Put kendisine ibadet edilen, secde edilen her şey; heykel, resim. Putlar; taş, kil, alçı, tunç gibi maddelerden kalıba dökülerek, yoğrulup pişirilerek ve yontularak insan, hayvan vs. şekillerde yapılırdı. Arkeologlar, Mezopotamya'daki kazılarda M.Ö. 3000 senesinde yapılan putlar bulmuşlardır. Bunlar pişmiş topraktan veya taştan yapılmış küçük, kaba heykellerdir. Çoğunlukla kadın heykelcikleri olan bu putların üzeri çeşitli şekillerde süslüydü. Susa'da ve İndus Vadisine kadar uzanan böl

PUT (inglizce) türkçe anlamı
1. f. koymak
2. bırakmak
3. yerleştirmek
4. tıkmak
5. atmak
6. sokmak
7. çevirisini yapmak
8. tercüme etmek
9. para koymak
10. yatırım yapmak
11. yüklemek
12. kurmak
13. sınamak
14. denemek
15. i. para koyma
16. yatırma
17. atış
18. fırlatma
19. hamle
20. s. hareketsiz
21. sabit
PUT (türkçe) anlamı
22. Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne
23. tapıncak
24. sanem
25. fetiş:Onu ben
26. büsbütün başka bir hayranlıkla âdeta bir puta taparcasına seviyordum.- Y. K. Karaosmanoğlu. Haç. Üç dört tel ipekten bükülmüş iplik.
27. 2. anlamı üzerine yüklemek
28. hamletmek
29. kelim
30. reye koymak
31. öne sürmek
32. söylemek
33. avucu yukarı tutarak atmak sevketmek
34. harekete getirmek
35. zorlamak
36. sokmak
37. koşmak
38. acele gitmek
39. i
40. yerleştirmek
41. koymak
42. belirli bir şekle sokmak.
43. 3. anlamı hareketsiz. sabit. para koyma. yatırma. atış. fırlatma. hamle. koymak. bırakmak. yerleştirmek. tıkmak. atmak. sokmak. çevirisini yapmak. tercüme etmek. para koymak. yatırım yapmak. yüklemek. kurmak. sınamak. denemek. açıklamak. ifade etmek. çevirmek. sorm.
44. 4. mabut
45. idol
46. yanlış fi
47. çok sevilen kimse veya şey
48. sanem
49. put
PUT (türkçe) anlamı
50. kimi ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı ya da cansız nesne
51. tapıncak
52. sanem
53. fetiş
54. haç
55. üç dört tel ipekten bükülmüş iplik.
1. n. throwing of a heavy iron ball (Track and Field)
2. v. place
3. lay
4. insert
5. impose
6. mark
7. v. can
8. may
9. might
could,
PUT (türkçe) ingilizcesi
10. n. throwing of a heavy iron ball (Track and Field)
11. v. place
12. lay
13. insert
14. impose
15. mark
16. v. can
17. may
18. might
19. could,

