Fare

Her türlü hayvansal ve bitkisel maddeleri yerler.Pek az su içerler. Su ihtiyaçlarını besinlerden sağlarlar.Yediklerinden fazlasını kemirerek ziyan ederler.Avurtlarında tahıl biriktiren, kış uykusuna yatan veya göç edenleri vardır.Koku alma ve işitme duyuları hassastır. Çoğu toplu halde yaşamayı sever. Kışın

Fare

Fare, kemiriciler (Rodentia) takımının Myomorpha alt takımından, başta ev faresi (Mus musculus) olmak üzere çok sayıda küçük memelinin ortak adı. Belirli bir taksonomik gruba karşılık gelmeyen "fare" adı, bilimsel adlandırmada özellikle Muridae familyasının üyeleri ile Cricetidae familyasının Hespromyini oymağı (Yeni Dünya fareleri) için kullanılır. Bununla birlikte Muridae familyasının Rattus cinsini oluşturan ve halk arasında lağım faresi ya da keme olarak da bilinen kemiricilere sıçan denilir. Cricetidae familyasının Microtus cinsini oluşturan ve tarla faresi olarak da bilinen kemiriciler ise fare türü değildir. Sivri burunlu, geniş kulaklı, ince kuyruklu fare ve sıçanların yüzlerce türü vardır.Halk arasında, fare ve sıçan terimleri birbirine karıştırılır.Küçük olanlarına fare, büyük olanlarına sıçan denir.

Sıçanların ağırlıkları 250-300 gr kadar olur. Ada tavşanı iriliğinde olanları da vardır. Bir dişi sıçanın 10 memesinden 4’ü göğüste, 6’sı kasıkta bulunur. Farenin ise sıçanlardan farklı olarak memelerinin 6’sı göğüste, 4’ü kasıkta bulunur. Alt ve üst çenelerinde ikişer kemirici dişleri tipiktir. Dişler daima kendilerini yenileyerek sürerler.Avustralya hariç, dünyanın her tarafına yayılmışlardır.

Koşar, sıçrar, tırmanır ve yüzerler. Bilhassa kabuklu sert yiyecekleri kemirirler. En dar yerden rahatlıkla geçerler. Bina duvarlarını ve borularını kemirip, karşı tarafa ulaşırlar. Beş katlı bir binadan düşen fare, yaralanmaz, zarar görmez. Tuvalet borularından girer ve çıkarlar.Akarsuda akıntıya karşı 1 km’ye kadar yüzerler. Durgun su yüzeyinde günlerce kalabilirler. Batan gemiyi önce fareler yüzerek terk ederler.

Her türlü hayvansal ve bitkisel maddeleri yerler. Pek az su içerler. Su ihtiyaçlarını besinlerden sağlarlar. Yediklerinden fazlasını kemirerek ziyan ederler.Avurtlarında tahıl biriktiren, kış uykusuna yatan veya göç edenleri vardır.Koku alma ve işitme duyuları hassastır. Çoğu toplu halde yaşamayı sever. Kışın kucak kucağa yatar, kuyruklarını birbirine dolayıp düğümler, salkım meydana getirirler. Düğümlenmiş olarak ölen sıçan salkımlarına rastlanmıştır.Aşırı derecede ürerler. Bir dişi, yılda 6-7 defa yavrular.Gebelik süresi 6 haftadır.Her doğumda 8-10 yavru doğururlar.Yavrular 2-3 aylık olunca, çiftleşerek yavrulamaya başlarlar. Bir çift fareden yılda 500, üç yılda 20 milyonluk bir aile meydana gelir. Soğuk, hastalık, atmaca, baykuş, yılan, gelincik, porsuk, tilki, kedi ve insanlar tarafından sayıları azaltılır.

Dağ faresi (Hamster), pirinç faresi, tarla faresi, fındık faresi, ev sıçanı, göçmen sıçanı, lemming, misk faresi en çok bilinenleridir. Fare 2-3 yıl yaşar. Kuzey Amerika’da yaşayan misk faresi güzel koku çıkarır kürkü değerlidir.

Farelerin Özellikleri

  • Çok hızlı kaçabilen ve çok hızlı üreyen hayvanlardır, yeryüzünün bütün karalarına dağılmışlardır.


