YARATMAK (türkçe) anlamı
1.
2. 1 . Allah
3. olmayan bir şeyi var etmek:
Allah
4. mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı!- Ö. Seyfettin.
5. 2 . (nsz)
6. mecaz Zekâ
7. düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak
8. yapmak:
Bir cazibe yaratmak için ne yapmalı diye düşünüyorduk.- F. R. Atay.
9. 3 . (nsz)
10. mecaz Olmasına
11. ortaya çıkmasına yol açmak
sebep olmak:
Bu haber sinirli bir hava yarattı. Yangın büyük tehlike yarattı.- .
YARATMAK (türkçe) anlamı
12. (tanrı) olmayan bir şeyi var etmek.
13. anlak ve düş gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak
14. yapmak
15. olmasına
16. ortaya çıkmasına yol açmak
17. neden olmak.
YARATMAK (türkçe) ingilizcesi
1. v. beget
2. call into being
3. compose
4. conceive
5. create
6. father
7. incur
8. originate
9. procreate
YARATMAK (türkçe) fransızcası
1. créer
2. concevoir
3. enfanter
4. former
5. produire
YARATMAK (türkçe) almancası
1. v. erschaffen
2. erzeugen
3. kreieren
4. schaffen
5. weben

Yaratmak hakkında bilgiler

düzenle|Mayıs 2007

yaratmak terimi dogmatik anlamda yaratıcının yaratma sıfatını ifade eder. kelime köken olarak yabancı dilden geldiği için,

yaratmak tanımı ile bir fikirden şeyler oluşturma tanımı arasındaki fark

bir kısmın kendini elit, üst tabaka gören kesimler nedeniyle zaman içerisinde anlam dejenarasyonuna uğratılmıştır.

edebiyat anlamıyla bazı noktalarda kişinin, kişisel yorumlarına ve tartışmalara açık kalmıştır.!



  • Tanrısal anlamda ; yaratanın fiili sıfatı yani yoktan var etme ve ona canlılık veren özü, yani ruhu versi olarak düşünülür .


"Yaratmak sadece O`na mahsustur. İnsanlar için kullanılmaz."



yaratmak kelimesini benimseyerek kullanmak, kibiri artırırki bu kibir ise bir noktada eşkoşmak olabilir. eşkoşmak dinen büyük günahlardandır.

  • Sanatsal anlamda ; Soyut düşüncenin maddi materyaller kullanarak oluşturulmaksı ve şekle sokması.


Türk Dil Kurumunun tanımı :



yaratma
isim

 Yaratmak işi:
   "Bir sihirli kelimesi içinde şimşekler yaratmaya kadirdi."- H. C. Yalçın. 


yaratmak
(-i), din b. (***)

1 . Allah, olmayan bir şeyi var etmek:
   "Allah, mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı!"- Ö. Seyfettin.
2 . (nsz), mecaz Zeka, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak:
   "Bir cazibe yaratmak için ne yapmalı diye düşünüyorduk."- F. R. Atay.
3 . (nsz), mecaz Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak:
   "Bu haber sinirli bir hava yarattı. Yangın büyük tehlike yarattı."- .






Kaynak

Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki yaratmak maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Bir Adam Yaratmak

Necip Fazil, hem Muhsin Ertugrul'un kendisi için gösterdigi fedakârliga karsi borcunu ödemek hem de ilk deneyimdeki bir nevi ‘sok'un ya da olumsuzlugun izlerini silmek, farkli bir söyleyisle tiyatrosunu kurtarmak için Bir Adam Yaratmak'i yazar.2 Eser yine Muhsin Ertugrul tarafindan ...

Kalıcı Olmak Geleceğin Güçlü Kurumlarını Yaratmak (kitap)

Stanford Üniversitesi, Graduate School of Business'da gerçekleştirilen altı yıllık bir araştırma projesi üzerine yazılan kitapta, vizyoner şirketler, güçlü rakiplerinden biriyle doğrudan karşılaştırılarak incelenmiştir. Kitabın yazarları Collins ve Porras, aralarında 3M, ...

Electro

Electro, The Amazing Spider-Man'deki bir kurgusal karakterdir. İlk kez 9 Şubat 1968'de The Amazing Spider-Man'in 6. sayısında gözükmüştür (1964).

Enlightenment

Enlightenment, basit, hızlı, sade ve kullanışlı bir masaüstü ortamı yaratmak için başlatılan bir projedir.

Fagot

Fr.Basson(İt. Fagotto, Alm. Fagott, İng. Bassoon), ana hatları ile Fagot, konik biçimde oyulmuş ve ikiye katlanmış bir borunun