Put İngilizce anlamı ve tanımı

Put anlamları
    () 3d pers. sing. pres. of Put
20. contracted from putteth.(v. t.) To incite
21. to entice
22. to urge
23. to constrain
24. to oblige.(noun) A rustic
25. a clown
26. an awkward or uncouth person.(v. t.) To attach or attribute
27. to assign
28. as
29. to put a wrong construction on an act or expression.(v. t.) To move in any direction
30. to impel
31. to thrust
32. to push
33. -- nearly obsolete
34. except with adverbs
35. as with by (to put by = to thrust aside
36. to divert)
37. or with forth (to put forth = to thrust out).(noun) A prostitute.(noun) A certain game at cards.(v. i.) To go or move
38. as
39. when the air first puts up.(noun) The act of putting
40. an action
41. a movement
42. a thrust
43. a push
44. as
45. the put of a ball.(v. i.) To play a card or a hand in the game called put.(v. t.) To convey coal in the mine
46. as from the working to the tramway.(imp. & p. p.) of Put(v. t.) To lay down
47. to give up
48. to surrender.(noun) A privilege which one party buys of another to put (deliver) to him a certain amount of stock
49. grain
50. etc
51. at a certain price and date.(v. t.) To bring to a position or place
52. to place
53. to lay
54. to set
55. figuratively
56. to cause to be or exist in a specified relation
57. condition
58. or the like
59. to bring to a stated mental or moral condition
60. as
61. to put one in fear
62. to put a theory in practice
63. to put an enemy to fight.(v. t.) To set before one for judgment
64. acceptance
65. or rejection
66. to bring to the attention
67. to offer
68. to state
69. to express
70. figuratively
71. to assume
72. to suppose
73. -- formerly sometimes followed by that introducing a proposition
74. as
75. to put a question
76. to put a case.(v. t.) To throw or cast with a pushing motion overhand
77. the hand being raised from the shoulder
78. a practice in athletics
79. as
80. to put the shot or weight.(noun) A pit.(v. i.) To steer
81. to direct one's course
82. to go.
Put tanım:
Kelime: put
83. Söyleniş: 'put
84. İşlev: verb
85. Türleri: put
86. put·ting
87. Kökeni: Middle English putten
88. akin to Old English putung instigation
89. Middle Dutch poten to plant
90. transitive senses
91. 1 a : to place in a specified position or relationship : LAY <put the book on the table> b : to move in a specified direction c (1) : to send (as a weapon or missile) into or through something : THRUST (2) : to throw with an overhand pushing motion <put the shot> d : to bring into a specified state or condition put into effect at the September primaries -- Current Biography>
92. 2 a : to cause to endure or suffer something : SUBJECT <put traitors to death> b : IMPOSE
93. INFLICT <put a special tax on luxuries>
94. 3 a : to set before one for judgment or decision <put the question> b : to call for a formal vote on <put the motion>
95. 4 a (1) : to convey into another form put my feelings into words> (2) : to translate into another language or style <put the poem into English> (3) : ADAPT put to music> b : EXPRESS
96. STATE <putting it mildly>
97. 5 a : to devote (oneself) to an activity or end <put himself to winning back their confidence> b : APPLY <put her mind to the problem> c : ASSIGN <put them to work> d : to cause to perform an action : URGE <put the horse over the fence> e : IMPEL
98. INCITE <put them into a frenzy>
99. 6 a : REPOSE
100. REST <puts his faith in reason> b : INVEST <put her money in the company>
101. 7 a : to give as an estimate <put the time as about eleven> b : ATTACH
102. ATTRIBUTE <puts a high value on their friendship> c : IMPUTE <put the blame on the partners>
103. 8 : BET
104. WAGER <put $2 on the favorite>
105. intransitive senses
106. 1 : to start in motion : GO
107. especially : to leave in a hurry
108. 2 of a ship : to take a specified course <put down the river>
109. - put forth 1 a : ASSERT
110. PROPOSE b : to make public : ISSUE 2 : to bring into action : EXERT 3 : to produce or send out by growth <put forth leaves> 4 : to start out
111. - put forward : PROPOSE <put forward a theory>
112. - put in mind : REMIND
113. - put one's finger on : IDENTIFY <put his finger on the cause of the trouble>
114. - put one's foot down : to take a firm stand
115. - put one's foot in one's mouth : to make a tactless or embarrassing blunder
116. - put paid to British : to finish off : WIPE OUT
117. - put the arm on or put the bite on : to ask for money
118. - put the finger on : to inform on <put the finger on... heroin pushers -- Barrie Zwicker>
119. - put the make on : to make sexual advances toward
120. - put to bed : to make the final preparations for printing (as a newspaper)
121. - put together 1 : to create as a unified whole : CONSTRUCT 2 : ADD
122. COMBINE
123. - put to it : to give difficulty to : press hard put to it to keep up>
124.
Put ile eşanlamlı (synonym) kelimeler
Arrange
125. Assign
126. Cast
127. Commit
128. Couch
129. Frame
130. Invest
131. Lay
132. Order
133. Place
134. Pose
135. Position
136. Redact
137. Set
138.
Put ile zıt (antonym) anlamlı kelimeler
Call
139. Divest
140.
PUT (türkçe) fransızcası
1. idole [la]
2. fétiche [le]
PUT (türkçe) almancası
1. n. Abgott
2. Götze
3. Idol
Put (ingilizce) italyancası
1. s. (Sport) colpo eseguito con il putter
2. (Sport) lancio del peso
3. (Econ) opzione di vendita
4. contratto a premio
5. v. posare
6. mettere
7. porre
8. collocare
9. mandare
10. inviare
11. attaccare
12. applicare
13. fissare
14. apporre
15. imporre
16. infliggere
17. stabilire
18. esprimere
19. esporre
20. presentare
21. dire
22. sottoporre
23. portare
24. attribuire
Put (ingilizce) ispanyolcası
1. s. lanzamiento de bala
2. v. poner
3. aplicar
4. colocar
5. depositar
6. posar
Put (ingilizce) portekizcesi
1. s. ressoar causado por bala de ferro
2. v. colocar
3. pôr
4. enfiar
5. sinalizar
6. situar
7. propor
8. oferecer
Put (ingilizce) flemenkcesi
1. zn. baissepremie
2. worp van gewicht
3. optie van verkoop
4. golfstok : zachte slag met golfstok
5. ww. zetten
6. plaatsen
7. leggen
8. stellen
9. bergen
10. doen
11. steken
12. zeggen
13. uitdrukken
14. aanspannen