  • Yanaklarından omuzlarına kadar inen küçük astarlı iki dış çene keseleri vardır. Fareler bu keselerde yiyecek taşırlar, temizlemek gerektiğinde de içini dışına çıkararak çevirip temizlerler. Avurdu keseli fare yuva yaparken toprağı güçlü ön pençeleriyle kazar. Kıvrık kesici dişlerini sert toprak ve taşları yerinden oynatmak için kullanır. Kesici dişleri sürekli olarak büyüdüğü için aşınan yüzeyler hemen yenilenir.


  • Tahıl, kök, meyve, ot, böcek gibi çok çeşitli yiyeceklerle beslenirler.


  • Ayrıca, farelerin genetik yapısı ile insan genetik yapısının ileri düzeydeki benzerliği ve üreme hızları dolayısıyla, kobay olarak yaygınca kullanılırlar.


Fare türleri

   * Ak ayaklı farecik
   * Avurdu keseli fare
   * Bandikut faresi
   * Çekirge faresi
   * Çeltik faresi
   * Dikenli fare
   * Fırça kuyruklu fare
   * Hasat faresi
   * Huş faresi
   * Kanguru faresi
   * Orman faresi
   * Pamuk faresi
   * Sıçrayan fare
   * Yeleli fare


Farelerin zararları

Fare ve sıçanlar, tahılları kemirmek suretiyle büyük zararlara sebeb olurlar. Venezuella, pirinç ihraç eden bir ülkeyken 1978 yılında farelerin ekinleri istilasından dolayı 80.000 ton pirinç ithal etmek zorunda kaldı. Ağaç fareleri, meyve ve kuş yumurtalarını da yerler. Doymak bilmezler, ne bulursa götürürler. Halk arasında doymayan üç mahluk; insan, karınca, fare sözü çok meşhurdur.Aç kaldıkları takdirde hasta ve uyuyan insanların kulak, burun gibi yumuşak yerlerini kemirirler. Bombay’da yılda 20.000 insan fare tarafından ısırılmaktadır. Taşıdıkları pirelerden insanlara veba mikrobunu (Pasteurella pestil) bulaştırırlar .Vebadan 14. asırda Asya’da 23 milyon, Avrupa’da 25 milyon insan ölmüştür. 1907’de yurdumuzda veba salgınında 120 bin kişi hayatını kaybetmiştir. (bkz. Veba)

Sıçanlar, yiyecek ve içeceklerin üzerine idrarlarını bırakırlar.İdrarlarında bulunan bir mikrop, yiyeceklerle insanlara geçerek hastalık yapar.Hastanın ateşi yükselir, dalağı şişer, Kuduz fare tarafından ısırılan insan ve hayvanlar kuduz illetine tutulur. Pis yerlerde dolaştıklarından birçok hastalığı bulaştırırlar. En büyük düşmanları ev ve yaban kedisidir.

Fare

f. gitmek (iş), yola çıkmak, olmak, başından geçmek
i. yol parası, bilet ücreti, yolcu, gıda, yiyecek

Fare

sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (mus).
kimi zaman sıçan yerine kullanılır.
bilş. bilgisayar ekranında çalışılan noktanın değiştirilmesini sağlayan küçük düzenek.

Fare

1. anlamı Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus). Sıçan.
2. anlamı (i). yol parası, bilet ücreti; navlun; yolcu, kayık veya araba yolcusu; yiyecek. bill offare yemek listesi. full fare tam bilet; tam navlun. half fare yarım bilet; yarım navlun. plentiful fare bol yemek. poor fare kötü yemek.,yiyecek/yolcu/ücret,xyz.
3. anlamı üstesinden gelmek. başarmak. yol parası. yiyecek.
4. (i)., (zool). Gliridae familyasından ufak sincaba benzer fare, kakırca, (zool). Muscardinus avel lanarius. ,fındıkfare.
5. üstesinden gelmek. basarmak. yol parasi. yiyecek.

