Go

Go

Go (Japonca: 囲碁 ``igo``; Çince: 圍棋 <nowiki>[geleneksel]</nowiki> / 围棋 <nowiki>[basitleştirilmiş]</nowiki>; Pinyin wí©iqí­, ``vey çi``; Korece: 바둑 ``baduk``) tahta üzerinde oynanan iki kişilik bir strateji oyunudur.

Go

Go (Japonca: 囲碁 ``igo``; Çince: 圍棋 <nowiki>[1]</nowiki> / 围棋 <nowiki>[2]</nowiki>; Pinyin wí©iqí­, ``vey çi``; Korece: 바둑 ``baduk``) tahta üzerinde oynanan iki kişilik bir strateji oyunudur.

thumb|``Goban`` adı verilen Japon go masası Go çok eski bir oyundur. Kökeni Çin olmasına rağmen bütün Doğu Asya`da tanınır ve oynanır. Oyunda küçük ve yuvarlak taşlar kullanılır(siyah ve beyaz olmak üzere iki renk). Sırası gelen oyuncu kendi taşını oyun tahtasındaki mümkün olan bir yere yerleştirir. Taşlar sırayla tahta üzerine konulur, taşlar hareketsiz ve eşdeğerdir. Fakat birbirleri arasındaki stratejik konum oyunun yapısını belirler. Oyunda amaç kendi taşlarınızla mümkün olabildiğince çok alanı kontrol altında tutmaktır.

Oyunun temel amacı şöyle açıklanabilir: İki general bir bölgeyi kontrol altına almak istemektedir, bunun için ilk önce gözetleme kuleleri dikerler sonra da kendileri için güvenli bir pozisyon kurmaya çalışırlar. Oyunun amacı rakibi tamamen ortadan kaldırmaktan çok onun karşısında avantajlı bir konuma geçmektir(avantajın büyüklüğü önemli değildir).

Gonun kuralları çok basit olmasına rağmen çok karmaşık bir oyundur. Goda satrançdaki gibi taşların hareket kabiliyetleri sınırlı olmadığından bir taşı oynayabileceğiniz çok fazla yer vardır. Satranç oyununda ilk yarım hamle için 20 olasılık , ikinci yarım hamle için 20, tam hamle (bir beyaz bir siyah) için 400 olasılık vardın. Goda ise ilk taş (siyah) için 361 olasılık , ikinci taş (beyaz) için 360 olasılık, toplam 129.960 olasılık vardır. Hamle çeşitliliği o kadar çoktur ki bir go oyuncunun ustalaşma evresi ömrünün sonuna kadar sürebilir.

Goda hesaplı hareket etmek (strateji) önemli olsada, bu oyunun tek önemli noktası değildir. Go insanı düşündüren yönüyle meditasyona ilham verebilir, hatta insanın iç dünyasına bir ayna tutarcasına kendi kişiliğini daha yakından tanımasına yol açar. Go birçok atasözünün çıkış noktası olmuştur, çünkü go hayatın gerçeklerini minyatür halde yansıtmaktadır.

II. Dünya Savaşı`nda ABD`nin savaşa giriş sebebi olan Pearl Harbor baskınının, şaşırtıcı etkisi ve tahribatının arkasındaki soğuk mantığın temelinde basit bir go manevrası (yalnız olan taşa saldır) olduğu bilinen bir gerçek.

``“Eğer evrende bizden başka akıllı yaşam formu varsa, belki satrancı ya da büyük ihtimalle goyu tanıyorlardır.”``
(Dünya satranç şampiyonu, Emanuel Lasker)


Geçmişi

thumb| yaraları tedavi edilirken Go oynuyor] thumb| sanatı Go(Izumiya Içibe, ~1811)] Go bugün dünya üzerinde oynanan en eski oyundur. Çin efsaneleri kökenini kral Yao`ya dayandırmaktadır. Bu efsanelere göre Yao oğluna astronomiyi öğrtemeye çalışmaktadır ancak bir türlü oğlu yıldız sistemlerini anlayamamıştır. Bunun için bir tahta üzerine taşları dizerek açıklamaya çalışır ve wí©iqí­ (okunuşu -> veyçi diğer adıyla “go”) burdan doğar. Gonun kökenine ait kesin bulgular ise bundan 2500 yıl öncesine yani Çinli kralların birbirleri ile savaştıkları yıla dayanır.

