Fat

Dosya Yerleşim Tablosu (İngilizce File Allocation Table ya da FAT), dosya sistemi küçük diskler için tasarlanmış basit bir dosya sistemidir. Bu dosya sistemi, adını disk biriminin başında bulunan dosya yerleşim tablosunun organizasyonundan alıyor. Olası hasarlara karşı birimi korumak için, tablonun iki kopyası bulunur.

FAT

Dosya Yerleşim Tablosu (İngilizce File Allocation Table ya da FAT), dosya sistemi küçük diskler için tasarlanmış basit bir dosya sistemidir. Bu dosya sistemi, adını disk biriminin başında bulunan dosya yerleşim tablosunun organizasyonundan alıyor. Olası hasarlara karşı birimi korumak için, tablonun iki kopyası bulunur. Dosya Yerleşim Tablosu ve ana dizinin belli bir sabit yerde bulunması gerekir. Böylece sistemi başlatacak dosyaların yerleri doğru olarak belirlenebilir.

Genel olarak sabit disk sektörlere bölünmüştür. Sektörler diskinizdeki en küçük fiziksel depolama ünitesidir. Bir sektörün bilgi kapasitesi 2’nin kuvvetleridir ki bu genellikle 512 bayttır. Dosya Yerleşim Tablosu dosyalama sistemine göre, disk kümelere (cluster) bölünür. Her küme de diskin büyüklüğüne göre belli sayıda sektörden oluşur. FAT32 sürücülerinde kullanılan küme kapasiteleri disk sığalarına göre aşağıdaki gibidir:

Disk kapasitesi Küme sığası:

  • 260 MB'den az 512 bayt
  • 260 MB - 8 GB 4 kilobayt
  • 8 GB - 16 GB 8 kilobayt
  • 16 GB - 32 GB 16 kilobayt
  • 32 GB'den büyük 32 kilobayt

  • Fat

    1. anlamı (s). (ter, test) (i). şişman, slang şişko; semiz, yağlı; bol ve iyi; bereketli; kârlı; dolgun;kalın; (i). yağ; bereketli ürün; semizlik. fat cat (A.B.D)., argo zengin adam; seçim öncesi partisine maddi yardımda bulunan kimse. a fatchance (A.B.D)., a.
    2. anlamı (et) yağlı. şişman. tombul. şişko. kalın. şişkin. dolgun. yüklü. yağ. içyağı.

    Fat

    f. şişmanlatmak, semirtmek, besiye çekmek, yağ bağlatmak
    i. içyağı, yağ
    s. şişman, şişko, kilolu, tombul, yağlı, besili, semiz, dolgun, şişkin, kazançlı, kârlı, bereketli, verimli

    Fat

    Fransızca Fat kelimesinin Türkçe karşılığı.
    [le] kendini beğenmiş, budala (kimse)

    Fat

    Fat İngilizce anlamı ve tanımı

    Fat anlamları

    1. (noun) A large tub, cistern, or vessel; a vat.
    2. (a.) To make fat; to fatten; to make plump and fleshy with abundant food; as, to fat fowls or sheep.
    3. (superl.) Fleshy; characterized by fatness; plump; corpulent; not lean; as, a fat man; a fat ox.
    4. (superl.) Oily; greasy; unctuous; rich; -- said of food.
    5. (superl.) Abounding with fat
    6. (noun) A measure of quantity, differing for different commodities.
    7. (superl.) Fertile; productive; as, a fat soil; a fat pasture.
    8. (noun) Work. containing much blank, or its equivalent, and, therefore, profitable to the compositor.
    9. (superl.) Exhibiting the qualities of a fat animal; coarse; heavy; gross; dull; stupid.
    10. (v. i.) To grow fat, plump, and fleshy.
    11. (noun) The best or richest productions; the best part; as, to live on the fat of the land.
    12. (noun) An oily liquid or greasy substance making up the main bulk of the adipose tissue of animals, and widely distributed in the seeds of plants. See Adipose tissue, under Adipose.
    13. (superl.) Abounding in riches; affluent; fortunate.
    14. (superl.) Rich; producing a large income; desirable; as, a fat benefice; a fat office; a fat job.
    15. (superl.) Of a character which enables the compositor to make large wages; -- said of matter containing blank, cuts, or many leads, etc.; as, a fat take; a fat page.

    Fat tanım:

    Kelime: fat
    Söyleniş: 'fat
    İşlev: adjective
    Türleri: fat·ter; fat·test
    Kökeni: Middle English, from Old English f[AE]tt, past participle of f[AE]tan to cram; akin to Old High German feizit fat
    1 : notable for having an unusual amount of fat: a : PLUMP b : OBESE c of a meat animal : fattened for market d of food : OILY, GREASY
    2 a : well filled out : THICK, BIG a fat book b : full in tone and quality : RICH a gorgeous fat bass voice -- Irish Digest c : well stocked a fat larder d : PROSPEROUS, WEALTHY grew fat on the war -- Time e : being substantial and impressive a fat bank account
    3 a : richly rewarding or profitable a fat part in a movie a fat contract b : practically nonexistent a fat chance
    4 : PRODUCTIVE, FERTILE a fat year for crops
    5 : STUPID, FOOLISH
    6 : being swollen got a fat lip from the fight
    7 of a baseball pitch : easy to hit
    - fat·ness noun

    Fat ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

    Avoirdupois, Fatness, Fatten, Fatty, Fertile, Juicy, Plump, Productive, Rich, Rounded,

    Fat ile zıt (antonym) anlamlı kelimeler

    Lean, Leanness, Thin, Thinness,

    Fat

    Fransızca Fat kelimesinin İngilizce karşılığı.
    (m) n. smug person, popinjay

    Fat

    Flemenkçe Fat kelimesinin İngilizce karşılığı.
    n. dandy, man excessively concerned with his clothes and appearance

    Fat

    n. oily substance present in the bodies of animals and in some plants
    v. fatten, make fat; gain weight, become fat
    adj. overweight; containing fat; thick; sleek; rich; fertile; good (Slang)

    Fat

    İngilizce Fat kelimesinin İspanyolca karşılığı.
    s. grasa, enjundia, grosura, manteca, sebo
    v. engordar; cebar
    adj. gordo, grueso, obeso, panzudo, rechoncho; grande, pingüe; lleno de grasa, con mucha grasa

    Fat

    İngilizce Fat kelimesinin Fransızca karşılığı.
    n. graisse
    v. engraisser; grossir
    adj. gros; gras; corpulent; qui engraisse; épais; abondant; fertile; grand, bon (argot)


    İlgili konuları ara

    Yanıtlar