Put hakkında bilgiler

Put kendisine ibadet edilen, secde edilen her şey; heykel, resim. Putlar; taş, kil, alçı, tunç gibi maddelerden kalıba dökülerek, yoğrulup pişirilerek ve yontularak insan, hayvan vs. şekillerde yapılırdı.

Arkeologlar, Mezopotamya'daki kazılarda M.Ö. 3000 senesinde yapılan putlar bulmuşlardır. Bunlar pişmiş topraktan veya taştan yapılmış küçük, kaba heykellerdir. Çoğunlukla kadın heykelcikleri olan bu putların üzeri çeşitli şekillerde süslüydü. Susa'da ve İndus Vadisine kadar uzanan bölgelerde pekçok put bulunmuştur.

İslamiyet başladığı zaman, Kabe'de 360 put vardı. Kısacası insan dünyayı asıl yaratan tek ve sonsuz Allah'a kendi başına bir türlü erişemedi. Bugün bile güneşe ve ateşe tapanlar vardır. Bunlara şaşmamalıdır. Çünkü, rehbersiz, karanlıkta doğru yol bulunamaz. Kur'an-ı kerimde mealen; “Biz, Peygamber göndererek bildirmeden önce azab yapıcı değiliz.” (İsra suresi: 15) buyrulmaktadır. Peygamber İdris aleyhisselam diri olarak Cennete çıkarılınca, onu çok sevenler ayrılık acısına dayanamadı. Resmini yapıp seyrettiler. Daha sonra gelenler, bu resimleri tanrı sandı. Çeşitli heykeller de yapılıp tapıldı. Böylece putperestlik meydana çıktı.

Peygamberimizden (SAV) bin sene önce, Hicaz'daki Huza'a hükumetinin reisi olan Amr bin Luhay, puta tapınma inancını Şam'dan Mekke'ye getirdi. Hazret-i İbrahim'in bildirdiği hak din olan Hanif dinindeki Hicazlılar arasında puta tapma yayıldı.

Putlara yapıldıkları madde ve şekillerine göre şu isimler verilmiştir:

Sanem: Odundan, altın ve gümüşten yapılmış insan heykeline denir.

Vesen: Taştan yapılan insan heykeline denir.

Timsal: Yalnız canlı resimlerine denir.

