

NUH (türkçe) fransızcası

1. Noé [le]

NUH (türkçe) almancası

1. npr. Noah
Nuh (Arapça: نوح, İbranice: נוֹחַ veya × Ö¹×—Ö·; Noah veya Noach), İbrahimi Dinler'de (Musevilik, Hristiyanlık ve İslam) kendisinden söz edilen Tufan Peygamberi. Tevrat'ta Nuh'un 950 yıl yaşadığı söylenir. Kuran'da da, elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadığı geçmektedir (Bakınız: 29 Ankebut Suresi 14. Ayet ). İslam geleneğinde Nuh ile İbrahim arasında bu kadar zaman olduğuna inanılır. == Nuh'un Ailesi == Semavi kutsal kitaplara göre 3 tane oğlu vardır, bunlar: Sam, Ham, Yafes.( kenan ) Tekvin'e göre üç temel ırk Nuh'un bu üç oğlundan meydana geldi. * Yafes, Yafesi ırkın * Ham, Hami ırkının * Sam Sami ırkının atası oldu. === Nuh'un ilk torunları === *Yafes'in oğulları:Gomer, Mecüc, Maday, Yavan, Tubal, Meşeç, ve Tiras *Ham'ın oğulları: Cush, Mizraim, Fut, ve Kenan. *Sam'in oğulları:Elam, Asşur, Arfakşad, Lud, ve Aram. == Tevrat'ta Nuh == Kitabı Mukaddes'in 6 - 10. bölümlerinde Nuh ve tufanla ilgili gelişmeler anlatılır. Nuh yeryüzünde şiddet ve kötülüğün çok arttığı bir dönemde yaşamış bir kişidir. Kendisi Tanrı'nın gözünde doğru biridir. Bu nedenle Tanrı bir tufanla yeryüzündeki bütün canlıları yok edeceğini ve bir gemi yapmasını söyler. Tanrı 120 yıl sonra tufanı getirecektir. Nuh'un zamanındaki en dikkat çekici yönlerden biri "Allah oğulları" ya da "ilahi varlıklar" denilen ruh varlıkların yeryüzüne gelerek insan kızlarıyla evlenmeleridir. Kitabı Mukaddes bunlardan "Şeytan'ın melekleri" ve "cinler" olarak da sözeder. Tufan geldiğinde Nuh ve ailesi dışında herkes ölür. Bu ilahi varlıklar ise madde bedenlerini ruha çevirerek yeniden göksel konumlarına dönerler. Ancak artık Tanrı'nın diğer sadık meleklerinin arasında yer alamazlar ve Şeytan'ın tarafına geçerler. Kitabı Mukaddes, bütün ruhçulukla ilgili faaliyetlerde sözedilen ruh varlıkların bu isyan etmiş melekler - cinler - olduklarını belirtir. 6 ve 7. bölümde Nuh ve tufanla ilgili şu bilgiler yer alır. :Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu. İlahi varlıklar insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler. RAB, †¹†¹Ruhum insanda sonsuza dek kalmayacak, çünkü o ölümlüdür†º†º dedi, †¹†¹İnsanın ömrü yüz yirmi yıl olacak.†º†º İlahi varlıklarınfı insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller1 vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi. RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte. İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı. †¹†¹Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım†º†º dedi, †¹†¹Çünkü onları yarattığıma pişman oldum.†º†º Ama Nuh RAB'bin gözünde lütuf buldu. Nuh'un öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü. Üç oğlu vardı: Sam, Ham, Yafet. Tanrı'nın gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu. Tanrı yeryüzüne baktı ve her şeyin ne denli bozulduğunu gördü. Çünkü insanlar yoldan çıkmıştı. Tanrı Nuh'a, †¹†¹İnsanlığa son vereceğim†º†º dedi, †¹†¹Çünkü onlar yüzünden yeryüzü zorbalıkla doldu. Onlarla birlikte yeryüzünü de yok edeceğim. Kendine gofer ağacından bir gemi yap. İçini dışını ziftle, içeriye kamaralar yap. Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olacak. Pencere de yap, boyu yukarıya doğru bir arşını bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına koy. Alt, orta ve üst güverteler yap. Yeryüzüne tufan göndereceğim. Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim. Yeryüzündeki her canlı ölecek. Ama seninle bir antlaşma yapacağım. Oğulların, karın, gelinlerinle birlikte gemiye bin. Sağ kalabilmeleri için her canlı türünden bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çifti gemiye al. Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler. Yanına hem kendin, hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ilerde yemek üzere depola.†º†º Nuh Tanrı'nın bütün buyruklarını yerine getirdi. :RAB Nuh'a, †¹†¹Bütün ailenle birlikte gemiye bin†º†º dedi, †¹†¹Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum. Yeryüzünde soyları tükenmesin diye, yanına temiz sayılan hayvanlardan erkek ve dişi olmak üzere yedişer çift, kirli sayılan hayvanlardan birer çift, kuşlardan yedişer çift al. Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdıracağım. Yarattığım her canlıyı yeryüzünden silip atacağım.†º†º Nuh RAB'bin bütün buyruklarını yerine getirdi. Yeryüzünde tufan koptuğunda Nuh altı yüz yaşındaydı. Nuh, oğulları, karısı, gelinleri tufandan kurtulmak için hep birlikte gemiye bindiler. Tanrı'nın Nuh'a buyurduğu gibi temiz ve kirli sayılan her tür hayvan, kuş ve sürüngenden erkek ve dişi olmak üzere birer çift Nuh'a gelip gemiye bindiler. Yedi gün sonra tufan koptu. Nuh altı yüz yaşındayken, o yılın ikinci ayının on yedinci günü enginlerin bütün kaynakları fışkırdı, göklerin kapakları açıldı. Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı. Nuh, oğulları Sam, Ham, Yafet, Nuh'un karısıyla üç gelini tam o gün gemiye bindiler. Onlarla birlikte her tür hayvan -evcil hayvanların, sürüngenlerin, kuşların, uçan yaratıkların her türü- gemiye bindi. Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuh'un yanına gelip gemiye bindi. Gemiye giren hayvanlar Tanrı'nın Nuh'a buyurduğu gibi erkek ve dişiydi. RAB Nuh'un ardından kapıyı kapadı. Tufan kırk gün sürdü. Çoğalan sular gemiyi yerden yukarı kaldırdı. Sular yükseldi, çoğaldıkça çoğaldı; gemi suyun üzerinde yüzmeye başladı. Sular öyle yükseldi ki, yeryüzündeki bütün yüksek dağlar su altında kaldı. Yükselen sular dağları on beş arşın1 aştı. Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu; kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler, insanlar, soluk alan bütün canlılar öldü. RAB insanlardan evcil hayvanlara, sürüngenlerden kuşlara dek bütün canlıları yok etti, yeryüzündeki her şey silinip gitti. Yalnız Nuh'la gemidekiler kaldı. Kitabı Mukaddes yeryüzüne gelen bütün insanların Nuh'un üç oğlundan geldiğini söyler. "Tufandan sonra kayda geçen, ulus ulus, boy boy yeryüzüne yayılan bütün bu insanlar Nuh'un soyundan gelmedir." - Yaratılış 10:32. Nuh tufandan sonra 350 yıl daha yaşar ve 950 yaşında ölür. == İncil'de Nuh == Nuh'un günlerinde bir tufan olmuştur ve bu tufanla o dönemdeki insanlık dünyasına bir son verilmiştir. İsa da kendisinin ikinci gelişindeki(*) ortamla Nuh'un günlerindeki ortam arasında bazı benzerliklerin olacağını söyler. Nuh'un günlerinde yeryüzü şiddet ortamına sahipti. İnsanlar ise bu şiddet ortamına ve kötülüklerin artmış olmasına rağmen umursamazdılar. İnsanlar hergünkü işleriyle uğraşarak Nuh'un tufanla ilgili uyarısına aldırış etmemişlerdi. İsa benzer şekilde kendi gelişiyle ilgili zamanda da aynı durumların olacağını söyleyerek Nuh'tan bahseder. Matta 24: :İsa, Zeytin Dağı'nda otururken öğrencileri yalnız olarak yanına geldiler. †¹†¹Söyle bize†º†º dediler, †¹†¹Bu dediklerin ne zaman olacak, senin gelişini ve çağın bitimini gösteren belirti ne olacak?†º†º İsa onlara şu karşılığı verdi: †¹†¹Sakın kimse sizi saptırmasın! Birçokları, †¹Mesih benim†º diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi aldatacaklar. Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyacaksınız. Sakın korkmayın! Bunların olması gerek, ama bu daha son demek değildir. Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak. Bütün bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır... :†¹†¹İncir ağacından ders alın! Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız. Aynı şekilde, bütün bunların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki, İnsanoğlu yakındır, kapıdadır. Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuşak ortadan kalkmayacak... :Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.†º†º †¹†¹O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez. Nuh'un günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlu'nun gelişinde de öyle olacak. Nuh'un gemiye bindiği güne dek, tufandan önceki günlerde insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardı. Tufan gelinceye, hepsini süpürüp götürünceye dek başlarına geleceklerden habersizdiler. İnsanoğlu'nun gelişi de öyle olacak. O gün tarlada bulunan iki kişiden biri alınacak, biri bırakılacak. Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak. †¹†¹Bunun için uyanık kalın. Çünkü Rabbiniz'in geleceği günü bilemezsiniz. Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın gece hangi saatte geleceğini bilse, uyanık kalır, evinin soyulmasına fırsat vermez. Bunun için siz de hazır olun! Çünkü İnsanoğlu beklemediğiniz saatte gelecektir. Luka 17,27 :Nuh'un gemiye bindiği güne dek insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardı. Sonra tufan gelip hepsini yok etti. İsa uyanık kalmanın önemini Nuh'un günlerindeki insanların tutumlarından örnek vererek anlatır. İsa dikkati Nuh'un günlerindeki şiddete çekmek yerine insanların umursamaz tutumlarına çeker. Elçi Petrus da şu sözleriyle Nuh'dan ve isyan eden meleklerden sözeder: 1. Petrus 3,20 :Bir zamanlar, Nuh'un günlerinde gemi yapılırken, Tanrı'nın sabırla beklemesine karşın bu ruhlar söz dinlememişlerdi. O gemide birkaç kişi, daha doğrusu sekiz kişi suyla kurtuldu. 2. Petrus 2,5 :Tanrı eski dünyayı da esirgemedi. Ama tanrısızların dünyasına tufanı gönderdiğinde, doğruluk yolunu bildiren Nuh'u ve yedi kişiyi daha korudu. *(*) İsa'nın ikinci gelişi Kitabı Mukaddes'e göre insan bedeniyle olan bir geliş değildir. Bu, bir kral olarak gökten yeryüzünü yönetmek için bir geliştir. "İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak." Matta 25:31 == Kur'an'da Nuh == * "Andolsun, Biz Nuhu kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: Ey Kavmim, Allaha kulluk edin. Onun dışında sizin başka İlahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız? Bunun üzerine, kavminden inkâra sapmış önde gelenler dediler ki: Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz." (Müminun Suresi, 23-25) * "O da dedi ki: Ey Kavmim, gerçek şu ki, ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım. Allaha kulluk edin, Ondan korkun ve bana itaat edin. Ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi adı konulmuş bir ecele kadar ertelesin. Elbette Allahın eceli geldiği zaman, o ertelenmez. Bir bilmiş olsaydınız." (Nuh Suresi, 2-4) * "Dedi ki: Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz davet edip-durdum. Fakat davet etmem, bir kaçıştan başkasını arttırmadı. Doğrusu ben, onları bağışlaman için her davet edişimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler ve büyüklük tasladıkça büyüklük gösterip-direttiler. Sonra onları açıktan açığa davet ettim. Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim." (Nuh Suresi, 5-9) * Nuh dedi ki: "Rabbim, gerçekten onlar bana isyan ettiler; mal ve çocukları kendisine ziyandan başka bir şeyi arttırmayan kimselere uydular. Ve büyük büyük hileli-düzenler kurdular." (Nuh Suresi, 21-22) * "Nuh, Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma. dedi. Çünkü Sen onları bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar ve onlar, kötülükten sınırı aşan (facirden) kafirden başkasını doğurmazlar." (Nuh Suresi, 26-27) == Gılgamış Destanında Nuh == Gılgamış son macerasında ölümsüzlüğü bulmaya koyulur, can yoldaşı Enkidu'nun ve canından çok sevdiği anasının ölümleri onu sonsuz bir korkuya düşürmüştür. Bir gün kendisinin de öleceği, her şeyi bırakıp dünyayı terk edeceği korkusu onu yiyip bitirmektedir. Ölümsüzlüğü ölümsüz birinden öğrenebileceğini düşünen Gılgamış, ölümsüz olan Ziusudra'yı(Utnapiştim olarak da geçebilir; ama Sümercesi Ziusudra'dır) bulmaya koyulur. Sayısız maceranın ardından Ölü Deniz'i geçerek Tilmun Adası'na, Ziusudra'nın ve karısının tek başlarına yaşadıkları adaya varır. Ziusudra yaşadıklarını ve en önemlisi Tufanı anlatır Gılgamış'a. Üç büyük dinde olan bir hikâyenin Sümer metinlerinde de geçmesi çok ilginçtir. Hikayenin doğruluğunu onaylayan bir kanıttır. Sümer Mitolojisine göre, Tufanın geleceğini bilen tanrılar insan ırkının yok olması için seslerini hiç çıkarmazlar. Çünkü tanrıların başındaki tanrı Enlil, insan ırkından hoşlanmaz. İnsanların inançsızlıkları, hakaretleri, tanrılara değer vermeyişleri onu çileden çıkarmıştır ve bütün tanrılara da "İnsanlara yardım etmeyeceksiniz, Tufanı hiçbiri öğrenmeyecek" diyerek hepsine yemin ettirir. Yalnız aralarından kurnaz su tanrısı Enki(Ea) insan ırkını çok sevdiği için bir şekilde yardım etmek ister. Hemen dünyaya gider, Ziusudra'yı bulur. Kendisi, insanların girip tanrılara dertlerini, günahlarını anlatarak rahatladığı odaya girer ve Ziusudra'nın kapıda beklemesini ister. İçerde Enki bağıra çağıra tüm olayı anlatır, insanlara yardım edemeyeceği için çok üzüldüğünü belirtir. Ardından Tufandan kurtulmak için gereken her şeyi anlatır. Tabii ki de kapıda bekleyen Ziusudra her şeyi duyar ve hemen işe koyulur. Tanrısının verdiği talimatlara göre gemisini inşa eder, her canlıdan bir çift alır, kendisine inananlarla (ki ailesi, hizmetçileri ve bir-iki arkadaşından başka kimse inanmaz) gemiye doluşurlar. Sular her yeri doldurur, bütün şehirler kaplanır, insanlar boğularak can verir. Olanları dünyanın çevresinde dönen bir gemiden izleyen tanrılar ağlarlar, yarattıkları medeniyetin yok oluşunu izlemek onlara büyük acı verir, "Ne yaptık biz?!" diye dövünürler. Ziusudra ve yandaşları, sular çekilmeye başlayınca ortaya çıkan ilk kara parçasına çıkarlar (Bu kara parçası, Eski Ahit'te Ağrı Dağı (Ararat) olarak, Kur'an'da Cudi Dağı olarak bahsedilir). Hâlâ yaşayan insanların olduğunu gören tanrı Enlil hemen yanlarına gider, tabii ardından da diğer tanrılar onu takip eder. İlk başta sinirlenen Enlil'i diğer tanrılar sakinleştirirler ve bir anlaşma yapılır. Artık insanlar tanrılarına hürmet göstereceklerdir, karşılığında da tanrıların koruması olacaktır. Bir daha da insanlık böyle bir felaket yaşamayacaktır, bu son felakettir. Çünkü böyle bir felaketi gören tanrılar, aslında insanları sevdiklerini anlarlar. === Mitolojik bağlantılar === Bknz. Tufan maddesi. Pek çok kadim tufan hikâyeleri yukarıdakine benzer olayları paylaşırlar. *İbrani: Nuh'un Gemisi *Mısır Naunet *Hindu: Manu *Çin: Nuwa *Sümer: Ziusudra *Babylonian: Atra-Hasis, Utnapishtim, Xisuthrus *Yunan: Deucalion *Toltec toptlipetlocali

Kaynak

Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki Nuh maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.

Önceki Paylaşımlar