Han Hanedanlığı zamanında wí©iqí­ gözle görülür şekilde halk arasında yayılmaya başlamıştı ayrıca elit kesim tarafından da kabul gören bir bir hobiydi. Bu devirde wí©iqí­`yle alakalı düşülen ilk kayıt M.S 127 yılını göstermektedir.

Tang Hanedanlığı zamanında ise wí©iqí­ ilk altın çağını yaşamaktaydı. Bu hanedanlık döneminde wí©iqí­ saraya kadar girmiştir. Tang Hanedanlığı Çin tarihinde ayrı bir öneme sahiptir. Bu hanedanlık zamanında Çin kültürü en yüksek seviyeye ulaşmıştır, ayrıca gelişmiş bir bürokrasi sistemi de kurulmuştu. Bu bürokratik sistem çok sayıda eğitimli bürokatı içinde barındırıyordu ve bu yeni bir elit kesimin doğmasına yol açtı. Bunlar da diğer elit kesimler gibi wí©iqí­ ile yakından ilgilenmekteydiler. Wí©iqí­ye olan ilgi ilerki hanedanlıklar zamanında da devam etti. Song kralı Huizong ve Ming başbakanı Zhang Juzheng wí©iqí­nin ateşli tutkunlarıydı. Krallık rejiminin 1911`de yıkılması ile (Çin`in diğer bütün toplumsal değerleri gibi) wí©iqí­ de toplum içindeki önemini kaybetti. Ancak Kültür Devriminden sonra wí©iqí­ tekrar toplumun gözünde hakkettiği değeri kazanmaya başladı.

Efsaneye göre Japonya`ya goyu getiren kişi Çin`in başkenti Çang-an`da görev yapmış olan Japon büyükelçisi Kibi no Makibi`dir. 717 ve 735 yılları arasında Çin`de bilim ve sanatla alakalı çalışmalar yürüten Kibi no Makibi ülkesine dönerken yanında bir adet wí©iqí­ oyunu da götürmüştü. Sonraları bu oyuna "go" adını verdi ve oyun Japonya`da o adla anılmaya başladı. Kibi no Makibi`nin sayesinde oyun kısa sürede aristokratlar arasında yayıldı. Kibi no Bakibi`nin goyu Japonlara tanıtmasından 100 yıl önce de oyunun adı Japon kayıtlarında zikredilmektedir. Zamanla go Japonlar arasında yayılmaya başladı ve ikinci altın çağına girdi. Bu oyunun bugün uluslarası arenada Çince adıyla değil de Japonca adıyla anılmasının sebebide bu altın çağa dayanmaktadır

17`nci yüzyılın başlarında, Edo döneminin başlaması ile Japonya`nın siyasi dengesi tamamen değişmiştir. Tokugawa sülalesinden gelen yeni Şogun, go oyununa o kadar meraklıydı kı; gonun geliştirilmesini ve yayılmasını devlet eliyle desteklemeye başlamıştı, ve kendini "Godokoro" (go başkanı) ilan etti. Ayrıca kendisinin en iyi go oyuncusunu tespit edebileceği, "o-şiro-go" adlı turnuvaların yapılmasını emretti. Bu turnuvayı kazananlar ödül olarak, o zamanlarda inşa edilen dört büyük go okulu için burslar elde ediyorlardı. Bu okulların adları şöyledir: Honinbo okulu, Inoue okulu, Yasui okulu ve Hayaşi okulu.

Bu dört okul arasındaki büyüt rekabet go oyuncularının seviyesinin yükselmesine sebep oldu. O zamanki go oyuncularının seviyesine bugüne kadar kimse ulaşamamıştır. Ayrıca bu zaman diliminde dövüş sporlarından esinlenilerek rütbe sistemi de geliştirilmiştir. Edo Dönemi`nin en iyi go oyuncusu kendi adıyla anılan açılışı bulan Şusaku Kuwahara`dır. 33 yaşında koleradan ölünceye kadar 19 kez ardı ardına o-şiro-go şampiyonluğunu kazanan Şusaku`nun bulduğu Şusaku Açılışı, 20. yüzyılın ortalarına kadar yaygın olarak kullanılmıştır.

Tokugawa Şogunluklarının yıkılmasından sonra yönetimin go okullarına verdiği destek de son bulmuştur. Bugün Japonya`da en güçlü oyuncuların yetiştiği Honinbo okulu onuruna Honinbo Turnuvası düzenlenmektedir.

