Sözlükte aramak istediğiniz kelimeleri üstteki arama alanına girerek ara butonuna tıklayınız. Aradığınız kelime herhangi bir dilde olabilir. Aradığınız sözcüğün Türkçesi, İngilizcesi, Almancası, Fransızcası ve (varsa) diğer dillerdeki anlamları sonuç sayfasında görüntülenecektir. Sözlük veritabanı çeşitli dillerdeki 2.325.402 kelimenin ve deyimin 9.650.213 farklı anlamını içermektedir.
İngilizce sözlük veritabanı yaklaışık 330.000 kelimenin çeşitli dillerdeki anlamlarını içermekte. Aramak istediğiniz İngilizce kelimeyi arama alanına yazarak, arayabilirsiniz. Kelimenin diğer dillerdeki karşılıkları, en başta Türkçesi olmak üzere sonuç sayfasında listelenecektir.
Almanca sözlük veritabanı 280.000 kelime içermekte. Aramak istediğiniz Almanca kelimeyi arama alanına yazarak, arayabilirsiniz. Kelimenin diğer dillerdeki karşılıkları sonuç sayfasında listelenecektir.
Fransızca sözlük veritabanı 223.000 kelime içermekte. Aramak istediğiniz Fransızca kelimeyi arama alanına yazarak, arayabilirsiniz. Kelimenin diğer dillerdeki karşılıkları sonuç sayfasında listelenecektir.
İtalyanca sözlük veritabanı 192.000 kelime içermekte. Aramak istediğiniz İtalyanca kelimeyi arama alanına yazarak, arayabilirsiniz. Kelimenin diğer dillerdeki karşılıkları sonuç sayfasında listelenecektir.
Türkçe Bilgi sözlük sayfaları Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Portekizce, Almanca, İtalyanca, Fransızca, Rusça, Flemenkçe, Yunanca, Japonca, Çince ve Kore dilindeki kelimlerden ve karşılıklardan oluşmaktadır. Toplam tanım sayısı 7 milyondan fazladır. Türkçe bilgilinin geniş sözlük sayfaları tüm ziyaretçilerinin kullanımına açıktır. Sözlük sayfaları ücretsizdir ve kullanmak için herhangi bir üyelik gerektirmez.
görüş: gözle bir şeyi algılama yetisi.
bir konu üzerinde varılan yargı, fikir.
(cezaevi, hastane için) görüşme, ziyaret.
görüş: 1 . Gözle bir şeyi algılama yetisi.
2 . Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret.
3 . mecaziBir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
görüş bildirmek
Peck: f. gagalamak, azar azar yemek, sivri bir şeyle vurmak
i. çeyrek kilelik ölçü, yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü, yığın, gagalama, gaga izi, resmi öpücük, yemek [brit.]
Should: f. olursa, malı
Almaç: bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren aygıt, alıcı, ahize, reseptör.
afaki: belli bir konu üzerine olmayan (konuşma), dereden tepeden.
nesnel, objektif.
haberleşme: 1 . İletişim.
2 . Yazışma.
Ermenice: 1 . Hint-Avrupa dil ailesinden, Ermenilerin kullandığı dil, Ermeni dili.
2 . sıfatBu dille yazılmış olan.
lebiderya: Deniz kenarı.
ezel: Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik:
"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım."- M. A. Ersoy.
ezel: başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik.
Peck: 1. anlamı i. kilenin dörtte biri miktarında bir hacim ölçü birimi, 0,009 metre küp; kayda değer miktar, büyük bir miktar. ,çeyrek kile/gagalama,xyz gagala.
2. anlamı gagalamak. aceleyle/ruhsuz bir şekilde öpmek. gagalama. acele/ruhsuz öpüş.
helal: 1 . Dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı:
"Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal."- M. A. Ersoy.
2 . Kurallara, geleneklere uygun.
3 . isim, mecazNikâhlı eş.
4 . zarfKurallara, geleneklere uygun olarak:
"Helal kazanılmış para."-
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
helal etmek , helal olmak , helal olsun , helal süt emmek
benmari: Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi.
tevhit:
1 . Allah'ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma.
2 . din b. (***) Tek tanrıcılık.
3 . edebiyat Divan edebiyatında Allah'ı övmek için yazılan manzume.
4 . eskimiş Birkaç şeyi bir araya getirme, birleştirme.
tevhit: birkaç şeyi bir araya getirme, birleştirme; tanrıyı övmek için yazılan koşuk.
birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma.
tektancırıcılık.
Zobel: i. samur (m), samur kürk (m)
yetişkinlik: yetişkin olma durumu.
Should: f. olursa, malı
Am: [be] f. olmak, bulunmak, var olmak; anlamına gelmek; mal olmak; tutmak (para); durmak
Turkcebilgi Adresi: Türkçe Sözlük