Fare

İtalyanca Fare kelimesinin İngilizce karşılığı.
v. do, act; make, perform; build, construct; fashion; produce

Fare

Türkçe Fare kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. cost for traveling (on a bus, train, etc.); one who pays to travel in such a vehicle; meals, provisions; something offered or supplied
v. manage in doing something, get along; journey, go, travel (Archaic); happen; eat and drink well
v. do, act; make, perform; build, construct; fashion; produce

Fare

n. cost for traveling (on a bus, train, etc.); one who pays to travel in such a vehicle; meals, provisions; something offered or supplied
v. manage in doing something, get along; journey, go, travel (Archaic); happen; eat and drink well
v. do, act; make, perform; build, construct; fashion; produce

Fare

Fare İngilizce anlamı ve tanımı

Fare anlamları

  1. (v.) The person or persons conveyed in a vehicle; as, a full fare of passengers.
  2. (v.) The catch of fish on a fishing vessel.
  3. (v.) A journey; a passage.
  4. (noun) To go; to pass; to journey; to travel.
  5. (noun) To be in any state, or pass through any experience, good or bad; to be attended with any circummstances or train of events, fortunate or unfortunate; as, he fared well, or ill.
  6. (noun) To be treated or entertained at table, or with bodily or social comforts; to live.
  7. (v.) Condition or state of things; fortune; hap; cheer.
  8. (noun) To behave; to conduct one's self.
  9. (noun) To happen well, or ill; -- used impersonally; as, we shall see how it will fare with him.
  10. (v.) Ado; bustle; business.
  11. (v.) Food; provisions for the table; entertainment; as, coarse fare; delicious fare.
  12. (v.) The price of passage or going; the sum paid or due for conveying a person by land or water; as, the fare for crossing a river; the fare in a coach or by railway.

Fare tanım:

Kelime: fare
Söyleniş: 'far, 'fer
İşlev: intransitive verb
Türleri: fared; far·ing
Kökeni: Middle English faren, from Old English faran; akin to Old High German faran to go, Latin portare to carry, Greek peran to pass through, poros passage, journey
1 : GO, TRAVEL
2 : GET ALONG, SUCCEED how did you fare on your exam?
3 : EAT, DINE

Fare ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Come, Do, Menu, Transportation,

Fare

İngilizce Fare kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. tarifa, precio de trayecto, precio del billete, precio del pasaje, precio del recorrido, precio del viaje, tarifa del viaje; cliente de un taxi; comida
v. viajar

Fare

İngilizce Fare kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. frais de voyage; passagère (du transport commun); nourriture; offre, plan
v. se débrouiller, tenter (que se soit pour une réussite ou une défaite); se réaliser; manger, dîner, se restaurer copieusement

Fare

İngilizce Fare kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Fahrgeld, Fahrpreis; Fahrgast, Passagier; Kost
v. durchstehen; durchgehen; geschehen; vorgehen; reisen; gut essen und trinken

Fare

İngilizce Fare kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. prezzo del biglietto, prezzo della corsa, tariffa; vitto
v. tariffa, costo di viaggio ; cibo e vivande

Fare

İngilizce Fare kelimesinin Portekizce karşılığı.
s. preço de passagem ou de transporte; comida; frete; passageiro (num meio de transporte público)
v. conseguir fazer algo; dar-se bem com; viajar (Arcaico); acontecer; comer e beber bem

Fare

İngilizce Fare kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
zn. vervoerprijs, tarief; passagier; kost, voedsel
ww. ergens in slagen, ergens mee kunnen omgaan; reizen, gaan (Archaïsch gebruik); gebeuren; goed eten en drinken

Fare

İtalyanca Fare kelimesinin Fransızca karşılığı.
1. (generale) faire; pouvoir2. (ricevuta) faire; rédiger3. (essere colpa di) être de la faute de
4. (compito) accomplir; effectuer; exécuter5. (assegno) faire6. (caffè) faire
7. (muscoli) tendre8. (apparenza) jouer

Fare

İtalyanca Fare kelimesinin Almanca karşılığı.
n. tun, machen, benehmen, gebaren, manieren
v. durchmachen, antun, anstiften, schaffen, erschaffen, anfangen, bauen, wirken, leisten, tätigen, errichten, richten, verrichten, suchen, anfertigen, fertigen, verfertigen, herstellen, erstellen, anstellen: sich anstellen, stellen, zimmer

Fare

Türkçe Fare kelimesinin Fransızca karşılığı.
souris [le]

Fare

Türkçe Fare kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Maus, Ratte
1 yılda 500 yavru yapabilioor ama 2 -3 yılda 20 milyon yapıyor dior onu anlaşmıs değilim

İlgili konuları ara

Yanıtlar