Go uzunca bir süre(satrançda olduğu gibi) sadece erkeklerin oynadığı bir oyun olmuştur. Turnuvaların bayanlara açılması ve bayan oyuncuların arasından gittikçe daha güçlü oyuncular (özellikle Rui Naivey) çıkması, bayan go oyuncularının da erkek rakipleri kadar yetenekli olduğunu ispatlamaktadır.

Son 20 yılda Çin`de ve Kore`de meydana gelen go çılgınlığı, Japonya`nın uluslararası turnuvalardaki hegemonyasını kaybetmesine yol açmıştır.

Go, Avrupa`da ve Kuzey Amerika`da 100 yıldır tanınmasına rağmen hala çoğunlukla Asyalıların oynadığı bir oyundur. Dünya çapında büyük çoğunluğu Uzak Doğu`da olmak üzere 100 milyondan fazla go oyuncusu olduğu tahmin edilmektedir.

Japonya`da 10 milyona yakın go oyuncusu olduğu tahmin edilmektedir. Go oyuncularını konu alan Japon anime ve manga serisi “Hikaru no Go”, gonun çocuklar ve gençler arasındaki popüleritesini büyük şekilde artırmıştır. Bugün dünya üzerindeki go klüplerinin, go şirketlerinin, genç go oyuncularının sayısı hızla yükselmektedir.

``"Tarihin derinliklerinden bugüne dek, yeryüzünde iki aynı Go oyunu oynanmamıştır"``
(Anonim)


Go ve Felsefe

thumb|Japon sanatında go ( Eitoku (1543-1590))] Gonun filozofik yönünü ve kültürel değerini açıklalayan çeşitli efsaneler vardır. Bir efsaneye göre eski zamanlarda yaşamaş bir Çin kralı oğluna disiplini, konsentrasyonu ve ruhsal dengeyi öğretmek için bu oyunu icat etmiştir. Kralın oğlu büyüyünce büyük bir go oyuncusu olmakla kalmayıp aynı zamanda dengeli bir kişiliğe sahip bir kral olmuştur. Diğer bir efsaneye göre eski Çin generalleri savaş alanını akıllarında daha iyi canlandırabilmek için yanlarında bir adet tahta ve çok sayıda taş götürüyorlardı ve oyunun kökeni bu yönteme dayanıyordu. Bu efsanelerde de gonun iki temel özelliğine vurgu yapılmaktadır; kendini kişiliğini geliştirmek ve iki olgunun çarpışmasını resmetmek. Go hakkındaki efsaneler çoğu kez, Taoizm`den kaynaklanan, ve go oyununun da temel güçleri olan Yin ve Yang`a da değinirler.

Go sadece mantıkla kavranabilecek bir oyun değildir. Onun karmaşık ve derin yapısını anlamak için kuvvetli iç güdüler ve çok fazla tecrübe gereklidir. Bu noktada go Budizm`in "mantığa dayanan bir aydınlama sadece aldatıcı bir aydınlanmadır" felsefesiyle de uyuşmaktadır.

Goda aşırı cesaret ile korkaklık, güvenlik ile risk, saldırı ile savunma arasında (aslında temeli Uzak Doğu dinlerine dayanan) mükemmel bir denge vardır. Go ile diğer batılı oyunlar arasındaki en belirgin fark tamamen kazanma veya rakibi tamamen yok etme(satrançdaki şah-mat gibi) diye bir durumun olmamasıdır. Kazanan oyuncunun diğer oyuncudan farkı, daha fazla alan kontrol etmesidir. Kaybeden oyuncu tamamen yok olmuş değildir sadece diğer oyuncudan daha az alan kontrol etmektedir.