Suret, tasvir: Kumaşa, duvara ve başka yerlere yapılan resimlere denir. Bunlara tapanlara putperest veya müşrik denir (Bkz. Müşrik, Heykel ve Heykelcilik).

Mekke, Müslümanlar tarafından fethedildiği gün, Kabe'de bulunan 360 kadar putun hepsi Peygamber efendimizin emri üzerine kırıldı, imha edildi.

İslamiyet, güzel sanatlarla uğraşmayı ve onda ilerlemeyi önlememiştir. Sadece heykelciliği yasaklamıştır. İslam sanat tarihini inceleyenler dünyada eşine rastlanmayacak sanat şaheserlerinin meydana getirildiğini görmektedir. Selçuklularda ve Özellikle Osmanlılarda güzel sanatların her çeşidinde, mesela cami, kervansaray, medrese, hamam, köprü mimarisi, çini süsleme, taş üzerine oyma, yazı ve arabesk motifler, hat (yazma) ve tezyinat (süsleme) gibi kollarında harika eserler yapmışlardır. Atalarımız, bugünün insanlarının kağıt üzerine çizmekten aciz kaldıkları yazı ve motifleri taşlar üzerine dantel gibi işlemişlerdir. Sanat ehli olanlar, bu eserleri günlerce seyretmekten zevk almaktadır.

Put ve putperestlik hakkında çok ayet-i kerime ve hadis-i şerif vardır. Bunlardan bazılarının mealleri şunlardır:

Bu putlar, ne o tapınanlara, ne de kendi nefislerine yardım etmeye güç yetiremezler. (A'raf suresi: 192)

Hayır, zannettikleri gibi değil. O putlar, yarın onların ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine düşman olacaklar. (Meryem suresi: 82)

Putların onlara yardıma güçleri yetmez. Onlar, putları muhafaza için hazırlanmış askerlerdir. (Yasin suresi: 75)

Ey Resulüm (müşriklere, Allahü tealaya ortak koşanlara) de ki: “Allah'tan başka ibadet etmekte olduğunuz putlarınız yeryüzünde neyi yaratmıştır? Bana haber verin, gösterin bakalım. Yoksa göklerin yaratılmasında Allahü teala ile ortaklıkları mı var? Yahud onlara bir kitap vermişiz de ondan (lehlerine) bir delil üzerinde mi bulunuyorlar? O zalimler birbirlerine, aldatmakdan başka vaadde bulunmazlar. (Fatır suresi: 40)

Peygamber efendimiz de bir hadis-i şerifte buyurdu ki:

Putları, tapılan heykelleri kırmak için ve akrabaya iyilik etmek için gönderildim.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
İlgili Konu Başlıkları Tümü

God Put A Smile Upon Your Face

"God Put a Smile upon Your Face", İngiliz alternatif rock grubu Coldplay tarafından A Rush of Blood to the Head albümleri için yazılan şarkıdır. Parça, tekli olarak İngiltere'de 7 Temmuz 2003 tarihinde, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da 14 Temmuz 2003 tarihinde yayımlanmıştır.

We Don't Wanna Put In

"We Don't Wanna Put In", 2009 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Gürcistan'ı temsil eden şarkıdır. Şarkıyı Stephane & 3G seslendirdi. Fakat şarkı İngilizce'de bir kelime oyunuyla "Biz Putin'i İstemiyoruz" anlamına da geldiği için EBU bu şarkıyı diskalifiye etti.

V Put

''V put'' (Rusça: В путь, anlam: "İleri"), Sovyet film müziği ve popüler şarkısı.

Put Option

Satma hakkını ifade eder. Elinde opsiyon kontratını bulunduran tarafa, opsiyona konu olan kıymeti yine opsiyonda belirtilen şartlarda satma hakkını verir ancak bir yükümlülük getirmez. Piyasa koşullarına bağlı olarak opsiyonu elinde bulunduran taraf opsiyonu kullanmayabilir. ...