İnsanoğlu’nun yeryüzündeki yaşamını bütün yönleriyle değiştiren ve temelden etkileyen en önemli iki olay tarım ve sanayie dayalı üretim yollarının bulunmasıdır. İnsanoğlu tarıma veya sanayie dayalı uygarlıklar meydana getirmişlerdir. Tarım insan yaşamının başat geçim kaynağı olduğu sürece, uygarlıklar arasındaki etkileşim çok güçlü olamamış ve bu uygarlıklar belirli coğrafyalarla sınırlı veya yerel düzeyde kalmışlardır. Uygarlık, sanayi faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte genişlemiş, mod

Avrupa siyasi tarihi

İnsanoğlu’nun yeryüzündeki yaşamını bütün yönleriyle değiştiren ve temelden etkileyen en önemli iki olay tarım ve sanayie dayalı üretim yollarının bulunmasıdır. İnsanoğlu tarıma veya sanayie dayalı uygarlıklar meydana getirmişlerdir. Tarım insan yaşamının başat geçim kaynağı olduğu sürece, uygarlıklar arasındaki etkileşim çok güçlü olamamış ve bu uygarlıklar belirli coğrafyalarla sınırlı veya yerel düzeyde kalmışlardır. Uygarlık, sanayi faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte genişlemiş, modern teknolojik icatların ekonomik, politik ve sosyal yaşamda daha çok yer almasıyla birlikte evrensel veya global bir düzeye ulaşmıştır. Bu süreç dahilinde, uygarlık belirli ve sınırlı merkezlerden çevreye doğru yayılmıştır. Böylece, birbirleriyle etkileşimli ve geçici nitelikte olan bağımsız ekonomik ve politik birimler sistemi merkeziyetçiliğe doğru genişlemiştir. Yani, tarihsel süreç dahilinde küçük şehir-devletlerinden merkezileşmiş imparatorlukların veya güçlü merkezi devletlerin olduğu bir sisteme doğru genişleme söz konusudur. Bu düşünce dahilinde, tarihi süreç üç ana döneme ayrılabilir.

1. Ortadoğu Bölgesi’nin Üstünlüğü ve Tarıma Dayalı Uygarlıklar Dönemi (MÖ 5000-MÖ500) A. Mezopotamya: Sümer, Akad, Babil, Asur, Elam Uygarlıkları B. Anadolu: Hitit, Lidya, Frigya, Urartu Uygarlıkları C. Mısır Uygarlığı 2. Uygarlığın Globalleşmeye Başlaması ve İmparatorluklar Dönemi (MÖ500-MS1500) A. Girit, Miken, Yunan Uygarlıkları B. Doğu Akdeniz Uygarlıkları: Fenikeliler ve İbraniler C. Büyük İskender ve Hellenizm D. Roma Uygarlığı E. İslamiyet’in Doğuşu ve Yükselişi: Asrı Saadet Devri, Emeviler, Abbasiler. F. Moğol ve Türk Milletlerinin Egemenliği: Cengizhan, Selçuklular, Osmanlılar 3. Batı Dünyasının Üstünlüğü Ele Geçirmesi (MS 1500) Hıristiyanlık dininin MS 381 yılında Roma İmparatorluğu tarafından resmi din olarak kabul edilmiş ve Havari Sen Piyer’in Roma şehrindeki temsilcisine Papa adı verilmiştir. Böylece, Hıristiyanlık Avrupa kıtasında ekonomik, politik ve sosyal bir güç merkezi olarak ortaya çıkmıştır. Aforoz etme, Enterdi ilan ederek bütün dinsel faaliyetleri durdurma gibi yetkileri elinde bulunduran Papalık krallar, prensler ve soylular üzerinde etkinlik kazanmışlardır. Bununla birlikte, elde ettikleri toprak ve para bağışlarıyla Papalık ekonomik bakımdan da güçlenmiştir. Bu ayrıcalıkları kaybetmek istemeyen din adamları skolastik düşünce sistemini geliştirmişlerdir. Kilisenin koyduğu esasların tartışmaya kapalı ve değişmez olarak görüldüğü bu mutlak değerler sistemine dogmatizm denilmiştir.

Roma imparatorluğu ikiye bölünüp, Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla, barbar kavimler Avrupa’nın değişik bölgelerinde devletler kurmuşlardır. Bu devletlerin başında bulunan krallar kendi geleneklerini Roma kanunlarıyla birleştirerek yeni düzenlemeler yapmışlar ve topraklarını kontluklara onları da daha küçük birimlere ayırarak başlarına barbar şeflerini getirmişlerdir. Kavimler Göçü ile başlayan karışıklıkların etkisiyle büyük toprak sahipleri ve köylüler hayatlarını devam ettirebilmek için güçlü şahısların koruması altına girmişlerdir. Halkın himayesi altına girdikleri şahıslara süzeren himaye edilen halka da vassal denilmiştir. Soylular bağlılıkları karşılığında maiyetlerinde bulunan toprakların işletme hakkını köylülere vermişlerdir. Feodalite adı verilen ve Ortaçağ boyunca Avrupa’nın ekonomik, politik ve sosyal görüntüsünü belirleyen bu sistemde halk dört değişik sosyal sınıfa ayrılmıştır:

1. Soylular: Krallar, Dükler, Kontlar, Baronlar, Vikontlar, Şövalyeler 2. Din Adamları ve Papalık 3. Ticaret ve Sanayi ile uğraşan şehirli Burjuvalar 4. Köylüler: Hiçbir hakkı olmayan Serfler, Kısmi haklara sahip olan Serbest Köylüler

Yanıtlar