``"Savaşmak, go oyununda anahtar olarak değil, sadece en son çare olarak kullanılır."`` (Zhong-Pu Liu, 1078 yılında Song döneminde)




Bir Go oyununun ilk 60 hamlesi



Bir Go oyununun ilk 70 hamlesi

Kaynakça

  • {{Kaynak wiki
|url=http://de.wikipedia.org/w/index.php?title=Go_%28Brettspiel%29&oldid=21395187 |tarih=17:51, 12. Sep 2006 |dil=Almanca |madde=Go (Brettspiel) }}

Linkler

}

Go Dernek ve Federasyonları





Yeni Başlayanlar İçin Kurallar





Go Problemleri





Go Sunucuları ve Go Yazılımları





Cep telefonları için Go yazılımları

  • (en) http://www.mobilego.org/
  • (en) http://www.getjar.com/products/3672/JWeichiango - Bilgisayara karşı

Kaynaklar

Vikipedi

Go

1. anlamı f. (went, gone) gitmek, hareket etmek, ilerlemek; ayrılmak; yarışa başlamak; hareket halinde olmak, işlemek, çalışmak, iş görmek; ses çıkarmak; elden gitmek, kaybolmak; yıkılmak; yeri olmak; devrolunmak; tahsis edilmek; yayılmak, geçmek; olmak; devam.
2. anlamı gitmek. ulaşmak. uzanmak. işlemek. çalışmak. belli bir yeri olmak. ait olmak. belli bir yerde durmak. olmak. kalmak. durumunu sürdürmek. satılmak. harcanmak. tükenmek. uymak. uyuşmak. canlılık. enerji. deneme. girişim. (oyun.vb.`de) sıra. oynama sırası.

Go

f. gitmek; başlamak; girmek; geçmek; uymak, yayılmak; olmak, haline gelmek; tükenmek; sonuçlanmak; kaybolmak; ölmek; koyulmak; yapılmak; bahse girmek, iddiaya girmek, işlemek
i. gitme, gidiş; güdü, gayret; başarı; bardak; deneme, girişim; tutulma; porsiyon; moda

Go

Go İngilizce anlamı ve tanımı

Go anlamları

  1. (v. i.) To have recourse; to resort; as, to go to law.
  2. (v. i.) To be passed on fron one to another; to pass; to circulate; hence, with for, to have currency; to be taken, accepted, or regarded.
  3. (v. i.) To proceed by a mental operation; to pass in mind or by an act of the memory or imagination; -- generally with over or through.
  4. (v. i.) To proceed or tend toward a result, consequence, or product; to tend; to conduce; to be an ingredient; to avail; to apply; to contribute; -- often with the infinitive; as, this goes to show.
  5. (v. i.) To pass from one place to another; to be in motion; to be in a state not motionless or at rest; to proceed; to advance; to make progress; -- used, in various applications, of the movement of both animate and inanimate beings, by whatever means, and also of the movements of the mind; also figuratively applied.
  6. (v. t.) To bet or wager; as, I'll go you a shilling.
  7. (noun) Act; working; operation.
  8. (v. i.) To pass away; to depart forever; to be lost or ruined; to perish; to decline; to decease; to die.
  9. (noun) The fashion or mode; as, quite the go.
  10. (p. p.) Gone.
  11. (noun) Power of going or doing; energy; vitality; perseverance; push; as, there is no go in him.
  12. (v. i.) To move from the person speaking, or from the point whence the action is contemplated; to pass away; to leave; to depart; -- in opposition to stay and come.
  13. (noun) Noisy merriment; as, a high go.
  14. (v. t.) To take, as a share in an enterprise; to undertake or become responsible for; to bear a part in.
  15. (v. i.) To reach; to extend; to lead; as, a line goes across the street; his land goes to the river; this road goes to New York.
  16. (v. i.) To be with young; to be pregnant; to gestate.
  17. (noun) That condition in the course of the game when a player can not lay down a card which will not carry the aggregate count above thirty-one.
  18. (noun) A circumstance or occurrence; an incident.
  19. (v. i.) To proceed or happen in a given manner; to fare; to move on or be carried on; to have course; to come to an issue or result; to succeed; to turn out.
  20. (v. i.) To apply one's self; to set one's self; to undertake.
  21. (noun) A glass of spirits.
  22. (v. i.) To move upon the feet, or step by step; to walk; also, to walk step by step, or leisurely.
  23. (noun) Something that goes or is successful; a success; as, he made a go of it; also, an agreement.

Go tanım:

Kelime: go
Söyleniş: 'gO
İşlev: verb
Türleri: went /'went/; gone /'gon also 'gän/; go·ing /'gO-i[ng], 'go(-)i[ng]; "going to" in sense 13 is often 'gO&-n& or 'go-n& or 'g&-n&/; goes /'gOz/
Kökeni: Middle English gon, from Old English gAn; akin to Old High German gAn to go, Greek kichanein to reach, attain
intransitive senses
1 : to move on a course : PROCEED go slow went by train -- compare STOP
2 : to move out of or away from a place expressed or implied : LEAVE, DEPART went from school to the party going away for vacation
3 a : to take a certain course or follow a certain procedure reports go through channels to the president b : to pass by means of a process like journeying the message went by wire c : to proceed without delay and often in a thoughtless or reckless manner -- used especially to intensify a complementary verb why did you go and spoil it go jump in a lake d (1) : to extend from point to point or in a certain direction the road goes to the lake (2) : to give access : LEAD that door goes to the cellar
4 obsolete : WALK
5 : to be habitually in a certain state or condition go bareheaded
6 a : to become lost, consumed, or spent our time has gone b : DIE c : to slip away : ELAPSE the evening went quickly d : to come to be given up or discarded these slums have to go e : to pass by sale went for a good price f : to become impaired or weakened his hearing started to go g : to give way especially under great force or pressure : BREAK the roof went
7 a : to move along in a specified manner : FARE everything was going well b : to be in general or on an average cheap, as yachts go c : to be or become especially as the result of a contest the election went in her favor d : to turn out well : SUCCEED worked hard to make the party go
8 a : to apply oneself went to work b : to put or subject oneself went to unnecessary expense c chiefly Southern & Midland : INTEND I didn't go to do it
9 : to have recourse to another for corroboration, vindication, or decision : RESORT go to court to recover damages
10 a : to begin an action or motion here goes b : to maintain or perform a certain action or motion still going strong c : to function in the proper or expected manner : RUN the motor won't go
11 : to be known goes by an alias
12 a : to act in accordance or harmony a good rule to go by b : to come to be determined dreams go by contraries c : to come to be applied or appropriated all proceeds go to charity d : to pass by award, assignment, or lot the prize went to a sophomore e (1) : to contribute to an end or result qualities that go to make a hero (2) : to be of advantage has a lot going for her
13 : to be about, intending, or expecting something -- used in a progressive tense before an infinitive is going to leave town
14 a : EXTEND his knowledge fails to go very deep b : to come or arrive at a certain state or condition go to sleep c : to come to be : BECOME the tire went flat -- often used to express conversion to specified values or a specified state gone Hollywood go condo d : to undergo a change leaves go from green to red
15 a : to be in phrasing or expression : READ as the story goes b : to be capable of being sung or played the tune goes like this
16 : to be compatible, suitable, or becoming : HARMONIZE the tie goes with his suit
17 a : to be capable of passing, extending, or being contained or inserted will these clothes go in your suitcase b : to have a usual or proper place or position : BELONG these books go on the top shelf
18 : to have a tendency : CONDUCE it goes to show
19 a (1) : to carry authority what she said went (2) : to be acceptable, satisfactory, or adequate anything goes here b : to hold true : be valid the rule goes for you, too
20 : to empty the bladder or bowels
transitive senses
1 : to proceed along or according to : FOLLOW if I were going his way went the conventional route
2 : to travel through or along : TRAVERSE went the length of the street
3 a : to make a wager of : BET go a dollar on the outcome b : to make an offer of : BID willing to go $50 for the clock
4 a : to assume the function or obligation of promised to go bail for his friend b : to participate to the extent of decided to go halves on the winnings
5 : YIELD, WEIGH this fish goes ten pounds
6 a : to put up with : TOLERATE couldn't go the noise b : AFFORD can't go the price c : ENJOY I could go a soda
7 a : to cause (a characteristic sound) to occur the gun went bang b : SAY -- used chiefly in oral narration of speech
8 : to engage in don't go telling everyone
9 of a sports team or player : to have a record of went 11-0 last season
- go·er /'gO(-&)r/ noun
- go about : to set about
- go after : to try to get : SEEK
- go all the way 1 : to enter into complete agreement 2 : to engage in sexual intercourse
- go at 1 a : to make an attack on b : to make an approach to 2 : UNDERTAKE
- go back on 1 : ABANDON 2 : BETRAY 3 : FAIL
- go begging : to be in little demand
- go by the board 1 : to be carried over a ship's side 2 : to be discarded
- go down the line : to give wholehearted support
- go easy : to be sparing go easy with the sugar go easy on the kid
- go fly a kite : to stop being an annoyance or disturbance told him to go fly a kite
- go for 1 : to pass for or serve as 2 : to try to secure or attain (as a goal) go for the prize 3 a : FAVOR, ACCEPT cannot go for your idea b : to have an interest in or liking for she went for him in a big way -- Chandler Brossard 4 : ATTACK, ASSAIL my dog went for the intruder
- go for broke : to put forth all one's strength or resources
- go great guns : to achieve great success
- go hang : to cease to be of interest or concern
- go into : to be contained in 5 goes into 60 12 times
- go it 1 : to behave in a reckless, excited, or impromptu manner 2 : to proceed in a rapid or furious manner 3 : to conduct one's affairs : ACT insists on going it alone
- go missing chiefly British : to become lost : DISAPPEAR
- go one better : OUTDO, SURPASS
- go over 1 : EXAMINE 2 a : REPEAT b : STUDY, REVIEW
- go places : to be on the way to success
- go public 1 of a close corporation : to offer shares for sale to the general public 2 : to make a public disclosure
- go steady : to date one person exclusively and frequently
- go the vole : to risk all for great gains
- go through 1 : to subject to thorough examination, consideration, or study 2 : EXPERIENCE, UNDERGO 3 : CARRY OUT, PERFORM went through his work in a daze
- go to bat for : to give active support or assistance to : DEFEND, CHAMPION
- go to bed with : to have sexual intercourse with
- go to one's head 1 : to cause one to become confused, excited, or dizzy 2 : to cause one to become conceited or overconfident
- go to pieces : to become shattered (as in nerves or health)
- go to the mat : to make an all-out combative effort (as in support of a position)
- go to town 1 : to work or act rapidly or efficiently 2 : to be markedly successful 3 : to indulge oneself excessively
- go with 1 : DATE 2 : CHOOSE 2 went with an iron off the tee
- go without saying : to be self-evident
- go with the flow : CONFORM 2b
- to go 1 : still remaining ten minutes to go 2 of prepared food : sold for consumption off the premises

Go ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Become, Belong, Blend, Break, Crack, Decease, Depart, Die, Endure, Exit, Expire, Extend, Fail, Fit, Fling, Function, Get, Last, Lead, Live, Move, Offer, Operate, Pass, Perish, Plump, Proceed, Rifle, Run, Sound, Spell, Start, Survive, Tour, Travel, Turn, Whirl, Work,

Go ile zıt (antonym) anlamlı kelimeler

Come, Halt, Stop,

Go

Almanca Go kelimesinin İngilizce karşılığı.
v. proceed, move; travel; leave; extend from one point to another; function properly; pass, elapse; match, suit; fit; become impaired; be used up; die; break; become; sell; say (Informal)

Go

n. act of going; attempt, try; energy, vigor, spirit; period of activity; success
v. proceed, move; travel; leave; extend from one point to another; function properly; pass, elapse; match, suit; fit; become impaired; be used up; die; break; become; sell; say (Informal)
n. Japanese game for two players on a board that is checkered with 19 horizontal and 19 vertical lines

Go

İngilizce Go kelimesinin İspanyolca karşılığı.
s. empuje, ímpetu
v. ir, acudir, andar, asistir, dirigirse, marchar; volverse, hacerse; ir por, apostar
s. juego japonés para dos participantes sobre un tablero cuadriculado con 19 líneas horizontales y 19 verticales

Go

İngilizce Go kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. expérience; entrain; activité (argot)
v. aller; voyager; arriver; se rendre; devenir
n. Go, jeu japonais pour deux joueurs qui se sert d'un tableau comprenant 19 lignes horizontales et 19 lignes verticales

Go

İngilizce Go kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Versuch; Schwung; Aktivitätspeiode; Erfolg
v. weiterkommen, bewegen; reisen; verlassen; von einem Punkt zum anderen strecken; passen; verbrauchen; sterben; brechen; werden; verkaufen; gehen; fahren; fliegen; laufen; kriechen; reiten
n. Go, japanisches Brettspiel für zwei Personen

Go

İngilizce Go kelimesinin İtalyanca karşılığı.
s. l'andare; (fam) vigore, energia, animazione; (fam) tentativo, prova, (fam) colpo; (fam) successo; (fam) affare; (fam) pasticcio, imbroglio
v. andare, recarsi; andarsene, partire; funzionare; riuscire; procedere; arrivare; passare, scorrere; finire; entrare, stare, essere contenuto


İlgili konuları ara

Yanıtlar